Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / Hadis köşesi / 20 HADİSTE “MERHAMET”
imanilmihali.com
imanın acı gerçekleri

20 HADİSTE “MERHAMET”

20 HADİSTE “MERHAMET”

Allah mahlûkatı yarattığı vakit; kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına “Rahmetim, gazabıma üstün geldi” diye yazdı. (Buhârî, Tevhid, 15, 22, 28, 55; Müslim, Tevbe, 14-16)
Rabbiniz gerçekten çok merhametlidir. Kim içinden bir iyilik yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, on katından yedi yüz katına hatta kat kat fazlasına kadar iyilik sevabı yazılır. Kim de içinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, bir kötülük günahı yazılır veya Allah onu siler. (Dârimî, Rikâk, 70)
Bu, Allah’ın kullarının kalplerine yerleştirdiği merhamettir ve Allah, ancak merhametli kullarına rahmet eder. (Müslim, Cenaiz, 11; Buhârî, Merdâ, 9)
Allah Teâlâ rahmetini yüz parçaya ayırdı. Doksan dokuzunu kendi yanında tuttu, bir parçasını ise yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün canlılar birbirine merhamet ederler. Hatta kısrak (emzirirken) yavrusuna basıp da zarar verir korkusuyla ayağını kaldırır. (Buhârî, Edeb,19; Müslim, Tevbe, 21)
Allah Teâlâ, yeri ve gökleri yarattığı gün yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet, yerle gök arasını dolduracak kadardır. Bu yüz rahmetten yeryüzüne bir tek rahmet indirdi ki, bu sayede anne yavrusuna, yabani hayvanlar ve kuşlar da birbirine merhamet ederler. Kıyamette ise O, bu rahmetin tamamı ile kullarına merhamet eder. (Müslim, Tevbe, 21)
İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez. (Buhârî, Tevhid, 2)
Bir adam yanındaki çocukla Hz. Peygamber (s.a.s.)’e geldi. Adam çocuğu bağrına basıyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.): “Ona karşı merhametlisin değil mi?” diye sorunca adam: “Evet” dedi. Bunun üzerine O (s.a.s.): “Allah, ona karşı senden çok daha merhametlidir. O, merhametlilerin en merhametlisidir” buyurdu. (Buhârî, Edebü’l-Müfred, 137)
Yüce Allah “Ben, merhametlilerin en merhametlisiyim. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayanları cennetime koyun!” buyurur ve bunun üzerine onlar cennete girerler. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, I. 4)
Çölde yaşayan Araplardan bazıları Resulullah’ın (s.a.s.) yanına geldiler; (Onun çocukları öpüp sevdiğini görünce):
– Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? dediler. Hz. Peygamber (s.a.s.):
– Evet, cevabını verince onlar:
– Ama biz vallahi çocukları öpmeyiz, dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.s.):
– Allah, sizin kalbinizden merhameti söktüyse, ben ne yapabilirim, buyurdu. (Müslim, Fedâil, 64)
Akra’ b. Hâbis Hz. Peygamber (s.a.s.)’i torunu Hasan’ı öperken görünce : “Benim onçocuğum var, onlardan birini bile öpmedim” dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s.):
“Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.” buyurdu. (Müslim, Fedâil, 65)
Allah Teâlâ bazı şeyleri farz kılmıştır, onları koruyunuz! Bazı sınırlar (yasa/klar) koymuştur; onları aşmayınız! Bazı şeyleri haram kılmıştır, onlara da yaklaşmayınız. Bazı şeyleri de, unuttuğu için değil, size merhametinden dolayı onlardan söz etmemiştir, onları da soruşturmayın. (Hâkim, Müstedrek, IV. 115)
Ben Muhammed’im, Ahmed’im, (peygamberlerin izinden giden) Mukaffî’yim, (insanları etrafına toplayan) Hâşir’im, tevbe peygamberiyim, rahmet peygamberiyim. (Müslim, Fedâil, 126)
Ben lanetçi olarak gönderilmedim. Ben ancak rahmet olarak gönderildim. (Müslim, Birr, 87)
Ben bazen uzatmak niyetiyle namaza başlarım. Fakat bir çocuğun ağlayışını duyar ve annesinin ona düşkünlüğünü bildiğim için namazı kısa tutarım. (Müslim, Salât, 192)
Ey Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim, günahları ancak sen bağışlarsın. Mağfiretinle beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayan ve çok merhamet edensin. (Tirmizî, Daavât, 96)
Allahım! Bizi bağışla, bize merhamet eyle, bizden razı ol, (amellerimizi) kabul eyle, bizi cennetine koy, bizi cehennemden kurtar ve bizim her halimizi ıslah eyle. (İbn Mâce, Duâ, 2)
Sizden biriniz yatağına girdiğinde, şöyle dua etsin: “Rabbim! senin adınla yan tarafıma uzandım, senin adınla da kalkarım. Eğer ruhumu alırsan, bana merhamet et. Eğer ruhumu geri verir (uyandırır)sen, salih kullarını koruduğun gibi beni de koru! (Buhârî, Daavât, 13; Müslim, Zikir, 64)
Biz Resulullah’ın (s.a.s.) oturduğu bir mecliste tam yüz defa şöyle dediğini sayardık: “Rabbim beni bağışla, tövbemi kabul et; çünkü sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhamet edensin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 26; Tirmizî, Daavât, 39)
Sizden biri sakın “Allahım dilersen beni bağışla, Allahım dilersen bana merhamet et” demesin. İstediğini kararlı olarak istesin. Çünkü Allah için hiç bir zorlayıcı yoktur. (Buhârî, Deavat, 21)
Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine şefkat göstermede tek bir vücut gibidir. O vücudun bir organı acı çektiğinde, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşırlar. (Müslim, Birr ve Sıla, 66; Buhârî, Edeb, 27)

Bu yazıyı okudunuz mu?

dua

Hadislerden çıkan hükümler

Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir