Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Ahde vefa nedir
imanilmihali.com
Ahde vefa nedir

Ahde vefa nedir

Ahde vefa nedir

Ahit anlaşma, sözleşme, yemin, protokol, biat gibi karşılıklı bir sözü ifade eder ve genelde sözü veren sadık kalacağı bir taahhütte bulunur. Dini manada ise ahit yemin ve nad içme anlamı taşır, sözleşme gibi hukuki meseleleri içerir.

Allah’ın, şeytanın, kulun ahdi vardır. Bunlara aynı zamanda vaad de denir.

Allah’ın ahdi, insanın yere ve cennetlere varis olduğuna, üstün kılındığına, iman edenlerin korunacağına, dünya yaşamının faniliğine, ahiretin hak olduğuna dairdir.

İblisin ahdi, gerçekten iman etmeyen insanların çoğunu, Allah aleyhine kışkırtacağına, imandan saptıracağına, kendisi gibi lanetlik ve cehennemlik kılacağına dairdir.

İnsanın ahdi ise daha ruhlar alemindeyken Yüce Allah’a verdiği sözdür; “İşittik ve ittat ettik.” Bu ahdin sorusu ve tembihi ise Yüce Allah’ın şu sorusudur; “Ey insanlar benden başka ilah tanımayacağınıza söz verecek misiniz? Yollayacağım kutsal kitap ve Peygamberlere itaat edecek misiniz?”

Ahde vefa diye dini terminolojide geçen, insanların elest günü daha yeryüzüne gelmeden verdiği söze sadakati, yemine bağlılığıdır. Kalp sürekli vicdan kanalından bu ahdi fısıldar, her rekatta okunan Fatiha’sız namaz olmaması bu yüzdendir. Çünkü Fatiha Allah’a verdiğimiz sözün her rekatta tekrar edilmesidir. (Tabi ki meali biliniyorsa)

İnsanlar arası ilişkilerde de ahitler yapılır ve ahde vefa burada da geçerlidir yani verilen sözün arkasında durulması. İster borç hukuku olsun, ister bir yemin olsun, ister bir hukuki dava veya şahitlik olsun insanlar ahde bağlı kalmak, inkar etmemek, yükümlülükten kaçmamak zorundadır.

Hele ki ahid Yüce Allah’a verildiyse tamamen ona göre yaşanması azaplardan korunmak ve cennetlerle müjdelenebilmek için şarttır, farzdır.

Ahdi bozmak cezayı gerektirir ve ahidden doğacak hak ve menfaatin, güzel sonucun kaybına ilaveten bir de menfi yükümlülükle ilave külfet getirir. Zorunlu haller hariç ajhdi bozmak bu yüzden akıl karı değildir.

Allah’a verilen ahdi bozmak ise insana yakışmayan, azaplı bir haldir. Allah’ın vaadi haktır, insanın vaadinde durması da hak olmak zorundadır.

Ahdin içeriği insana evvela Allah’tan başka ilah tanımamayı zorunlu kılar. Şeytanlar, nefis, kişiler, makamlar, tabiat, akıl, ibadet ilahlaştırıldığı anda ahidden dönülmüş olur ki imandan doğacak güzelliklerin kaybı ilk zayi, imansızlıkla şike batmış halde afsızlığa mahkum olmak ikinci zayidir.

Ahdin ikinci içeriği ise kitap ve peygamberlere imandır ki geri planda imanın alt başlıklarının tamamı mevcuttur (kadere, meleklere, ahirete iman). Zamana ve coğrafyaya bağlı olarak Allah her ümmete birelçi göndermiş, o zamana ait emir ve yasaklarını tebliğ ettirmiş, haram ve helallerini o toplumun azgınlık derecesine göre değiştirmiş ama dinini daima değişmez kılmıştır. Yani diyanet ve şeriat değişmiş ama din asla değişmemiştir. Bunu şöyle de diyebiliriz ki tüm dinler İslamdır veya İslam tüm dinlerin ta kendisidir.

Kul, hangi çağda yaşarsa yaşasın bu yüzden kitapsız ve peygambersiz değildir ve bu yüzden onlara uyma sözünü yerine getirmekle mükelleftir. Bizler için konuşacak olursak son kitap ve peygambere sadık kalmak sözümüz gereğidir ve iman bunu gerektirir.

Ahde vefa başlığı bu nedenle hem Allah’tan başka ilah tanımamayı ve hem de kitap ve peygamberler dahil iman edilecek tüm konulara imanı yani kısaca ve tek kelimeyle imana sadık kalmayı emreder.

Yani bizler daha dünyaya gelmeden namaza, hacca, iyiliğe, tatlı söze değil, noksansız ibadete, zirvelerde zekata değil sadece imana söz vermiş haldeyiz ki zaten insanın ibadet, ahlak ve amelde kusursuz olması söz konusu dahi değildir.

Ahde vefası olmayan imansızlar ise şirk ve şeytanlara tutsak ve asker olmaya mahkumdur. Çünkü imandan boşalacak yere elbet birileri varistir ve bu varis hazırda bekleyen ve ahdi gereği aldatmaya yeminli şeytandır, ahdinden dönen diğer insan şeytancıklardır.

Allah’a verdiği söze sadık kalamayanların kullara verdiği söze sadık kalması da beklenemez ve bu yüzden bunlar inkarda da sabit kalamaz, bir imana bir imansızlığa sefer etmekle münafıklıkta karar kılarlar ve bu sayede cehennemdeki yerleri kafirlerden de aşağıdadır.

Müşrikler, Allah’ı inkar etmeden yedek ilahlar oluşturanlar, kafirler dine girmeyi ve hükümleri reddedenlerdir. Yani müşrikler ahde vefalı görünen ama şeytanlara da söz verenler, kafirler ahdin gereğini inkar edenlerdir.

İnsan ilişkilerinde ahde uymayanların nasıl cezası varsa Allah’a verilen ahdin bozulması da cezayı gerektirir ki bu ceza sıradan bir yeminden dönmek kadar basit değil, kurtuluşu imkansızlaştıracak kadar büyük vebali olan bir gaflettir.

Yüce Allah çok sevdiği ve güvendiği insana her rekatta Fatiha’yı bu yüzden tekrar ettirir ki kanma veya unutma olmasın. Fatiha suresinde ahdin detayı mevcuttur ve Fatiha’nın tefsiri bu yüzden ciltlerce kitaba sığmaz.

Nimetlerin, rızııkların, medetlerin sahibi Yüce Allah’tan başkasını tanımamak, hamd ve şükrü sadece O’na yapmak, O’ndan başka ilah tanımamak, imanı O’ndan istemek, doğru yolda sabit kalmayı sadece O’ndan istemek, din (ahiret) gününde kurtulanlardan olmayı sadece O’ndan dilemek demek olan Fatiha ahdimizi hatırlatan en yüce surelerdendir, bu yüzden Kur’an’da ilk sıradadır.

Nas suresi ise en son suredir ve herşeye rağmen kula şeytanlardan Allah’a sığınmayı telkin eder. Çümkü şeytanda ahdi için çalışacak, aldığı müddet boyunca iman aleyhine kandıracaktır.

Allah, vaadinden dönmeyendir. O, imana sarılanları, salih amel işleyenleri, sabırla ve doğrulukla sebat edenleri, Kur’an ahlakı ile ahlaklananları cennetlerine koymayı vaad edendir. Bundan büyük lütuf ve nimet var mıdır? O sözünden dönmeyecek ise kulların ahdinden dönmesi hak mıdır?

Vefa sadakattir. Ahde vefa söze sadık kalmaktır. Ahde vefasızlık, gereğini yapmamak, ucundan tutmak veya inkar etmektir. Yani kötü, batıl ve çirkindir, haksızlıktır.

Ahde vefa, küçük günahları affettirecek kadar büyük, büyük günahların vebalini azaltacak kadar yüce bir nimettir.

Ahde vefa iman etmek ve imanın gereğini yapmaktır.

Ahde vefa, riya ve gösterişe bulanmadan, gönül tahtasına sadece Allah’ın adını yazabilmektir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 71 = 78