Anasayfa / AHİR ZAMANLAR / Ahir zamanda imanı kalpte tutmak
imanilmihali.com
Ahir zamanda imanı kalpte tutmak

Ahir zamanda imanı kalpte tutmak

Ahir zamanda imanı kalpte tutmak

“Ahir zamanda imanı kalpte tutmak kor ateşi elde tutmak gibi olacaktır” (Hz. Muhammed (sav))

İman, kalpte yeşermesi gereken bir saadet umudu ve esenlik kaynağıdır. İman aynı zamanda kalpte muhafaza edilmesi de gereken bir nimettir ve mü’minler için iman üzere ölmek, Allah rızasına mazhar olabilmekten hemen sonra gelen gayedir.

Peygamberimizin bu hadisi bize birden fazla şey anlatır ki ilki şudur; iman kalbe girebilmeli, kalpte saklanmalıdır. Bu imanın dille geçiştirilemeyecek kadar büyük bir nimet ve kalpten hissedilmediği takdirde riyaya davetten öte gidemeyen bir meziyet olduğu manasına gelir.

Diğer bir işaret ise iman kalpte muhafaza edilmeli, terk edilmemelidir. Yani iman geçici bir heves değildir ve imanın da ibadetin de makbul ve güzel olanı devamlı olanıdır.

Nihayet bir başka işaret de şudur ki; ahir zamanda işler iman aleyhine zorlaşacak, kullar iman yerine başka faziletlere (!) kayacaktır. Bu o kadar zorlaşacaktır ki kor ateşi çıplak elle tutmak nasıl zor ise imanı kalpte muhafaza etmek de o denli güç olacaktır.

Bu mucizevi ihbar aslında Kur’an ayetlerinin tekrarıdır ve yaşayageldiklerimiz Kur’an’ın nasıl hak ve kuıtsal olduğunun da göstergesidir. Çünkü Yüce Allah ayetlerinde; “insanların çoğunun şirke bulaşmak dışında iman etmeyeceğini” (En’am 6/82), “cehennemi dolduracağını”(Hud 11/118,119), “şeytanın ahdinde çoğu insan için haklı çıktığını”(Sebe 34/20) buyurmuş ve sonu anlatarak kulların son bir gayretle imana dönmesini istemiştir.

“İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.” (En’am 6/82)

“Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.” (Hud 11/118,119)

“Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.” (Sebe 34/20)

Hz. Peygamberi vefatından sonra hızlanan dinden geriye dönüş (irtidat) halen hızlanarak devam etmektedir. Burada kast edilenin müslümanların sayısı olmadığı açıktır. Kağıt üzerinde nüfusunda İslam yazan insan sayısı artsa da müslümanlığın hakkını verenlerin, iman edenlerin sayısındaki düşüş kast edilmektedir. Yani müslüman olamayan müslümanlar. 

Peygamberimizin kendisine dair (kıyameti soranlara) ikindi namazı benzetmesi hatırlanırsa akşam namazına yani kıyamete çok kalmadığı bellidir. Öte yandan kıyameti göremesek de herkesin kendi eceli kendi kıyametidir.

Vakit bu kadar dar iken gafletin son sürat devam ediyor olması aslında şeytanın imanı zayıf kullar üzerindeki galibiyetidir. Onları modern zaman gerekleriyle, örflerle, bilimle, evrimle, para ve makamlarla aldatan şeytan kıyameti elbet bilemez ne var ki kıyamete kadar herkesi iman yolundan caydırarak kendisine taraftar toplamak suretiyle kendi cezasında indirim umar. Kananlar ise asla gelmeyecek bu indirimin misli bir karanlık akibete mahkum olduklarının farkında bile değildir. Zaten dikkat edilirse şeytana tapanların hiçbiri ölmeyi istemez ve ecelden korkar. 

O yüzden İblisin ahdi ve şeytanın vasıfları çok iyi anlaşılmalı ve şeytanın ne yapmaya çalıştığı, siyonizmin ne demek olduğu iyi bellenmelidir ki bugün şirkle at başı giden şirk afsızlıktır ve siyonizm kendisini hiç belli etmeden hatta masum görünerek insanları imansızlığa sevk etmektedir.

Tevhide aşık, cennetlere vurgun zavallı insanlık ise bu tatlı hayallerle avunurken cehenneme yuvarlandığının farkında dahi değildir.

Modern zaman masalları

Teknoloji, bilgisayar, bilim, buluşlar, varsayımlar, uzay araştırmaları gibi tamamı yahudi finansıyla yaşayan araştırmaların gayesi asla daha iyi bir insanlık veya hastalık tedavisi değildir. Silaha, borsaya, petrole yatırılan dolarlar asla barış getirmek için değildir.

Aksine tümü; Kur’an hükümlerini yalanlamak-kıyameti geciktirmek-insanları saptırmak için zaman kazanmak-genetiklerini bozmak-küreselleşme yalanıyla tamamını köleleştirmek-olmazsa tamamını yok etmek- öncelikle de müslümanları imansız kılmak veya hepten yok etmek- sahte yeni dünya düzeni ile dini kendilerinin kalemiyle yeniden yazmaya teşebbüs içindir. Bu gayeler çok daha uzatılabilir.

Altından ırmaklar akan birbiri üstüne odalar nasıl cennetin tasviri ve zamane gökdelenlerinin ilham kaynağıysa daha pek çok yenilik (!) Kur’an’ı baş tacı etmek için değil, alaşağı etmek için üretilmiş şeytan hileleridir. Bu yüzden hastalıklarla mücadeleye, fakirliğe, çevre kirliliğine değil de savaş ve maceralara imza atarlar.

Gelişen teknoloji, paranın gücü, sektörel bazdaki rakipsizlikleri, artan dünya nüfusu, gelir dağılımındaki eşitsizlik, islam aleminin aklı inkar edip hurafelere dayanan maneviyatı nedeniyle ahir zamanı yaşadığımız şu anlarda şeytanın gayretleri de hızlanmıştır.

Yüce Allah’ın cennetleri dolduracağım diye bir vaadi yoktur. Bu gidişle ahir zamandan kimseler o cennetlere zaten giremeyecektir de. Çünkü küfür ve şirk sokaklarda o denli rahat kol gezmektedir, ekranlarda boy göstermektedir ve icraat ve sözlerde dine düşman haykırışlar o denli taraftar bulmaktadır ki şeytan sevinç naraları atmaktadır.

Küfrü, küfretmekten, şirki sirkten ibaret sayan insanlık şeytanı da, yapmaya çalıştığını da görmezden gelerek şefaat için birilerine yamanmaktadır. Oysa din bireyseldir. Herkes kendisi mesuldür ve kimse kimseyi kurtaramaz. Daha bundan bile habersiz insanlık aracı ve şefaatçi arayışıyla şeytana şapka çıkartmaktadır.

Ahir zaman bu yanılgı ve gafletlerin aksine toparlanma ve ayağa kalkma zamanıdır. Kur’an eller altında, gözler önündedir. Peygamberimizin hadis ve sünneti ortadadır. Böyleyken işine geleni alan, işine gelmeyeni yok sayan insanlığın Allah rızasına ermesi ve bu sayede şefaat beklemesi mümkün müdür?

Daha Kur’an’ı anlayarak bir kez okumamış milyonlar vardır. Camilerde namaz kıldırıp, ezan okuyan hocaların ancak onda biri arapça okuduğunu anlar vaziyettedir. Bu durumda ahir zamanın saadet çağı olması mümkün müdür?

Ayet işaret ettiyse doğrudur ve ayetler ahir zamanın hadiste belitildiği gibi acımasızca ve manasızca şeytana hizmet edeceğini buyurmakla bizleri ikaz ettiği halde bizler hala ölü toprağı altında uyumaktayız.

Bir çuval kömür için oy satanlar, ehliyetsiz ve liyakatsiz olduğu halde işe talip olup kazananlar, dini bölenler, haram yemekten kaçınmayanlar, farzları bırakıp sünnetleri dinleştirenler, israiliyat altında can çekişen İslam’ı araplaştırmaya çalışanlar, dini ticarethaneye çevirenler, tarikat soytarılıkları ile yüzlerce din icat edenler, şirki ve tevhidi tanımaktan uzak yaşayanlar, ahlaksızlıklara ve cinayetlere korkmadan müracat edenler, adaletten sapanlar, zulmedenler, korkanlar, ganimet peşindekiler, kamu malını talan edenler, namaza riya karıştıranlar, ticaret ahlakını yerle bir edenler, kadına, çocuğa şiddette sınır tanımayanlar … dini bir kere daha okumalı ve anlamalıdır.

Yoksa o kor alev halindeki imanı elle tutabilecek kadar dahi tevhide yaklaşamayacaklardır.

Zaman, Kur’an ile yeniden yapılanmak ve Hak din İslam’a dönmek zamanıdır. Bu dönüş arapçalaştırılmış, hurafelere boğulmuş, anlaşılmaz halde parçalara bölünmüş beşeri dine değil, Kur’an İslam’ına dönüştür ki Allah’ın da, Peygamberin de dini Kur’an dinidir.

Bizim yaşayageldiğimiz sokaklardaki din ise dindir lakin şeytanın sakal ve tesbihle özdeşleşmiş içi boş şirk dinidir. Şirk affedilmeyecek tek suç olduğu için de bu gidişle ahir zaman insanlarından affa mazhar olacak çok az kimse olacaktır. Zaten peygamberimiz de cennetlikler için aynen şöyle buyurmuştur;

“Çoğu bizden ve eskilerden, azı gelecek nesillerden”

O halde kediciklerle, sakalla, üç yaşındaki bebek gelinlerle, on üç yaşında anne olan çocuklarla dini kirletmeyi bırakıp, Allah’ın farzlarına ve Kur’an’a dönme zamanıdır.

Rabbim bizleri Kur’an ile uyandırsın.

Rabbim bizleri saçma sapan beşeri buyrukları dinleştirenlerden eylemesin.

Rabbim bizleri imanlı kullarından eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

İslam’ın abdesti iman

Bir çekirdekten dev çınarı çıkartan Allah bizler için iman nüvesini kalplere koymuştur. O iman büyüyecek, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir