Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Ahiret hayatı
imanilmihali.com
Ahiret hayatı

Ahiret hayatı

Ahiret hayatı

Ahiret, gelecek, beklenen manasına bir kelimedir ve dini manada bu dünyadaki fani hayatı takiben yaşanacağı Rabbimiz tarafından kesin olarak bildirilen baki yani sonsuz hayattır.

Ahiret hayatına ilişkin bilinenlerin tamamı Kur’an ayetleri ile bildirilenler ve Peygamberimizin sahih, ispatlı çok az sayıdaki hadisi ile tasvir edilenlerdir ki tamamı bir nokta kadar etmez. Çünkü gayba ait bilgi Rabbimiz katındadır ve Peygamberimizin bile bildiği ve bizlere anlatabildiği sınırlıdır.

İmanın kendisi zaten bu bilinmezlik üzerine kuruludur. Çünkü insanlar gaybı, ahireti, ceza ve mükafatı görse muhakkak ona göre davranırdı. Ama mesele görmediği halde, Allah’a, Kur’an’a ve Peygambere iman edip ahirete inanmak olduğundan iman, pek çoklarına göre ağır bir meseledir.

Alimlerin, düşünürlerin, aydınların velhasıl din ile alakalı tüm insanların hepsi beşer olduğu için ve yapılan tasvirler sınırlı kaldığı için ahiret hayatının çoğu şeyi bilinmezliğini korur.

Öte yandan ahirete ilişkin yapılacak en büyük yanlışlardan birisi ahireti dünya gözü ve mantığı ile tasvir etmeye çalışmaktır ki bu baştan sona yanlıştır.

Yüce Allah bizlere, bilmemiz gerektiği kadarını, bilmemiz gerektiği şekilde bildirmiş, tasvir ve örneklemiş, gayba ait pek çok hususu meleklerinden ve hatta kıyamet zamanını neredeyse kendisinden bile saklayacağını ifade etmiştir.

Yani Rabbimizin dileği insanların ahireti araştırması ve bilmesi değil, ahirete yeryüzündeki ayetlerden istifade ederek iman etmesidir. Yeryüzündeki bu ayetler ise hem kainatta, hem bedenlerde hem de Kur’an’daki ayetlerdir. Hayat ve mükemmellik, doğuş ve ölüm, ilim ve kudret hayatın her saniyesinde görülür haldedir.

Kulun imanı şöyle şekillenmelidir;

“Rabbimiz! Sen bunca şeyi, beni, hayatı, varlıkları, geceyi, güneşi, suyu, rüzgârı boşuna yaratmadın!”

Bu inanç manzumesi imanın belkemiği, dinin özüdür.

Ahiret elbet yaşanacak ve herkes adil ve zerre haksızlık olmadan hesap verecek, nimetlerden sorulacak, yediği hakları iade edecek, dünya varlık ve nimetleri bu dünyada kalacak, orada insanlar bu dünyada yaptığı işlere göre cennet ve cehennem diye adlandırılan mekânlarda sonsuz hayatı yaşayacaktır.

Ahirete iman bu yüzden; hayata, ölüme, yeniden dirilmeye, hesaba, mizana, helalleşmeye, cennet ve cehenneme, sevap ve günaha, küfür ve imana, Allah ve dostlarına ve ilahi sistemine imandır.

Ahiret, ölüm, diriliş, hesap ve mizan haktır. Elbet yaşanacaktır.

Bilinmesi gereken; cennetlerdeki hurilerin ne renk elbise giyeceği değil, yukarıda yazılı olanlardır.

Bilinmesi gereken; hurilerin ellerindeki tepsilerde ne olduğu değil, Allah rızasına nasıl mazhar olunabileceği, şefaati ancak Rabbimizin ihsan edebileceği, bu dünyadaki amel ve niyetlerin ahirette muhakkak karşılık bulacağıdır.

Bilinmesi gereken; hurilerin göz renkleri değil, kefen cebinde götürebileceklerimizin sadece iman ve salih ameller olduğu, dünyanın ahiret tarlası olduğu, hiç kimsenin kimsenin günahını üstlenemeyeceği, yenen hak ve yapılan zulümlerin muhakkak helalleşme gerektireceğidir.

Kul, ahiretin nafile yanları ile meşgul olmamalı, kısacık ömründe ahirete ve imana yakışır yaşayarak güzel müstahaklara ulaşmayı dilemelidir.

Rabbimiz, mükafatın da cezanın da en adilini, en rahmetlisini, en güzelini verecek olan tek ilah, tek malik, tek Veli’mizdir. O’ndan başka ilah yoktur ve kul bu dünyada ilah edindiği kişilerin, taptığı para gibi putların, ettiği zulümlerin, yediği hakların, yaptığı eziyetlerin, verdiği kahırların cezasını elbet ahirette bulacaktır.

İnşallah mü’minlerde bu dünyada zalimlerden gördüğü eziyetin, yenilen haklarının, el konulan nimetlerinin, yaptığı ibadet ve salih amellerin, kalbinde fidan gibi yetiştirip büyüttüğü imanının ceremesini layıkıyla bulacaktır.

Rabbim, imanlı kalpleri bu dünyada da ahiret yurdunda da huzur ve esenliğe kavuştursun.
Rabbim bizleri imanlı yaşatıp, imanlı öldürsün ve iyilerle birlikte canımızı alsın.
Rabbim bizleri dinine ve Kur’an’ına yaptığımız haksızlık ve hatalardan dolayı bağışlasın.
Amin!

Ahiret hayatı

Bu yazıyı okudunuz mu?

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır Müsterih olmak; vicdanı rahat, huzurlu, esenlik ve kurtuluştan inşallah emin, güvende, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir