Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Ahiret hesabı mustakildir
imanilmihali.com
Ahiret hesabı mustakildir

Ahiret hesabı mustakildir

Ahiret hesabı mustakildir

Allah, yaşamı ve eceli kimin daha iyi işler yapacağını ve kimlerin imana sadık kalarak yaşayacağını görmek için, sınav olsun diye yaratandır. Din ve din günü tamamen ve sadece O’nundur.

Yaşam ve ölüm hak, ahiret ve hesap haktır.

Ve ahiret hesabı mustakildir.

Bu şu demektir ki;

1. Kimse kimsenin günahını üstlenemez ve,

2. Emek harcamadan ve ter dökmeden kimse güzel bir işten nasiplenemez.

Açacak olursak kimsenin bir başkasının günahını üstlenemeyecek olması şefaatin sadece Allah’a ait olmasından, dinde kurtarıcı bulunmamasından, akıl, irade ve ruh verilen bedenlerin veballerinin ferdi oluşundandır. Kimsenin katkı sağlamadığı bir işten sevap kazanamayacak olması ise amellerin niyete bağlı olmasından ve amellerin iradeye ve güce ihtiyaç duymasındandır. Aracı olanlar sevap kazansa da katkı sağlamayanlar için o sevaptan nasip yok demektir.

Bu bahis önemlidir çünkü günahı boynuma gibi sözler toplumda gayet yaygın ama yanlıştır. Keza birilerinin şefaat vaadiyle avunanların sayısı da az değildir. Dahası bir dini cemaat veya tarikate üye olanlar, mü’min ile izdivaç yapanlar ailece kurtulacakları iddiasındadır ve bu gayet yanlıştır.

Çünkü Peygamberimiz, kızını dahi kurtaramayacağını söylemekte, kendisinin de rahmete muhtaç olduğunu ifade etmektedir ki bu hesabın sadece Allah’a ait olduğunun en güzel kanıtıdır.

Keza iyilikten kaznılan sevaplar için şart niyet etmek yani irade ortaya koymak ve bu iş için emek sarf etmektir ki akıl sahiplerinin, dinen mükellef iseler sevap kazanmalarının başkaca yolu yoktur.

Bu iki konu maalesef suistimal edilmekte ve maksatlı çevrelerce yanlış kullanılmaktadır ki ahiret hesabı unutturulmak veya hafifletilmek istenmekte, dine beşeri yorum getirilerek sözde kurnazlık edilmekte, kullar kandırılarak ve Allah ile aldatılarak hakikat olmayan bir şefaat masalı ile karanlık akibetlere mahkum edilmektedir.

Oysa imansız ve amelsiz bir kurtuluş asla mümkün değildir ve bu amel hem iyilik üretmekle hem de kötülükle mücadele etmekledir.

Doğrusu her kulun, daima akıl ve kalbin hakkını vermesinde, her daim doğruluk ve iyilikte sebat etmesinde, hayırlarda yarışıp şerre kilit olmaya çalışmasında, hayırlara yardım ve katkı sağlamak azminde olmasında ve Allah yolundan sapmamasındadır.

Bu hükümler Kur’an’ındır ve kelamın sahibi Yüce Allah’tır. Peygamberimizin hadislerinin en ufaklarına itibar edenler bu büyük ve vebali hatırlatan mühim hadislere sessiz ve sağır kalmamalıdır.

Çünkü vebal büyük, azap fena, cehennemler yakıcıdır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman ehlinin itaati

İman ehlinin itaati

İman ehlinin itaati Evvela merhum Elmalı Hamdi Yazır’ın tefsirinden notlara bakalım; “İman ehlinin idareci ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir