Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Allah ile aldatılanlar
imanilmihali.com
Allah ile aldatılanlar

Allah ile aldatılanlar

Allah ile aldatılanlar

Allah ile aldatmak, dünya süsleriyle, şeytani heveslerle kandırmak, ahiretten vazgeçirmektir ki bu karanlık akibetler demektir.

Sarsıcı ayetimiz Lokman suresi 33ncü ayettir ve isyan ve inkarın men edilmesiyle başlayan ayet ahiret hesabının dehşetini göstermekle devam eder ve Allah’ın vaadinin hak olduğunu hatırlatarak dünya süslerine ve şeytana kanmamayı emretmekle biter.

Bunca izah ve ikazın tek cümlede bu kadar harika izahı ise Kur’an’ın bir başka mucizesidir.

Anlaşılan odur ki nefisler dünya malına meyledecek, şeytan Allah ile aldatacaktır ve bu ikazı yapan Kur’an, ahiret hesabının dehşetli korkusunu evvela sayarak kulları Allah’ın vaadine ve itaate çağırır. Yani kanmamak ve aldanmamak lazımdır ve bu imanla, Allah’a teslimiyetle mümkündür ve hesap çetindir.

“Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında (Allah ile) sizi aldatmasın.” (Lokman 31/33)

Şeytan aldatacak, yeni ve zavallı avlar bulacak, şirk kokulu ağlarına birilerini düşürmeye gayret edecektir. Çünkü onun görevi ve yaratılış maksadı budur, onun kulları varlığın zıt kutbuna davet etmesi sınav gereğidir ve o asla zorlamayacaktır.

O süslü gösterecek, vesvese verecek, fısıldayacak, nefisleri kışkırtacaktır ki bu sayede imandan nasibini alamamış kullar dünya süslerine dalacak, aklı ile yarattığı sanal dünya ve kabullere teslim olmuş halde ahireti unutacaktır. Bu sayede de hesapsız bir hayata dalacak ve nasılsa bir kurtaran bulunur veya Allah nasılsa affeder masallarına kanarak cehennemlere mahkum olacaktır.

Şeytanın gayreti ve çabası normaldir, haktır, Allah müsadesi iledir.

Ancak, kulların kanması ve aldanması normal değildir, Allah rızasına uygun değildir aksine Allah’In öfkesini yıldırım tutucu gibi üzerine çeken, akibeti ilelebet karartan, esenlik umutlarını yok eden bir gaflet ve ihanettir.

Allah ile aldatılanlar için söylenecek çok bir şey yoktur çünkü onların şeytandan emdikleri haram sütler, kalplerini mühürlemeye, göz ve kulaklarını kilitlemeye yetmiştir ve Allah dilemedikçe de kurtuluşları mümkün değildir. Çünkü başta kanan durumundaki bu zalimler, bir zaman sonra şeytanlaşmış ve kendileri de Allah ile aldatmaya başlamıştır. Onlar başkalarını, avları da daha başkalarını kandırır ve şeytan ağlarını böyle örer. Yani şeytan tek başına değildir, askerleri, orduları, soyu, yardımcıları, evliyaları vardır ve her aldanan başka aldanacakları zehirleyerek çemberi farkında olmadan büyütür.

Bir salgın hastalık gibi amansızca süren ve sözle bulaşan bu gaflet bir zaman sonra toplumu tümden sarar ve iman edenler azınlıkta kalır. Çünkü şirk ve şeytanın panzehiri sadece imandır ve imandan nasipsiz fert ve toplumlar bu salgına yakalanmaya mecburdur.

Çünkü iman dilememiş, imana sahip çıkamamış, imanı kuvvetlendirememiş, imanı besleyememişlerdir. Nefislerini terbiyeden ve temiz nefis dilemekten de aciz bu insanlar (ve cinler) için üzülmeye gerek de yoktur ama topluma verdikleri zarar nedeniyle nasihat etmek imanlı kalplere görevdir.

O halde şeytanın vazifesi gereği yapmakta olduğu kandırma ve aldatma işine bulaşmamak, kanmamak ve aldanmamk için de iman etmek, iman etmek için Kur’an’a (Allah’ın ipine) sarılmak esas olandır.

Şeytan, ahirette kulları inkara zorlamadım, sadece süslü gösterdim diyecek ve suçu kananlara atacaktır. Vaadettim, vaadimden caydım diyecektir. Akıllarını kullanıp kanmasalardı diyecektir. Hırs ve kibri kendileri icat ettiler, sorgulamadılar, kanmayı tercih ettiler diyecektir. Kur’an’ı hayatın dışına kendileri itti diyecektir. Benim, onların bana ilahi diye taptıklarından haberim dahi yoktu diyecektir. ben kendimi dahi kurtaramam, değil ki onları kurtarayım diyecektir. Hatta onlar bana tapmakla beni de azdırdılar ve ilahlık iddiasında bulunmama sebep oldular diye suçlayacaktır. Nefsimi kabarttılar, ıslah olma hakkımı da elimden aldılar diye şikayetçi olacak ve dönüp gidecektir.

Şeytan, ahdine çalışacak, Allah iman vaadini sabit tutacak, insan fıtratta verdiği iman ve sadakat sözünü unutacak ve zalim, cahil ve nankör olduğunu aldanmakla ispat edecektir. 

Aldatan elbette sadece şeytanlar olmayacaktır ve nefislerde terbiye edilmedikleri müddetçe kanmaya ve aldanmaya uygun zeminler hazırlayacaktır. Harama, kolaya, hak edilmeyene, dilenerek elde edilene alıştırılan hayatlar, cehennemde köz olmaya mahkumdur. Şeytan kadar nefislerde bunda suçludur ve şeytan “beni değil, kendi nefislerinizi suçlayın” diyerek bunu zaten ispat edecektir. Çünkü bu izah da yukarıdaki ayette saklıdır.

Örümcek, dişidir çünkü iblis dişi cindir. Kurbanlarını ağlarına bin bir kışkırtıcı hareketle, oynaşmayla, cilveyle çağırır, tatlı vaadler ve yalanlarla zevk dolu anlar yaşatır ama sonra zehirleyerek öldürür yani cennetlerden mahkum bırakır. Bu dişi cinin askerleri ve soyu ise kadınlı erkekli karışık bir ordudur ve fakat tamamı şeytanımsıdır ve damarlarında dolaşan şeytan kanı ile aynen onun gibi şeytanlık üretirler.

Allah ile aldatılan geri zekalılar ise Kur’an’a mesafeli, imana düşman, hakka riayetsiz, Peygamberin örnek ahlakından habersiz vaziyette ağızları açık kalarak şeytanın ardından bakakalacak ve işte tam o zaman hatalarını anlayacaklar ama vakit geçmiş olacaktır. Çaresizlikleri ile şeytana ve şeytanın soyuna (!) lanetler edecekler ve kendilerine bu dünyada sağ (uygun, güzel) görünen nicelerinin nasıl aslında şeytan olduklarını anlayacak ve beddualar ile Yüce Allah’tan onlara iki misli ceza vermesini isteyeceklerdir.

Aldatılan ahmaklar, hakikati görmüş olmakla, aracı ve şefaatçi diye eteğinin altına sığındıkları melek görünümlü şeytanların aslında nasıl sinsi birer lanet vesilesi olduğunu ahirette anlayacak, rızık, medet ve kurtuluş umduklarının nasıl yalancı olduğunu idrak edeceklerdir.

O andaki hüsranın ve acının dehşeti çok iyi tahayyül edilmelidir!

Cehenneme sürüklenirken, dünyada iman ettikleri için alay ettikleri kimselerin, meleklerin gölgesinde cennetlere sevk edilişini gıpta ve hasetle izleyecekler, pişmanlıkları zirve yapacaktır. Cehennem kapısında ise zebaniler onlara şöyle seslenecektir; “size Allah’ın emirlerini ileten kitap ve Peygamberler gelmemiş miydi?”

Bu söz ateşlere atılan her bir aldanan salağın duyacağı son sözler olacaktır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk

Dine yalan söyletmek – En büyük şirk Dine yalan söyletmek, küfür ve şirk cephesinin en ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir