Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / Allah katında din İSLAM’dır!
imanilmihali.com
namaz

Allah katında din İSLAM’dır!

Kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme. (Kehf, 18:28)

Allah katında din İSLAM’dır!

ALLAH’IN DİNİ TEVHİD DİNİDİR!

Yüce Rabbimiz tüm varlıkları muazzam bir kudret, ahenk ve ilim dâhilinde yaratmış, kulları için huzur, esenlik ve saadet dilemiştir. Yaratılışın gayesi; fıtratta verdiğimiz sözü terk etmeden Yaratan’a iman, şükür, tesbih ve ibadet etmektir. Çünkü Allah insanları ve cinleri sadece kendisine ibadet ve itaat etsinler, kulluk etsinler diye yaratmıştır. Özen ve güçlüklerle yaratılıp sunulan muazzam düzende, insandan beklenen yaratanını unutmadan, iblise kanmadan, şükredici, fedakâr, mütevazı, hayırsever, güzel ahlaklı yaşamasıdır. Bu kural binlerce yıldır değişmemiştir.

Yüce Rabbimiz, ilk insandan, zamanını sadece kendisinin bildiği kıyamete kadar yaşayacak tüm nesiller için bu basit ve adil kuralı koymuş, mükâfatını cennetler olarak belirlemiştir. İnsanlar unutup yoldan çıktıkça da Peygamberleri ve Kitapları ile onları tekrar doğru yola sevk etmiş, ıslah olamayacak kadar azanları, haddi aşanları ise helak etmiştir. İnsanın evrimi aslen, işte bu kalıcı anlaşmanın -yani Allah’ın tek ve değişmeyen dininin- ciddiyetine yakışır saygı ile özüne bağlı kalıp, insanca yaşamasını temin gayretidir. Medeniyet ve teknolojiler bizi bu hakikate sevk ettiği sürece faydalı, değilse nafiledir.

Zaman değişse de değişmeyen şey insan ve yaptıklarıdır. Yüce Allah kendisine yakışır bir sabırla kullarının gerçeği görüp kendisine tam teslim olmasını arzularken insan nankörlük, zalimlik ve acelecilikle daima yoldan sapmış ve Hak’ka itaatsizliklerinde haddi aşmıştır. Maalesef Peygamberlerin ve ilahi kitapların herbirinden bir süre sonra kalpler katılaşmış ve tevhid nurları sönmeye yüz tutmuştur.

Ahir zamana geldiğimiz şu anlarda bile geçmişten ders almayarak, aklı kullanmayarak, tevhidden uzaklaşarak yaptıklarımız gerçekten helaki mübah kılacak haldedir.

Bu din temiz, masum, basit, sade ve dürüst yaşamayı emrederken, azmalar ve gereksiz açlıklar, bunların neticesi zulüm ve kötülükler hep hakikate körlük eden batıl ve çıkarcı bu adaletsiz fitneciler nedeniyledir. İnsanın tabiatında Yaratan’a isyan yoktur ve olamaz.

İsyanı akıllara düşüren ve teşvik eden kışkırtıcı aldatıcılardır ve bunların ortak adı iblisler, şeytanlar ve onun cin ve insanlardan teşkil askerleridir. Ama ne yazık ki sokaklarda gezen milyonlarca Müslüman bu tevhid – şirk muharebelerinden habersiz yaşayıp gitmektedir. Çoğu zaman da tevhid adına yaptıklarının şirkin daniskası olduğunu bile fark edemeyen bu zavallılar sayesinde İslam yani Allah’ın tüm dinlerinin doruğa çıkmış hali istenen seviyeden çok düşük yerlerdedir.

Bir daha Peygamber ve kitap gelmeyecek olması kıyamete yaklaştığımızın resmidir. Bırakın kıyameti herkesin kıyameti kendi ecelidir ve ecel geldiğinde yapılacak hiçbir amel veya iman amel defterine işlenmeyecektir. Çünkü o zaman gayb âlemi alenen görülecek ve iyiliklerle kötülükler dondurulacaktır. Kul görmediği halde iman etmesi istenen şeyleri yaşarken inkar ettiğinden dolayı da zarara uğrayacaktır.

Peki, bu gaflet, bu isyan, bu kanmaca nedendir? Üç kuruş dünya menfaati için dökülen kanlar, yenen mazlum hakları, şehvet katliamları, hırsızlıklar nedendir? İki yüz yıl sefa içinde yaşasanız bile bunun ahiret yurdunda bir hesabının olacağını, ahiret yurdunda mükâfata tabi olanların sonsuz hayatta asıl kazananlar olacağını bilmez misiniz?

Allah’ın dinini; dinlere, mezheplere, coğrafyalara, tarikatlara bölerek edilen kahır zulmün ötesindedir. Ruhbanların, Karunların, putların, cinlerin, dişi şeytanların, firavunların esiri şahsiyetlerin yarattığı acı, azabı tüm insanlık için reva gösterecek mahiyette büyük ve aşağılıktır.

Bu kadar cahil ve nankör nasıl olunur?

Tüm zamanlarda Rabbin emri dürüst, tevazu sahibi ve imanlı yaşamakken bu yoldan sapmayı kim nasıl açıklayabilir?

Müslüman olmayı, imanlı birer mü’min olmakla karıştıranlar daha İslamiyet’in özünü anlamamışken nasıl Adn cennetlerinin konukları olabilir? İmanı küfürle, tevhidi şirkle değiştirenler Peygamberimizin şefaatine nasıl mazhar olabilirler?

Allah’ın koyduğu sınırlara riayet etmeyenlere itaat Hak’ka itaatsizlikken, Allah’ın ayetlerini değiştirenler lanetlenmişken, Kur’an gözümüzün önünde duruyorken, Allah’ın dinini birileri değiştirmeye, saklamaya çalışıyorken, birileri bizi Allah ile aldatmaya çalışıyorken bir toplum nasıl refaha erebilir?

Malik bir, yol tek, cevap basit, kural İslam’dır.

Mü’minlerin şapka çıkartıp düşünme zamanıdır.

Sadece Hz. Peygamberi (sav) Peygamber sayan, diğerlerini ‘onların peygamberi’ sayan zihniyet Allah’ın dinine iman etmiş olamaz.

İslam yeni bir din değil tüm dinlerin özüyken ahlak, tevazu, merhamet ve vicdanı zulüm ve kahırla değişenler, tek Yaratan’ımız ve sahibimiz Yüce Allah iken sayısız putlara(!) taparak dinden çıkanlar, İslam barış ve esenlik iken zulüm ve ızdırabı yaratanlar, nefsi ve şeytanı uğruna insanlığı katledenler iman etmiş olur mu?

İmansız İslam, İslam’sız tevhid, tevhidsiz kulluk olmaz.

Ey mü’minler ve Müslümanlar, ey mü’min ve Müslüman geçinenler! Aranızdaki münafıklara kanmadan şapkanızı önünüze koyarak düşünme vaktidir.
Rabb’inin adını an ve bütün gönlünle O’na yönel. O, doğunun ve batının Rabb’idir. O’ndan başka ilâh yoktur. O halde yalnız O’nu vekil tut. (Müzzemmil, 73:8,9)

Bu yazıyı okudunuz mu?

İslam

Cennet ve cehenneme götüren yollar

Cennet ve cehenneme götüren yollar Yüce Allah’ın dini İslam, Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (sav)’a vahyedilen ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir