Anasayfa / İMAN ESASLARI / Allah'a iman / ALLAH’A NASIL İMAN EDİLİR?
imanilmihali.com
Allah

ALLAH’A NASIL İMAN EDİLİR?

Allah’a imanın satır araları

Allah’ı cahiliye arapları bile, kafirler bile tanır, tüm kainatın yaratanı ve düzenleyicisi olduğunu bilir, yağmuru, rızkı, müsibetleri verenin O olduğunu en ufak çocuk, kuşlar, ağaçlar, taşlar bile bilir. Bu yüzden Allah ismi özeldir ve asırlar boyu sadece Yüce Rabbimiz için kullanılır.

Canı yanan herkes Allah der, gemi dalgalara yakalanınca herkes Allah’tan yardım diler.

Peki Allah’a iman nedir o zaman? Vardır, biliyor, saygı duyuyor ve inanıyorum demek yeterli midir?

Kocaman bir hayır. O kadar kocaman ki meziyet Allah’ı bilmek değil O’nun sınırlarına göre yaşamaktır ki zaten bilmemek gibi bir şansınız yoktur.

İblis bile haşa Allah’sız değildir. Allah’ı yakınen görmüş, bilmiş, belki konuşmuş ama nefsi ve hırsı nedeniyle isyana düşüp, azgınlardan olmuştur. İblis bile Allah’ı inkar edemezken İblis ordusunun askerleri, ateist geçinenler nasıl inkar edebilir?

Peki o halde Allah’a nasıl iman edilir sorusun geri gelirsek karşımıza tüm iman başlıkları, dinin tüm elemanları, hududullah’ın tüm maddeleri, fıtrat ve ezelin ve gaybın tüm olan ve olacakları çıkacaktır. Yani ‘Allah’ın dini bütündür’ demek kainattaki ilahi düzen tek ve dosdoğrudur, buna görülen, akledilen ve bilinmeyen herşey dahildir, herşeyin yaratanı ve sahibi de Allah’tır demektir.

Allah’a iman O’nun tüm sistemine, tüm kitap ve peygamberlerine, tekkudret ve ilim sahibi olduğuna iman etmektir. Bu kapsamlı ve istisnasız iman bizi iman-ibadet ve ahlak üçgeninde karşılar ve bize canımızdan yakın olan Allah yaptığımızı da yapacağımızı da bilir.

O, bizim âcizane isteklerimize onay veren, kalpleri mühürleyip açan, gözleri kör veya görür kılan, imanı bahşedip yok edendir. O’nun bilgisi, ilmi ve rızası olmadan ne bir kuş uçabilir, ne bir yaprak yere düşebilir. Canlar, varlıklar, aydınlıklar, karanlıklar, maddi ve manevi herşey O’nun eseridir.

Biz O’na teslim olur, yalnız O’na sığınır, yalnız O’ndan dileriz. O, Hak’tır, eşitlik, doğruluk, güzellik ve esenliktir. O, azamet, kudret, gazaptır. O, rahmet, şefkat, merhamettir. O, malikimiz, velimiz, mevlamızdır.

O’ndan başkaca yol ve varlıklar arayan, aracı atayan, şefaatçi uman, eş, benzer, ortak yakıştıran ise hüsrandadır.

Yüce Allah kulları iki şekilde tasvir eder; iman eden ve etmeyen. Dini de ikiye indirger; tevhid dini ve şirk dini. Bunların hangisinden olduğumuzu ise söz ve davranışlarımız kadar kalp seslerimiz belirler.

Dil ile söylemek değil kalp ile de tasdiktir iman ve iman tam teslimiyettir. Azıcık istisna etmek, iman başlıklarının bazılarını sarfı nazar etmek bizi karanlıklara sürükler.

Çünkü Allah işitendir, görendir, bilendir. Üç kişi konuşursa dördüncü, beş kişi konuşursa altıncı O’dur.

Hiçbirşey O’ndan gizli kalmaz. O adaletle hükmeder, zulmetmez, gazap eder. Zulmeden insandır.

O’na iman eden, diğer tüm iman başlıklarına da içinde doğan ilahi aşk ateşi ve kalbindeki azap korkusuyla mecburen teslim olur.

O’na iman eden annesinin yavrusun verdiği şefkatten fazlasını verir kullara, bağışlar, affeder, kalp kırmaz, haset etmez. O’na iman eden hak yemez, zulmetmez, tartıda ölçüde hile yapmaz. O’na iman eden helak edilen kavimlerin kıssalarından dersler çıkarır, Kur’an’ı rehber eder hayatına.

O’na iman eden şeytandan korunur, şeytan skerlerinden fersah fersah uzak durur. O’na iman eden, hakikati görür, fani dünya için ahiretine karartmaz, menfaat uğruna ahiretini söndürmez, nefsini yokluğa mahkum etmez.

O’na iman eden, tabiattaki ayetleri de görür gözleriyle, Kur’an ayetlerini de yüreğinde bulur. O’na iman eden, ağaçların, kuşların teşbihine şahit olur. O’na iman eden meleklerin secdesini, ahiret sorgusunu, cennetvari yaşamı hayal eder, diler, çabalar.

O’na iman eden kötülük yapamaz, iyilikten yorulamaz.

O’na iman eden yalnız tanımak ve bilmekle kalmaz, O’na layık kul olmaya gayret eder.

O’na iman eden O’nu sonsuz severken, O’ndan sonsuz korkar. Bu korku O’nu esenliğe kavuşturur. Cezadan kurtaramasa da şefaate mazhar kılar.

O’na iman eden, anne babasına, akrabasına sırt dönemez, yolcuya muhtaca kalp kapılarını kapatamaz, gösteriş, hile, ikiyüzlülüğe alet olmaz. Gönül ve göz kapılarını cehenneme değil cennete açar, tatlı söyler, boş konuşmaz, hayırlarda yarışır şerler yerine.

O’na iman eden…mü’mindir ve herkes mü’min olamaz!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’ın Vaadine itikad imtihanımızdır

Dünya çok yakında artan zulüm ve şeytanlıkları harap edercesine, Allah’ın vaatlerinin tek tek gerçekleşmesine şahitlik ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir