Anasayfa / ALLAH (cc) / Allah’ın rızası
imanilmihali.com

Allah’ın rızası

Tüm iyiliklerin, ibadetlerin, hayırların karşılığı, tüm duaların zirvesi Allah muradından, rızasından başka bir şey değildir, olmamalıdır. Cennetler dahi dualara esas teşkil etmemelidir ki asıl olan Allah rızasıdır. Bu en büyük müjde, en büyük esenliktir. Çünkü halen deyim yerindeyse cennetleri dahi seks oteli olarak gören sayısız Müslüman evladı vardır. Keza cennetlerde keyif çatacağını sanan, kendisini kesin kez cennetlik gören de bir yığın insan vardır. Neredeyse herkes cennetlik kanısındadır. Peki, o halde ağzına dek dolacak cehenneme gidecekler kimlerdir?

Buna verilen ‘sadece kâfirler yani İslam’a girmeyenler’ cevabı en büyük hile ve yanlıştır, aldatmaların doruk noktasıdır. Cevap; iman etmeyenler, edemeyenler, etmeye tenezzül etmeyenler, imanı sadece dilde kalanlar, imanını hayata, imanını sadece Allah’a yöneltemeyenler, sadece Allah’a iman etse de tevekkül, güven ve sığınma emrine layıkıyla sadakat gösteremeyenler, Allah’a bir şekilde, birilerini veya bir şeyleri ortak koşanlar, münafıklık edenler, mürailik yapanlar, imanına şirk karıştıranlar … velhasıl kafir olan ve kafir olmasa da imanın hakkını veremeyenler şeklinde olacaktır.

Fazilet ehlinin en büyük arzusu, Hakk’ın rızası ve halk arasında fazilet duygu ve sevgisinin gelişip yayılmasıdır. Yani Allah rızasına ermek isteği sadece bireysel kurtuluş için değildir, olmamalıdır. Tüm insan alemi için Allah rızası esas gaye yapıldıktan sonradır ki dünya huzur ve barışından, halkların kardeşlik ve eşitliğinden söz etmek mümkün olacaktır.

Yüce Allah hem salih amel ve iyilikler yapılmasını, hem de kötülükle mücadele edilmesini ister. İyilikler yakın çemberden başlayarak dalga gibi yayılacak nur taneleridir. Allah’ın en çok sevdiği on iyilik şunlardır;

“Allah’a ibadet ve kulluk ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayıp samimiyet ile ibadet etmek, anneye babaya iyilikle muamele etmek, akrabalara iyilik, yetimlere iyilik, yoksullara iyilik, yakın komşuya iyilik (ki evi yakın olan veya akrabadan olan komşu), uzak komşuya iyilik (ki ya evi uzak olan veya akrabadan olmayan komşu veya Müslüman olmayan komşu. Hz. Peygamberin bir hadisinde buyurulmuştur ki: “Komşu üç kısma ayrılır. Birisinin üç hakkı vardır; komşuluk hakkı, yakınlık hakkı ve İslâmiyet hakkı. İkincisinin iki hakkı vardır; komşuluk hakkı ve İslâmiyet hakkı. Üçüncüsünün bir hakkı vardır; komşuluk hakkı ki bu kitap ehlinden ve Allah’a şirk koşan komşudur.”), yanındaki arkadaşa iyilik. (Bu da öğrencilik, sanatkarlık, yolculuk gibi herhangi bir faydalı işte beraber bulunan arkadaş ve yoldaş demektir. Bu mana koca ve karıyı da kapsar.), yolculuktan gelen misafire veyahut herhangi bir misafire iyilik ve elinizin altındaki köle ve cariyelere iyilik.” (EHY)

Tüm bu iyi sayılan hallerde gösterir ki iman, dini, din ahlakı, ahlak iyiliği doğurur ve her iyilik imanın göstergesi, Allah rızasına ermek niyetidir. Bu rızaya ermek için atılan her adım aynı zamanda Allah’a ve vaadine yardımdır, tevhidin yeryüzüne egemen olmasına yardım etmektir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’ın yardımı

Allah dinini emretmiş, tamamlamış, sonu gören olarak daha yaşam kendisinde tasavvur halindeyken bile yaşanacakları bilmiştir. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

23 + = 33