Anasayfa / ALLAH (cc) / Allah’ın tuzağı çetindir
imanilmihali.com
Allah’ın tuzağı çetindir

Allah’ın tuzağı çetindir

Allah’ın tuzağı çetindir

Yüce Allah hayatı ve ilahi sistemini tezatlar üzerine inşa etmiş, karanlık ve aydınlığı, iyilik ve güzelliği aynı anda ve aynı ortamda var etmiştir. Simetri gibi birbirini tamamlayan bu tezatlar manzumesi madde veya maneviyat anlamında bütünü oluşturur. Açlık olmadan tokluk, çirkinlik olmadan güzellik ve acı olmadan esenlik ve huzur anlaşılamaz.

Aklın ve kalbin görevi bu ikilem veya tezatlar arasından tercih yapmaktır. Bu tercihler akibeti ve hayatın devamını sağlayan, hesabı ve vebali de beraberinde getiren seçimlerdir. Yani kötüyü veya iyiyi, karanlık veya aydınlığı, aklı veya akılsızlığı, çirkin veya güzeli seçmek cüzi irademizle bize bağlıdır. Ve bu seçimler akıbetimizi belirleyen temel faktörlerdir.

Bu seçimleri yapmak anlık olarak kolay olsa da kul tercihinin sonuçlarını hesap etmek ve tercihini ona göre yapmakla mükelleftir. Aksi halde kediden, köpekten, taştan ve ağaçtan çok bir farkı kalmaz.

Vebal ve gazap/azap tercihin hem dünyada yaşanan hem ahirette yaşanacak karşılığıdır. O baki yurtta da hem karanlık hem aydınlık vardır. Yani iyi ve imanlı kalpler cennetlerin aydınlığına ve huzura, kötü ve imansız kalpler cehennemin koyu ateşlerine mahkum olacaktır. Ve orada tercih yapmak hakkı insanda olmayacaktır. Çünkü insan bu dünyada aslında oradaki tercihlerini de yapmaktadır.

İnsan, kısa vadede, ahlak ve edep sınırları dışına taşarak bir takım kazanımlar sağlayabilir. Hak yiyerek, haramdır demeyerek, hatta zulmederek bir takım hakkı olmayan şeyleri kazanabilir veya birilerine zarar verip can yakabilir. Bu aslında çok zor değildir.

Lakin yapıp ettikleri zerre kadar unutulmadan karşısına konacak insan şunu iyi bilmelidir ki Yüce Allah tuzak kuranları sevmez ve Allah tuzak kuranların en çetinidir.

Bu dünyada terör belasına destek verenler, terörü destek sananlar, Müslümanları katletmeyi cihad sananlar şunu bellemelidir ki Allah herşeyi işiten ve bilendir. O hiçbir şeyi unutmaz, adil ve dürüst olarak kaydettirip amel defterlerine işlettirerek, mizan günü kulun karşısına çıkarır.

Amelin vebali sadece ahiret yurdunda değildir elbet. Yapılan bela ve hainliklerin ceremesi daha yaşarken de o karanlık ruhlu kirli nefislere yapışacak ve illetler boğazlarına düğümlenecektir.

Vaktiyle en büyük hainlik ve kötülüklere imza atarken şimdilerde mahzunu ve mağduru oynamak ta kulu veya kulları kurtarmayacaktır. Çünkü karşılık dengenin gereğidir. İlahi düzenin mükemmelliği de buradadır. Yani dünyada bin iyilik varsa bin kötülükte olacaktır. Kötülük arttıkça iyilik, iyilik arttıkça kötülük artacaktır ki denge sağlansın.

Kötülükler arttıkça Yüce Allah mağdur kullarına yardım edecektir ki mazlumlar esenliğe kavuşurken zalimlerin canı yansın.

En sinsi belalardan olan terör buna güzel bir örnektir. Vaktiyle teröre destek verenlerin şimdilerde ağlamaya hakkı yoktur. Vaktiyle ve halen terörü kişisel çıkarlarına alet edenler, bir gün gelecek yaktıkları canların bedellerini, döktükleri kanların vebalini elbet ödeyecektir.

İlahi adalet kişi ve toplumlarla ismen uğraşmaz. Bu adalet mağduru yüceltmeye, mazlumu korumaya yönelik bir merhamet ve sahiplik sistemidir ve gariplerin sahibi Yüce Allah’tır.

Canlarını, kanlarını, uzuvlarını hiç uğruna, kalleş oyunlar neticesi kaybeden şehit ve gaziler elbet sebep olanların tümünden hakkını geri alacak ve inşallah teselli bulacaklardır. Hain ve gafiller ise yaptıkları ile kendilerini karanlıklara mahkûm edecek ve kaybedenlerden olacaktır.

Terörün dini, vatanı, ırkı, cinsi, milliyeti olmaz. Terör terördür.

En büyük zulüm cana kastetmektir ve karşılığı öncelikle ve en azından afsızlık, bağışlanmamazlıktır.

Din, zorlama olmaksızın kalplerde yetişmesi gereken bir gül tomurcuğu, İslam bu sevginin en güzel halidir. Lakin Yüce Allah kullarının hepsine akıl ve vicdan vermiş, doğru yolu daha fıtratta bildirmiştir. Zaten o aklı yeterli olmayanları sorumlu tutmamış, her kulunu kabiliyeti oranında hesaba çekeceğini bildirmiştir.

Demek ki aklı erdiği halde güzelden yana değil de çirkinden yana tercih kullananların sonu hiç hoş değildir. Vebal ve azabın şekli, süresi beşeri kullarca malum değilse de Yüce Allah katında elbet bellidir.

Hayat, tercihlerimizin sonuçlarının elbet bir gün bize geri döneceği bir düzen üzerine kuruludur. Eğer bu tercih iyi ise iyilik olarak, kötüyse kötülük ve azap olarak geri dönecek bu sonuçlar sissilesi adil ve eşit olacaktır.

Allah’a iman eden kul, Allah’ın adil ve merhametli olduğunu da idrak edendir. Lakin kul, aynı zamanda Rabbimizin, tuzak kuranların en çetini, hesap soranların en çetini ve azabı en çetin olanı olduğunu da bilir.

Bu hain bedenlere, sahte imanlara, gösterişli riyakarlıklara bir tebliğ ve açık bir ayettir.

Kul iyi olmak, iyi yaşamak ve iyilik yapmak dışında bir seçeneği kabul etmemekle mükelleftir.

Yaparsa ister kullara ister toplum ve devletlere zulmetsin yanacak, yanacak, yanacaktır.

Müslüman geçinen, medeni geçinen, adam ve insan geçinen herkes bu muhasebeyi yapmalı ve sadece ve tamamen Rabbimize teslim olmalıdır.

Çünkü Allah rahmetinde, azabında en çetin olanının sahibidir. Ve bu dünyada himayesine girdiğiniz kişi veya varlıkların hiçbiri sizi azaptan kurtaramaz. Hem yaşarken hem yaşamdan sonra o yaptıklarınız elbet karşınıza çıkar ve cehennemlerde şeytanlara arkadaş olursunuz.

Allah’ın tuzağı çetindir

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur'an

Kur’an üzerine yeminleşmek – Mübahale

Kur’an üzerine yeminleşmek – Mübahale “Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir