Anasayfa / ALLAH (cc) / Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir
imanilmihali.com
Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Yüce Allah, hayatın, ecelin, mülk ve kudretin, dinin, beraat ve hesabın, şefaat ve azabın tek sahibidir. Tüm yakarışlar O’na, tüm ibadet ve kulluklar O’na, tüm umutlar O’nun rahmetinedir.

Allah’tan başka herşey çifttir, yaratılmıştır, yaratamayacak olanlardır.

Allah’tan başka ilah yok, Allah’tan başka şefaat edecek yoktur.

Hal böyleyken başkaca varlık, kişi veya inanışları ilahlaştırmak bu nedenle şirktir, afsızlığa mahkumiyeti kabul etmektir, rızkı ve medeti Allah’tan değil başkalarından umut edenlerin sonu bahtsızlık ve nasipsizliktir.

Allah’a dayanmayan tüm umutlar bu nedenle dipsizdir, temelsizdir, batıldır, hak değildir.

Hak ve gerçek olan sadece Allah’tır, din de din günü de ancak O’nundur.

Kazalar, yokluk ve belalar, sevinç, refah ve bolluklar hep O’nun dilemesi iledir. Zulümler ise insan eliyledir ve başkalarından umut beklemek de Allah’a yapılan zulmün resmidir.

Çünkü yaratılmışların verbileceği sadece ellerinde olan kadardır ve fakat Allah sınırsız zengin olandır, sonsuz güç sahibidir. Beşeri güçleri bakileştiren zavallı aldanmışlar için bu hayattaki muzafferiyetler ahiret için çile olacak, mesuliyetler kazanılan beşeri güçler oranında artarak yapılan yanlışlar ahirette vebali artıracaktır.

O nedenle rızkı, medeti, nimet ve şifayı sadece Allah’tan beklemek, şefaati, merhamet ve rahmeti umut etmek, zor anların geçeceğine inanmak ve Allah’tan yardım dilemek lazım ve güzel olandır. Çünkü mÜ’min, kazaya rıza, yokluğa sabır ve dua, bolluğa infak ve şükürle karşılık verendir.

Başa gelen herşey Allah’ın bilgisi ve rızası iledir ki O’ndan habersiz kuş uçamaz, gebe doğruramaz. O halde rıza göstermek ilahi iradeye tabi olmak ve itaat demektir. Buna aykırı olarak umudu kesmek, rıza göstermeyip başkaca yollara armak, yaratılmışlardan yardım istemek, yaratılmışların yardım edebileceğini sanmak gafletin ötesindedir.

Şeytana, nefse, kişi ve makamlara bel bağlayanların alabilecekelri ancak onların verebileceği kadardır ve tüm verebilecekleri fani ve kısıtlı olan bu kullara tabi olmak ahirette afsızlığa sebep en büyük gaflettir.

Zor anlarda yetişen sadece Allah’tır, bolluk anında maalesef unuttuğumuz da Allah’tır. Oysa mü’min zor anlarda da, bolluk ve refah anında da Allah’ı unutmayandır.

Fırtınalara kapılmış köhne gemileri limana sağ salim ulaştıran da O’dur, yangınlar ortasından bebekleri esenlikle kurtaran da, dermansız görülen hastalıklara şifa olan da.

Tümü bir araya gelse bir sivrisineği dahi yaratamayacak olan insanlık ancak ilahi kudretin izni ve rızası nispetinde yardım edebilir. Bu şu demektir ki ateş ancak Allah’ın dilediği miktarda ve sürece yakabilir, rızık ancak Rabbimizin dilediği miktar ve zamanda nasip olabilir. O halde her ahval ve şeriatte hüküm ve mülk sadece Allah’Indır ve umut bağlanacak, tevekkül edilecek, sığınılacak, el açılacak sadece O’dur.

Bunun aksi karanlık kuyulardır, şirktir, afsızlığa razı oluştur, cehalet ve gaflettir, şeytana uymadır.

Tüm dualar, ibadet ve kulluklar, şükür ve hamdlar sadece Allah’adır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman ehlinin itaati

İman ehlinin itaati

İman ehlinin itaati Evvela merhum Elmalı Hamdi Yazır’ın tefsirinden notlara bakalım; “İman ehlinin idareci ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir