Anasayfa / ALLAH (cc) / Allah’tan ve kuldan utanmak
imanilmihali.com
Allah’tan ve kuldan utanmak
Allah'tan ve kuldan utanmak

Allah’tan ve kuldan utanmak

Allah’tan ve kuldan utanmak

Utanmak; yapılan, söylenen, içten geçirilen dine, toplumsal kabullere, gerçeğe aykırı, ahlak kuralları dışına taşan bir hareket, söz veya düşünceden dolayı insanın tepki vermesi ve insanın mahcup olması, pişmanlık duyması ve yüzünün kızarmasıdır. Hicap, ar çatlaması olarak ta tarif edilen bu duygu sadece insanlar hastır ve hayvan ve bitkiler utanmaz.

Utanma eylemi insan akledebiliyorsa, hareketini ve sonuçlarını idrak edebiliyorsa gerçekleşir ve bu demektir ki utanılacak bir şey yapan o işin yanlış olduğunu biliyor ama buna rağmen yapıyordur. Yani akıl ve kalp sahibi olmayan bir canlının utanması mümkün değildir.

Utanma işi bir söz, fiil veya düşünceden sonra ortaya çıkar.

İnsan ayıp, haksız, yanlış, abartılı, hak olmayan bir söz etmiştir ve bu söz ilgililerce veya herkes tarafından ifşa olmuştur. O anda o sözü söyleyen hareketinin yanlışlığının ezikliği ile eğer ar damarı çatlamadıysa utanır.
İnsan ya ayıp, ahlaksız, değerlere aykırı bir iş yapmıştır ve sonucunda utanır.

İnsan ya ayıp, ahlaksız, hak olmayan, iyiliğe hizmet etmeyen bir şeyi içinden geçirmiş hatta o iş gerçekleşsin diye bazılarına destek bile vermiştir.

İnsanın içinden geçen düşünceler, eyleme dönüşmediyse ve birilerine zarar vermediyse onun mahcubiyeti nispeten az ve geçici olacak, muhtemelen günahı da büyük olmayacaktır.

Ancak utanma duygusu bir söz veya işten sonra geliyorsa bir aykırılık söz konusudur ve bir eylem gerçekleşmiştir. Yani ok yaydan çıkmış, utanılmayı gerektiren durum olduğuna göre de birileri bundan zarar görmüştür.

Utanılacak söz veya işin sahibi, bunu kimseler duymadan yapmış ve iş/söz sonradan ortaya çıkmış olabilir, iş veya sözün sahibi bunu alenen de yapmış ancak sonuçlarını görünce utanmış ta olabilir.

Sonuçta ortada hak ve hakikat olmayan bir durum ve hak etmediği bir muamele veya söze maruz birisi vardır. Utanılacak durumun bir nankörü yani zalimi, bir da mazlumu yani zarar göreni vardır.

Utanan, utanılacak şeyden sonra utanabiliyorsa, utanılacak hale henüz gelmemiş demektir.
Utanılacak işi yapan, utanılacak şeyden sonra hala utanmıyorsa, ar damarı çatlamış ve ahlaksızlardan olmuş demektir.

Kula karşı utanç vesilesi birşeyler yapan, af dileyebilir, yarın barışabilir veya birşeyler ödeyebilir tazminat olarak. Bir süre sonra utanılacak işi yapan için affedilmeyi ummak hakkıdır. Hatta toplum arabuluculuk yapmaya çok meraklı olduğundan utandıran ve utanan arasını kısa sürede bulabilir de.

Ya utanılacak şeyin, Rabbimiz Allah boyutu?

Utanılacak birşey yapmışsak, ya günah işlemiş, ya haddi aşmışız, ya aşırı gitmişiz, ya büyüklenmişiz, ya günahın vebalinden korkmamışız demektir. Peki, bu ne büyük bir cürettir?

Kula karşı mahcubiyetin mislini O’na karşı hissedemiyorsak zaten ar damarımız gevşek demektir. Asıl Rabbimizden utanmıyorsak ahlakımız da imanımız da zayıf demektir. Rabbimizden utanmadan O’nun huzurunda hiçbir şey olmamış gibi rahat rahat ibadet ve secde edebiliyorsak imanı tanımamışız demektir.

Allah’ın ipi, dini, doğru yolu, ahdi, vaadi, azabı, öğüdü bize bir şey ifade etmiyor demektir.

Hele birde üste çıkmaya çalışan, bahane üretmeye çalışan ve haksızlığını şiddetle bastırmaya çalışanlar! Vah size, vahlar sizlere!

Asıl utanmamız gereken Rabbimize ettiğimiz haksızlıktır. Hak yediğimiz için helallik istenecek olan da utandırdığımız Allah kuludur.

Bunu söylerken mahlukat ve bitkilere karşı insan utanılacak bir şey yapamaz diye de düşünmeyin. Son derece yanlıştır ve insan utanılacak şeylerin bir kısmını da mahlukata karşı yapar. Onlarla helalleşmesi de zor olduğundan işi ahiret mizanına kalır.
Mizan ve din günü kul utanılacak işlerinden dolayı Rabbinin huzuruna çıkamayacak, çıksa da konuşamayacak, konuşsa da yalan ve mazeret söyleyemeyecektir. Başı önde, kalbi buruk, acılar ve korkular içinde mahcubiyetleri yaşarken, bu dünyada üç kuruş menfaat için ettiği haksızlık ve ayıplara hayıflanacak ancak çok geç olacaktır.

Doğru olan, Peygamberimizin ifadesiyle, utanmadıkça dilediğini yapmak, utanılacak bir şeyi yapmamaktır. Çünkü utancımız sadece kula veya mahlukata karşı değil aynı zamanda Rabbimize de karşı yaşanacaktır ve asıl acı odur.

Rabbimizin rızasını kazanmak adına yaptığımız her şeyin, bir kalemde, Rabbimizden utanmamız gereken şeyler yüzünden heba olması katlanılacak şey değildir.

Utanmadıkça dilediğince yaşamak, haksızlıklar için kuldan utanmak, ama en çok Rabbimizden, O’nun emrettiği güzel ahlak, ibadet ve imana uygun yaşayamadığımız için utanarak yaşamak lazım gelendir.

Kuldan utanmayan zaten Allah’tan da utanmaz!

Allah’tan ve kuldan utanmak

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din Allah’ındır

Doğrusunu daima ve sadece Allah bilir

Doğrusunu daima ve sadece Allah bilir Pek çok Müslümanın diline pelesenk olmuş bu sözün derin ...

1 yorum

  1. Avatar

    Utanmayan o kadar çok kimse varki ve utanmayanlarin peşinden giden

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir