Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Allah’ın yolu ve diğerleri
imanilmihali.com
Allah yolu Kur’an’dan geçen yoldur ve diğer yollar yol değildir.

Allah’ın yolu ve diğerleri

Allah’ın yolu ve diğerleri

Yüce Allah nasihat ve tembihlerle dolu ayetlerinde kendisine ulaşacak doğru yolu akıllarda hiçbir şüphe kalmayacak şekilde tasvir etmiş ve sevgili peygamberi de bu yolu örnekleriyle, söz ve davranışlarıyla, cihat, tasvip ve sukunetleriyle izah etmiş, yaşayarak göstermiştir.

Bu yol tüm İslam’ı ve insanlığı kurtuluş erdiren yegane yoldur ve mazereti, nüansı, ikamesi, alternatifi yoktur. Katidir, haktır, hakikattir. Bu yol, sırat-ı mustakim denilen dosdoğru yoldur. Her iki yanı hakikat ve hikmetlerle bezeli bu dikensiz yol, Kur’an nuru ile aydınlanmış, Peygamberin sevgisiyle kolaylaştırılmış, Yüce Allah’ın rahmet ve merhametiyle bezenmiş halde makbul ve muteber tek yoldur.

Diğer yolların tamamı …. elbet bir yerlere gider. Ama gidilecek bu yer asla Allah’a ulaşmaz.

Sağdan, soldan, öteden beriden, kısadan uzundan, geceden gündüzden, terörden savaştan, meşrepten tarikatten, mişnadan, mektuplardan, kullardan iblislerden, mallardan servetlerden, hurafelerden, uydurmalardan, hayallerden, safsatalardan, cinlerden perilerden, büyülerden sihirlerden, siyasetten, terörden, kavgalardan, savaşlardan, fitnelerden fesatlardan, gıybetlerden, iftiralardan, rüşvetlerden, riyadan, gösterişten, zulümden, küfürden, münafıklıktan dolaşan yollar… velhasıl hak olmayan yukarıda yazılı yoldan başkası asla Allah’a ulaşmaz.

Kimse başkasının günahını üstlenemez, kimse kimseye kefil olamaz, kimse kimseye Allah dilemedikçe ve sizden razı olmadıkça şefaat edemez. Nitekim Kur’ani akılla doğru yola girmedikçe kimse sizi cennetlere kılavuzlayamaz.

Tevbeler, dualar, oruçlar, sayısız kere haclar, hatta zekat ve secdeler, kalplerde sadece Allah’a teslimiyet ve kalbi iman yoksa sizi hedefe ulaştıramaz.

Hiçbir kul sizi kurtaramaz ki buna rahmet peygamberi de dahildir. Çünkü O da yaratılmıştır ve tek yaratan, tek Malik Yüce Allah’tır. Din, mülk ve kudret sadece O’nundur. şefaat te tümüyle O’nundur.

O halde zaman, varolan iki gözden beşeriyeti görmekle meşgul olanı kapatmak ve sadece ilahiyatı görmeye muktedir diğer gözle yaşama bakmak zamanıdır. Ahir zamanda dünyevi meselelerle beyhude oyalanırken hakikati gözden kaçırmamak için nefislere kilit vurmak, ruhi ve bedeni bir kurtuluş savaşı vermeye başlamak ve nefsimizi temizlemesi için Yüce Allah’a yalvarmak zamanıdır.

Geçmiş hatalardan arınmak Rabbimizin merhameti sayesinde elbet mümkündür ve karamsarlık sadece kafirlere mahsustur. Geçmişte ne yapmış olursak olalım kurtuluş bu sayede mümkündür ama şart olan eski hataları tekrarlamamak azminde ve samimiyetinde olmaktır. Yüce Allah bu düşünce ve inançtaki kullarını elbet duyacak ve sevgisiyle affedecektir. O, inşallah sadece amelleri değil, niyetleri de ödüllendirecek olandır.

Başkaca yollardan medet umanlara gelince. Onların beşeriyetten, kullardan, diğer varlıklardan, topyekun herhangi bir yaratılmıştan bekledikleri medet asla ulaşmayacak, kazandıkları şeyler dünyevi olacak, öte yandan hepsi o uğrunda savaştıkları mal, varlık ve kulların köpeği olmaktan öte gidemeyecektir.

Sınırsız güç, emsalsiz varlık, uzun ömür, dokunulmazlık, ölümsüzlük hayalindeki bu boş emeller doğru yoldan çok ötelere çıkacağı gibi iman yolundan uzaklaşılan her bir adım cennetleri de o denli zor kılacaktır. Daha yaşarken bile cezalandırılacak bu amel ve niyetler, ahiret yurdunda da en ağır vaziyette cezalandırılacaktır.

Kur’an, cennet ve cehennem ahvalini çok net anlatır, emsallerle gerek günahkar kulları gerek iblisin kendi hayal kırıklığını aktarırken verdiği mesajla tüm insanlığı işte en yukarıdaki doğru yola kılavuzlamakta ve başkaca yolların refah getirmeyeceğine şahitlik etmektedir.

Yüce Peygamberimiz dahi kendisini acizane bir Allah kulu yani yaratılmış bir beden olarak görür ve sahabelere de bu yolda şiddetle telkinlerde bulunuyorken, bugün İslam’ın en büyük belası kulların daha doğrusu birer kulun egemenliğindeki cemaatleşme gelenekleridir. Yol denen bu tarikatlerin varacağı yer yazık ki cennetler olmayacaktır.

Allah dininin bölünmemesini emrederken kast ettiği de budur. Aynı Allah, aynı Kur’an ve aynı rahmet Peygamberine tabi kulların tek bir kardeşliği vardır o da İMAN KARDEŞLİĞİ’dir. Ötesi yoktur. Yorum farklarının olması bu farkı esas alanları din dışı ilan etmeye gerekçe değildir. Dolayısıyla mezhepler, meşrepler, tarikat ve cemaatler özünde aynı dinin parçaları iken yazık ki şimdilerde her biri diğerini din dışı görmekte, çıkar kavgası ile cinayet ve savaşlara tamah etmektedir. Bu yüzden bu yüzyılda dökülen kanlar hep Müslüman kanıdır.

Kur’an’ın bu nurlu aydınlığından nasiplenemeyen gafillerin de yapması gereken bir an önce ve mutlaka ve sık sık Allah emri, Allah kelamı Kur’an’ı anlayarak okumak ve kendisine çeki düzen vermektir. Yoksa vakit çok geç olacak, daha nice kardeş Müslüman kanları dökülecektir.

Akıllanmak, aydınlanmak, toparlanmak sadece Kur’ani akılla mümkündür ve İslam’ın tek ve en muteber kaynağı Kur’an’dır. Peygamberimizin söz ve davranışlarının da muteberliği ancak Kur’an’a uygunluk şartı ile geçerlidir. Çünkü gerek İsrailiyat, gerek emevi densizlerin oyunları, gerek örf ve adetlerden bulaşan din dışı olgular bugün maalesef din adı altında pazarlandığından gerçek din sadece Kur’an’da yazılı olandır ve Kur’an kıyamete kadar Allah korumasındadır.

O halde, Allah yolu Kur’an’dan geçen yoldur ve diğer yollar yol değildir.

Rabbim Kur’an ışığında yol almaya gayretli kullarını muvaffak eylesin. AMİN!

Allah’ın yolu ve diğerleri

Bu yazıyı okudunuz mu?

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır Müsterih olmak; vicdanı rahat, huzurlu, esenlik ve kurtuluştan inşallah emin, güvende, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir