Anasayfa / ŞİRK VE KÜFÜR / Aramızdaki devşirme Yahudiler, sabetaylar
imanilmihali.com
Aramızdaki devşirme Yahudiler, sabetaylar

Aramızdaki devşirme Yahudiler, sabetaylar

Aramızdaki devşirme Yahudiler, sabetaylar

Sabetaycılar, meşhur önderleri Sabetay Sevi (1626 – 1676) izinden yürüyen, felsefeleri yahudiliği sözde baskı altında (takiyye ile) ve diğer dinlerin şemsiyesi altında yaşamaya devam ederken münafıklıkta zirve yapmaktır. Yani o içinde oldukları din ve devlete değil de kendi gönüllerindeki din ve devlet için çalışanlardır.

Devşirme kelimesi de dine sonradan giren ve diliyle İslam olduğunu izah ettiği halde asla gerçekten teslim olmayanların, orijinal din ve gayelerinden, sonraki dine geçme, dönme hallerini tasvir içindir.

Bunlar, baskı ve ölüm korkusu anına kadar kendi gaye ve dinleri için yaşarken, halleri anlaşılınca ölmek yerine dönmeyi tercih eden, sözde takiyyeyi (can korkusuyla imanı geçici müddet ve sadece dille reddetmeyi)  bir ömür sürdüren, ama su sayede sayısız mü’minin canını yakanlardır. Bunlar aynı zamanda israiliyatı dine sokan, uydurma hadis ve rivayetler yoluyla dine yalan söyletenler ama dışarıdan bakılınca mü’min sanılanlardır.

Özleri yahudilik mayasıyla yoğrulmuş, kafası ve kalbi o istikamette çalıştığı halde maskeyle dolaşan bu sabetaylar, münafıkların tüm alametlerini taşıyan, yalancı hainlerdir. Çünkü Allah ile da, kullar ile de alay ederler ve bunu kurnazlık sanırlar. Allah’ın yürekleri ve beyinleri bildiğinden habersiz bu gafiller zulüm ve hainlikleriyle kan ve göz yaşına sebep olur ve sadece gayeleri istikametinde yürüyenleri severken, kati ve asıl düşmanları olan İslam’a, hem de içeriden en büyük zararı verirler.

Museviler, Musevi olmakla övünenler için sözümüz asla yoktur. O onların kendi tercihleridir, İslam ile o dinleri nesh edilmiştir ama o dinde sebat etmeleri sonuçta hürriyetleridir. Dinde zorlama olmadığı için de bize düşen onların tercihlerine yanlış da olsa saygı duymaktır.

Lakin, münafıklık nasıl lanet bir illetse, sabetaycılık ta münafıklığın katmerli ve şaşalı halidir.

İnanmadığı halde inanan görünene münafık, Allah dini İslama tabi olmadığı halde diliyle yalandan tabi olduğunu söyleyen, tüm hayatını asıl gayesi için sarf ederken kendisini himaye edenlerin her türlü nimetinden yararlandığı halde ve fakat İslam’a zarar için çalışanlar sabetaydır, münafıktır, haindir.

Osmanlının içerisine çöreklenmiş sayısız sabetay, günümüz acılarının çoğunun sebebidir ve hala aramızda sayısız sabetay dolaşmaktadır.

Taş uzaktan gelmez, ekranlarda, medyada, sosyal medyada logo veya amblemlerinde masonik işaretleri gururla taşıyanlara, söz ve reklamlarında eşitlik, özgürlük, hayvan haklarını yaygın olarak kullananlara, dizilerde evin duvarlarına masonik ve siyonist resim ve işaretleri kasıtlı olarak taşıyanlara dikkat etmek mü’minin şiarıdır.

Münafıklar gibi bunların yeri de cehennemde kafirlerden aşağıdadır ve İslam’a girmeyi reddedenler (diğer dinlere mensup olanlar) sıradan kafirler iken, bunlar münafıklar kategorisindekilerdir ve azapları daha fazla olacaktır. Çünkü maske ile dolaşmakta, kandırmakta ve kuyu kazarak bozgunculuk yapmaktadırlar.

Mü’min bunları ayırt etmek mecburiyetindedir yoksa münafıklaşacaktır. Sabetaylar sıradan münafıklardan da fazla servet ve makam sahibi oldukları için güç ve cesaretleri de fazladır, himaye edenleri çoktur. Buna rağmen bunları teşhis ve tecrit etmek müslümana görevdir.

Lakin daha sabetay kelimesinin manasını dahi bilmeyen bir İslam aleminin bunlarla mücadele etmesi zordur. Münafıklığı fark edemeyenlerin sabetayları fark etmesi de.

Kur’an ve kalp insana bu konuda en büyük iki yardımcıdır ki sözlere değil hareketlere bakmak ilk etapta idraki kolaylaştıracaktır. Şüphe etmek dahi temkindendir ve itimat sadece Allah’adır.

Münafıklarla oturup kalkanlar nasıl münafıklaşıyorsa, bunlarla oturup kalkanlar da aynen onlar gibi olur, dünyada servetlere kavuşur ama ahirette sonsuz azaba mahkum olurlar.

Bu konu ihmal edilmiş konulardandır ve sabetaylar sanki yok gibi yaşayan bir İslam alemi şeytanı, şirki, münafıklığı, israiliyatı anlamaktan da uzaktır.

Sabetaylar, mesih inancıyla, yahudi kültürüyle, Kabala büyüleriyle, yeni dünya düzeni hayalleriyle, İslam’ın içinde yaşayan uzaylılar gibidir ve dünyaları tamamen ayrı olduğu halde dışarıdan bakana ala bir mü’min gibi görünürler, dillerinden Allah adını düşürmez, namaz ve zekatta ileri dahi giderler.

Kendi aralarında ve yalnız kaldıklarında ise tıpkı ayetlerin buyurduğu gibi iman edenlerle alay eder, kendi dinlerine döner ve hainliklerine dair planlar yaparlar.

Siyonizmin uşağı olan bu sabetaylar, masonlarla birlikte dini alttan oymaya devam ederken, sözde minnet borcu duydukları İslam’a dost görünürler. Nasıl minnet duymasınlar? Nazi Zulmünden, öldürülmekten İslam sayesinde kurtulmuşlar, tüm Avrupa’dan kovulurken bu topraklarda hayat bulmuşlar, Osmanlı himayesinde vergisiz, mükellefiyetsiz yaşamaya devam edebilmişlerdir.

Sabetaylar dine sözde girmekle dinin gereklerine tabidir ama devletin gereklerine asla tabi olmamışlar, ideal birlikteliği yapmamışlardır. En üst makamlara dahi gelebilen bu insanlar, dışarıdan bakan için örnek bir mü’min olmayı gayet iyi başarmışlardır. Çünkü münafıklıkta ustadırlar.

Tekrar edersek onların orijinal dinleri asla hedefimiz değildir, küfür tercihleri onların iradesidir. Lakin münafıklıkla, içimize sokulup alttan hançerlemeleri kabul edilir değildir ve verdikleri zarar bu nedenle büyüktür.

İman, münafık ve kafirlerle irtibatı kesmeyi emreder.

Sabetaylar, akıl hocaları siyonistler gibi iyi giyinir, güzel söz söyler, dillerinden tatlı hayalleri eksik etmez, sahip oldukları servet ve güçle dağlar fetheder, dalgalar aşarlar. Sözleri dinleyenlerin hoşuna gider ama yapmakta oldukları gerçek yüzlerini gösterir ve fark edilmeleri ancak bu sayede mümkündür.

Altına imza attıkları işler dine ve millete hak ve uygun değildir, İslam’a zarar vermekte, iman kardeşliğini bozmaktadır. Yaptıkları terör üretmek, sermaye piyasalarını darmadağın etmek, tüm yöneticileri tuzak ve şantajlarla baskı altına almak, alternatifli planlar yaparak insanları, toplumun gözünden düşürmekle tehdit etmektir. Çünkü medya da bunlardadır, para ve makamlar da. Masumane kuruluş ve gayelerin ardında tam bir münafıklıkla sadece kendi emelleri için ter dökerler ve asla dışarıya su sızdırmazlar.

Sabetaylar tıpkı siyonist kardeşleri gibi çalışmadan kazanır, hisselerle zengin olur, spekülasyonlarla güçlenir, kalkan her uçaktan bile oturdukları yerde para kazanırlar.

Aramızda yaşar gider, kuyumuzu kazar ama belli etmezler.

İslam alemi ise koyun gibi yaşar, kanar ve aldanır, önüne bir tutam ot olursa dünyada ondan mutlusu yoktur.

Uyumakta olan İslam aleminin dünya ve din umurumda değildir. tek dileği ve yaşam gayesi maalesef hayatta kalmak, servet sahibi olmak, çalışmadan kazanmaktır.

İman, farkındalıktır.

İman, münafıkları fark etmeyi, tanımayı, uzaklaştırmayı ve onlarla oturup kalkmamayı emreder.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Feministlerin batıl ikonu Lilith

Feministlerin batıl ikonu Lilith

Feministlerin batıl ikonu Lilith Siyonizmin ne kadar egemen ve etkin olduğunu göstermek, feminizmin nasıl tevhide ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir