Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Armageddon nedir
imanilmihali.com
Armageddon, son savaş

Armageddon nedir

Armageddon nedir

İzleyenlerin hatırlayacağı gibi bir filme de ismini vermiş olan bu terim iyiler-kötüler savaşı, son savaş veya kıyamet savaşı da denilen dünya üzerindeki yaşama son vereceği düşünülün en son ve büyük savaş olarak hemen hemen her dinde yer almış bir ifadedir.

Bu savaşta dünya üzerindeki tüm ulusların hangi dine tabi olursa olsun hatta inançsız bile olsalar bir tarafta yer alacağı farz edilmektedir. Ve savaş o ana kadar teknolojinin ulaştığı en son ve acımasız tarzda cereyan edecektir.

Çünkü her iki tarafta meleklerin safında ve şeytana karşı savaştığını kabul edecektir.

Bu inanç o denli güçlüdür ki halen yaşanmakta olan çatışma ve terör faaliyetleri bile bu savaşın gelişini hızlandırmak ve kaçınılmazlığını temin adınadır.

Dolayısıyla herkes ve her inanış acımasız bir şekilde can alırken bunu Allah adına yapmakta olduğunu iddia etmektedir ve edecektir de.

Yahudi, Hristiyan inanışına göre şeytan orduları Müslümanlar ve inançsızlardan, İslami inanışa göre ise şeytan orduları Yahudilerin başı çekeceği bir imansızlar güruhundan  oluşacaktır.

Savaşın ilk önce bir mini savaşla patlak vereceği daha sonra tüm dünyaya sıçrayacağı ise makul kabuller arasındadır.

Nükleer savaş, asimetrik savaş, siber savaş tahminler arasındadır ve savaş sonunda dünya ikliminin de değişeceği neredeyse herkesçe kabul edilmiş vaziyettedir.

Siyonizim ise bu iddiaların tam ortasına yerleşmiş ve iddiaları kışkırtır vaziyettedir. Şu farkla ki pek çok kabul Türk-İsrail savaşından dem vururken, Yahudi Siyonistleri bunun yerine maşa terör örgütleriyle veya taşeron minik devletler eliyle ilk savaşı başlatmak ve kendi inanışlarına göre daha sonra savunma hakkını kullanma bahanesiyle (ki İsrail’e ilk bombayı Müslüman bir devlet atacaktır)

Savaşın cereyan edeceği yer İsrail yakınlarında bir yerdir (Kudüs yakınlarındaki Magedon denilen yerde) ve zamanı meçhuldür. Aslen bu bahis Selahattin Eyyubi zamanına kadar da gider ki Yahudilerin ağlama duvarında yaptıkları şey o acıları yeniden yaşamamak adına dua etmektir ve İsrail ilk önce ve en çok Türkler için dua etmektedir. Bu yüzdendir ki Türkiye’nin komşuları ile kavgalı hatta düşman olmasına, su sorununu sıcak tutmaya, yiyeceklerin geniyle oynamaya gayret eder. Bu gayretler içine uzaktan da olsa terörü desteklemek te dahildir.

Hristiyan inanışındaki Mesih kavramı akıllarda dinen de caiz fikri yaratsa da Hz. İsa Peygamberin yeryüzüne tekrar geleceği Kur’an’da yer almaz. Buna rağmen diğer dinler Mesih adına savaşacaklarını ve mehdiye hizmet edeceklerini iddia ederler. Deccal diye tanımladıkları da Müslüman halktan yani hak’ka çağıranlardan başkası değildir.

Armageddon’un yaşanacağı zamanla ilgili tahminlerdeki tutarsızlık bu savaşın bir ara sarı ve beyaz ırk arasında, bir ara kapitalist ve komünistler arasında ve nihayet İslam ve karşıtları arasında olacağı teorilerini doğurmuştur.

Beklentiler boş çıkınca da birileri bu iddiayı haklı çıkarmak adına özel bir gayrete girişmiştir. Ortadoğu’nun kan gölüne dönmesi de bu yüzdendir.

Yine söylenenler arasında Siyonist Yahudilerin bu savaş esnasında Güneybatı Avustralya’da (Newman) yer altında saklanacağı, bu mağaraya on yıllık erzak ve ilaç vs. depoladığı, savaştan sonra her son yeni bir başlangıçtır diyerek yeryüzüne çıkacakları da vardır. Bu da demektir ki İslam ile savaşacaklar Siyonist Yahudiler değil nispeten masum Yahudi halkıdır. Yine bir rivayete göre insan klonlama gayesinin işte bu savaşta kullanmak üzere ve Müslümanlara karşı ordu teşkili maksadıyla yoğunlaştığıdır. Yani imansızlar adına savaşanların insan görünümünde klonlar olması ihtimali de vardır.

Hristiyanların, siyonizmin etkisiyle Yahudiliğe dini olarak yanaşıyor olmasının da bir sonucu olarak, ortada dolaşan yüzlerce gizli örgütün de katkısıyla İslam düşmanlığı yapması ve bu Armageddon iddiasına inanması ve bu esnada şimdiden Yahudilerin tarafını tutacak görünmelerinin ardındaki gerçek haçlı seferleri mantığıdır.

Bu mantığa göre; Kıyamet yaklaştığında Kudüs yakınlarındaki Magedon denilen yerde, Şeytanın önderliğinde Gog ve Magog denilen yaratıklar türeyecek, Armageddon savaşlarını yaparak tüm dünyada karışıklık çıkaracaklardır. Bunun akabinde Hz. İsa yeryüzüne inecek, kendisine inanan geçmişteki insanları dirilterek bin yıl (Milenyum ) yeryüzünde adalet ve egemenliği sağlayacaktır.

“Bin yıl dolunca, şeytan zindanından çözülecektir ve yerin dört köşesinde olan milletleri, Gog ve Magog’u, saptırmak ve onları çenk için bir araya toplamak üzere çıkacaktır. Onların sayısı denizin kumu gibidir .”İncil /Vahiy 20. Bab 7–8

“Üç kötü ruh, kralları Armagedon denilen yere topladılar.” Vahiy 16:16

Bu fanatik anlayış şimdi Arap – İsrail, İslam – Hıristiyan, medeniyetler çatışması beklentisi ile Armageddon’u beklemekte veya bu çatışmaya gelinmesi için olayların akışını hızlandırmaya çalışmaktadırlar.

“Tanrı’nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık içinde yaşamalı ve Tanrı yolunu izlemelisiniz.” 2. Petrus 3/9–12

İslami felsefede, kıyamete yakın yaşanacak bir savaş ve bu savaşın deccala karşı yapılacağı bahsi vardır. Armageddon adı Kur’an’da geçmez. Yine Kur’an’a göre, bu savaşın sonunda iman edenler kazanacak, hak ve adalet yere egemen olacak, bir süre devam edecek barışı müteakip sonrasında da kıyamet kopacaktır.

Özetle; yüzyılımızda hem be bize yakın topraklarda cereyan eden gelişmelerin izahı budur. Terör, saldırı, kaos, gerginlik, yığınaklanma, kuvvet gösterisi olaylarının ardındaki bu beklenti hakkında İslam alemi maalesef duyarsız haldedir. Hazırlıklar yerine kardeş kavgaları, manasız bir teslimiyet, sözde kadere razı bir duruş, ölsek te kurtulsak gibi anlamsız bir umutsuzluk rüzgarı, cehalet ve tembellik duvarları arasına gömülü ilimlerle uğraşan İslam alemi, doğrusunu Allah bilir, eğer bu gelişmeler gerçekten yaşanacak olursa çok pahalı bedel ödeyecektir.

Dahası ilk mermi veya roketin Müslüman bir ülkeden İsrail’e atılacak olması iddiası boşuna ve önemsiz değildir. Çünkü Siyonizm Müslüman ülkelerde kendisine yakın yöneticilerle şu fikri akıllara yerleştirmeye gayret etmektedir;

“İsrail ortadan kalkmadan bu gözyaşları dinmez” Bu düşüncenin bir sonraki aşaması şudur; “ilk mermiyi ben atayım da cihada öncülük edeyim”

Kur’an savaşın çerçevesini çizmiş, aklı kullanmayı emretmiştir. Dahası karşı tarafa ben savunma hakkını kullanıyorum mazeretini altın tepside sunmak çok mantıklı değildir.

Aydınlara ve alimlere baştan sona komplo teorisi olarak gelen bu iddialar yazık ki Hristiyan ve Yahudi aleminde yer tutan çok ciddi iddia ve beklentilerdir. Zihinlerde ve kalplerde yer eden bu İslam düşmanlığının uzantıları; islamofobi, peygambere hakaret içeren karikatürler, haçlı seferleri, Ortadoğu operasyonları, ambargolar, ülke işgalleri, Arap baharı masalları, rabia işaretleri, zulüm ve baskılar, terör olayları ve düşmanlıklar şeklinde kendisini gösterir.

Kışkırtma ve tahammül zorlamaların nedeni ilk adımı, ilk saldırıyı Müslümanların atmasını temindir.

Ancak o zaman, Allah nezdinde haklı çıkacakları sanmakta ve savunma hakkını kullandığı için dünyayı kan gölüne çevirmeye de haklı oldukları iddiasında bulunabileceklerdir.

İslam âleminin yapması gereken barışı sonuna kadar zorlamak, savaş kaçınılmaz hale geldiğinde ilk saldıran taraf olmamak, ve savaş başladıktan sonra ALLAH yolunda ölümü göze alıp imanın gereğini yapabilmektir.

İslam alemi, basın ve medyanın, şunun veya bunun gazına gelmeden, hakikati Kur’an penceresinden görmek, yaşananları iyi analiz etmek ve kardeş savaşlarına son vermek mecburiyetindedir.

Savaş çığırtkanlığı yapan şeytani güçlerin sayısı, teknolojisi, silahları yamandır.

Lakin Allah iman edenlerin dostudur ve kazanan İman ve İslam olacaktır.

Buna rağmen kan ve gözyaşına sebep olacak aceleci ve maksatlı girişimlerden uzak durmak, galeyana gelmemek, siyonizme hizmet edecek dünya savaşını ilk başlatmaya istekli yöneticilere bile riayet etmemek lazım gelir.

Kardeşlik ve iman birlikteliği tesis edilmesi gereken ilk kurumdur. Mezhep, tarikat, meşreb kavgaları ile bölünmüş İslam’ın bu karanlık güçlerle Allah’ın yardımı olmadan başa çıkabilmesi çok zordur. Başarı ancak birlik olmakla, sadece Allah’ın ipine sarılmakla ve iman kardeşini kardeş saymakla mümkündür. Tüm Müslüman devletler arasındaki mezhepsel ayrılıklara dayalı savaş ve çekişmelerin kafir oyunu olduğunu anlamak atılacak ilk adımdır. Çünkü mezhebi, meşrebi ne olursa olsun aynı Allah’a, aynı Kur’an’a, aynı Muhammed’e iman edenler kardeştir. Bu kardeşliği bozmaya niyetli olanlar ise hakikati saptıran, siyonizme ve karşı tarafa hizmet edenlerdir.

Tek yol İslam, tek rehber Kur’an, tek yol gösterici Hz. Peygamberdir. Bu üçüne iman edenler düşman değil ancak kardeştir. Bunların arasına ayrılık sokmak isteyenler ise dini bölenler, iman kardeşliğini zedeleyenler, yaşanacak son savaş öncesi birlik ruhunu yok etmeye çalışanlardır.

Komik olan ise Ortadoğu kan gölü halindeyken bazı (!) ülkelerin rahatının yerinde olması ve adeta bu işte parmağı yok gibi davranmasıdır. Dahası bazı Müslüman ülkelerin karşı taraftaki Deccal (!) orduları sözüyle Müslüman ülkelere karşı cephe alması takdirsizliğe şayandır. Duvarlara arsına saklanmış fitne ve fesat yuvalarının vakti geldiğinde imhasını zaten Allah yapacak, yaptıracaktır.

Önemli olan bu son savaşta doğru tarafta, Allah dostları safında olabilmektir.

Bugün Müslüman coğrafyasındaki kanlı gözyaşlarına sebep olan yayılmacı zalimlerin ekmeğine yağ süren herkes bu vebalden muhakkak nasibini alacaktır. Mü’min yaşananları iyi okumak ve anlamak zorundadır.

İblis’in ahdi yeniden okunmalı, Kur’an’ın savaş ile ilgili ayetleri akıllardan çıkarılmamalı, şeytana hizmet edilmemeli, Allah dostları dost edinilmelidir. Yoksa zafer kazanılsa bile ahiret kaybedilecektir. Çünkü hem bu hem ahiret dünyasında bahtiyar olanlar Allah safında savaşa razı ve azimli olanlardır.

Armageddon ve bu savaşı hazırlayacak kışkırtmalara imza atanlara bu gözle bakmalı, incilden, tevrattan uydurma ayet ve çıkartmalarla zulme maşa olanlar bu gözle tanımlanmalıdır.

İyiler ve kötüler savaşacaksa iyiler herhangi bir dine bağlı kalmaksızın Allah dostu olanlar, kötüler ise Allah düşmanı olup Şeytana hizmet edenler olacaktır.

Bu nokta çok önemlidir çünkü Kur’an ilk satırdan itibaren insanları ikiye, dinleri ikiye ayırır. başka da ayrım yapmaz.

Kur’an’a göre; insanlar İMAN EDEN VE ETMEYEN, dinler TEVHİD VE ŞİRK dinidir.

Bu tasvirlerle Kur’an’ın ne denli mükemmel bir Allah kelamı olduğuna bir kere daha şahitlik ediyoruz.

İşte yaşanacak son savaşta da taraflar bu iki taraftır.

İyi demek iman demektir.

İman edenlerden başkası da cennetlere giremeyecektir.

O halde herkes iman etmek ve imanın gereğini yerine getirmekle mükelleftir.

Mescid-i Aksa’da, Filistin ve Suriye’de yaşananlara bir de bu gözle bakın. Nükleer teknolojiye ulaştırılmak istenen İsraile mesafe olarak yakın Müslüman ülkelere bir de bu pencereden bakın. Zaten gerçeği hemen göreceksiniz.

Tabi birde, bizim ülkemizin etrafındaki düşmanları kimin düşman ettiğine, bu savaş yaşanacaksa bizim hangi tarafta olmak için çalıştığımıza da.

İŞTE KUR’AN’I ANLADIĞI DİLDE OKUMAK BU YÜZDEN ÖNEM ARZ EDER. SİZLER ARAPÇA OKUDUĞUNUZ VE ANLAMADIĞINIZ SÜRECE siyonizim ayaklarınız altında dolaşacak ve siz farkında bile olmayacaksınız. O siyonizim ki en tehlikeli düşmanları yanıbaşınıza kadar sokacak ve siz onları dost ve müslüman sanacaksınız.

BOP projesini hala bir toprak egemenliği sananlar bu yazıyı muhakkak okumalıdır. Çünkü siyonizm büyük topraklra ve sınırsız zenginliklere sahip yeni dünya düzenini iki şekilde telaffuz etmektedir. 

İlki geri zekalıları kandırmak için maddi egemenlik yani krallık ve zenginlik, diğeri kendisinin bildiği ve asıl hedefi olan şeytanın egemen olduğu (iblisin abisinin) karanlıklar dünyasıdır. 

Konunun şeytanlarla ve cinlerle bağlantısını ise diğer yazımızda kaleme alacağız. Yalnız şu bilinmelidir ki siyonizm ve sayısız gizli örgütün alt kademesindeki zavallılar sadece fiziksel dünya egemenliği havucunun arkasından koşan, zenginlik, sınırsız seks ve ölümsüzlük hayalindeki zavallılardır. Piramidin tepesindekiler içinse hedef Allah’sız, dinsiz, şeytani bir ilahi düzen kurmaktır.

Allah’a rağmen bu şeytani düzeni tesis etmek elbet imkansızdır lakin imkansız olsa da bu uğurda dökülecek gözyaşlarına engel değildir. Çünkü Allah aklını kullanmayanlar üzerine pislik atar ve İslam alemi halen bilgisizlik ve vurdumduymazlık denizlerinde avare vaziyette dolaşmaktadır.

Çünkü şirk boğazımıza kadar bizi teslim almış, cehalet sokaklarda gezinir olmuş, mü’minler dizilerden, modadan, pahalılıktan, futboldan başka bir şeyle ilgilenmez hale gelmiştir.

Siyonizmin gayesi açıktır. Yapmaya çalıştığı da açıktır. Bunu gayeyi engelleyebilecek veya hızlandırabilecekler de.

Lakin ancak kafirler Allah’tan umut keser ve Allah kafirler istemese de nurunu tamamlamaktan başkasına razı olmayacak olandır. Ve Allah kendisinin bir saniyede çözebileceği bu imansızlık isyanını diler ki imanlı kulları, canlarını siper ederek, şehit olma arzusu ile çözsünler.

O halde zaman; iman etmek, imana dönmek, imanı güçlendirmek zamanıdır.

Gerisi Allah’ın dilemesiyledir ve O “Ol! der, olur!”

Armageddon nedir

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir