Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Aslolan rıza Allah’ındır
imanilmihali.com
Aslolan rıza Allah'ındır

Aslolan rıza Allah’ındır

 

İslam’ın kan ve gözyaşları ile yoğrulduğu, acı çekenlerin hep müslümanlar olduğu, birlik ve beraberlik ile iman şemsiyesi altında toplanmak gereken en şiddetli zamanlarda bile…

Terörün insanları hallaç pamuğu gibi attığı zamanlarda bile…

İnsanlar aç, açık, işsiz, muhtaç ve çareye susamış halde iken bile…

Kıyamete yaklaşıldığı halde, ahir zaman ile ilgili kerametler sıkça yaşanır olduğu halde…

Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, İslam’ın dünyaya egemen olmasına sabah akşam dua ederken….

Huzura muhtaçken, esenlik dilerken, Kur’an nuru ile aydınlanmak isterken….vs,vs,vs

HALA BİRİLERİNİN PARTİCİLİK YAPIP, KUTSAL DİNİ SAHİPLENMESİNE HAYRET EDİYOR, ACIYOR VE KINIYORUM.

SİYASİ PARTİLER, FUTBOL TAKIMLARI, İLLER, MEZHEPLER, TARİKAT VE CEMAATLER NE DERSE DESİN, NE SLOGAN ATARSA ATSIN… ALLAH GİZLİYİ DE AÇIĞI DA BİLİR VE ALLAH’IN DİNİ İSLAM KİMSENİN TEKELİNDE DEĞİLDİR.

TESETTÜRSÜZLERİ DİNSİZ, DİĞER PARTİLERİ İMANSIZ, GAYRİ MEZHEPLERİ İSLAM’SIZ ADDEDENLERİN BU HAREKETLERİNİ GÖZDEN GEÇİRME ZAMANI ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMANDIR?

LAİKLERİ, ATATÜRKÇÜLERİ DİN DIŞI SAYMAK hangi hakka ve kanuna aittir?

Tüm dini sayfaların ortak gaye ve arzusu; İslam’ı yaban otlarından temizlemek ve müslüman camiayı iman kardeşliği çerçevesinde duru bir imana, sadece Allah’a teslimiyetle özdeşleşen saf imana kılavuzlamak gayretiyken dini bölmeye, birilerini afaroz etmeye, birilerini dinsiz ilan etmeye gayretli sayfalar dini sayfalar mıdır?

Din ayrılığı, haseti, düşmanlığı mı emreder, kardeşliği, Allah yolunda mücadeleyi, Kur’an egemenliğini mi?

Bugün ezan seslerinin okunmasını, namuslu ve haysiyetli yaşamamızı, İslam’ı yurdun en ücra köşelerinde korkusuzca eda edebilmemizi borçlu olduğumuz atalarımıza sövmek kime hizmet etmektir?

Din adına paylaşım yaparken bazı siyasi düşünceleri paylaşmak riya ve gösteriş ve aldatmaca değil de nedir?

Kur’an’ın işaret ettiği hasımlık kafire, zalime, hırsızayken, bunlar yerine masum ve merhumlara saldırmak hakka sığar mı?

İmanın kimde olduğunu bilen sadece Allah iken, kalplerin içini kimse bilemezken, birilerini kafir ve imansız diye tanımlamak kimin haddinedir?

İslam’ın başını yerden yüzyıllarca kaldırmamasının sebebi işte budur. Geçmiş hatasıyla, sevabıyla yaşanmış bir gerçektir ve tarih en büyük şahittir. Oğlunuz birisini istemeden öldürse veya dine aykırı mesela bir büyük günah işlese o evladı silecek misiniz? Yarın, bugün en güvendiğiniz ve takip ettiğiniz insanların gerçek foyası meydana çıktığında halen verdiğiniz zararların vebalini ödeyebilecek misiniz?

Din hilafına siyasi ve maddi çıkarlara sevk edilen enerjiler, husumet ve çıkar kavgaları sizi ne kadar dindar yapar?

İslam’ın hayalini ve arzusunu bir yana bırakıp dünyevi arzu, hırs ve kibirlere hizmet etmek, Kur’an’a sadakatin neresidir?

Velhasıl, Allah tevhidi, imanı, kulluk bilincini ve sadece kendisine ŞİRK koşulmaksızın kulluğu emrettiği halde…. Allah’ın farzlarını bırakıp sünnetlere tabi olmanın, Allah’ı bırakıp kişilere, tarikat ve cemaatlere, imamlara, ölmüşlere tabi olmanın, terörün, zulmetmenin, neresi tevhiddir?

Adem (as)’dan bu yana insanlığın geçtiği karanlık dehlizlerde hür ve aklı kullanarak, kalbi rehber, Kur’an’ı ışık yaparak ilerleyemedikten sonra ahiret yurdunda kim sizi kurtarabilir, kim günahınızı üstlenebilir ve size Allah’a rağmen kim şefaat edebilir?

Din Allah’ın, mülk Allah’ın, kudret Allah’ın, şefaat ve ahiret tümden Allah’ındır!

O halde aslolan rıza O’nunkidir. Gerisi boş, biçare, batıl ve haksızdır. Kulu şirke götürür ve oradan geri döndürmez.

Bu yüzden asli adalet pınarı, hayat rehberi, yaşam gayesi ve fıtrat belgesi Kur’an’dır.

Ve Kur’an’da atalara sövmek, kardeşleri düşman bellemek, kulları din dışı ilan etmek, din, siyasallaştırmak YOKTUR! Bunu yapanlar ve gayret edenler şimdi iki kere düşünmelidir.

İslam’a gerçekte kimlerin ne kadar hizmet ettiğini Allah kalplerinizdeki mühürleri kaldırır ve görebilirseniz şimdilerde küfrettiğiniz o yüce insanların ne kadar değerli olduğunu da anlarsınız.

Ama kulaklarınız sağır, kalpleriniz mühürlü ve gözleriniz kapanmışsa korkun. Çünkü Allah sizden umudu kesmiş, sizi lanetlemiş ve hakkınızdaki cehennem kararını çoktan vermiştir.

Zulme verilen destek ve zulmetmeye verilen imkanları sakın yanlış değerlendirmeyin. BUnun böyle olması zalimlerin zulmü artsın ve helakleri hak olsun diye ve ayrıca o zalimlere uyacaklar iyice belli olsun diyedir. Ayrıca bu, mazlumların sabırlarının imtihan edildiği, Kur’an sevdalılarının belirlenmesine çalışılan bir ilahi gayrettir ki ahiret yurdunun asli ikametgahları buna göre belirlenmektedir.

Velhasıl; din ilahi, manevi, fıtrata ve tevhide dayalı, sevgi, barış, huzur ve sadece Allah’a teslimiyeti esas alan yaşamın ta kendisidir. Aksine davrananların, gıybet, iftira ve hasetçilikle, fitne ve fesatla, kin, kibir ve büyüklenmeyle, riya ve gösterişle, zorbalıkla uğraşanların da dinle alakası yoktur, niyetleri has değildir, samimiyetleri yoktur.

Bu haldeyken de alacakları sevaplar olmadığı gibi nafile çırpınışları onları inkardan, küfürden ve şeytana hizmetten kurtaramaz.

Varsın birileri içki içsin, varsın birileri vacip olan tesettüre riayet etmesin, varsın çoğunluk namaz kılmakta gaflete düşsün ne çıkar? Dinde zorlama yokken, tebliğ Peygambere hesap sormak Allah’a düşerken bu karalama ve afaroz etmeler nedendir?

Bir damla iman dolu amel en imansız hayat kadınını bile cennete, yetmiş yıllık secdeye rağmen bir anlık gaflet mü’min kulu cehenneme sokar. Bilmez misiniz ki Firavunun eşi bile cennettedir ve bilmezmisiniz ki Nuh ve Lut Peygamberin hanımları bile cehennemdedir.

TAKDİR YÜCE ALLAH’ındır. Din adına birşey söylemek yetkisi, dinin çerçevesi Kur’an’a ve vahye muhatap olan Peygamberimize aittir. Ötesi boştur.

İslam isek, müslüman isek, iman ediyor isek kendimize bakmalı, örnek olmalı, gıpta etmeli, sevgi dolu tavsiyeler de bulunmalıyız ki amelimiz salih olsun.

Eğer düşmanlıkla, zorbalıkla, şantajla birşeyler yapmaya kalkarsak bu iman kardeşlerine eziyet, zulüm ve haksızlık olur. Gayemiz başarılı bile olsa onların düzelmiş halleri sevgi ve muhabbetten uzak olacağı için içinden riyayı ve gösterişi atamaz ve zaten bu başlı başına şirktir.

Asıl düşman kardeşiniz değil, fitne ateşini yakanlardır. Düşmanların yahudi zihniyetli, hristiyan menşeli, iman düşmanları, tevhid hasımları olduğunu artık anlayın ve İslam kardeşinizi bu kafirler uğruna karalamayın, düşman bilmeyin.

Siyon yılanı ekranlarda, evlerinizde, borsalarda, fabrikalarda, sınırlarda kol gezerken habersiz kalmayın. Akıl nimetini kullanamaz iseniz ahirette hesabını da veremezsiniz.
Sizin düşmanınız ne Atatürk ve silah arkadaşları, ne diğer mezhep mensupları, ne vatanda birlikte yaşadığınız azınlıklardır. Ve düşmanınız siyon zehiriyle beslenen masonik zihniyet, yahudi kabala tohumlu büyü ve çirkinliklere dayalı batıliyettir.

Bu hasım o denli güçlüdür ki 1980’lerde erotik filmleri yeşilçama getiren, video ve seks kasetlerini halka el altından servis eden, üniversitelerde kardeş kavgalarına siyasal zemin hazırlayan, kıyafetleri din dışına kaydıran, lüks ve israfı, dinsizliği ve paraya tapma modasınjı başlatan, kapitalizme ve emperyalizme çanak tutan işte bu siyon sevdlılarıdır.

Şimdi siz milli değerlerinize, atalarınıza, dininize, kardeşlerinize söverken iki kere düşünün! Kime hizmet ediyor ve kiminle savaşıyorsunuz?

Kur’an sadece cennete götüren yolları değil aynı zamanda cehenneme götüren yolları da çok net ve sade anlatmıştır.

Siz şirke hizmet eden amelleri hiç umursamayıp sadece tevhid nuruyla ilgilenirseniz akibetiniz karanlık olur.

Kur’an’ı anlamadan tedebbür etmeden okursanız da bu hakikatleri asla öğrenemezsiniz.

İslam namazdan, tesettürden, haccın edasından, izdivaçtan ve cennetten ibaret değildir.

Ama İslam önce iman, sonra Allah’a teslimiyet ve nihayet Allah rızasına mazhariyetten ibarettir.

Puta tapar gibi taptığınız parayı, gücü, makamı kıramadığınız sürece, kişileri, lider ve din görevlilerini, şeyhleri ilah makamından indiremediğiniz sürece cennetler size haramdır çünkü bu yapılanların tümü şirktir ve şirk affedilmeyecek tek suçtur.

Kur’an’a rağmen, birilerinin helal dediğine helal, haram dediğine haram diyorsanız ki bu en çok siyasi arenada ortaya çıkar bu yapılan o emri vereni ilahlaştırmaktır. Yüce Allah’a eş ve ortaklar atamak demek olan şirk ise sizi ebedi cehennemlere mahkum eder.

Bu yüzden siyasi reklamlardan, Kur’an dışı söz ve hissiyattan arınıp gerçek İslam’a dönün ve bugün serbestçe ibadet edebilmenizi borçlu olduğunuz başta Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, dine ve İslam’a hizmeti geçenlere, vatan ve bayrak uğruna canını feda edenlere saygıda kusur etmeyin.

İman, fıtrata uygun yaşayanların ve fıtratta verilen sözlere sadık kalabilenlerin nurudur. Bu nurdan uzaklaşırsanız İslam’ınız da, amel ve ibadetiniz de, ahlakınız da tam olmaz.

Dinin siyasalı, ılımlısı, batılısı, doğulusu, eskisi, yenisi olmaz. Din dindir, İslam’dır, tevhiddir, Kur’an’da yazan ve Peygamberimizin bildirdiğidir. Ötekiler, sahteler, üretilmişler, beşeri mahsuller din değil hurafe ve batıldır. Din adına siyasala bulaşan, afaroz etmeye kalkışan, din adına kul ile Allah arasında aracılığa soyunanlar bu ikinci gruba dahildir ve küfür tek millettir. Hak din de tek millettir. Herkes aklıyla, kalbiyle neye hizmet edeceğine, neye tabi olacağına karar vermelidir ki on dakika sonra ölmeyeceğinizin garantisi yoktur.

Rabbim tüm müslümanlara imanı ve İslam’ı ve MÜSLÜMAN olabilmeyi nasip etsin. AMİN!

Aslolan rıza Allah’ındır

Bu yazıyı okudunuz mu?

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir

Allah’tan başkasına dayanan her ümit dipsizdir Yüce Allah, hayatın, ecelin, mülk ve kudretin, dinin, beraat ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir