Anasayfa / DAHA FAZLA / Dini bebek isimleri / Bebek ismi koyarken nelere dikkat edelim
imanilmihali.com
bebek isimleri

Bebek ismi koyarken nelere dikkat edelim

Bebek ismi koyarken nelere dikkat edelim

ÇOCUKLARA HANGİ İSİMLERİ KOYMALI?

Çocuklara koyduğumuz veya koyacağımız isimlerin anlamlarının, dinimize, örf ve âdetimize uygun olup olmadığını öğrenmek, uygun değilse, değiştirmek gerekir. Haklı sebeplerle adını veya soyadını değiştirmek isteyenler de çıkabilir. Böylece isimlerin anlamlarını bilmek faydalı olur. Bu konuda yazılmış piyasada birkaç kitap vardır. Kimisi çok geniş. Ne kadar Arapça veya Farsça kelime varsa, isim olarak kitaba yazmışlar. Kimi de, çok basit yazıp, kelimenin gerekli bütün anlamlarını yazmamış. Hepsinin ortak yönü, mastar halindeki isimleri, mastar olarak tarif etmişler. Bir şey isim halini alınca, artık o mastarlıktan çıkar.

Mesela Türkçede yanlış olarak, meşhur kelimesi yerine, (Falanca şöhret oldu) diyorlar. Bir çocuğa şöhret ismi verilmişse, bunun anlamı (meşhur olmak) denmez. Burada şöhret kelimesini meşhur, ünlü olarak bildirmek gerekir. Çünkü maksat budur. Kelime isim olunca ıslam, cihad kelimeleri de böyledir. Bu kelimeler isim olarak konmuşsa, artık, ıslam’a, müslüman olmak denmez. Müslüman olan diye tarif edilir. Cihad kelimesine de savaş, savaş etmek denmez. Allah için savaşan denir. Cihad kelimesinin biraz daha kuvvetlisi Câhid’dir. Bunun da daha kuvvetlisi Mücâhid’dir. ısim olarak konunca, artık, Cihad da, Câhid de, Mücâhid de, biri diğerinden daha kuvvetli olmak üzere, cihad eden anlamına gelir.

Bunun gibi, Hicabi, utanmakla ilgili demektir. Ama bu isim olarak kullanılınca, mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, perdeli, namuslu gibi anlamlara gelir. Hulki, Ruhi, Sulhi kelimeleri de böyledir. Piyasadaki kitaplarda bu husus kiminde hiç dikkate alınmamış, kimi de çok az yer vermiştir. Çocuklara güzel isim koymalıdır!

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Çocuğa güzel isim vermek, dinini öğretmek ve vakti gelince evlendirmek, evladın babası üzerindeki haklarındandır.) [Ebu Nuaym]

(Kıyamette, babanızın ismi ile beraber [Mesela Ali oğlu Emin, veya Ali kızı Emine diye] çağrılacaksınız. O halde isminiz güzel olsun!) [Ebu Davud]

Güzel isimler çoktur. Mesela Peygamber isimleri, Resulullah efendimizin 400 kadar olan mübarek isimleri, Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnasından olup da, isim olarak koyması caiz olan Ali, Aziz, Macid, Mucib, Rafi, Reşid isimleri, Eshab-ı kiramın, âlimlerin ve evliyanın isimleri konabilir. Bir ismin güzel olması için mutlaka Kur’an-ı kerimde bulunması gerekmez. Yüz binden fazla Eshab-ı kiramdan Hazret-i Zeyd hariç, hiçbirinin ismi Kur’an-ı kerimde yoktur.

Değişik isim olsun diye, yahut en güzel isim olsun diye Kur’an-ı kerimde geçen her kelimeyi, sırf Kur’an-ı kerimde geçtiği için çocuğa isim olarak koymak, çok yanlış olur. Çünkü Kur’an-ı kerimde güzel isimlerin yanında kâfirlerin isimleri de vardır. En başta şeytan var, ıblis var, Hannas vardır. Kâfirlerden Karun, Haman vardır. Peygamber efendimizin düşmanı Ebu Leheb’in ismi vardır. Bunları koymak doğru değildir. Kur’an-ı kerimde geçiyor diye yıldırım, şimşek, gelmek, gitmek gibi kelimelerin arabisini isim olarak koyanlar oluyor. Bu kelimelerden en meşhurlarından biri Esra’dır. Esra, gece yürümek manasına gelir. Ünzile, indirildi, indirilmiş demektir. Böyle isimleri koymak caiz ise de, enbiyanın, ulemanın, evliyanın ismini tercih etmek elbette iyi olur.

İsim sahiplerine şefaat

Her Peygamber, kendi isminden olanlara, her âlim ve evliya da, kendi isminden olanlara şefaat edecektir. Güzel ismin bu yönden de önemi vardır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allah indinde en güzel olan isimler, Abdullah, Abdurrahmandır.) [Müslim]

(Üç oğlu olup da, birine adımı vermeyen, cahillik etmiş olur.) [Taberani]

(Allahü teâlâ buyurur ki: ısmi, Ahmed, Muhammed, Mahmud gibi Habibimin isminden olan mümine azap etmekten haya ederim.) [R. Nasıhin]

(Bir evde bir, iki veya üç Muhammed olmasının zararı olmaz.) [ıbni Sâd]

(Oğlunun adını Muhammed koyan, çocuğu ile Cennetlik olur.) [A. Rufai]

(Muhammed isimli çocuğa her yerde ikram edin, onu aşağılamayın.) [Hatib]

(Muhammed isimli kimseyi hakir görmeyin, onu mahrum etmeyin! Onun bulunduğu bir evde, bir yerde bereket vardır.) [Deylemi]

İbni Abbas hazretleri, (Kıyamette, “adı Muhammed olan müminler gelsin” denilir, hepsi Cennete götürülür) buyurmaktadır. Ecdadımız, saygıda kusur olmasın diye Muhammed ismini “Mehmed” şeklinde kullanmıştır. Peygamber efendimizin mübarek isimlerinden birini de koymak çok iyi olur. [Bu isimler, Peygamber Efendimiz maddesinde var.] Eshab-ı kiramın isimleri de çok kıymetlidir. Ecdadımızın koyduğu isimler de önemlidir. Hazret-i Talha, on çocuğunun her birine bir peygamber ismi koymuştu. Hazret-i Zübeyr’in de on çocuğu vardı. O da hepsine şehid ismi vermişti. Hazret-i Talha, Hazret-i Zübeyr’e, “Neden çocuklarına peygamber ismi değil de, şehid ismi verdin?” dedi. O da, “Çocuklarım peygamber olamayacağına göre, şehit olmalarını arzu ettiğim için” dedi. ısmi kötü olan değiştirmelidir! Hadis-i şerifte, (Kötü ismi olan bunu güzel isme çevirsin) buyuruldu. (Berika)

Kötü isimler

Memiş, Sanem, Efrayim, Ökkeş isimleri caiz değildir. Bunun gibi, birinin ismi Fatma iken herkes Fatoş olarak biliyorsa, ona Fatoş demek küfür olmaz. Benzerleri de böyledir. Kezban, Farisi Kedbanudan gelmiştir. Ev kadını veya vekilharç kadın demektir. Vekilharç ise, bir sarayın, alışveriş işlerini yapan kimse demektir. Her ne kadar Arabide yalancı manasına gelirse de, Farsçadan geldiği için değiştirilmesi gerekmez. Kâfir ismi koymaktan da kaçınmalıdır!

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Bir müslümanın, bir kâfir ismini almaktan, korkunç aslanlardan kaçmaktan daha çok kaçması gerekir. Bu isimler ve onların sahipleri, Allahü teâlânın düşmanlarıdır. Hadis-i şerifte, (Kötü zan altında kalınacak yerlerden kaçınız) buyuruldu. Dinsizlik alameti olan ve bu zannı uyandıran isimleri koymaktan kaçınmak gerekir.

Övücü isimler koymak

İbni Âbidin hazretleri buyurdu ki: (Çocuğa Ali, Aziz gibi isimleri koymak caiz ise de, bu isimleri söylerken hürmet etmek gerekir.) [Redd-ül Muhtar]

Reşid, Emin gibi övücü isimler koymak caiz ise de koymamak iyi olur. Çünkü böyle isimleri söyleyerek, sahibine hakaret etmek, isme de hakaret olur. (şir’a)

Kıyamette günahları, sevaplarından daha çok olan bir kimse, Cehenneme götürülürken, Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama buyurur ki: – Ya Cebrail, buna sor, hayatında hiçbir âlimin sohbetinde bulundu mu? Hazret-i Cebrail, o kimseye sorar. O da, (Ne yazık ki, hiçbir âlimle bir arada bulunmadım) der. Allahü teâlâ tekrar buyurur: – Ya Cebrail, buna sor ki, hiçbir âlimi ilminden dolayı sevdi mi? Cebrail aleyhisselam, ona sorar. O da, (Hayır, sevdiğim bir âlim yoktu) der. Hak teâlâ buyurur: – Ya Cebrail, tesadüfen de olsa, bu bir âlimle yemek yemiş mi? Cebrail aleyhisselam sorar. O da, (Hayır hiçbir âlimle bir sofrada bulunmadım) der. Hak teâlâ buyurur ki: – Ya Cebrail, bu kulun ismi, bir âlimin ismine benziyor mu, bunu da sor! Cebrail aleyhisselam sorar. O da, (ısmim hiçbir âlimin ismine benzemez) der. Hak teâlâ buyurur ki: – Bunu Cennete götürün. O, âlimi seven birini severdi.) [El-Envâr]

Görüldüğü gibi, ismi bir âlimin ismine benzemek, hatta âlimi seveni sevmek bile insanın kurtuluşuna sebep olmaktadır. Elbette her şeyden önce mümin olmak şartı vardır. Mümin olmadıktan sonra, güzel ismin ve ibadetin kıymeti olmaz.

Çocuğa, doğunca veya doğumu müteakip yedinci günü adı konur. Doğduktan sonra hemen ölen çocuğa da ad konur. Yıkanır, cenaze namazı kılınır. Ölü doğan çocuklara isim vermek gerekmez. Fakat isim vererek defnetmek iyi olur.

İsmi koyacak kimse

Çocuğun ismini ilim ehli, salih bir zata koydurmalıdır! Eshab-ı kiram, çocuklarına isimlerini Peygamber efendimize verdirmeyi tercih etmişlerdir. Çocuğa ad koyarken, çocuğun babası, dedesi veya en yaşlı, ilmi en çok olan, çocuğu kucağına alır, abdestli olarak kıbleye döner ve ayakta sağ kulağına ezan, sol kulağına ikamet okur. ısmi üç kere tekrar etmek iyi olur. Bu arada çocuğun ağzına bir tatlı sürmek iyi olur. Peygamber efendimiz, Hazret-i Hasan doğunca, kulağına ezan okumuştur. Ezan okuyacak kimse, çocuğu yastık gibi yumuşak bir şey üstüne koyarak kucağına alır. Çocuğu biri kucağına alıp, ezanı bir başkası da okuyabilir.

Bir hadis-i şerifte de buyuruldu ki:

(Yeni doğan çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına da ikamet okunursa, “Ümmü sıbyan” hastalığından korunmuş olur.) [Beyheki]

Çocuğa isim koyduktan sonra, salih bir evlat olması ve dine hizmet etmesi için, dua etmelidir. Peygamber efendimiz, (Ya Rabbi, bu çocuğu hayırlı ve salihlerden eyle ve onu güzel bir şekilde yetişmesini sağla) diye dua etmiştir. Ebu Musel Eşari hazretleri, (Çocuğumu doğduğu gün Resulullaha götürdüm, adını ıbrahim verdi) dedi. Amr bin şuayb’ın dedesi ise, (Resulullah, yeni doğan çocuğa yedinci günü isim verilmesini ve akika kesilmesini emretti) dedi. [Tirmizi]

Buhari’de “Eğer akika kesilmeyecekse, çocuk doğduğu vakit isim konur ve ağzına tatlı bulaştırılır” deniyor.

Peygamber efendimizin yüz binden fazla arkadaşı vardı, bir tanesi hariç hiçbirinin ismi Kur’anda geçmez. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, hiçbiri Kur’anda yoktur. Bir ismin Kur’anda geçmesi gerekmez. Büyük zatların ismini koymak, Peygamberlerin ismini koymak iyi olur. Çünkü her Peygamber her âlim, kendi isminde olan insana şefaat edecektir. Onun için ot ismi taş ismi koymamalı. Evliyanın, büyüklerin ismi konmalı.

Kâfir ismi vermek

Bir müslümanın kâfir ismi ile çağırılmasını istemesinin caiz olmadığını ıslam âlimleri bildirmektedir. Ehl-i sünnet âlimlerinin en büyüklerinden olan imam-ı Rabbani hazretleri, Hân-ı Hânân’a yazdığı mektupta buyurdu ki: Ne kadar şaşılacak şeydir ki, kıymetli teveccühünüze kavuşmakla şereflenen şairlerden birinin, bir kâfir ismini soyadı olarak aldığını işittim. Bu alçak ismi acaba niçin aldı? Böyle isimleri almaktan, korkunç aslanlardan kaçmaktan, daha çok kaçmak lazımdır. Çünkü, bu isimler ve onların sahipleri, Allahü teâlânın düşmanlarıdır. Onun Peygamberinin düşmanlarıdır. Müslümanların, [ister Hıristiyan olsun, ister Yahudi olsun, isterse kitabsız olsun bütün] kâfirleri düşman bilmesi emr olunmuştur. Bu gibi pis isimleri, evladına koymamaları, her müslümana vaciptir. Ona söyleyiniz! Bu ismi değiştirsin! Onun yerine, müslümana yakışan bir isim koysun. Müslüman olana, müslüman ismini koyması yakışır. Allahü teâlânın sevdiği ve Onun Peygamberinin beğendiği, ıslam dininde bulunmakla şereflenmiş bir kimsenin haline uygun da, ancak budur.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kıyamette isimlerinizle ve babalarınızın isimleri ile çağırılacaksınız. Onun için güzel isimler alınız!) [Ebu Davud]

Dinsizlik alameti olan isimleri koymaktan kaçınmak her müslümanın vazifesidir.

Kötü isimleri değiştirmek

Hazret-i Âişe validemiz (Resulullah, çirkin isimleri değiştirirdi) buyurdu. (Tirmizi)

Asiye başka, Âsıye başkadır. Asi, uygun, elverişli demektir. Âsi, isyan eden demektir. ıslam harfleriyle yazılışları da farklıdır. Asiye, Firavun’un hanımı olan Hazret-i Asiye’nin ismidir. Uygun, elverişli anlamına geldiği gibi direk, hüzünlü kadın anlamına da gelir. Âsıye ise, isyan eden anlamındadır. Bu bakımdan Asiye ismini değiştirmek gerekmez.

Muhammed ismi koymak

Çocuğa Muhammed ismi koymak bu zamanda gerekli hürmet yapılamayacağı için mahzurludur. Peygamber efendimizin isimlerinden olan Ahmet veya Mahmut yahut ecdadımızın koyduğu gibi Mehmet ismi konmalıdır. Muhammed ismi konursa, hürmette kusur edileceği için uygun olmaz.

İki hadis-i şerif meali şöyledir:

(Muhammed ismini koyduğunuz çocuğu dövmeyin ve iyilik edin!) [Bezzar]

(Muhammed ismini verdiğiniz çocuğa saygı gösterin, meclislerde ona yer açın ve ona karşı asık suratlı olmayın!) [Hatîb]

Çocuğun ismini peygamberler ve meleklerin adlarından koyunca, ismini söyleyerek o çocuğu kötülemek, ona küçültücü şey söylemek, onu aşağılamak caiz değildir. (şir’a şerhi)

Zamanımızda gerekli hürmet gösterilmediği için Muhammed ismi yerine Mehmet konmalıdır. Kıyamette, birini Cehenneme götürürlerken, Allahü teâlâ, (Ey meleklerim, o kulumu üzmeyin, onun benim yanımda bir iyiliği vardır) buyurur. Melekler, merak edip o iyiliğin ne olduğunu sorarlar. Allahü teâlâ (Onun ismi, benim Habibimin ismindendir. ısmi, Ahmed, Muhammed veya Mahmud olan mümin kuluma azap etmeye hayâ ederim) buyurur. (Riyad-ün-nasıhin)

İki hadis-i şerif meali şöyledir: (Muhammed isimli çocuğa her yerde ikram edin, onu aşağılamayın!) [Hatib]

(Muhammed isimli kimseyi hakir görmeyin, onu mahrum etmeyin! Onun bulunduğu bir evde, bir yerde bereket vardır.) [Deylemi]

Bunun için saygıda kusur olmasın diye, ecdadımız Muhammed ismini Mehmed şeklinde kullanmıştır.

İsim koyarken ezan okumak

Çocuk yeni doğunca isim konurken kulağına ezan okumak iyidir. Çünkü Peygamber efendimizin, Hazret-i Hasan doğduğu zaman kulağına ezan okuduğu hadis kitaplarında yazılıdır. (Tirmizi)

[İsmini koyacak kimse, çocuğu yastık gibi yumuşak bir şey üstüne koyarak kucağına alır, yavaşça sağ kulağına ezan, sol kulağına da ikamet okur. Sonra kulağına ismini söyler. Çocuğu biri kucağına alıp, ezanı bir başkası da okuyabilir.]

Bir hadis-i şerifte de buyuruldu ki:

(Yeni doğan çocuğunun sağ kulağına ezan, sol kulağına da ikamet okunursa, “Ümmü sıbyan” denilen hastalıktan korunmuş olur.) [Beyheki]

Ganî kelimesini kullanmak

Ganî [el-Ganiyy] Allahü teâlânın 99 isminden biridir. Hiç kimseye muhtaç olmayan, herkesin ona muhtaç olduğu zat demektir. Bu manada elbette isim olarak kullanılmaz. Hadis-i şerifte, Eyyüb aleyhisselam, üstüne yağan altın çekirgeleri toplamaya başlayınca, Allahü teâlânın (Seni, ganî kılmamış mıydım?) buyurduğu bildiriliyor. Yani (Seni zengin etmiştim) deniyor.

Bir hadis-i kudside ise, (Allahü teâlâ, sizden ganîdir) buyuruluyor. Yani (Allahü teâlâ çok zengindir ve size muhtaç değildir) deniyor. Burada insanlara da, ganî denebileceği anlaşılıyor. ıslam Ahlakı kitabında, (Vacib olarak kurban kesebilmek için şu üç şart lazımdır: Müslüman ve akıl baliğ olmak, mukim olmak, kurban nisabı miktarı ganî olmak) deniyor. Burada da ganî olmak, zengin olmak manasında kullanılmıştır. Ganî, zengin, varlıklı ve bol gibi manalara gelir. Ganî gönüllü, eli bol, cömert demektir. Ganî ganî ise, bol bol demektir. (Ganî ganî rahmet etsin!) demek, (Bol bol rahmet etsin!) demektir. Zengin manasında, çocuklara Ganî ismi koymak caizdir, ama Ganî olan Allah’ın kulu mânâsında, Abdülganî koymak daha güzel olur.

Esed, Aslan gibi hayvan ismi koymak caizdir. Çünkü hakaret kastıyla konmuyor. Birine öküz dense hakaret olur da, öküzün daha küçüğü olan tosun dense hakaret olmaz. (Tosun gibi çocuk) dense hakaret sayılmaz. Tarihte Tosun isimli şahıslar vardı. Meşhur Tosun paşa, Kavalı Mehmet Ali Paşanın oğluydu. Evliya zatlardan Esed isimli olanlar vardır. Mesela, Ubeydullah-i Ahrar hazretleri zamanında yaşayan Muhammed Esed bunlardan biridir. Hazret-i Ali’ye Esedullah yani Allah’ın aslanı denir. Budin Beylerbeyi Arslan paşa ve Selçuklu sultanının ismi de Alparslan idi.

İSİM KOYARKEN

Bir ismin mânâsı güzel olmasa da, eğer büyük bir zatın ismi ise, böyle bir ismi çocuklara koymanın hiç mahzuru olmaz. Hattâ bu ismin sahipleri, kendi isminde olanlara şefaat eder. Resul ve Nebi; elçi, haberci, müjdeci gibi mânâlara gelir. Bu mânâ da koymanın hiç mahzuru olmaz. Peygamber isimlerini çocuklara koymak caiz olduğu gibi, meleklerin isimlerini de koymak caizdir. Peygamberler meleklerden üstündür. Peygamber ismi gibi melek ismi de caizdir. ırem, şeddad isimli bir kâfirin bahçesinin adıysa da, bahçenin suçu ne? Bazı eriklere, papaz eriği deniyor. Bu mantığa göre, böyle erikler yenmez mi? Kezban ismi Farsçadır. Kâhya kadın, bir daireyi idare eden kadın demektir. Ked-banu isminden gelmektedir. Her ne kadar Arapçada yalancı mânâsına gelirse de, Farsçadan geldiği için konmasında mahzur yoktur.

Çocuklara, Peygamber efendimizin Muhammed ismini, Cebrail, Mikail, Rıdvan gibi melek isimlerini koymak mekruh değildir. Bir hadis-i şerife dayanarak bazı âlimlerin mekruh demesi, bu isim söylenerek hakaret edilmemesi içindir. Çünkü din kitaplarında deniyor ki: Çocuğa peygamber ve melek ismi konunca, o çocuğa ismini söyleyerek hakaret etmek, sövmek caiz değildir. Çünkü bundan, o ismi aşağılama mânâsı çıkabilir. Ancak ismini söylemeden, (Sen şöylesin, sen böylesin) denebilir. (şir’a şerhi)

İmam-ı Mâlik hazretleri, bu yüzden Yâsin, Cebrail, Azrail gibi isimlerin çocuklara konmasının mekruh olduğunu bildirmiştir. Osmanlılar, Muhammed ismini de Mehmed olarak koymuşlardır. Hakaret edilmeyecek olsa, bu isimleri koymanın mahzuru olmaz. Nitekim asırlardır ecdadımız, Mehmed, Mikail, ısrafil isimlerini çocuklarına koymuşlardır. Hürmet edilmeyebilir diye, bu isimleri koymamak iyi olur.

Mesela çocuğa Azrail ismi konsa, (Çekilin Azrail geliyor) veya Cebrail konsa, (Bana Cebrail geldi, vahiy getirdi) diye alay edilebilir. Böyle mübarek isim konmuş çocuklara, üzücü bir şey söylerken, hakaret olmasın diye, ismiyle söylemeyip, (Sen tembelsin, o yaramazdır, şu hırsızdır) gibi işaret zamirleriyle söylemelidir.

Efe, yiğit, köy yiğidi ve zeybek anlamına geldiği gibi, kabadayı anlamına da gelir. Efelenmek tâbiri de buradan geliyor. Efe kelimesinin daha başka mânâları da vardır. Genelde yiğit anlamında kullanıldığı için, Efe ismi mahzurlu değildir.

alıntı:www.dinimizislam.com

“Siz Allah’ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlere (düzmece ilâhlara) tapıyorsunuz. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Yusuf 12/40)

Bebek ismi koyarken nelere dikkat edelim

Bu yazıyı okudunuz mu?

dinen çocuk eğitimi

Dini manalı erkek bebek isimleri

Dini manalı erkek bebek isimleri ERKEK BEBEK İSİMLERİ Âbidin : İbadet edenler kulluk yapanlar. Adnan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir