Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Bedeviler İslam’ı
imanilmihali.com
Bedeviler İslamı

Bedeviler İslam’ı

Bedeviler İslam’ı

“Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik (İslam’a girdik)” deyin. Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir.” (Hucurat 49/14,15)

“Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe 9/97)

Bedevi: Çölde, çadırda, ibtidâî şartlarda yaşayan, medenî olmayan kişi anlamına gelir. Ama öte yandan bedevilik, mekansal olmaktan ziyade zihinsel ve örfi bir mana ifade eder.

İslam ile iman etmek aynı şey değil, iman ve amel aynı şey değildir.

İslam’a girene Müslüman, iman edebilene mü’min denir. Hucurat 14 ve 15’nci ayetler bunu açıkça ortaya koyarken Bedevileri özel olarak örneklemiştir ve bunun nedeni Tevbe 97’nci ayette açıklanmıştır.

Konumuza dönersek maalesef İslam aleminde hala medeniler gibi (şehirliler, çölde yaşamayanlar, ilme yakın olanlar) (Not; Medine adıda buradan gelmektedir ve şehir (li) demektir)yaşayamayan, Kur’an’a yakınlaşamayan, ayetlerden ve hatta Kur’an’dan habersiz tonlarca Müslüman vardır.

İslam’ın kan ve gözyaşlarının sebebi de aramızdaki bu bedevilerdir.

İslam’a girmekle yetinen, iman etmeyi aklından geçirmeyen, şekilci İslam’la cennetleri kurtaracağını sanan bu gafiller nedeniyledir ki iman kalplere yerleşememekte, iman sahipleri kardeşlik bağı kuramamakta, din erdirici olamamaktadır.

İmanı veren ve bilen Allah’tır lakin o dileyene (duasıyla, ameliyle, ibadetiyle veya küfrüyle) dilediğini veren, azmak isteyene azgınlık, dünya malı isteyene dünyalık ve hidayet isteyene de hidayet nasip edendir. O halde iman dileyene de nasip olacak şey inşallah imandır.

İman dilemeyen, dini hobi sanan, imana düşman şeytanlarla yatan ve kalkanlar nedeniyle İslam’a dışarıdan bakan gölzerinde gördüğü; hırsızlık, terör, haksızlık ve adaletsizliktir.

Oysa tüm bu güzellikleri emreden, tanıtan ve arayan Kur’an’dır.

Kur’an’dan habersiz ve Kur’an’a sırt dönmüşler eliyle katledilen İslam bu nedenle terör ile birlikte anılır olmuştur ve tevhid yara almıştır.

Toplum içinde iman denen lezzeti tanımayan, imanın şeytanlara karşı koruyucu kalkan olduğunu bilmeyen o denli çoktur ki insanlar cin ve şeytanlardan, müsibetlerden kurtulmak için Kur’an’a müracat etmek yerine, cinci hocalar önünde uzun kuyruklar oluştururlar.

Bu cehalet ve gaflet nedeniyledir ki münafık ve müşrikler toplumlarda etkin yerlere gelir ve servet sahibi olurlar, bu nedenledir ki iman sahipleri eziyet görür ve mazlum olurlar.

Bedeviler, o zaman için çöllerde, ayetlerden habersiz idiler. Bilmedikleri şeye iman edemediler ve öğrenmek için fırsatları da olmadı. Bu sebeple belki afları mümkün olacaktır.

Şimdiki bedeviler ise Kur’an’a çok yakın oldukları halde, evlerinde , arabalarında sayısız nüsha olduğu halde Kur’an okumamaya, hele anlayarak okumamaya adeta yeminli olduğundan bedevilerden çok daha cahil ve gafildir.

Modern zaman bedevilerinin veballeri de bu yüzden büyüktür.

Doğrusu cehaletten akla, hurafeden kalbe, örften Kur’an’a geçmektir.

Geçebilenler İslam’a iman lezzetini de katarlar, geçemeyenler en iyimser vaziyette sıradan bir müslüman olarak ecelle buluşurlar.

Kalplerine giremeyen iman ise onları şeytanlardan kurtaramayacağı için elbet bir zaman sonra kafir ve müşriklerin zehirli oklarıyla vurulurlar ve şeytana asker olurlar.

Ve cennetler sadece iman edebilenler içindir.

Bedevi olarak kalmak veya iman etmek kulun tercihidir ve Allah niyetleri bilen, gayretleri ödüllendiren, tevbe ve dualara cevap verendir.

Bu duruma razı olmak ise gaflettir, aldanmaya aday olmaktır ve vebal büyüktür.

Keza aramızdaki, urube (arapçılık, araplaştırma) hevesindeki bedeviler; dini tanınmaz hale getiren, Kur’ansız kılmak isteyen, bu sayede ayetlerin boşluğunu örf ve hurafelerle doldurmak isteyenlerdir ki anlayarak Kur’an okumaya set çeken bu gafiller şeytanın uşaklarıdır ve müşrik bedevilerdir.

Rabbim bedevi kardeşlerimize akıl, aşk ve Kur’an nasip etsin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir