Anasayfa / YARATILIŞ / Belirli süre
imanilmihali.com

Belirli süre

İblise verilen belirli süre; şeytanın eceline dek kötülük fısıldamakla geçecek, kıyamet öncesinde sonlanacak bir zamandır. Kıyametin bilgisi ise sadece Allah’tadır. Çünkü gaybı bilen ancak O’dur. Lakin şu hakikattir ki kötülük yeryüzünde baki kalamayacak, kötüler helak olacaktır. Diğer tüm varlık ve insanlar içinse belirli süre ecele/kıyamete dek geçecek zamanı tarif eder. Bu kaide tüm yaratılmışlar için geçerlidir.

İblis lanetlendikten sonra süre istemiş ve bunu ölümsüzlük umuduyla ve akıl oyunu yaparak ‘insanların yeniden diriltileceği güne kadar’ şeklinde ifade etmiştir. Kıyametin kopacağından, yeniden dirilişten, hesap ve mizandan haberdardır. Yüce Allah ise ona belirli süreye dek zaman ve ruhsat vermiştir ki bu zaman kıyamet öncesidir çünkü kıyamet ile tüm nefislerin öleceğini bildiren Yüce Allah’tır. İblise verilen süre onun için bir ceza ama aynı zamanda insanın sınavına kötülük kutbu olarak vesile olma görevidir. Yani sınav devam ettiği müddetçe iblis de yaşamaya devam edecektir. Nihayet bu süre şeytanın iddiasını ispat imkanı içindir. Bu da demektir ki iblisin ölümüyle kıyamet arası çok yakındır.

İblis, yavaş bir tempoda ama kararlı ve etkili adımlarla ilerlemiş, nice savaşlar, açlıklar, salgınlar, terörler ürettirmiş, insanlık her defasında ilahi yardımla kurtulmuştur. İblis her yenilgiden sonra yeniden başlamış, moral bozmamış, karamsar olmamış, her sonu yeni bir başlangıç kabul etmiştir. Bu azim masonik felsefenin de temel ilkelerindendir. Ahir zamanda ise bireysel kandırmalardan sistemsel ve kitlesel aldatışlara terfi etmiş, stratejileri çeşitlenmiş, teknolojiye paralel olarak medya türü çok etkili silahlara sahip olabilmiştir. Artırdığı temposuyla adeta zamanla yarışmakta, zamanın daraldığını bilmekte ve can havliyle bazen anlamsız hamleler dahi yapmakta, panik yaşamaktadır. Lakin şimdi görülüyor ki daralan zamana bağlı olarak zorlamama ilkesinden kısmen de olsa vazgeçmiş vaziyettedir. Bu şu demektir ki Yüce Allah’ta adaleti gereği müdahalesizlik ilkesinden vaz geçme hakkına sahip olacaktır. Bu ise kananlara bela, musibet, dert, kanmayanlara rahmet demektir.

Yüce Allah’ın lanetinin üzerinde olması elbette bir yaratılmış için en kötü şeydir ve şeytanın aslında bir melek olduğu türündeki tüm varsayımları da çürütür. Bu lanet hayır ve sevap işleyememesi, hikmet ve ilimden uzak kalması, rezil bir hayat yaşaması ve elbette tevhid nuru, iman lezzeti gibi içsel güzelliklerden mahrum, korku ve pişmanlık dolu bir hayat yaşaması, azap ve gazaba misliyle muhatap kalmasıdır. Onun asıl laneti ise ebedi cehenneme mahkum olmanın dayanılmaz ağırlığı, gafletinin doğurduğu pişmanlığı, insanların tümünü kandıramayacak olmanın verdiği kahreden hayal kırıklığıdır. Tüm bu anılan duygular lanetlenmiş şeytan gibi hayat süren zalimler, hırsızlar, caniler için ortak hislerdir.

İnsan için de belirli süre söz konusudur. Doğum ve ecel arasında geçen süre insanın belirli süresidir. İblis belirli süresini nasıl davası uğruna yaşıyorsa, insan da süresini davası ve misakı istikametinde yaşamaya mecburdur. Din adına oynanan oyunların biri şüphesiz bu belirli sürenin uzunluğuna dairdir. Çünkü daha çok zaman var yanılgısı veya ihtiyarlıkta telafi edersin yalanıyla şeytan, kulları salih amel ve ibadetleri ertelemeye teşvik eder. Dahası ölüm ve ahiret hesabı korkularından uzaklaştırarak sorumsuz yaşamlara müsait hale getirir. Dünyanın, kainatın, toplum ve ümmetlerin de eceli vardır ki bu eceller anılanların belirli süresidir.

İmtihan dediğimiz dünya süreci, milyarlarca yıl uzun filan değildir, ilk fosil veya ağaçlar da öyle milyonlarca yıl önce filan yaratılmış değildir. Sadece olasılıklardan yola çıkarak aslında on günlük olan dünya hayatını uzun göstermek ve bu sayede tedbiri elden bırakmayı özendirmek hilesindeki şeytanlar akılları ve kalpleri karıştırmak, müphemlerle aldatmak gayesindedir. Oysa dünya ne o kadar eskiden yaratılmıştır ve ne de o kadar çok süre vardır. Hatta ayet bir yerde “kuşluk vakti kadar” diye buyurarak sınavın kısalığını da anlatmaktadır. Lakin hatırlamakta fayda vardır ki bizler için asıl olan iblisin değil kendi belirli süremizdir.

“Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler” (Naziat 79/46).

“Aralarında birbirlerine “(Dünya’da) sadece on (gün) kaldınız” diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, “Siz sadece bir gün kaldınız” diyecektir.” (Ta’ha 20/103,104)

“Melekler ve Ruh (Cebrail) ona süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.” (Me’aric 70/4)

“Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.” (Hac 22/47)

Bu yazıyı okudunuz mu?

İlk isyan

Yüce Allah topraktan yaratacağı insana diğer tüm melek secde etmesini isterken, aslında kendi kudretine ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir