Anasayfa / DAHA FAZLA / Güncel / Beşeri galibiyetler
imanilmihali.com
Beşeri galibiyetler

Beşeri galibiyetler

Beşeri galibiyetler

Galibiyet yenmek sonucu elde edilen şey, kazanmak, alt etmektir. Beşeriyet ise insana ve insan yaşamına ait olan demektir hatta insanlığa. Yani kısaca beşeri galibiyet bu dünyaya ait olan yargı ve kabuller ile şekillenen maddi kazanımlardır.

Bu galibiyetler kimi için güç ve para, kimi için şan, makam ve şöhrettir. Ortak kabul odur ki galip gelmek insanı mutlu kılar. Bu doğru ve yeterli midir?

Diyelim sizden kilolarca hafif birini güreşte yendiniz sevinir misiniz? Çok ta hak etmediğiniz bir mevkiye liyakat ve ehliyetiniz olmadan getirildiniz? Helal yoldan kazanmadan elinize yüklü bir miktar para geçti? Kumardan kazandığınız iki siyah arabanız daha oldu? Deniz kıyısındaki yüzlerce ağaçları keserek kendinize masallardaki gibi bir şato yaptınız? Dinamitle balık avladınız ve tekneniz balık doldu? Yarış öncesi hap içirdiğiniz atınız koşuda birinci geldi? Mirasçı olduğu halde kardeşinizden sakladığınız bankadaki annenize ait paralara el koydunuz? Kaçak elektrik kullanıp aylarca fatura ödemediniz?

Bu galibiyet serilerine devam etmek mümkün. Hepsinin ortak paydası ise geçici tatmin ve sonrasında kalbinize mutlaka oturacak olan vicdani ağırlık. Etrafınıza bakın göreceksiniz ki bu halleri yaşayanlar bir süre sonra telef olmuş, hepten muhtaç ve zavallı hale düşmüştür. Çünkü bu ilahi takdirdir ve Yaratan onları bir süre refahta yaşatıp sonra rezil hale getirendir.

Bu galibiyetlerin gerçekten şerefli ve itibarlıları da elbet vardır. İcat veya keşif yapmak, insanlığa değer kazandırmak, hayatı kolaylaştırmak, ilaç veya aşı bulmak, trafik kazalarını azaltmak, doğal yaşamı korumak, çevreye verilen zararları engellemek gibi. Bunları yapanlar ise sonsuz bir huzur ve kalp ferahlığı içindedir.

Üstteki iki paragraf arasındaki en büyük fark kazanımların hak ve helal olup olmamasıdır. Şayet kazanım hak ve helal ise mükâfatı huzur, haram ve haksız ise acı ve azaptır.

Bu nedenle galibiyetlerin beşeri olsa da Hakk’a hizmet etmesi elzem olandır. Kişinin kendi nam ve hesabına kazanması yanlış değildir. Yanlış olan haram, yalan, sahte, haksız yollarla kazanmak ve zenginleşmek dahası zenginleştikçe daha cimrileşmektir. Çünkü paranın teni sıcaktır. Ona bir kez dokunan bir daha ondan ayrılmayı istemez ve dünyevi arzulara teslim olur.

İmanın kendisi de sıcacıktır. O, bir kez kalplere girdi mi bir daha kolay kolay çıkmaz ve kulu ateşlerden korur, dünyevi arzuları elinin tersiyle itmesi için hep insana fısıldar. İman teslim olmak, kul olmak, halis yürekle Yaratan Rabbimiz Allah’a ve sadece O’na layık hayatlar yaşamak arzusudur.

İman yolunda kat edilecek bir milim dünyevi olarak kazanılan kilometrelerce yoldan yeğdir. Çünkü sonsuz yaşamda Allah rızasına kavuşmaya bir milim daha yaklaşmak demektir ki en büyük haz ve mutluluk cennet hayalinden de önce Rabbimiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Mü’min cehennemden korunmak veya cennete vasıl olmak için değil Rabbinin rızasına mazhar olabilmek için iman edendir.

Bu iman salih amel ile bütünleştiği ve Kur’ani çerçevede kemikleştiği zaman ise tüm acı ve ıstıraplar, açlık ve yokluklar dayanılır hale gelir. Bu uğurda kazanılacak galibiyetler mana teşkil eder ve beyhude değildir.

Oysa beşeri galibiyetler ki bir kısmı boştur ve layık olmayanlarca kazanılmıştır, insanlığa ve dine hizmet etmediği sürece manasızdır.

Mü’min sadece dünyevi değil, hem dünyevi ve hem ahireti gayeler peşinde durmadan yürüyendir. Mü’min boş heves ve arzulara, haram ve haksıza tamah etmeyen, layık olmadığı şeyi istemenin bile haram olduğunu bilendir.

O, Kur’an’dan başka kitap, İslam’dan başka din tanımayandır. O’nun gayesi de, başarısı da hep İslam’a ait konulardadır. Onun işi de, imanı da, ibadeti de açık ve samimidir. O, Allah ile arasına kimseleri katmayan, başkaca kimseleri rab ve ilah yapmayandır. O, Kur’an’ı hayata egemen kılmaya gayret eden saf ve temiz kullardandır.

Bu dünyada göz önündeki en zenginler, en itibarlılar, en sözü geçenler, en meşhur ve şöhretli olanlar yazık ki gösterişe, süse, mal ve paraya en çok değer verenlerdir. Hatta yöneticilerin çoğu bu gücü sınırsız, kalıcı ve hak edilmiş sananlardır. Mü’minler ise bir kenarda yaşayıp tevazu içinde kul olmaya gayret edenlerdir.

En güzeller, güzelliklerini sergileyenler, estetik delileri, makyaj tutkunları, moda takipçileri çoğunlukla, yaşamı et ve kemikten, maddi dünyadan, cinsel ilişki ve flörtten, sabahsız gecelerden, açıp göstermekten, lüks ve israftan ibaret sananlardır. Bunlar için yaşlanmak uzak, ahiret hayal, din manasızdır. Oysa kendilerini et yığını kabul eden bu insanların içindeki özde nice cevherler, nice manevi duygular saklıdır ve onlar bu zenginliklerden bihaber yaşarlar.

Velhasıl medya ve ekranların boy boy yansıttığı lüks ve israf özendirici her şey ilahi emre aykırı, yiyecek lokması olmayanlar için zulüm vesilesidir. Onların galibiyet olarak adlandırdığı bu beşeri kazanımlar, Allah vergisi bile olsa, güzelliklerinin, yeteneklerinin hak olmayan yolda telef edilmesidir.

Galibiyet helal ve hak kazanımlardır.

Birilerinin yardımıyla elde edilen hak edilmedik bir kazanım, kazanç değil kayıptır. Faturası da çok ağırdır.

Beşeri galibiyetler

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinen tecavüzün cezası ve mahiyeti

Dinen tecavüzün cezası ve mahiyeti

Dinen tecavüzün cezası ve mahiyeti Zina ve eşcinsellik Kur’an’ın en büyük günahlar arasında saydığı rezilliklerdir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir