Anasayfa / İMAN ESASLARI / İman damlaları / Bozguncu ve fesat insan
imanilmihali.com
Bozguncu ve fesat insan

Bozguncu ve fesat insan

Bozguncu ve fesat insan

“Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.” (Bakara 2/30)

Yüce Allah yeryüzünde insanı yaratmayı ve cennetine varis kılmayı dilediğinde melekler insanı kan dökecek ve bozgunculuk yapacak bir varlık olarak tanımladılar. Melekler gaybı mı bildiler yoksa o esnada yaşayan insan kılıklı barbar mahlûklar mı vardı bilemiyoruz ama Yüce Allah meleklere ve o camiada yer alan iblise hitaben, ‘gaybı bilenin yalnız kendisi olduğunu, o mecliste yer alanların aklından geçenleri sadece kendisinin bildiğini’ bildirerek insanı yarattı.

“Allah, şöyle dedi: “Ey Âdem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Âdem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.” (Bakara 2/33)

Sonra insan İblisin kandırmacası ile günah işleyip cennetten kovuldu ve tevbe ile bahşedilen yaşam bu kez ve belirli süreye kadar yeryüzünde başladı.

Rabbimiz önce insanı, sonra kavimleri yaşattı ve öldürdü. Sonra yeniden yarattı ve öldürdü. Yeni kavimler yaratıp ıslah olmalarını bekledi. Islah gerçekleşmeyince onları da öldürdü. Sonra kavimleri helak etmek yerine ısrarla ve sabırla hatta mucizeler göstererek İsrailoğullarını yeryüzüne üstün kıldı. Ama nankörlük ve küstahlık temsili bu insanlar Musa Peygamber’e ve sayısız musibet ve mucizelere rağmen azmakta sakınca görmediler ve bu cehaletleri yaklaşık 5000 yıl sonra Hz. İsa’yı öldürmeye kadar gitti ki bu öldürdükleri ilk peygamber değildi. Yahudiler o kadar azmıştı ki Allah’ın kitabı Tevrat’ı bile değiştirip dini kendi çıkarlarına uygun hale getirdiler.

Sonra Yüce Allah Hz. İsa Peygamberin mutedil, insancıl ve merhamet yüklü dininin yeryüzüne egemen olmasını diledi. Bu vahiyde savaşmak yok tebliğ ve davet vardı. Açlık, fakirlik ve merhamet yüklüydü. Ama insanlar bu ilahi düzeni de değiştirip tanınmaz hale getirdiler. İncil’i değiştirip, Peygambere ihanet ettiler.

Yeryüzünde bozgunculuğun ve fesadın yaygınlaşması üzerine Yüce Allah kulu Muhammed’i Peygamber olarak atadı ve İslam’ı kıyamete kadar son din olarak belirledi. İslam; tevhidin, fıtratın, geçmiş tüm dinlerin toplamı, özü, hakikati ve ta kendisiydi. Yüce Allah şöyle buyurdu;

“Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. “ (Maide 5/3)

İslam yeryüzüne egemen olamadı belki ama Yüce Allah aşkıyla yanan gönüllere serpilmiş su oldu. Şeytan dostları halen İslam’ı sulandırmaya, değiştirmeye, şirke bulaştırmaya gayret ederken Allah’ın koruması altındaki saf İslam dimdik ayaktadır ve kıyamete kadar da dimdik kalacaktır.

Peki o bozgunculuk yapan, fesat çıkaranlar bitti mi? Hayır! Onlar hala dimdik ayakta ve güçlü. Onlar hala İslam karşıtı, iman karşıtı ve hak düşmanı. Onlar uzaklarda veya başka gezegenlerde değil…aramızda.

Benliğini ve nefsini dinden üstün tutan, dünyayı ahirete tercih eden, Yüce Allah’ın yanına ilahlar serpiştiren bu hainler hala insan kılığında dolaşmaya ve dine zarar vermeye devam ediyor.

Bu din, insanlık için son şanstır. Bu din rahmet ve mağfiret dinidir. Bu din, barış, huzur ve esenliktir. Bu gayeye hizmet etmeyen hiçbir söylem İslam’a ve Kur’an’a uygun değildir.

Allah insanların dine yardım etmesini dilerken bunu kast etmiştir. ‘Dini yaşayın, örnek olun, gereğinde hicret edin, cihad edin, sabırla bekleyin ve öğütleyin.’

O zaman dinin neresindeyiz? Kul olmaya layık ve dini örnek seviyede yaşayan mütevazı kullar mıyız yoksa İsrailoğulları’nın yaptığı cahillik ve isyanın tohumları mı? İslam bugün dünyaya egemen olamadıysa, barış, huzur ve esenlik yeryüzüne yayılamadıysa sorumlusu kimdir? Kıyamete belki çeyrek kala yaşam nezih hale gelmediyse sebebi nedir? Bu sorular iç acıtacak ve azap getirecek sorulardır.

Mucizelere, musibet ve belalara, imtihan ve hidayet rehberi Peygamberlere rağmen, Kutsal kitaplara rağmen, insanın ıslah olmamaya gayret etmesi, melekler meclisindeki iblisi haklı çıkarmıştır.

“Şeytan, onlar hakkındaki zannını doğru çıkardı. İnananlardan bir grup dışında hepsi ona uydular.”(Sebe 34/20)

Kaybedenin kim olduğu bellidir.

“İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı hâlde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer. Şeytan hakkında, “Her kim onu dost edinirse, mutlaka o kimseyi saptırır ve onu cehennem azabına sürükler” diye yazılmıştır.” (Hac 22/3,4)

Bunca azap ve ateşe rağmen bu üç günlük yaşamda şeytanın peşi sıra gitmek, ona arkadaş ve dost olmak sapmanın ve azabın teminatıdır. Mü’min hangi tarafta olduğuna Kur’an’ı rehber alıp karar vermek zorundadır.

Allah sapanları ıslah eylesin…

Allah imanlı kalplere sabır ve dayanma gücü versin…

Allah İslam’ı yeryüzüne egemen kılıp, kafirleri topluca cehennemine sevk etsin.

Allah kendisine isyan edip, şeytanı dost edinenleri yaşatmasın…

Amin!

Bozguncu ve fesat insan

Bu yazıyı okudunuz mu?

İman, mü’minin her şeyidir.

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR

İMAN ETMEK İÇİN İLK ADIMLAR İnandığımızı iddia ederken yerine getirmediğimiz mükellefiyetler veya hepten inanmadığımızı beyan ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir