Anasayfa / DAHA FAZLA / Güncel / Çağdaş müşriklerin özellikleri
imanilmihali.com
Çağdaş müşriklerin özellikleri 

Çağdaş müşriklerin özellikleri

Çağdaş müşriklerin özellikleri

Şirk dinen; Yüce Allah’a varlık ve yönetimde ortaklar koşmak, ilahi nzam, kudret ve ilmi bu sahte ilahlar arasında pay etmektir. Müşrik ise; şirk koşan, şeytanın şirk dinine tabi olan, yedek ilahlar edinen, puta tapan demektir.

Özetle; müşrik, şeytanın dinine tabi, Allah’ın yanına (YERİNE DEĞİL) yaratılmışlar, sahte ve batıl ilahlar koyan demektir.

Değişen zaman ve teknoloji sebebiyle artık şeytanlarda taktik değiştirmiş ve aldatma silahlarını odundan imal putlar yerine çağdaş putlara çevirmiştir. Dolayısıyla Cahiliye Arap müşriklerinin yerini şimdilerde, geri plandaki şeytan varlığı hep saklı kalmak kaydıyla, ÇAĞDAŞ MÜŞRİKLER almıştır.

Çağdaş müşrikler, afsızlığa mahkum olmaları ve Allah ile aldatmaları sebebiyle mü’minler için son derece tehlikeli insanlardır ve onlarla oturup kalkanlar çok kısa sürede aynen müşrikleşir ve bunun örnekleri sıkça görülmektedir.

Münafıklık ve müşriklik de kalpleri yarıp içine bakmak mümkün olmadığı için ve imanı veren ve bilen sadece Allah olduğu için imanlar hakkında hüküm vermek ve bir kimseyi itham etmek son derece yanlıştır, Allah’ın hukukuna riayet etmemektir. (Kafirlikte kulun inkar beyanı vardır) Lakin bu bilinmezlik, bizleri müşrikler hakkında tahmin ve akıl yürütmemize de engel değildir.

Çağdaş müşrikleri ismen sayamasak da bu müşriklerin sergiledikleri aykırılık ve imansızlıkları sıralamak, etrafımızda, ekranlarda, gazetelerde boy gösteren müşrikleri tanımamıza ve onlarla varsa irtibatımızı kesmemize de imkan sağlayacaktır.

O halde çağdaş müşriklerin özellikleri nelerdir?

1. Onlar imanı reddetmeyen, Allah’ı inkar etmeyen ama Yüce Allah’ın yanına yedek ilah, ortak ve inançlar koyanlardır.

2. Paraya, makama, koltuğa, servetlere, nüfuslara son derece düşkündürler, erişmek ve eriştilerse elde tutmak için herşeyi yaparlar.

3. Nefislerine tabidirler, kibirlidirler, büyüklenir, aşağılar ve statülerinin devamı için kardeşlerini dahi ezip geçerler.

4. Dünya süsleri ve nimetleri onlar için ahiret nimetlerinden öncedir.

5. Ölmeyi asla istemezler, ölmemek için kanlarını ve organlarını dahi mütemadiyen değiştirirler. Çünkü bilirler ki ahirette onları ezici bir azap beklemektedir.

6. Kandırmak için Allah’ı, Peygamberi ve dini kullanmaktan asla çekinmezler.

7. Hak ve adalet onlar için lehlerine olduğu sürece vardır. Rakipleri veya itilaflı oldukları kimseler içinse adaleti silah gibi kullanır, hakkı yok sayarlar.

8. Mü’minler nasıl kardeş ise, müşrikler de birbirinin kardeşidir.

9. Allah nasıl vahyederse, şeytan da müşriklere vahyeder.

10. Servet ve makam sahipleridirler ki iyi giyinir, güzel söz söylerler, sözleri tutarsız olsada kandırmayı başarırlar.

11. Müşrikler, aydın kesim yerine cahil ve Kur’an’ı anlamadan okuyanları hedef alırlar. Çünkü onları kandırmak kolaydır. Ama aydın kesimden de pek çok müşrik vardır ki onların vebali (aydınlatmadıkları, sakındırmadıkları aksine sessiz kaldıkları ve zulme alet oldukları için) cahillerden çok daha büyüktür.

12. Kendileri paraya taptıkları için başkalarını da para ile satın almayı dener ve çoğunu satın alırlar.

13. Egoları yüksektir, kendilerini hatasız ve günahsız olarak görürler, hata konduranı affetmezler, ama başkalarına hep hata bulurlar.

14. Hedefleri uğruna her şeyi feda etmekten çekinmezler, ahde vefaları asla yoktur.

15. Yol arkadaşları ile dahi beraberlikleri, menfaatleri devam ettiği sürecedir. Menfaat bitince hepsini terk ederler.

16. Kafirler ve münafıklar en sevdikleri arkadaşlarıdır.

17. Tevazuyla yaşamak yerine şaşalı mekanlar, siyah arabalar tercih ederler, sıradan insanlarla aralarına kalın duvarlar örürler. Rızkı, medeti, nimeti Allah’tan değil, birilerinden beklerler.

18. Özel ayinleri, adakları, nizamları, koordineleri, yapılanmaları, hiyerarşik irtibatları daima vardır.

19. Milli değil milletler arası çalışırlar ki malum küfür gibi şirk de tek millettir.

20. Kur’an ile emredilenler, nefislerine uygun olduğu sürece muteberdir, dine hükmetme yetkisini dahi kendilerinde bulurlar, dini bölerek iman sahiplerinin kardeşliklerini bozmak sonra hepsiyle ayrı ayrı dostluk kurarak güçlenmek isterler.

21. Kur’an’ın kutsalları (Allah, Kur’an, iman, ana baba, engelliler, yetimler, şehitler, akrabalar, ekinler, yeryüzü, ahlak, ibadet vs.) onlar için çıkarlarına uygun olduğu ölçüde var veya yoktur, bu kutsalları kendilerine göre tanımlamaktan asla çekinmezler.

22. Laikliğe ve Atatürk’e düşmandırlar. İslam’ın biat ve şura emri onlar için önemsizdir, cumhuriyet ve demokrasi onlara göre ortadan kaldırılması gereken bir hastalıktır.

23. İslam’ın yaban otlarından ve manevi mikroplardan temizlenmesini asla istemezler çünkü dine kendilerince sokulan hurafe ve rivayetlerden beslenen keneler gibidirler.

24. Eski ata kabulleri onlar için Kur’an hükümlerinden kıymetlidir, yobazdırlar, içtihat ve tecditi akıl dahi edemezler, aklı kenara koymayı ve koydurtmayı çok severler, bilimi iilerine geldiği müddetçe desteklerler.

25. Ehliyet ve liyakatten ziyade sadakati esas alırlar.

26. Haram ve helal ayrımı onlar için çok da mühim değildir, haram yemelerini nasılsa her defasında zaruret şartına bağlar veya toptan inkar ederler. Darül-harp ve Darül-İslam ülke tariflerini aslının aksine yorumlayarak yedikleri haltları mübah kılmaya kalkarlar.

27. Eşitlik ve hakkaniyete önem vermezler. İşlerine gelenleri kayırır, makamlara getirirler.

28. Muhtaç ve yoksullara yardım etmek ve dertlere çare bulmak yerine onlara ulufe (maaş) dağıtırlar.

29. Vatana, vatanı kurtaranlara asla minnet duymazlar, aksine batıl sistemi yıkıp aydınlık getirdikleri için onlara düşmandırlar.

30. Kur’an’ın yüzlerce haram ve helali arasından rakiplerini tekfir (din dışı ilan etmek) etmek için cımbızla hata seçer ve büyütürler, o kimselerin vatana ve bayrağa hizmetlerini haksızlıkla yok sayarak, sözde imansızlıklarını alenen duyururlar, Allah gibi hüküm verip, haksızlık ve hadsizlik ederler.

31. İslam’a en büyük emeği geçen atalara küfrü meziyet sanırlar.

32. Ait oldukları mezheplerin imamlarının dahi emirlerine uymaz ama kağıt üzerinde cihad eri kesilirler.

33. Muhakkak bir tarikat veya cemaate üyedirler, bu sayede emecek kan bulurlar.

34. Dini en etkili silah olarak kullanır, dişi örümcek gibi kulları ağına çeker, ihtiyacını görür ve sonra katlederler.

35. Eziyet ve zulüm karakterlerinde vardır. Haksızlık karşısında konuşmazlar.

36. Alt tabakadaki müşrikler kraldan çok kralcıdır. Riya (ikiyüzlülük) ve gösteriş damarlarında kan diye dolaşır ki bunlar tek başına gizli şirktir.

37. Tabiatı (ve pozitif ilimleri) yaratan mevkine getirip dini sarsmaya heveslidirler ama tabiatı var güçleriyle katleder ve kirletirler. Makinelere ve endüstriye, robotlara çok meraklıdırlar.

38. Kamuya ait malları talan etmekte gayet hünerlidirler.

39. Hak yemekten asla çekinmezler, vebalini dahi düşünmezler.

40 Sanırlar ki ecele yakın tevbe eder kurtulurlar.

41. Asli şart olan Allah RIZASI yerine bazı kimselerin rızasını da esas alırlar, o kişiye ilah diye taparlar. O kişilerden medet umarlar. O kişilerin haram ve helallerine, Kur’an’a müracat etmeden aynen razı olurlar.

42. Kur’an üstü tartışmasız kitaplar, Peygamber üstü tartışmasız kişiler icat eder ve onların haram ve helallerine aynen uyarlar, Kur’an’a kulak vermezler. Kur’an’ı asla anlayarak okumaz, anlamadan okur ve sevap kazanmakla yetinirler. Keza Müslümanlıkla yetinir, mü’min olmaya gayret etmezler.

43. Hastalık yapanı mikrop, şifa vereni doktor, nimet vereni kul, medet vereni mesih sanırlar, tüm bunları bahşedenin Allah olduğunu kesinlikle inkar ederler.

44. Kur’an yerine, tahrif edilmiş kutsal kitaplara, büyü ve sihir kitaplarına çok meyillidirler.

45. Allah’ın kainat ve bedendeki ayetlerini iman aleyhine delil kullanmak için araştırır da araştırırlar.

46. Havyanlara, yağmura, çiçeklere düşmandırlar. İnsan ilmine değer vermek yerine hurafe ve rivayetlere, bedensel ilimlere meraklıdırlar, yatırımları hep makinelere, sanayilere yaparlar, insanın özünü anlamaya çalışmazlar. Ruh onlar için önemsizdir.

47. Engelli insanlardan nefret ederler. Kendilerini seçilmiş ve üstün görürler.

48. Kulakları sağır, gözleri kör, kalpleri mühürlüdür. Merhamet ve vicdanları yoktur.

49. Ağızlarından Allah adını düşürmez ama Allah’ın sınırlarına asla riayet etmezler.

50. Şeytan en büyük dostlarıdır, şeytanlıklarının dünyaya egemen olmasını dilerler.

51. Tamamı siyonist Yahudilerin güdümü altındadır.

52. Karanlık güçlere arkadaş, şeffaf aydınlıklara düşmandırlar.

53. Umut, huzur, barış, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik gibi ulvi insanlık değerlerine düşmandırlar.

54. Medya ve tüm iletişim imkanları ellerindedir. Teknolojiyi çok iyi ve maksatları uğruna kullanırlar.

55. Hac ibadetini günahlardan sıyrılmak ve resetlenmek için vesile görürler.

56. Halka dini mesajlar vererek ve ezberledikleri dini içerikli konuşmalar yaparak dindar olduklarını ispata çalışırlar halbuki katıksız dincilerdir.

57. Bir şeyin kendi kaleme aldıkları hukuken meşru veya serbest olmasını, ilahi adalette mazur olmakla bir sanırlar, ilahi adaletin elbet tecelli edeceğinden habersiz yaşarlar.

58. Suçu cezalandırmayı değil, suçu meşrulaştırmayı denerler.

59. Kadına ikinci sınıf insan muamelesi yaparlar, eve tıkmaya çalışırlar.

60. Şekli İslam’a sonuna kadar bağlıdırlar, elde tesbih, dilde Allah dolaşır, camilerde boy boy resim çektirir, mescide Allah’a ibadet için değil, sözde iman sahibi olduklarını kanıtlamak için resim çektirmek ve çıkışta konuşma yapmak maksatlı giderler.

Özetle çağdaş müşrikler; din ve Allah ile aldatan aşağılık şeytancılardır ve malesef kandırmakta ustadırlar. Şeytanın vesvese ve vahiylerine tabi bu sapıklar, kıyafet ve servetleriyle göz kamaştırır ama iman yoksunudurlar. Dünyalıklar onların göreceği ilk ve son nimetler olsa da onunla oyalanır ve o servetlerden aldıkları güçlerle ezerler. Ama bilmezler ki İslam ezilenlerin dinidir ve Allah ezilenleri ezenlerin üzerine elbet çıkaracaktır.

Çağdaş müşrikler, yalanla, baskı ve zorlamayla, her türlü gücü kullanarak haklarında olumlu bir algı yaratmakta hünerlidirler lakin bu algı yanıltıcıdır ve hakikati bilen Allah, onları tapageldikleri şeytanlarıyla birlikte ebedi cehenneme mahkum edecektir.

Onlar hakkında Allah’ın takdiri bellidir ama O, onlara süre vererek tevbelerine imkan sağlamayı veya iyice azarak helaklerinin hak olmasını dilerken daha da önemlisi ONLARA UYACAKLARI GÖRMEK muradındadır.

O halde onları tanımak ve uzak durmak, çok yakınımızdalar ise tevbe ile imana geri dönmek boynumuzun borcu, fıtri misakımız gereğidir.

Burada yazılanları çoğaltmak elbette mümkündür lakin her kul Kur’an’ı anlayarak okumak suretiyle ve aklı ve kalbi iman çizgisinde kullanmak suretiyle zaten müşrikleri Allah VERGİSİ olarak tanır ve tanımaktadır.

Mesele; o müşrik, münafık veya kafir bilinenlere, Kur’an’a rağmen tabi olmak suretiyle onlardan himaye, rızık ve medet beklemek VEYA tüm nimetleri verenin sadece Allah olduğunda sebat etmektir.

Allah niyetlere de imana da şahit olarak yeter!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Bilim kurgu filmleri ve siyonizm

Bilim kurgu filmleri ve siyonizm

Bilim kurgu filmleri ve siyonizm Siyonizmin nasıl bir dünya hayal ettiğini, yeni dünya düzeni ile ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir