Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Cennetlere gitmek kolay değildir
imanilmihali.com
Cennetlere gitmek kolay değildir

Cennetlere gitmek kolay değildir

Cennetlere gitmek kolay değildir ama kolayı sadece Allah için yaşamak ve sadece O’nun için ölmektir. Cennetlere gitmek Allah dilemedikçe zordur. Şefaat ve rahmete muhtaç olmayan bir tek kul bile yoktur ve cennetlere, şefaate sadece Allah rızasına mazhar olanlar layıktır.

Cennetlere gitmek kolay değildir

Yüce Allah “Ol!” deyince oldurtan, “Öl!” deyince öldürendir. Hüküm, kudret, ilim sadece O’nundur. Cennetler O’nun, hesap O’nun, ölüm ve yaşam sadece O’nundur. O dilediğini hesapsızca yapan, hikmetinden sual olunmayandır.

O, cennetleri, imanı, esenliği, İslam’ı, akıl ve ruh güzelliğini, dilediğine bahşeden, dilediğine sonsuz rahmet edip rızıklandıran ama en çetin hesap soran, tuzak kuran, azabı en şiddetli olandır.

O dilediği anda herkes cennete girer, o dilerse herkes bir anda iman eder, o isterse şeytan bile bir numaralı hanif oluverir.

Ancak O, aynı zamanda hayatı ve ölümü kimin daha iyi işler göreceğini görmek için yaratandır. O, zıdlıkları yaratıp insan adoğru ve güzeli seçmesi gerektiğini hatırlatan, bundan hesaba çekileceğini buyurandır.

O, sınavı tahsis ve teşkil eden, sınırlarını çizen, sınav neticesi mükafatları buyuran, müjde ve azabı aynı satırlarda tarif eden, emir ve yasaklarını bildiren ve sadık olanlara müjdeler vaad edendir.

Sınav ise Allah rızası için yaşamak, iman etmek sınavıdır ki bu yolda ibadet, ahlak, salih amel ve zulümle mücadele ile dolan kalpler asla mahzun olmayacaktır diye müjdelenmiştir.

Cennetler Allah’ın sınırlarına en çok riayet edenlerin hakkıdır. Cennetler Allah yolunda can vermeye hazır olanların hakkıdır. Cennetler riya ve gösterişe bulaşmadan samimi olabilenlerin hakkıdır. Cennetler cennetlere layık olduklarını ispat edebilenlerin hakkıdır.

Cennetlere gitmek kolay değildir çünkü eğer kolay olsaydı Peygamberimiz kendi cennetinden emin olur, sahabeler o kadar savaş ve zorluğa katlanmak zorunda kalmaz, açlık, yolculuk gibi çölün verdiği eziyetlere kimseler katlanmak zorunda kalmazdı.

Cennetlere gitmek kolay değildir çünkü öyle olsaydı Yüce Allah hayatı ve ölümü yaratmaz tüm insanları cennetine yerleştirir ve ayrım yapmazdı.

Cennetlere gitmek kolay değildir çünkü öyle olsaydı münafıklar, mürailer, kafir ve müşrikler azapla müjdelenmez, cehennem var edilemez, hesap ve tartı insanlara tebliğ edilmezdi.

Cennetlere gitmek kolay değildir çünkü Hz. Peygamber kızına bile “bana güvenme” demezdi.

Cennetlere gitmek Allah dilemedikçe zordur. Şefaat ve rahmete muhtaç olmayan bir tek kul bile yoktur ve cennetlere, şefaate sadece Allah rızasına mazhar olanlar layıktır.

Allah rızasına mazhar olmanın adı da Kur’an’a ve Peygamber’e sadık olmak, sınırlara riayet etmek, iyilik ve doğrulukla yaşamak, çirkin ve kötüyü dost edinmemek, kötülerle mücadele etmektir.

Yüce Allah ahiret yurdunda herkesin Rahman’ı ama sadece iman edenlerin Rahim’idir.

O halde iman etmek, devasa günahlara imza atılsa da iman çizgisinden çıkmamak lazım gelir ki şeytana ve nefse uyarak imanı reddetmek cennetleri haram kılan başlıca illettir.

İman etmeyenler için hayal olan cennet diğer yandan haramdır ki cennetlere sadece iman edenler girecektir. İman ise tevhidin özü, dinin mayasıdır yani iman olmadan din adına hiçbirşey mümkün ve makbul değildir.

Sözde kalan imanın geçerliliği tartışılır ki asıl olan kalpten gelen imandır. Amel imandan parça değildir lakin bunun istisnası zulme karşı savaş ve zulme uğrayanın ayağa kalkmasıdır.

İman cennetlerin anahtarı, rahmet ve şefaatin müjdecisidir.

Cennetlere gitmek kolay değildir lakin herşey Allah’ın dilemesi iledir ki doğrusunu daima Allah bilir.

Cennet arsası satanların, şefaat ve aracılık vaad edenlerin, el etek öptürenlerin, ahirette günahlara ortak olacağını iddia edenlerin, sınırsız af vaad edenlerin tümü sahtekar ve namussuzdur ki dinin tek sahibi Yüce Allah’tır. Kudret, ilim, şefaat tümden ve sadece Allah’ındır.

Varlıklardan, şeytandan, nefisten, kişilerden medet umanlar ise dini anlayamamış olanlar, cennetleri hayal edemeyecek olanlar ve küfür vey şirk üzere ölmeyi hak etmiş olanlardır.

Cennetlere yakın olanlar

Mü’min cennetlere gitmeye en layık ve yakın olandır. Çünkü o, kalbinde imana yer veren, hayatına bu imanı rehber eden, Allah’ı severken O’ndan en çok korkan, Allah’ın emir ve yasaklarına en çok uymaya gayret edendir.

Mü’min Kur’an’ı duvarda, baş ucunda değil kalbinde taşıyandır.

Mü’min, Allah kelamı Kur’an’ı anlayarak okumuş, idrak etmiş, kabullenmiş, ahirete dek yaşam ilkesi edinmiş olandır.

Mü’min, helal ve haramı Kur’an’a soran, azap ve müjdeyi ayetlerle sorgulayan, helak kıssalarından kötülüklerin nevilerini, peygamber söz ve hayatlarından örnek Kur’an ahlakını öğrenen, Yüce Allah’ın ululuğunu surelerde gören, Allah’ın ayetlerini Kur’an’da, kainatta ve bedende görerek şahitlik edendir.

Bu kimseler için bile cennetler garanti değildir ve kötülüğe sapma, imandan çıkma, şeytana uyma, şirke bulaşma gibi anlık gaflet veya delaletlerle akibetler değişebilir.

Tevbe, şükür, dua bunun için vardır ki secde miraç, zekat köprü, dua ibadetin özü, affetmek büyüklüktür. Barış, huzur, esenlik ve sadece Allah’a teslimiyet demek olan İslam aynı zamanda olması gereken yaşam şeklinin de tarifidir.

İnsan Kur’an istikametinde, iman ile sadece Allah rızası gözeterek yaşamak ve hayır ve hasenatlardan koşarak çirkinliklerden uzak durmak ama aynı zamanda kötülüklerle mücadele etmek zorunda olandır.

İmtihan edilmiş iman sahipleri

Sınanmadan kimse imana sahip olduğunu söyleyemez çünkü cennetlere asıl götüren imtihan edilmiş yani kalpte şüphesiz varlığı ispat olunmuş imandır.

Yüce Allah her yıl bir veya iki kere insanları varlık ve yoklukla dener ki bunlar sınavın ara durumudur. Başa gelen müsibetler, bela ve kazalar hep bu nedenledir. Bir anda çıkan miras, piyangodan çıkan devasa ikramiye veya hastalık, yokluk, iflas, kavga vb. haller müsibettir ve sınavın gereğidir.

Cennetleri hedefleyenlerce birer sınav alameti olan bu hallere gösterilecek reaksiyon imanın da ispatıdır. Sabır ve şükür, zekat ve dua gibi meziyetler veya şeytani inkar ve isyanlar aynı zamanda akibeti de belirleyecek ağırlıklı sınav sorularıdır.

Keramet saç veya sakalda, tesettür veya tarikat üyeliğinde değil imanda, Kur’an’da ve İslam’dadır. Kedicikleri oynatarak, yetkileri ehliyetsizlere taksim ederek, İslam düşmanlarıyla dost olunarak bu keramete vakıf olunamaz.

Hak ve hakikat Kur’an’dadır.

Cennetlere gitmek kolay değildir ama kolayı sadece Allah için yaşamak ve sadece O’nun için ölmektir.

Rabbim kimseyi şeytana ve nefse alet etmesin, Rabbim bizleri iman çizgisinden uzaklaştırmasın, Rabbim kendisinden başkasına kulluk ettirmesin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır

Müsterih olmak kimin hakkıdır Müsterih olmak; vicdanı rahat, huzurlu, esenlik ve kurtuluştan inşallah emin, güvende, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

93 − = 84