Anasayfa / Global siyonizm / Cinler – Üç harfliler ve parapsikoloji
imanilmihali.com
Cinler – Üç harfliler ve parapsikoloji

Cinler – Üç harfliler ve parapsikoloji

İblis cinlerdendir. Melekut alemine tabi, dumansız ateşten yaratılmış bir varlıktır. Dolayısıyla İblis’i daha iyi tanımak için, ait olduğu varlık grubunu da anlamak gerekir.

“(Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız. Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk. Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş. Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk. Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.” (Cin 72/1-6)

Cin’le ilgili tabirler Kur’an’da 32 yerde geçer. (22 cinn, 5 cann, 5 cinnet) Asi şeytanileri ve Rahmani hak yolcuları olmak üzere tıpkı insanlar gibi Müslüman ve şeytan gruplarına ayrılan cinleri, boyut değiştirebilen, kılığa girebilen ve çok hızlı hareket edebilen, ayrıca nefse sızabilen varlıklar diye düşünmek mümkündür. Aşağıdaki ayetten anlaşıldığı üzere dokunma yetisine sahiptirler ve bu da bedene sahip olabildiklerine, et ve kemiğe bürünebildiklerine delalettir.

“Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.” (Rahman 55/74)

Peygamberimizin hadisi ‘ahir zamanda insanların hayatlarını ilahi kurallara göre değil de cinlerin sevkine göre yönlendirecekleri’ şeklindedir. Burada cinlerden medet uman kahin ve büyücülere ve bizzat cinlere/kahinlere uyan insanlara ciddi bir gönderme vardır. Falın haram olması da bu medet ve bilgi arayışı nedeniyledir. Yine rivayetlerde Zülkarneyn’in duvarının gök duvarı olduğu, Yecüc ve Mecüc’ün cinler olduğundan bahsedilmektedir. Yer altındaki AGHARTA uygarlığının cin uygarlığı olduğunu iddia edenler de vardır.

Cinlerle ilgili fenomenlerle insanlar eski çağlardan beri hep içli dışlı olmuşlardır. Onlarla ilgili parapsikolojik araştırmalar ise Fransa başta olmak üzere 19. yüzyıldan itibaren başlamıştır. Şimdilerde pek çok ülkede psişik araştırmalar merkezinde veya ESP (Duyu dışı algılama) enstitülerinde çalışmalar yapılmaktadır. Gizli devlet ve kuruluşlar bu metapsişik kuvvetleri çıkarlarına göre kullanmaya çalışmaktadır. İsrail bu konuda çok ileridedir ve medyumları kullanmaktadır. Kabiliyetli çocukları altı yaşından itibaren belirleyip eğiten İsrail, Kabollo denen gizli teşkilatla bunları himaye etmektedir.

Cinlerin şeytani olanları, akıl olarak insandan düşük seviyeli, karakter olarak zayıftır, olumsuz davranışlara müsaittir. Mantıksal bütünlükleri yoktur. Büyüklük taslama duyguları aşırı gelişmiştir. Kontrol mekanizmaları zayıftır. Sürekli tekrarlar mevcuttur. En büyük eğlenceleri insanların zayıflıklarından istifade edip kendilerine bağlamak, istediklerini yaptırıp köleleştirmek, kendisine taptırtmaktır. Cinlerin de Allah’a karşı kulluk görevi vardır. Aile kurup evlendikleri de rivayet edilir. İnsanların sihir ve büyü adına bunlara el açmasına sebep gaybdan beklentileridir. Oysa cinler gaybı bilemezler.

Dumansız ateşten yaratılan cinler meleklerden sonra, insanlardan önce var edilmiştir. Uçmak, kısa sürede uzaklara gitmek, iyi veya kötü yapabilmek gibi görevsel kabiliyetleri vardır. İnsana bahşedilen ruh, şuur ve akıl cinlerde noksandır, bunun yerine hayvansal bir güdü, kısa süreli yorumlama, temel ihtiyaçları karşılayabilecek kadar zekâ ve kabiliyet bahşedilmiştir. İblis’te muhtemelen bu kabiliyetsizliği veya akılsızlığı (idrak noksanlığı) sebebiyle isyan etmiştir. Bunu cin suresindeki beyandan, İblisin ahdinden önceki idraksizliğinden ve Hz. Süleyman’ın öldüğünü, tahta kurdu asayı yiyene kadar bir yıl boyunca anlayamayan hemcinsi cinlerin aldanışından anlamak mümkündür.

Nasıl aldandıkları ise ayrı bir merak konusudur. Tahminimizce Arş’ta Melekler Konseyinde yer alan İblis, huzurdan kovulduğu anda cinler arasında da sözü dinlenen biriydi ve olayları hakikatten farklı olarak yansıtıp onları da insan aleyhine kışkırttı ve kendisine haksızlık yapıldığını anlattı. Cinler onun Allah hakkında yalan söylemeyeceğini sandılar. Keza sonra cennetteki insanı aldatınca da cinler gözünde yüceldi ve fakat insanın kıymetini düşürdü. Sonuçta cinler de İblis gibi görsel zekaya sahipti ve sözü dinlenir olanın yalanlarına kanmış, gerçeği bulmaya çalışmamışlardı. İblis’le birlikte lanetlenen ve dünyaya kovulanlar da bunlardı. Lakin bir kısmı kanmadı veya iç doğasına saklandı. Bu da demektir ki içlerinde salih cinler ve ileri gelenler de vardı. Yani o Arş’ta cinler, bugün yeryüzündeki insan gibi sapanlar ve sapmayanlar diye ikiye ayrılmış vaziyetteydi. Yalana kananlar ve kanmayanlar… Yeryüzünde de iblis başarı kazandıkça cinlerin İblis’e olan saygınlığı arttıkça arttı.

İnsanı cinlerden üstün kılan şey; akıl (irade, idrak ve beyan) ve ruh (ölümsüzlük kaynağı)’tur. Zaten melekuta, insana secde emri de ruhun bahşedilmesinden sonra verilmiştir. Görünümlerinin insandan farklı olduğunu (başsız, geniş göbek delikli, kuyruklu, çember sakallı, ayakları at tırnağı gibi, elleri dört parmaklı) mağara duvarlarındaki şekillerden anlıyoruz. Başsız resimlerin manası akılsız olmalıdır ki Cin suresinde zaten cinler iblisten akılsız liderimiz diye söz etmektedir. Şekilsel farklılıklara rağmen cinlerin ateşten varlıklar olarak resmedilmemesi ise onların da bu yaşamda insan gibi (en azından bu boyutta) bedene büründürüldükleri anlamına gelir. Peygambere ve diğer bazılarına insan kılığında göründüklerinde fark edilmeyişleri ise gösterir ki güzel kılık değiştirebilmekte ve konuşabilmektedirler. Bu kılık değiştirme kabiliyetleri bugün de (!) artarak ve ustalıkla devam etmektedir.

Tasvir eden çizimlerde sakal ve kuyruk (bir de cinsel organlarının küçük ama dik oluşu) resmedilmektedir. Sonraları ise isyandan vazgeçmeleri için lütuf olarak bazı kabiliyetler daha kazandırıldıkları muhakkaktır ki çok iyi dalgıç ve inşaat ustasıdırlar. (Çember sakalın nereden geldiği de sanırız anlaşılmıştır!) Süleyman mabedi gibi Avrupa’da pek çok harikulade binanın (katedral, kilise, saray, kale vs..) onlar elinden çıkmış olma ihtimali yüksektir. Şayet bu ilim ve ustalık sadece masonik öğretiden kaynaklanmış olsaydı günümüzde bu tür inşaatların devam etmesi gerekirdi. Oysa ki artık bu muhteşemlikte bina yapılamamaktadır.

Parapsikoloji

Siyonizmin ve kabalist akımın modern zaman tutkularından olan parapsikoloji 20 nci asrın son çeyreğinden itibaren klasik akademisyen anlayışın ötesine geçilerek yapılan araştırmalardır. Bu alan 1945 – 1990 arası şarlatanlık, büyücülük, şeytancılık olarak görülürken bugün araştırma merkezleri tarafından ciddi şekilde incelenmektedir. Soğuk savaş döneminde doğu blokunun ağırlıklı olarak ele aldığı bu konu, halen siyon ve mason localarınca ağırlıklı olarak kullanılmakta, negatif güçleri çekmek ve onları emelleri istikametinde kullanmak amacı yaygınlaşmaktadır.

Günümüzde metafizik istihbaratta yoğun şekilde kullanılan parapsikoloji, duyu dışı algılama (ESP), telepati, önsezi-psikokinezi (PK), telekinezi, rüya, hipnoz, ışınlama, paranormal şifacılık, astral seyahat, şakralar, zamanda yolculuk, telkin bilimi, psişik arkeoloji gibi konularla ilgilenmektedir. Pek çok istihbarat teşkilatı bu güce sahip insanlar marifetiyle kullanır. İstihbarat örgütleri, bugün ciddi tahlillerle parapsikolojisi güçlü insanları sahte veya gerçek şeklinde ayırt edebiliyor ve faydalanıyor. Bu ilme kıymet vermek ve kötü ellere teslim etmemek ise ana prensip.

Parapsikolojinin vazgeçilmezi cinlerdir ve şimdilerde ilim seviyesinde ele alınır olmuşlardır. Çünkü istihbarat ve bilgi toplama maksadıyla, gaybi olmasa da tarihi bir takım hadiseleri onlardan öğrenmenin nispeten mümkün olduğunu gösteren deliller vardır. İsrail’de metafizik istihbaratçıların altı yaşından itibaren tespit edilerek eğitilmesi bu sebepledir. Araştırmacıların bir diğer gayesi hedef kitleler üzerinde subliminal etkiler yaratmaktır ki zaaf ilmi, 19. yy. sonlarında bu maksatla ortaya çıkmıştır.

Telepati veya ruh çağırma seanslarına, özel yeteneklere sahip insanüstü insanlara dair araştırmalarına aralıksız devam eden Siyonistler, ele geçen UFO’lular yalanlarıyla bazı bölgelerde (yer altında) girilmesi yasak sahalar içinde muhtemel cinlerle temas kurmakta, onlardan aldıkları ilimle bilimsel sıçramalar yapmaktadırlar. Maalesef bu sıçramalar hep savaş sanayine ve uzay teknolojisine dairdir. Başarılı olmuşlar mıdır bilinmez ama gayretler buna yöneliktir. Irak halkının kendi yöneticilerine baş kaldırışında bu telepatik müdahalelerin etkili olduğuna inanan pek çok insan vardır.

ABD’nin ilk başlarda uzaya cinleri göndermeye çalıştığı, lakin cinlerin (ayetle bildirildiği şekilde) yakın göğün dışına çıkamayıp dünyaya geri döndüğü veya imha olduğu, telekinezi ile veya telepati yoluyla defalarca NASA karargahında sanal astral seyahatler yaptırıldığı artık sır değildir. Cinlere tabi bu hamleler gün geldiğinde daha anlaşılır olacaktır ama gayretler bunlarla da sınırlı değildir. Malumdur ki üç harflilerin boyutlarına ulaşmak heyecanı tüm şeytanlarda ortak arzudur!!

Parapsikoloji ve ruh araştırmaları bilimleriyle, şeytani oluşum olan ruhçuluğu karıştırmamak gerekir. Çünkü ruhçuluk, ruh üzerinde para kazanma sahtekarlığıdır, bilim olarak anılanların bir tahrip aracı olarak pazarlanmasını ifade eder. Şeytan medyumculuk-ruhçuluk akımlarını sahneye sürmekte başarılıdır. Filan yılın bilmem hangi gününde bilmem hangi gezegende toplanmak üzere davetiye çıkarabilmektedir. Daha ilginci bu davete karşılık bulabilmektedir.

Bugün evrensel şizofreni haline gelen ruh çağırma, ruhlarla irtibat, kozmik atalarla beraberlik vs.. adlarıyla ortalığı saran saplantıların sözü dinlenir olması mümkün değildir. Ruhçuluk aldatmacalarında vahye kafa tutma, Kur’an’ı saf dışı bırakma iblisliği vardır. Yukarı alemden gelen sözde bilgilerin Kur’an’ı neshettiğini iddia eden ruhçuluk, yobazların sebep olduğu karanlıkları da istismar ederek arayış içindeki insanları tuzağa düşürmektedir. Bu tuzak Ortaçağ Avrupa’sında da gayet şiddetli hissedilmiştir.

Dinler devri bitti diye yola çıkıp, hezeyandan oluşan başka bir cinni din icadına kalkanlar şeytanın oyuncağı olmuş zavallılardır. Çünkü göklerle irtibat göklerin emin habercileri nebilerledir. Cinlerin kandırmasını göklerin ilhamı sanan bu cin sömürücü yobazların açtığı tahrip, dini sömüren dinci yobazların tahribinden geri değildir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Globalizm

Global veya küresel demek tüm yeryüzünü, içindekilerle, altındakilerle, üstündekilerle bütün olarak kaplayan demektir. Siyasi ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir