Anasayfa / BAŞ YAZILAR / Dinen beslenme ve yemek usul ve adabı
imanilmihali.com

Dinen beslenme ve yemek usul ve adabı

Dinen beslenme ve yemek usul ve adabı

Beslenme

(Meselenin tıbbi ve dini olmak üzere iki yönü vardır ki burada sadece dini yönünden bahsedilecektir. Yine burada yazılanlara dair/aleyhine tıbbi bir gerek veya tavsiye de varsa sağlık şartları öncelikle yerine getirilmelidir.)

Beslenme, bedene sahip her canlı için temel ihtiyaçtır ve aşırıya kaçmadan, sağlık ve hijyen şartlarına uyularak, helal ve temiz olanlardan, aç olanlar da düşünülerek ve israfa bulaşmadan, besmeleyle başlayarak ve şükürle bitirilerek yapılmalıdır.

O halde beslenmenin olmazsa olmaz ilk iki şartı helal ve temiz olmasıdır ki burada kast edilen sadece gıdanın vasfı değil aynı zamanda ve daha çok o gıda için harcanan paranın mahiyetidir. Aynı şekilde yemek hazırlanan ve yenen ortamın da, yemek yiyenin kimsenin de temiz olması şarttır. Sofrada bulunanların tamamının da sarf edilmese dahi temiz ve helal olması şiardandır.

Haram olanın, haram şüphesi bulunanın, haram yollardan kazanılanın, haram ortamda sarf edilenin, harama harcananın tamamı haramdır. Buradan hareketle haram konusu çok iyi değerlendirilmelidir. (zaruret halinde hayati oranda tüketilmesi mübahtır.)

Keza kafirlerle oturup kalkmayın emri gereği zaruret olmaksızın onlarla aynı sofrayı paylaşmamak lazım gelir. Mecburiyet halinde de şayet yemeği hazırlayan ve sunan onlar ise çok temkinli olmak lazım gelir. Bilmemek mazeret değildir, şüphe etmek imandandır.

“Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helâl ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.” (Bakara 2/168)

“Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin.” (Bakara 2/172)

“Ey peygamberler! Temiz şeylerden yiyiniz ve iyi ameller işleyiniz. Doğrusu ben, sizin yaptığınız şeyleri tamamen bilirim.” (Mü’minun 23/51)

Beslenmede üçüncü şart elbette lüksten ve israftan kaçınmaktır ki bugün batı dünyasının hatta İslam aleminin çöpe attığı gıdalar ile neredeyse bir kıta dolusu insanın karnı doyabilmektedir.

“ .. Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.” (A’raf 7/31)

Çok yememek, çok sık yememek, tıka basa yememek, her arzu edileni yememek dördüncü şarttır ve sağlık için elzemdir. Aşırıya kaçılmaması, hem israfı engelleyen, hem yoksulun payına tasallutu engelleyen hem de bedene (afiyetsizlik, obezite vs.) eziyet vermeyen temel ilkelerdendir.

“Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helâl olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helâk olmuş demektir.” (Ta’ha 20/81)

Keza Peygamberimiz, “Her iştah duyduğunu yemen israftandır” buyurmuştur.

Aç olanları düşünerek yemek beşinci şart olarak Allah emridir.

“Öyle ise akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Tevbe 9/38)

Altıncı şart, yemeğin bedendeki yolculuğundan hareketle sağlıksız, bedene zarar veren şeylerin yenmesi ve içilmesinin nevine göre haram veya mekruh oluşudur. Buna sarhoşluk veya uyuşturma etkisi veren içecekler de dahildir.

Yedinci şart, Yüce Allah’ın sebze ve meyvelerin yaratıldıkları mevsimde tüketilmesidir. (Dondurulmuş gıdlardan ziyade temiz ve taze olanlar tüketilmelidir.)

Sekizinci şart, besin seçmemek, dengeli ve farklı gıdalarla beslenmektir. Bu hem rızkın bereketini idrak, hem sağlık ve hem de şükür açısından elzemdir.

Bebeklerin beslenmesi için ayrı bir paragraf açarsak anneye verilen bebeği emzirme emri iki sene, sütün kesilmesi veya rızaya dayalı istekler/zaruri sebepler nedeniyle asgari bir senedir.

“-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.” (Bakara 2/233)

Yine dip not olarak bahsedilecek olursa orucun beşeri faydası bedenin dinlendirilmesindedir. Ama oruç tutmak aç kalmak asla değildir.

Yemek usul ve adabı

Yemekten önce;

Eller yıkanır, temizlenilir,gösterilen veya uygun yere oturulur.

Niyet edilir, besmele çekilir, (Yemeğe başlarken, Allahü teâlâya ibadet etmek, Onun kullarına faydalı işler görmek ve Allahü teâlânın dinini, ebedî saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvveti elde etmeye niyet etmelidir.)

Yemek esnasında;

Yemeğe en büyük şahsın başlaması beklenir.

Yemeğe hep birlikte başlanır, hep birlikte kalkılır.

Mümkün mertebe önünden ve sağ elle yenmelidir.

Yemekte gereksiz konuşulmaz, asık suratlı olunmaz.

Başkasının önündeki yemeğe uzanılmaz.

Lokmalar küçük tutulur, ağız doluyken konuşulmaz, hızlı yenmez.

İlk lokma bitmeden ikincisine başlanmaz.

Lokmalar iyi çiğnenerek yenir.

Yemek seçilmez, tabakta bırakılmaz, tabakta kalırsa sonra tüketilmek üzere saklanır, az kalırsa bitirilmeye çalışılır.

Aşırı tuz, su, içecek, ekmek tüketilmez.

Başkalarının hakkına veya payına göz dikilmez.

Çok sıcak ve soğuk şeyler yenmez.

Kırıntılar yerlere dökülmez, tabak veya sofradaki kırıntılar usulünce yenir (Kuş türü hayvanlara verilirse sakınca yoktur.)

Ekmek dişlerle koparılmaz.

Aşırı yenmez, mümkünse doymadan kalkılır.

Başkalarını tiksindirecek, iğrendirecek davranışlarda bulunulmaz.

Açık ve uygunsuz sohbetlere yer verilmez, hasımlıklar olsa da masada konuşulmaz.

Sokakta ve ayakta yememeğe, içmemeye dikkat edilmelidir.

Yemekten sonra;

Sofradan kalkılırken mutlaka dua ve şükür edilir.

Yemeği hazırlayana ve emeği geçene teşekkür edilir.

Yemekten sonra eller iyice yıkanır, dişler temizlenir.

Yemeğe ait farz, sünnet, müstehab, mekruh ve haramlar;

Burada yazılanlar Peygamberimizin sünnetinden istifade ile hazırlanmış ve fıkhen kabul görmüş esaslardır lakin çağın gereklerine göre tanzimi (içtihat) her zaman olasıdır. 

Keza, cahiliye Arap dünyasının örfleri ile dinin gerek ve emirlerini birbirine karıştırmamak esas ve şart olandır.

Yine tıbbi gerekler her zaman önceliklidir.

Farzları:

1- Yiyince doymayı, içince kanmayı, Allahü teâlâdan bilmek.
2- Helâlinden yiyip içmek.
3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allahü teâlâya kulluk etmek.
4- Eline geçene kanaat etmek.

Sünnetleri:

1- Yiyip içmeye başlarken Besmele çekmek, [Herkese hatırlatmak için yüksek sesle söylenebilir.] 2- Yemeğin sonunda (Elhamdülillah) demek,
3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten önce gençler, yemekten sonra önce yaşlılar el yıkar.] 4- Sağ elle yiyip içmek,
5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek,
6- Sağ ayağı dikip, sol ayaküstüne oturmak,
7- Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek, [Bu şifadır. İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.] 8- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek,
9- Ekmekle karpuz yerken, ekmeği sağ ele alıp, sonra karpuzu sol elle yemek,
10- Kapta kalanı sıyırıp yemek, [Hoşaf, ayran gibi şeylerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemeyi severdi.] 11- Elini yıkamadan önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak,
12- Yemekten sonra dişleri fırça, misvak veya kürdanla temizlemek. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.]

Müstehabları:

1- Sofrayı yere kurmak,
2- Elbisesi temiz olarak sofraya oturmak,
3- Arpa ekmeği yemek,
4- Ekmeği elle parçalamak. Ekmek bıçakla kesilebilirse de, bıçakla lokma haline getirilmez. Yemeği başkası için, bir yaşlı için hazırlayan, onun yiyebileceği şekilde lokma hâline getirebilir. Pişmiş eti bıçakla kesmemeli.
5- Ekmek ufaklarını zayi etmemek,
6- Sirke yemek,
7- Lokmayı küçük almak,
8- Lokmayı iyice çiğnemek.

Mekruhları:

1- Sol eliyle yiyip içmek, (Tıbbi zaruret olmadığı halde)
2- Yiyeceği yemeği koklamak,
3- Besmeleyi terk etmek. [Yemek arasında da olsa hatırlayınca Besmele çekmelidir.] 4- Yerken hiç konuşmamak, [Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli şeyler konuşmalıdır.] 5- Tuzluğu, tabağı ekmek üstüne koymak, elini, bıçağı ekmeğe silmek, [Bu ekmek yenirse, mekruh olmaz.] 6- Küflü ekmek, kokmuş yemek ve pis su mekruhtur.

Haramları:

1- Doyduğu halde yemeğe devam etmek, [Misafiri varsa, onun yemesine mani olmamak için, yer gibi davranmak gerekir.] 2- Sofrada şarap, kumar ve başka haram şeyler bulundurmak.
3- Yemekte israf etmek,
4- Başkasının malını haksız olarak yerken Besmele çekmek,
5- Ziyafete davetsiz gitmek,
6- Başkasının malını izinsiz yemek,
7- Bedenine hastalık verecek şeyi yemek,
8- Riya ile hazırlanan yemeği yemek,
9- Adadığı şeyi yemek.

Beslenmeyle ilgili dikkat edilecek ilave hususlar

Rızkın serüveni ve sofradan bedene seyahati iman penceresinden çok iyi değerlendirilmelidir. Bu nedenle yemek yemek sadece karın doyurmak demek değildir. Yemek yerken dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıya çıkarılmıştır.

Besin seçilmez ve bazılarını yememekte ısrarcı olunmaz. (Sadece o an için arzulanmayan yemek yenmeyebilir)

Besinin dengelenmesi için ona zıt bir şeyler yemeğe özen gösterilir. (Mesela hurma ile karpuz)

Yemeğe kusur bulunmaz, muhteviyatına ve pişirilmesine dair kötü söz söylenmez.

Olgunlaşmamış meyve tüketilmemelidir.

Haramlık şüphesi bulunan da terk edilir.

Doygunluk hissine varıldığı andan itibaren yemek bitirilmelidir. (Öncesinde israfı önlemek için porsiyonlar buna göre teşkil ettirilmelidir.)

Bozulmuş, sağlığa zararlı yemekler tüketilmemelidir.

Tıbben birlikte tüketilmesi sakıncalı olan (balık ve süt gibi) gıdalar aynı anda tüketilmez.

Kabızlık ve ishale sebep olacak tarzda yemek yenilmez.

Akşam yemekleri aksatılmaz. (Diğer öğünler atlanabilir.)

Yemekten sonra hemen uyunmaz. (Kalbin rahatsız olmaması için)

Yemekten hemen önce veya hemen sonra mümkünse su içilmez.

Genetiği değiştirilmiş Organizmalar (GDO’lar) mümkün mertebe tüketilmez.

Sağlığa zararları mutlak olarak bilinen hazır gıdalardan imkan ölçüsünde uzak durulur.

Muhteviyatı bilinmeyen, zararlı olması muhtemel, doyuruculuktan başka faydası olmayan çabuk yemek (Fast food) türü yiyeceklerden sakınılır.

Bedene zararlı olacağı muhakkak aşırı acı, asitli içecekler tüketilmez.

İmkanlar ölçüsünde ayda bir gün oruç tutulur.

İftar sofraları

İftar sofraları gerek aile içi gerek topluma açık olsun genel yemek kaidelerine uygun olmalıdır. Burada dikkat edilecek nokta helallik, temizlik, hijyenlik, mütevazilik, asgari yeterlilik, mümkünse gizlilik, mutlaka reklamsızlık (riya ve gösterişten uzaklık)’tır.

Perhiz ve dietler

Perhiz veya dietler, sağlık sebebiyle, doktor kontrolünde, fazlalıklardan kurtulmak maksatlı olarak yapıldığı sürece ve aşırıya kaçmamak kaydıyla caizdir. Lakin takatten düşmemek, bazı gıdaları haram kılmamak ve bedene eziyet etmemek, uzun vadede bedeni derde veya güçsüzlüğe sevk edecek kısıtlamalardan sakınmak esastır. (Not; perhizin Hristiyan inancında bir ibadet şekli olduğu akıllardan çıkarılmamalıdır.)

Açlık oruçları

Yemeyip, içmeyip, açlıktan, susuzluktan ölen kimse, intihar etmiş sayılır ve büyük günaha girer. Namazı ayakta kılacak ve oruç tutacak kadar gıda almak farzdır. Doyuncaya kadar yiyip içmek mubahtır. Doyduktan sonra yemek, içmek ise, haramdır. Sofrada, lüzumundan fazla, çeşitli yemekler, içecekler ve ekmekler bulundurmak israftır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir