Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Dini dar kalıplara hapsetmek
imanilmihali.com
Dini dar kalıplara hapsetmek

Dini dar kalıplara hapsetmek

Dini dar kalıplara hapsetmek

İslam kolaylık dinidir. Tamamdır, sade ve anlaşılır haldedir.

Arapçadır çünkü vahyedildiği toplum o dinin çekirdeğini teşkil edecektir, bu yüzden vahyi anlamalıdır ve din oradan yeryüzüne yayılacaktır. Yazılıdır çünkü sözlü olan ayetler unutulmuş veya tahrif edilmiştir. O coğrafyaya inmiştir çünkü Kabe ve diğer dinlerin merkezi orasıdır. Allah’ın iradesi de budur. Peygamberimiz seçilmiştir çünkü Allah’ın ilmi ve kudreti bunu dilemiştir. Şatafatı yasaklamıştır çünkü gösterişi değil özü emretmiştir.

Şekli değildir çünkü kalplere hitap etmektedir. İsrafa düşmandır çünkü insanlık değerlerinin hayata egemen olmasını istemiştir. Cihadı emretmiştir çünkü uslanmayan saldırganlarla başa çıkmanın yolu budur. Barış ve huzuru hedef koymuştur çünkü esenlik ve refah bu sayededir. Kafirlerle oturup kalkmayı yasaklamıştır çünkü kafirleşmeler yaşanmıştır. Aklını işletmeyenler üzerine pislik atar ki ilim ve bilginin değerini öğretmek ister. İçtihat ve tecditi emreder ki asırlar öncesine saplanıp kalmış dini, İslam’dan saymaz.

İmanı ilk sıraya koymuştur çünkü ibadet, amel ve ahlakın mutlak olması buna bağlıdır. Dine tek kaynak Kur’an’ı göstermiştir çünkü hadis ve sünnetin tahrif edileceğini bilmektedir. Örflere saygılıdır ama örfleri dinleştirmeye karşıdır çünkü şekilciliğe ve toplum kabullerinin dinleştirilmesine karşıdır. Aklı över çünkü akıl ve vahyi buluşturmayı diler. Sürüleşmeyi yasaklar çünkü hesap ve amel ferdidir.

Şefaati Allah rızasına bağlar çünkü şefaat umuduyla kararan ömürleri ikaz eder. Tüm yeryüzünü mabet kılar çünkü camilerin menfaat yuvaları olmasına karşıdır. Tüm yönleri kıble yapar çünkü tüm yönleri Allah’a ait kılar. Tüm insanlığı ümmet kılar çünkü insanların tamamı kardeştir. Örtünmeyi ister çünkü göğüs çatalının kışkırtıcılığını engellemeyi diler. İlkeleri belirtir ve yürütmeyi hukuka bırakır çünkü evrenseldir. İnsan haklarına saygıyı emreder çünkü insan hür ve özgür olmazsa dinin olmayacağını bilir.

Cennetleri sadece müslümanlara has kılmaz çünkü imanı anahtar yapar, cennetleri öğütler ve cehenneme giden yolları da serbest bırakır çünkü dinde zorlama yoktur. İman etmeyenlerin cennete giremeyeceğini söyler çünkü iman etmek dindar olma alfabesinin “A” harfidir.

İslam, dar kalıplara hapsedilmek istemez çünkü hayat İslam’dır, her nefes, her söz, her akıl, her susuş dahi İslam’dır. Alından dökülen her ter damlası, yorgunken içilen bir bardak su, tarlaya vurulan saban, dikilen her fidan, öğüt veren dil, okuyan göz, okunan Kur’an hep ibadettir.

İslam hayattır, herşeydir. Sevap ve günaha takılı kalanlar muhasebe ederken Allah’ın hikmet ve kudretini hesaba katmayarak zaafiyet göstermektedir. İbadeti tesettür veya namazla sınırlı sananlar kayıptadır. Anlamadığı dilde Kur’an okuyanlar gaflettedir. Abdest alırken dahi arapça dua okumak mecburiyetinde bırakan yobaz ordusu İslama düşmandır.

Kadınları göğüs çatalını örtmek ve namussuzluk (iffetsizlik) yapmamak üzere uyaran Kur’an hükümlerini, kadını kara çarşaflara gömmek olarak tercüme edenler dini anlamayanlardır.

Namazla övünenler, ibadetlerinden gurur duyanlar, cennetliğim diyenler, çocuklarını arapça kursuna (Kur’an kursu asla değildir) gönderip kahvede caka satanlar, devlet eliyle oynanan kumara rağmen İslam devletinden bahsedenler, diyanet ve din arasındaki farkı bilmeyenler, mezhepleri dinleştirenler, tarikatlara mahkum edilenler, vakıflar eliyle soyulanlar, mişnalarla tarumar edilenler, dinde Peygamber üstü kişiler edineneler, ölülerden medet umanlar, cinlerden bilgi almaya çalışanlar, büyü ve sihir tutkunları elbette islam’ı dar kalıplara ve kurallara bağlayacaktır ki kendilerine ekmek çıksın.

Hristiyanlıkta herkesi günahkar doğdu kabul ettirip sonra vaftiz edenler, işlenen günahları günah çıkarma seansları ile affedenler ve her defasında harçlık (!) koparanların durumu neyse, İslam içindeki dar kalıpçıların durumu da odur.

Cenaze namazı için, Yasin okumak için, defin için, mukabele için, mevlid için para istemeyen ama yan gözle hediye (!) bekleyenlerin hali budur.

Hediyeleşmeyi serbest hatta sünnet kılanların, zenginleşmek dinen yasak değildir diyenlerin mantığı ve yolu budur.

İslam’ı dar kalıplara hapsedenler ayrı bir ilmihal yazmak, fetvalar vermek, sözlükler oluşturmakla dini zorlaştıranlardır. Halkın dini öğrenmesini engelleyenler, okunan ayetlerin anlaşılmasına karşı çıkanlar kendilerini din adına söz sahibi kılanlardır. Din sınıfı İslam’da olmadığı halde bu sınıfı teşkil edip meşrulaştıranlar dinden menfaat sağlayanlardır. Din sektörü oluşturup mamalananlar dini alet edenlerdir, dincilerdir.

Daha orucu bozan şeyleri on dört asırdır öğrenememiş bir İslam alemi bu dinci, dar kalıpçı yobazların eseridir.

Dini dar kalıplara hapsetmek, yürekleri yok saymak, söz ve fiilleri dinleştirmek, büyü yapar gibi anlaşılmayan cümleleri ezberletip söyleterek abdest aldırmaktır. Daha bezden yeni kesilmiş çocukları Kur’an kursları denen arapça kurslarına mahkum etmek bilime karşıdır, dinden soğutmaya bir numaralı sebeptir, kişisel gelişimin önündeki en büyük engeldir.

Camilerde himmete, sadakaya, yollarda dilencilere alıştırılmış bir toplum, paylaşmayı, yardımlaşmayı tabi ki öürenemeyecektir.

Adalet ve hak arayanlar üzerine panzerlerden sıkılan sular var oldukça adalet yerlerde sürünecektir. Aksine yorum yapanları kafir gösterip tekfirle aforoz edenler oldukça din güdük kalacaktır. Oysa mezhepler, tarikatlar, içtihatlar, icmalar, sünnetler sadece bir beşeri yorumdan ibarettir. Din Kur’an’dadır ve Kur’an kalıpçı olmadığı gibi tüm yeryüzünü mabet, tüm amelleri ibadet kabul edendir.

Kur’an en güzel sözü Allah’ın söylediğini buyurur ki kendisinden daha güzel söz tanımaz. Kur’an farzlarını mutlak kılar ki vacip ve sünnetleri sonraya bırakır. Kur’an önce imanı emreder ki diğerlerini iman şartına bağlar. Kur’an salih amel emrederken kötülükle mücadeleyi de şart koşar ki kötülük yenilmedikçe iyiliğin kazanamayacağını duyurur.

İslam, dar kalıplara sığmaz, sığdırılamaz, sığdırılmamalıdır.

İslam, şekilciliğe mahkum edilmemelidir.

İslam, din sınıfının güdümüne bırakılamayacak kadar evrensel ve yücedir.

İslam, Kur’an’dadır.

İslam, her nefes, her amel, her fikir, her gaye ve her niyettir.

Tesettüre, namaza, tesbihe, takkeye, tekkeye, tarikat mensupluğuna, militanlığa, teröre, arapçılığa, israiliyata, baskı ve zorlamaya, tekfir ve afaroza, himmete mahkum edilen din ise İslam değildir, başka bir şeydir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir