Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Dini site sahiplerinin vebali
imanilmihali.com
Dini site sahiplerinin vebali

Dini site sahiplerinin vebali

Dini site sahiplerinin vebali

İnternet ortamı modern zamanların vazgeçilmezidir ve sayısız kolaylıklar sağlayarak doğru bilgiye kısa sürede ulaşmak imkanı tanır. Dini konularda da çok şükür bu durum geçerlidir ve bu alanda okuyucu merak ettiği alanda istediği bilgilere erişebilmektedir. Sorun yoktur. Sorun ulaşılan bilgilerin tartışılır olmasındadır ve yazı başlığımıza esas olan da budur.

İnternet siteleri din adını kullandığı anda, Kur’an’a tabi olmakla mükelleftir ve Hz. Peygamber(sav)’den başka isimleri anmamak lazımdır. Çünkü Allah kelamı Kur’an’dır ve Hz. Nebi vahye muhatap olan tek kişidir. Bunların her ikisi de vahiy ve risalet tasarrufu ile alakalıdır ve gerçek dindir.

Bunalrın dışındaki kişi ve kaynaklar, eserler de anılabilir lakin bu kur’an ve sünnete aykırı olmamalı, tasavvufa, tarikatçılığa, mezhepçiliğe ve yanlışa kaymamalıdır. Neticede kişi yorumlarına ait meselelerde dahi ilk önce öğrenilmesi gereken Kur’an’dır ve yorum sonra gelecektir.

Oysa, internet sayfalarında rastlanan konular maalesef bazen maksadı aşan, yanlışa yakın, hurafelere dayanan, rivayetleri gerçek kabul eden, kişilerin yorumlarını dinleştiren haldedir ve altında “DOĞRUSUNU Allah BİLİR” ibaresi bile taşımamaktadır.

İdeolojilerin, tarikat mantığının, bölüştürmenin, arapçılığı savunmanın, israiliyat etkisiyle masonik müdahalelerin, kediciklerin, yalan yanlış beyan ve fetvaların dinde yeri yoktur. Din sadece Kur’an’dır, Kur’an’dadır.

Diyanet yani şeriat faslında ise yorum her zaman mümkündür ama esas ve lazım olan Kur’an’a uygunluk şartıdır. Neticede okuyucuların büyük kısmı genç veya çocuktur ve yanlış bilgi onların menaviyatına büyük zarar verecektir.

Bu nedenle herkes kaleme alınan eserlerde dikkatli olmalı, art niyet taşımamalı, REKLAMLARDAN ARINMIŞ VAZİYETTE, Kur’an ile konuşmalı, ayrıştırmayı değil iman kardeşliğini esas almalı, yapılan kişisel ve kamusal yanlışları itiraf etmekten korkmamalı, Allah dostlarının gayretleri övülürken, Allah düşmanları yerilmelidir. Keza kasıtlı olarak engellenen veya bahsedilmesine mani olunan hususlarda da aydınlatma görevi yerine getirilmeli, dinini ibadet ve tesettürden ibaret olmadığı anlatılmalıdır.

Hele ki sayısı gün geçtikçe artan ve her biri diğerini din dışı sayan tarikat mantığına hizmet etmek, cemaatleşmek, mezhepsel farklılıkları abartmak dini sitelerin sakınması gereken durumlardandır ki bu gerekçe şahsımızın değil Kur’an’ın emridir.

Belli bir tarikat veya mezhebe ait hususlar da anılabilirse de bu ancak dipnotla belirtilmek şartıyla yazılmalıdır ki okuyucunun kafasında yanlış şeyler uyanmasın.

Din, iyiliklerde yarışmak, kötülükten sakınmak ve zulümle mücadele etmekten ibarettir ve din; iman, İslam ve ihsandır. Yani sadece Allah’ı ilah kabul etmek, dini Kur’an’a göre yaşamak ve yaşamda iyilik ve güzelliği egemen kılmaya çalışmak demektir.

Bu da site sahiplerine şu görevleri yükler;

1. Kur’an ile yeniden yapılanmak, hurafe ve rivayetlerden arınmak, arındırmak.

2. Din ve diyanetten önce, İMANI tanımak ve tanıtmak.

3. Dinin tevhid demek olduğunu anlatmak, Allah’tan başka ilah olmadığını ısrarla anlatmak.

4. Dini sevdirmek, doğrusunu öğretmek, gereklerini anlatmak

5. Fıtri misakı, Fatiha’yı, dünya sınavını ve ahiret hesabını vurgulamak

6. Kur’an ve sünnetin aynı şey olduğunu anlatıp, dinde bölücülük yapmamak

7. Hz. Peygamberin örnek Kur’an ahlakını resmetmek, önermek

8. Terim ve kavramların doğrusunu öğretmek ve kullanmak

9. Akıl, vahiy ve aşkı aynı noktada buluşturmak

10. Şirki ve şeytanı tanıtmak, korunma yollarını göstermek.

Bu istikamette verilen hizmetler inşallah Allah katında da karşılık bulacaktır. Bu yüzden dini sitelerde emeği bulunanların Allah RIZASINDAN BAŞKA bir niyet, beklenti veya hoşnutluk aramaması lazım gelendir.

Hele ki siyonizm, kapitalizm, masonluk, emperyalizm, tarikatçilik, mezhepçilik, arapçılık, misyonerlik gibi dikenli amaç ve gayeler varsa o site sahiplerinin Yüce Allah’tan alacağı ancak azap ve afsızlık olacaktır.

Bunu da dine gayet yakın olan site sahipleri ve moderatörler gayet iyi bilirler.

O halde, derhal ve daima, Kur’an ile konuşmak, hak ve adaleti tavsiye etmek, imanı öne çıkarmak, dini Allah’ın sınırları ile aynı çizgiye getirmek, kişisel yorumlarla ilahi buyrukların arasına kalın bir çizgi koymaz lazım gelendir.

Bu yapılmaz ise faydadan çok zarar elde edilecek ve vebal; sadece yapanın şahsi günahıyla sınırlı kalmayıp, o sayfaları okuyanların aldanışlarından doğan günahların da yükünü taşıyacaktır.

Bu nedenle, din adamlarının, dini konularda yazı kaleme alanların, dine yorum getirenlerin ilk görevi Kur’an’a ve tevhide hizmet, sonra şer ve şirke, zulme, şeytana ve küfre karşı durmaktır.

Tevhid yolunda anlatılmayan, gizli tutulan şirk İslam aleminin köklü belasıdır ve şirk dininden habersiz milyonlarca müslüman şeytanın pençesinde kıvranmaktadır. İşte bu işe gönül verenlerin asli görevlerinden birisi de budur ve bu iblisin ahdini tanıtmakla başlar. Çünkü bu ahid, dünyanın başına bela olan sayısız lanetin çıkış noktasıdır ve daha iblisten habersiz insanlar, iman aramak yerine aman aramak gafletindedir.

İslam dünyası kan ve göz yaşına mahkumsa, bunda dine yön verenlerin de vebali vardır ve doğruyu anlatmak, rotaları yeniden Kur’an’a çevirmek dine her anlamda yön verenlerin başlıca görevidir.

Başkası, ötesi, nüansı olmayan bu durum hilafına yayın yapan siteler kazanç sağlayabilir, yüksek tiraja sahip olabilir ama unutulmamalıdır ki Allah her şeyi ve özellikle niyetleri bilendir. Ve o sadece iman edenlerin dostudur.

İmana düşman olmak ise şeytana kardeş olmaktır ve bu hal karanlık akibetler demektir.

Din gibi muazzez bir kıymeti tanımak, tanıtmak ve öğretmek işine gönül vermiş site sahiplerinin bu istikamette Kur’an ile konuşması ve Hz. Peygamberin örnek Kur’an ahlakına yakışır davranması elzemdir, Allah emridir.

Yine Kur’an’ın anlaşılarak okunmasına dair ana dilde okuma idrakinin tüm sitelerce paylaşılması gerekir ki müslüman dünyanın dinden habersizliğinin en büyük nedeni Kur’an’ı okumamak veya okusa da anlamadığı dilde okumaktır.

Dini site sahipleri tevhid yolunda yürümekte kararlı ve ısrarcı iseler ilk işleri, Kur’an’ın ana dilde, anlaşılarak okunmasına ve Kur’an’dan öğrenilenlerin hayata yansıtılmasına destek vermek olmalıdır.

Sokaklar bunca ahlaksızlık, dinsizlik, imansızlık ve şeytanlıkla doluyken dini site sahiplerine daha çok görevler düşmektedir ve toplu iğneyle kuyu kazmak kadar zor olan bu meselede inşallah Allah doğru olanlara da yardım edecektir.

Çünkü bu vazife para veya mevki kazanmak için yapılacak bir şey değildir. Amaç ve gaye sadece Allah rızası olmalıdır ki doğrusu budur.

Rabbim, dinin doğrusunu en ücralardaki vatandaşlarımıza kadar, büyük bir heves ve imanla duyurma gayretindeki gayedaşlarımıza yardım etsin. Allah hepsinden razı olsun. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir