Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Dinin ortak paydası imandır
imanilmihali.com
Dinin ortak paydası imandır

Dinin ortak paydası imandır

Dinin ortak paydası imandır

İslam, huzur, barış, esenlik ve sadece Allah’a ve tam teslimiyet manasına olup muhteviyatında; iman, ibadet, ahlak ve amel vardır. Bu sayılanların tamamını mükemmel seviyede icra etmek tabiki zordur lakin Müslüman kul bunları elinden geldiğince, nefsine söz geçirebildiğince eda etmeye gayret edendir.

İman, Rabbimizin kullarına az veya çok ama mutlaka kendisinin bahşettiği bir nimettir. İmana ait kulun vazifesi; kendisine teslim edilen bu iman nimetini güçlendirerek muhafaza etmek ve yarın hesabını vereceği bu iman nimetine yakışır bir hayat yaşamak ve ibadete, ahlaka, salih amele yönelmek, hayırlarda yarışıp çirkinlikleri men etmektir.

İbadet, başlıca hac, oruç, zekat, namaz gibi mali ve bedeni farzları bünyesinde barındıran iman göstergeleridir. Her bir ibadet hem diğerleriyle ve hem de asıl temel teşkil eden iman bahsi ile yakın alakalıdır.

Ahlak, iman ve ibadetin sonucu, nefis terbiyesinin mükafatı, salih amel üretmeye meyilli kulun kalp atışlarıdır.

Salih amel ise iman, ibadet ve ahlak manzumesinde kurulu kul nefsinin, aklın değil kalbin istikametinde yol alması ve doğru yolda, asli istikamette ilerlemeye istekli olmasıdır.

Tüm ibadetler, salih ameller, iman ve ahlak bahisleri kulun kendisine yaptığı iyiliklerdir.

Bir de diğer kullara ve tabi en başta Rabbimize yapacağımız iyilik ve yardımlar vardır. Çünkü Allah; Bana yardım edene ben de yardım ederim buyurarak insandan aslında hiç ihtiyacı olmadığı halde sadece dünyaya huzur ve barış egemen olabilsin ve ilahi takdir hayata geçsin diye hayırlar ve cihadlar istemiştir. Cihad, kulun bilgisizlik, akılsızlık, imansızlık, itikatsızlık, ahlaksızlık gibi illetlerin tamamına karşı Allah yolunda verilen mücadelenin ortak adıdır ve sadece silahla değil insanın kabiliyetleri ile doğru orantılı olarak her şeyle yapılır.

Bilimle uğraşmak, okuma öğretmekten tutun da vergi toplamaya, yeşili korumaya, kafirle dost olmamaya, doğru bilgiyi yaymaya kadar geniş bir yelpaze cihadın konularındandır. Muhakkak en değerlisi Allah yolunda canını ortaya koymak, ilahi irade yeryüzüne egemen olabilsin diye fani bedeni feda edebilmektir. Şehitler bu yüzden yüce ve cennetliktir.

Yukarılarda, bunların hepsini eda etmenin zorluğundan bahsederken toplumsal kabulleri, yasal mevzuatları, ata alışkanlıklarını, beyin ve bedenlere uygulanan teknolojik empozeleri, medya ve yazılı basın kanalize etmelerini, kısaca modern zamanda gerçekleşen beşeri ama bir o kadar da şeytani caydırıcıları ve mesai koşturmacalarını kast ettik. gerçekten de mesai çizelgesine sadakatle bağlı toplumların sayılan nadide güzellikleri sıkıntısız bir şekilde icra edebilmesi kolay değildir.

Lakin unutulmamalıdır ki Allah kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez. Çünkü O, zulmetmez ve adaletten zerre sapmaz. Kul bu anlamda saf niyetle ve samimiyet hissiyle yapabildiklerini eda ettiği sürece karşılığını da inşallah ziyadesiyle bulacaktır diye umut ederiz.

Fakat çok önemli bir nokta vardır ki bu nokta varlığında en ufak gayreti en tepeye, yokluğunda en derin ve devamlı gayretleri en dibe bir anda indiriverir. Bu nokta iman’dır.

Tüm ibadet, ahlak ve amellerin hatta niyet ve teşebbüslerin, korku ve sevinçlerin, başarı ve mağlubiyetlerin, şükür ve sabırların ortak paydası sadece ve sadece imandır. Çünkü iman tüm yolların başı, tüm dertlerin çaresi, tüm mazlumların dayanma gücü, tüm sevdaların en yücesidir.

İman olmadan nefes almak, insan olmak, mü’min olmak mümkün değildir.

Dağlar, taşlar, kuşlar, bulutlar söz dinleyip, ilahi iradeyi kabullenip, sabah akşam Rabbimizi tesbih ederken kula düşen aynısını tekrarlamak ve kalbini sadece Allah sevgisine açmaktır. Dinin özü ve mantığı işte bu çıkış noktasıdır.

Kur’an ilk önce imanı, sonra namazı ve zekatı daha sonra da diğer güzellikleri emretmiştir ve Kur’an iki şeye savaş açar; zulüm ve cehalet.

Kâfirlerden ziyade Kur’an’ın savaşı münafık ve müşriklerledir. Bu yüzden Kur’an’da namaz kılmayan lanetlenmez ama namazı gösteri aracı yapıp münafıklık eden lanetlenir. Bu yüzden Kur’an münafıkları cehennemde kâfirlerden daha aşağılara mahkum eder. Bu yüzden Kur’an iman edip salih amel işleyenlere cennetleri vadeder.

Mesele iyi anlaşılmalıdır. Dinin olmazsa olmazı ibadet değil imandır.

Diğer tüm ibadet, ahlak, salih amel bahisleri sadece iman etmiş kullara bir şeyler kazandıran ve inşallah mü’min olmayı becerebilmiş Müslümanların cennetlerdeki mevkilerini yükseltmeye vesile olacak ve Allah’ın rızasına daha fazla mazhar olabilmeyi sağlayabilecek hususlardır. İman olmadan yapılan mali ve bedeni, hatta nefsi ve fiili ne varsa beyhudedir. Çünkü tüm bu niyet ve amellerin ortak paydası imandır.

İman ve namaz, iman ve oruç… Rabbimizin emrettikleridir. Çünkü iman kime, neden ibadet edilmesi gerektiğini bildiren bir nurdur. İmanın özü; kulu Allah yoluna sokmak, sadece Allah’tan rızık bekler hale getirmek, kulu iyi ve güzele kılavuzlamaktır. İman sahibinin bir başkasına ibadet etmesi, ibadeti yedek ilahlara kaydırması, dini iman dışı hallere sokması bu yüzden mümkün değildir. Keza imanı zayıf kulun namazı huşu ile kılması, infakı has kalple yapması, nefsini temizlemeye çalışması da mümkün değildir. Yine imanı zayıf kulun her an şirke ve şeytana kayması, kâfirlere dost ve şeytana asker olması gayet muhtemeldir.

Şeytanın dokunamadığı kullar imanlı kullardır.

Cennetlere sadece iman eden kullar girecektir.

İman ile başlamayan hiçbir amelin, içinde iman olmayan hiçbir ibadetin, imansız hiçbir iyiliğin zerre kadar kıymeti yoktur. Çünkü iman sadece Allah’a yönelmek, tevhide teslim olmak, can-ı gönülden kıbleye yönelmek, tevbe ve dualarda içten gözyaşlarına boğulmaktır. Samimi olmayan, riya ve gösterişe bezenmiş, sonucunda Allah rızasını değil de birilerinden birşeyler umarak yapılan ibadetin bu yüzden dini hiçbir değeri yoktur ve o ibadet bir jimnastikten öte gidemez.

Allah bu gayretlerin de nisbi olarak mükafatını verecektir elbet lakin bu karşılıklar kula umduğu mükafatları getirmeye yetecek midir?

İslam’ın bugünlerde yaşadığı acılar işte bu samimiyetsizlikten, iman zayıflığından, Kur’an’ı hayata rehber edinmemekten kaynaklanmaktadır. Çünkü İslam alemi ilk başa, ilk adıma, en temele imanı koymak yerine yıkık duvarların üzerine, zayıf temeller üzerine birşeyler inşa etme gayretindedir.

Asr-ı saadet özlemiyle yanıp tutuşan İslamiyet, risâletin ilk beş-on yılında verilen savaşların iman kardeşliğini tesis için yapıldığını unutmuş haldedir. Münafık, kafir, müşriklerin, müminlerle birlikte savaşa bile gidemediği zamanlarda, iman etmemiş olanlarla dostluk kurulmaması, bir süre sonra onlarla savaşılması ve imanın tek ve ortak gaye olması zihinlerde sürekli sabit tutulması gereken bir meseledir.

Kıble, namaz, kurban, hac, zekat gibi meseleler imandan öncelikli değil fakat imanın göstergesi ve ispatı durumundadır. Yani önce iman edilecek sonra diğerlerine yönelinecektir.
İslam’ın şartlarından ilkinin iman etmek olması bu yüzdendir. Her ne kadar burada dil ile söylemek yeterliyse de bu Müslüman olmanın şartıdır, mü’min olmanın değil. Mü’min olmak imanı tam ve içten yaşamak, kabullenmek ve şer ile olan tüm alakayı kesmekle mümkündür.

Yoksa mü’min olmak hiç ama hiç kolay değildir.

Mü’min olmak; iman tahtası arkasına gizli kalbi Allah sevgisi ile doldurmak, başkaca sevgi ve beklentileri oradan uzaklaştırmak, tüm iş, düşünce, söz ve niyetlere bu sevgi istikametinde yön verebilmektir. Mü’min, Allah dostlarını, iman kardeşlerini canından aziz bilebilmek, dünyalıklar uğruna ahireti feda etmemek, muhtacı kendisinden önce doyurabilmektir.

Mü’min iman eden, Müslüman ise sadece İslam’a girendir.

Mü’minin ve imanın göstergesi ve varlığının beyanı ise; Allah’ın sınırlarına mutlak riayet, Allah dostlarına dost, Allah düşmanlarına düşman olabilmektir. 

Rabbim tüm Müslüman kullarına mü’min olabilmeyi nasip etsin.
Rabbim tüm ibadet, ahlak ve salih amellerin yanıbaşına iman izzetini koyabilmeyi nasip etsin.
Rabbim imanımızı artırsın, nefsimizi temizlesin.
Rabbim her iş ve düşüncemize evvela imanı etkin kılsın.
Rabbim bizleri ve bizlerden gelecek nesilleri salih ve imanlı kullarından eylesin.
Amin!

Dinin ortak paydası imandır

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri sadece İslam’ın değil aynı zamanda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir