Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Dizilerde küfre varan söz ve davranışlar
imanilmihali.com
Dizilerde küfre varan söz ve davranışlar

Dizilerde küfre varan söz ve davranışlar

Dizilerde küfre varan söz ve davranışlar

Dizilerde küfre varan söz ve davranışlar, toplumu yanlış algılarla etkilemekte, hak ve batılı yer değiştirtmekte, şerre hizmet etmektedir. Burada irdelenmekte olan husus İslam toplumunun ekranlar vasıtasıyla nasıl kandırılmak istendiğinin vurgulanması ve Kur’an ile korunmanın nasihat edilmesidir. 

Televizyon modern zaman aldatmacası olarak hepimizin zamanını almakta, kimi zaman duygulandırırken, kimi zaman güldürmekte ama daima meşgul etmektedir. Bu kadar emek ve zaman harcanan o programların sadece para kazanmak için olduğuna dair kanaat ise aldanmanın adı, aptallığın ispatıdır.

Haber, dizi, reklam gibi sayısız animasyon ve teknolojik gayretin ardında ticari kar, sempatizan toplama, yüceltme veya yerme arayışı vardır ama asıl gaye temel yapı taşlarıyla oynamak ve insanlarda algı yaratarak akıllarda iyi ve kötünün yerini değiştirmektir.

Dini boyutta ise durum çok daha vahimdir ve imanlı kalpler bu sergilenenleri çoğu zaman seyretmemeyi seçerek kolaya kaçmakta ama ekranlardaki o sinsi mesajlar insanları etkilemeye devam etmektedir. Bu mesajları görebilmek içinse iyi bir Kur’an mü’mini olmak gerekir.

Örneklenecek olursa bir tarikatın bir koluna ait birileri hem de kendi kanallarında birbirinden güzel kızları açık kıyafetlerle sergilemekte, bir diğeri evlilik programları ile halkı oyalamakta, bir diğeri dizilere serpiştirilen siyonist figürlerle dimağlara bazı resimleri yerleştirmektedir. Haberler ise ayrı bir komedidir ve doğruyu duymak isteyen toplum o kanalın taraflı yorumuyla hayata bakmaya zorlanmakta ve bir süre sonra fanatikleşerek doğruyu o kanal istikametinde inşa etmekte halbuki hak ve adaletten uzaklaşmaktadır.

Yabancı dizi ve filmlerin zaten adını anmaya bile gerek yoktur ki koskoca Hollywood yahudi propoganda aracı olarak finanse edilmekte, tüm emek ve zamanını İslam düşmanlığına sevk etmektedir. Karikatür (çocuk) filmlerinde bile helaların üzerine İslam sembollerini koyan zihniyetten zaten başka bir şey de beklenemez. O filmlerin özellikle çocuk ve gençleri hedef alması da zaten tesadüf değildir.

Yerli sektör ise çoğu yabancı emir ve direktiflerle ve hatta bazen farkında olmayarak ama çoğu zaman bilinçli vaziyette bu oyuna alet olmakta ve toplum inanç ve ahlaki değerleri zedelenmektedir. Bu konuda sayısız yazı yazılmış olsa da toplumun bilinç düzeyi hala yükselmemiştir. Çünkü oyunu anlayabilmek için Kur’an’ı ve İslam’ı bilmek gerekir ki toplum da maalesef Kur’an’i ahlak sahibi olan çok azdır. Kaldı ki tevhid ve şirkin ne demek olduğundan habersiz müslüman camianın oynanan siyonist veya ateist yaklaşımları ayırt edebilmesi mümkün değildir.

Bazen de modernlik veya batılılık hatta entellik adına alet olunan hadiseler ise akıllara zarar verici haldedir. Şekle, sekse, lüks ve israfa dayandırılan, siyasi akımların etkisindeki, maddecilik inancına dayalı bu gayretler pek çok entel tarafından maalesef kabul görmektedir.

Arabesk, seks, korsan yayınlar, telif haklarına aykırı kolaylıklar, filtreleri engelleyen programlar ile içinde en masum görünen dizilerdeki sinsi mesajlar bile bu haldedir.

Daha açık söyleyecek olursak (isim vermeden) dizilerdeki aile dışı ilişkilere ve bu ilişkilerden doğan çocukların nasıl merhamet vesilesi yapıldığına, miras ve para uğruna işlenen cinayetlere, mafyalaşmanın özendirilişine, silahların nasıl iştah kabartıcı olduğuna, yalanların nasıl doğru gibi ortaya sürüldüğüne, dedikodu ve gıybetin nasıl ballandırılarak anlatıldığına, entrikaların nasıl o dizilerin ana teması olduğuna ve temel yalanların müdafası için kaç canın yandığına bakmak kafi gelecektir.

Mini etekli kızların, şaraplı yemeklerin, karanlık diskolarda kolayca satın alınan uyuşturucuların, pahalı arabaların, zina pazarlıklarının, kahve fallarının başrolde olduğu bu dizilerden çocukların faydalı şeyler öğrenmesi mümkün müdür?

Çalışmadan kazanmanın, riba ile (tefecilik) para kazanmanın, para ile adam öldürtmenin, zengin arabalarıyla sükse satmanın, sabahsız gecelerde şehvetler peşinde koşmanın, seyirciler üzerinde olumlu etki bırakması mümkün müdür?

Sadece ülke içinde değil uydular marifetiyle diğer ülkelerde de izlenen bu sinsi dizilerle gençlerin doğruyu ve güzeli bulabilmesi olabilir mi?

Babası belli olmayan, sarhoş gece sabahında sahip olunan çocuğa karşı toplumda oluşturulmaya çalışılan merhamet hissinin ardında ahlaksız ilişkileri savunmak fikrini kaç kişi yakalayabilmektedir?

Şantaja, şiddete, karaborsaya, yasadışılığa senaryo için bile olsa tamah edenler topluma verdiği mesajın ne kadarının farkındadır? Reyting uğruna halkın akidesiyle ve ahlakıyla oynayanlar işledikleri günahın ne kadar farkındadır?

Metresliği özendiren, boşanmayı güzel gösteren, sorumsuz aşkları öne çıkartan figürler İslam’a tabi olduğunu ifade eden topluma ne kadar hitap etmektedir?

Çalmayı, talanı, hortumu, haksız ihale almayı, sigortadan kaçırmayı, vergi vermemeyi özendiren sözde senaryolar kamu yararına ne derece uygundur?

Hizmetçilerle yaşanan yasak aşklar topluma nasıl mesajlar vermekte, namuslu çalışanlar neden hep fakir ve ezilen gösterilmektedir?

Neden ahlakı ve imanı özendiren diziler reyting alamamakta veya TV sahiplerince tercih edilmemektedir?

Reklamlarda neden lüks ve israf kışkırtılmakta, ekmek almaya para bulamayanlar neden bir üst model araba hayaliyle aldatılmakta veya neden kolayca verilen kredilerle batağa sürüklenmektedir?

Neden dini ve imanı tanıtan diziler yapılmamakta, neden denetim kurumları bu nahoş dizileri men etmemektedir?

Haberlerde bir tarafı yücelten, diğer tarafı batıran siyasi haberler kol gezerken, toplumun ötekileştirilmesi nasıl engellenecektir?

Gazete manşetleri maksatlı seçilirken, her sabah ekranlara taşınırken, dürüst iş yapanlar meslekten uzaklaştırılırken ekranlar izleyiciye nasıl güzellik kazandıracaktır?

Çakma müteahitlerin, çoğu yasal olmayan ve o paraya değmeyen evleri nasıl dakikalarca reklam edilebilmekte, nasıl döviz şeklinde yabancı sermayelere gideceği belli paralar yabancı arabalara verilmeye özendirilmektedir?

Dizi aralarına serpiştirilmiş bir iki namaz veya ezan görüntüsü ile dini hafife alan ama ahlak, ibadet, iman ve salih amelden bahsetmeyen bu programların yapımcıları neden finansör direktifiyle pisliğe hizmet etmeye mecbur bırakılmaktadır?

Neden dul kadınlar iffetsizliğe mahkum, fakirler çalmaya mecbur, yetimler çeteye girmeye mahkum gösterilmektedir? Mafyalar neden yasaların üzerinde gösterilmekte, silahla adalet sağlayanlar nasıl dokunulmaz ve güçlü gösterilebilmektedir?

Uyuşturucu ile süslenen renkli hayaller nasıl teşvik edilmekte, üzeri şeffaf şekillerle kapatılan içki kadehleri ile nasıl alkolün kötülüğünün mesajı verilebilir sanılmaktadır?

Çekmecelerdeki, bellerdeki silahlar nasıl olur da yasal ve gerekli gösterilebilir?

Kumarhaneler nasıl süslenir püslenir ve servis edilir, kumar hayalleri nasıl genç dimağlara yer ettirilir, kumarın şeytan işi pislik olduğu ve yuva yıktığı, hayat körelttiği nasıl insanlardan saklanabilir?

Terör ve şiddet nasıl özendirilir? Nasıl kadına ve çocuğa şiddete sessiz kalanlar, aile içi şiddete maruz kalanlara mahalle o dizide nasıl sabır telkin edebilir? Hayvanlara, tabiata yapılan zulümler, rant için kesilen ağaçlara nasıl sessizlik tavsiye edilebilir? İnsanlar paraya tapar hale nasıl getirilir? Nasıl para için işlenen cinayetler, şantajlar, ahlaksızlıklar özendirilir?

Nasıl İslam sadece yaşlılara kılavuzlanır ve gençler sanki dinen mükellef değilmiş hissi yaratılır ki ibadet ve iman hep emekliliğe bırakılır?

Dizilerdeki duvar resimleri nasıl olur da hep siyonist figür ve amblemlerden seçilir? Nasıl oyuncuların okuduğu kitaplar bile gizli mesajlar taşır ve mahremiyet ayaklar altına alınır?

Hastanede can çekişmekte olan hastaya doktor nasıl olur da “Bundan sonrası kendisine kalmış, yaşamak isterse yaşar” diyebilir ve ecel ve tefekküre asılsızca meydan okunur? Hayatı ve eceli veren Allah’ın kudretine uzanan bu dil nasıl olur da koparılmaz?

Allah rızası nasıl olur da kişi memnuniyetine terk edilir ve iyilik birilerine yaranmakla tanımlanır?

Nasıl insanlar para ile zulme karşı sessiz bırakılır, şahitlikten vazgeçer ve yalan şahitlik yaptırılır? Öldürülen nasıl parayla satın alınır da davasından vazgeçer?

Dizilerde nasıl kişisel çıkarlar kamu ve devlet çıkarından üstün tutulur? Nasıl vergi kaçıranlar beyefendi olur da elektrik parasını ödeyemeyenler zavallı olur?

Bu toplumun yetim evlatlarına mesuliyeti yetimhanelere götürülen birkaç yalan oyuncak ile tarif edilecek kadar küçük müdür? yetim büyüyenler neden potansiyel suçlu gösterilir?

Kaçırılan milyonlarca çocuğun akibeti neden araştırılmaz da onların zenginlere yedek parça yapıldığından bahsedilmez?

Neden kirli polisler dimağlara yerleştirilir de polisin ahlakı rencide edilir? Neden savcı ve hakimler satın alınır ve avukatlar para içinde yüzer de masumlar hapse, suçlular zengin malikanelerine döner? Zengin oğlan neden her zaman haklıdır da masum fakir kız neden hep suçlu ve eziktir? Neden banka soygunları özendirilmekte, caniler kurtulmakta, gariban mahallelerinin arazileri yok pahasına alınabilmektedir?

Özetle; haberlerden reklamlara, dizilerden filmlere, evlilik programlarına, para veren yarışmalara kadar her yönüyle ekranlar zehir saçmakta ve imani algıları değiştirmeyi hedef almaktadır. Dini akidesi zayıf, cahil kesimler ise bunlara inanmakta, inanmasa da onların algılarına bir süre sonra esir düşmektedir.

Tarihin akışını bile yalanla donatan, temel değerleri rencide edip yerini değiştiren, modern zaman ahlaksızlıklarını normalleştiren, hak ve adaleti yok sayan, günahı teşvik eden, merhamet hissinin istikametini saptıran, dinsizliğe hizmet eden bu taraflı gayretler tabiki masumane veya tesadüfi değildir.

Çoğusu maksatlı azı cehaletten kaynaklanan bu algı yaratma girişimlerinden cahil ve Kur’an’dan uzak olanların etkilenmemesi mümkün değildir. Yapılması gereken Kur’an’ı elek, gözlük veya kalkan yapmak, hayata, ekrana, söz ve hareketlere o gözle bakabilmek, sinsi ve gizli mesajlara Kur’an ile karşı koyabilmektir.

Kur’an, doğruyu ve güzeli emrederken, kötülerle ve kötülükle mücadeleyi de öngörür. Müslüman ülke yayınlarının bu çerçevede hayat bulması doğru olandır. Değilse, topluma düşen ekranlardan uzak durmak ve yanılmamaktır.

Hakikat ve gerçek dizilerde değil Kur’an’dadır. Ama ancak dini bilenler bu ayrımı yapabilir ve din Kur’an’dadır. Kumarın (piyangonun) şeytan işi pislik olduğunu diyanetin fetvasıyla hemde İslamiyetten on dört asır sonra öğrenen bir toplumun Kur’an’dan ne kadar uzak olduğunu anlamak için alim olmaya gerek yoktur. Bilmemek, öğrenmemek, sanmak, gaflet, delalet ve cehalet asla mazeret değildir, suç diziyle aldatmaya çalışan kadar o diziye kananlarındır da.

Haberler, diziler, filmler, reklamlar boşuna değildir. Marifet o dizideki yalanları yakalayabilmek ve her şeyden habersizleri de uyarabilmektir. Çünkü maalesef insanların çoğu oynanan oyunun farkında bile değildir.

Siyasi olarak yayılmacı, sömürücü zihniyetlere hizmet eden, dini olarak siyonist yahudi güdümündeki, anlayış olarak ateizme yakın bu müslümanlığa düşman gayretlerin sahipleri elbette kendi davalarına hizmete çalışacaktır. Ama Allah dostlarına da düşen kanmamak, yanılmamaktır.

Nadirde olsa hakka ve İslam’a hizmet eden diziler elbette vardır ama onlarda da hurafecilik, beşericilik, örfilik, beşericilik veya yobazlık derecesine varan bağnazlıklar yok değildir. Bu programların zararı da azımsanamayacak kadar büyüktür.

Dizilerdeki sözde farklı yaşam boyutlarına, büyü gücüne, kurt adam veya zombi hikayelerine, uzaylı yaratıklara, ufolara, prenses ve prens masallarına, müstehcenliklere, mafya özendirmelerine, kısaca tüm Kur’an dışılıklara inanmak kulu mesuliyetten kurtaramaz. 

Dahası ilahi kudret ve mülkü sorgulayan, Rabbimiz Allah’ın iş ve oluşa dair ölçülerine düpedüz savaş açan gayretleri izlemek onlara reyting veya bilet parası şeklinde güç de kazandıracağından bunlardan uzak durmak, suça ortak olmamak lazım gelir. Aynı şey internet üzerinden izlenen şeyler içinde geçerlidir.

Kur’an, hayata elek yapılırsa tüm yanlış ve doğrular zaten ayırt edilecektir ki Kur’an’ı hayata elek yapabilmenin şartı da muhakkak anlayarak okumak ve öğrenmektir. Yoksa akibetler karanlık, ahiret üzücü ve gelecek zor olacaktır.

Rabbim imanlı kalplere hayır ve şerri ayırt edebilme gücü versin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu

Hz. Hüseyin neden şehit oldu Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitleri sadece İslam’ın değil aynı zamanda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir