Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / Dua köşesi / Dua ve tevekkül
imanilmihali.com
Dua ve tevekkül

Dua ve tevekkül

Dua ve tevekkül

Dua ve tevekkül, kulun sadece Allah’a yönelip, sadece O’na güvenip ve sadece O’nden beklediğinin ispatı, günahlarının affı, sıkıntılarının giderilmesi noktasında sadece Allah’tan yardım dilemesidir.

Dua, kulluğun özüdür. İnsan kulluğunun gereği olarak daima dua etmelidir. Ama dua daha çok henüz elimizde olmayan bir nimete ulaşmak veya içinde bulunduğumuz bir sıkıntıdan kurtulmak için yapılır. Yani, bizler dua ile mevcut hâlimizin değişmesini veya iyi hâlimizin devamını istiyoruz demektir.

“Kaderi ancak dua engeller. Ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği günahlar yüzünden rızkından mahrum olur. ”

“Kime dua kapısı açılmışsa, ona rahmet kapıları açılmış demektir. Allah ’tan talep edilen (dünyevi) şeylerden onun en çok sevdiği, afiyettir. Dua, inen ve henüz inmemiş her çeşit musibet için faydalıdır. Kazayı/kaderi ancak dua geri çevirir. Öyleyse ey Allah’ın kulları, duaya sarılın.”

“Şüphesiz sadaka Rabb’in gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller. ”

“Rızkının genişlemesini, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akraba hukukunu korusun.”

Burada duanın kadere tesir etmesini kulun iyilikleri istemesi ve kötülüklerden korunması manasında anlamak gerekir.

Bir çeşit kader vardır ki onun gerçekleşmesi Allah tarafından kesin hükme bağlanmıştır. Bu hükmü verilen şeyin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Buna kazâ-i mutlak denir.

Bir çeşit kader vardır ki onun gerçekleşmesi bazı sebeplere bağlanmıştır. Buna kazâ-i muallak denir.

Yani sonucu bazı sebeplere bağlanmış kaza demektir. İşte dua ve sadaka bu kısımda fayda verir. Allah Teâlâ, bir hikmeti icabı o sonucu bu sebebe bağlamıştır. Kul, neyin neye sebep yapıldığını bilmediği için, sadaka, dua, tevbe, istiğfar, zikir, ibadet, taat gibi hayırlı sonuç verecek bütün sebeplere sarılmalıdır. Bunun muhakkak faydasını görecektir.

Her şey kaderimizde yazılmışsa o zaman duaya ne gerek var diye düşünmek doğru değildir. Dua edebilmek büyük bir nimettir. Dua, kulluğumuzun gereğidir ve ilahî takdirin içindedir. Bir kulun farklı sebeplerle duadan ve kulluktan uzaklaşması neticesinde bu nimetin alınması da ilahî takdirin içindedir.

Tevekkül kelime olarak güvenmek, dayanmak, bir işi başkasını vekil tutarak ona havale etmek gibi anlamlara sahiptir. Kavram olarak yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra Allah’a dayanıp, güvenmek, sonucunu Allah’a bırakmak anlamında kullanılmaktadır.

Tevekkül, kadere imanın tabii sonucudur. Ama maalesef yanlış anlaşılmış, tembellik, miskinlik olarak yorumlanmıştır. Tevekkül, Allah’a dayanıp, güvenmek, çalışıp çabalarken Allah’ı daima yanımızda bilmek ve işlerin sonucunu Allah’a bırakmak demektir. Allah’a güvenip sonuçtan endişe etmemek anlamına gelir.

Öte yandan tevekkül tüm yapılması gerekenleri yaptıktan sonra, insanın içinde duyması gereken bir iç huzur, mutmain olma ve en önemlisi Allah’ın takdir edeceği sonuç ne olursa olsun buna razı olma ahlakıdır. Sonucu Allah’tan ve yalnız Allah’tan bekleme hâlidir.

Mümin, yaptığı ve yapacağı işlerde Allah’a güvenip dayanır. Bu güven onu kötü şeyler yapmaktan alıkoyduğu gibi zor anlarında da ona ümit aşılar. İnanan bir kişi her işinde Allah’ın rızasını gözeterek doğru ve dürüst davranır. Bir konuda elinden geleni yaptıktan sonra sonucun kendisi için hayırlı olmasını ümit ederek Allah’a tevekkül eder.

Dua ve tevekkül

Bu yazıyı okudunuz mu?

İstiğfarın efendisi duası, Seyyidül İstiğfar

İstiğfarın efendisi duası, Seyyidül İstiğfar

İstiğfarın efendisi duası, Seyyidül İstiğfar İstiğfar, hem kendisi hem de başkalarının günahlarının affı için dua ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir