Anasayfa / İMAN ESASLARI / Dünya tek bir sınav değildir
imanilmihali.com
Dünya tek bir sınav değildir

Dünya tek bir sınav değildir

“Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara 2/155)

Dünya sayısız sınavlar manzumesidir

Dünya ahiretin tarlasıdır, ahiret yurdunda yaşayacaklarımızın azığıdır, muazzam bir imtihanlar dizisidir ama tek bir not alacağımız üniversite sınavı gibi bir yerleştirme sınavı değildir.

Sonsuz hayata geçişte bir ara taşı olan ölümün kapısından geçmek kimine göre kurtuluş, kimine göre felaketin başlangıcı olacaktır. Kimin akıbeti nedir, kaderinde neler yazılıdır ve ahiret yurdunda neler yaşayacaktır Allah bilir ama kesin olan şudur ki; dünyada yaşadığımız her şey yüz binlerce sınavın bir sorusudur.

Dünya hayatının bir imtihan olması; akıl, ruh ve şuurla ödüllendirilen insanın, doğru ile yanlışı ayırt edebilecekken doğru ve güzel olanı seçmesi, en azından niyet ve teşebbüs etmesi, yanlışlardan sakınması ve yanlış, batıl, zararlı, pis ve haram kişi ve şeylerden uzak durması üzerine kuruludur.

Bu ecel kapımıza geldiğinde alacağımız nota göre yapılacak bir yerleştirme sınavı kadar basit bir şey değildir. Yetmişi geçenler cennete, 50-70 arasındakiler Araf’a, 50’nin altındakiler cehenneme diye bir şey yoktur. Yani yüksek not alsanız da ateşten kurtulamayabilirsiniz veya düşük not alsanız da ateş size dokunmayabilir.

Öncelikle Yüce Rabbimizin rahmet, şefaat, kudret ve ihsanı her şeyin üzerindeyken kimlerin affa tabi olacağını, kimlerin lanetlenerek ateşlere odun olacağını bilemeyiz. O, dilediğini affeder, dilediğine gazap eder.

Dahası bu hayatta yaptığımız zerre kadar her şeyden hesaba çekilecekken, yediğimiz her lokmadan, bize bahşedilen her nimetten mutlaka sorulacakken sınavın tek bir sonuca tabi olmasını beklemek yanlış bir aldanmacadır. En cennetlik dedikleriniz kul hakkı yediği için cehenneme, en cehennemlik dedikleriniz cennete misafir olabilir pekâlâ. Çünkü imanın kimde olduğunu sadece Allah bilir.

Kulun yediği lokmanın haram veya helal olduğunu Rabbim ve kendisi bilir. Bizler hane dışından onun yediğinin temizliğini bilemez ve çoğu zaman yaptığı ibadetin riya veya gösteriş mi yoksa gerçek mi olduğundan emin olmayız. Yani riya ve gösteriş, bu dünyada bazı çıkarlar sağlasa da kulu ateşlere konuk ediverir.

İnsanlar bu hayatta her yıl bir veya iki kez denendiğinin farkında değil midir? Hastalık, kaza, bela, musibetlerle olsun, refah ve bolluklarla olsun herkes her yıl bir veya iki kez denenir ki şükür, sabır, dua, tevbe ara durumlarına bir tepki versin. Ne kadar aciz ve şefaate mahkûm olduğunu bilsin ve doğru cevabı işaretlesin diye.

“Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği hâlde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır.” (Maide 5/94)

“Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?” (En’am 6/53)

“(Savaşta) onları siz öldürmediniz, fakat Allah onları öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı. Mü’minleri, tarafından güzel bir imtihanla denemek için Allah öyle yaptı. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Enfal 8/17)

“Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Enfal 8/28)

Hafıza meleklerinin yaptığımız en küçük şeyi not etmesi ( iyilikleri hemen, kötülükleri kul belki tevbe eder, vazgeçer veya hemen ardından bir iyilik yapar da kötülüğün kara lekesinden kurtulur diye geciktirerek yazması) her gün bir sınav yaşadığımız anlamında değil midir?

Dünyanın tek bir sınav olduğu algısı bizi yanlışlara götürür. Çünkü eceline yakın, mesela yetmiş yaşına kadar kuralsız ve itaatsiz yaşamış birisi o yaşta tevbe edip, günahlarından kurtulmayı çok önceden planlamış ve o zaman gelince ifa etmiş ve ecelini yaşamış olsun. Bu kulun durumu nedir? Rabbimin dilemesi müstesna o kul bunu kaygısız yaşamına bir kurtuluş kapısı olarak kullanmış ise vay haline, dahası Allah’ın affı dışında olan şeyler için, mesela kul hakkı yedikleri, zulmettikleri vs. tevbe ile silinebilecek pislikler midir?

Tek bir sınav manası bizi yaptığımız ufak hatta bazı büyük kötülüklerin (düşük notların) diğer derslerden alacağımız yüksek notlarla telafi edilebilir olduğu yanılgısına götürür. Oysa bu sınavda sınıf geçme değil ders geçme vardır ve bizler her dersten en az geçerli notu almak zorundayız.

Bu dersler nelerdir dersek te cevabımız iman, Kur’an, din, ibadet, ahlak, insani değerler, toplumsal değerler, Allah’ın sınırlarına uyma, batıla karşı cihad, kıssalardan ders çıkarmak, emanetler, infak ve zekat, tevbe etmek, şükür ve tesbih etmek, sabır, fedakârlık, iyilik, salih amel dersleridir.

Özetle dünya hayatı dediğimiz, kısa, fani, oyun ve eğlence düzeneği ahiret yurdunda akıbetimizi belirleyecek olan sınavlar dizisidir. Bu sınavdan bir genel not alacağımızı farz ediyoruz çünkü amel defterimiz teraziye konduğunda aldığımız not belli olacaktır.

Lakin iş burada bitmeyecek bu terazi öncesinde helalleşme, şefaate tabi olma fasılları yaşanacak, Rabbimizin diledikleri affa veya gazaba uğrayacaktır. Sınavı başarıyla vermemizin şartı tüm derslerden en az geçer not almaktır ki birinden geçemezsek ikmale kalırız. İkmale kalmak ise şefaate mazhar olamazsak belli bir süre ateşe konuk olmaktır.

Yüce Rabbim bizlere her gün karşımıza bin bir vaziyette çıkan sınav sorularından geçebilmeyi ve doğru cevapları bulabilmeyi nasip etsin inşallah!

Bu sınav sokaktaki kedi, annemizden gelen bir telefon, sadaka isteyen bir dilenci, geçireceğimiz bir trafik kazası, bir ecel haberi, ansızın hasıl olan bir hastalık illeti veya piyangodan çıkan trilyonlar olabilir. Bunlara karşı vereceğimiz doğru cevaplar birer sözlü notu gibi not defterlerine işlenecektir mutlaka.

Rızkı, gazabı ve musibeti veren Allah’tır. O, tek sahibimiz ve Veli’mizdir. O’nun rahmetinin % 99’unu ahirete ayırmış olması bizi elbet kurtaracaktır lakin mesele şefaate ihtiyaç duymayacak kadar izzetli, onurlu ve Müslüman yaşayabilmektir.

Ahlak ve iman derslerinden düşük not alsanız, ibadet dersindeki yıldızlı pekiyi notunuz ne işe yarar? Hak yemiş ve zulmetmiş iseniz, ahlaklı görünmeniz sizi kurtarabilir mi, riya ve gösterişle bezenmiş ibadetiniz sizi tevhidden çok şirke yaklaştırmaz mı? Bu sınavın en mutlak sorusu batılı, şirk, iblisi lanetleyip, Hak’kı tanımak, tam itaatle teslim olmak, başkaca ilah tanımamak değil mi? Dünya malının bu kadar iştah kabartıcı, nefsin bu kadar açgözlü ve şehvetin bu kadar çekici olması sınavın şirk askerleri olan şeytan dostlarının ağına düşenler belli olsun diye değil midir?

“İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.” (Kehf 18/7)

Allah hepimize tüm derslerden geçmeyi ve güzel notlar almayı nasip etsin inşallah! Amin.

“İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der. Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, “Rabbim beni aşağıladı” der.” (Fecr 89/15,16)

Dünya tek bir sınav değildir

Bu yazıyı okudunuz mu?

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva)

Fetva-i Azam (En büyük Fetva) Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla! Değerli Müslümanlar, Allah Bir’dir, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 + 6 =