Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / Eşcinsellik kavramı ve ahlaki yozlaşmaya etkisi
imanilmihali.com
Eşcinsellik kavramı ve ahlaki yozlaşmaya etkisi

Eşcinsellik kavramı ve ahlaki yozlaşmaya etkisi

Eşcinsellik kavramı ve ahlaki yozlaşmaya etkisi

“Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz.” (Şuara 26/165,166)

“Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi varıyorsunuz? Doğrusu siz ne yaptığını bilmez bir toplumsunuz.” (Neml 27/55)

“Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?” (Ankebut 29/29)

“Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” (A’raf 7/81)

Kur’an ehli için yukarıdaki ayetlerin Lut (as) ve kavmi hakkında olduğu malumdur. Yine malumdur ki Lut kavminin helakı bu nedenledir.

Eşcinsellik kavramının (sevicilik, lezbiyenlik, oğlancılık, hatta hayvanlarla ilişki vs dahil) hak olmadığı, hem kadın ve hem de erkek için bu işin aynı cinsle yapılmasının haram olduğu açıktır. Nihayetinde salih nesiller yetiştirmek gayesiyle ve eşler arası sevgilerin güçlendirilmesi için beşeri hikmet olarak bahşedilmiş o organların ve o işin maksadı dışında kullanılması elbette büyük günahtır. Dahası avret yerlerinin açılması, namahreme değişik gözlerle bakılması, harama bakılması yasaklanmışken bu işlerin ne denli büyük günah olduğu da açıktır.

Lakin toplumun zinanın yasal olarak suç kavramından çıkarılmasına duyarsızlığı ve eşcinsellere kader kurbanı veya moda diye bakması gafletiyledir ki toplum ahlakı her geçen gün bozulmaktadır.

Ayetlerde bahsedilen topluma yapılan ikazlarda toplu eğlence partilerinin yapıldığı da anlaşıldığından bunun ne denli yaygın ve adeta örfe uygun olarak icra edildiği de anlaşılmaktadır. İş o kadar ileri gitmiştir ki Hz. İbrahim (as) bahsinden de hatırlanacağı üzere azgın sapık kavim Lut Peygambere misafir gelen erkek meleklere bile sarkmakta sakınca görmemiştir.

Kur’an ahlakının topluma yansıtılması aslen bu yasakların yasal olarak suç kapsamına alınması ile mümkünken, zina ve eşcinselliğin yasak olmaktan çıkarılması gayet düşündürücüdür. Oysa Allah’ın sınırları yani hudûdullah her toplum ve her zaman için geçerlidir.

Bu ahlaksızlıkların cezasız kalması ve toplumda yaygınlaşması hem aile müessesesinin mübarekliğini zedeleyeceğinden, gençliğin imanını şeytana teslim edeceğinden, gelecek nesillerin anne ve babalarının bilinmemesine kadar yol açabileceğinden… son derece zararlıdır.

Hem haram, hem günah ve hem de edebe aykırı olan bu hareketlerin yasaklanması, yapanların cezalandırılması ve toplumun ve özellikle gençlerin bu illetlerden kurtarılması lazım gelirken yöneticilerin ve İslam gönüllülerinin bunlara duyarsız kalması son derece düşündürücüdür.

Lut kavminin helakına neden olan bu tür ahlaksızlıkların Kur’an’daki tarifi; ne yaptığını bilmemek, edepsizlik ve haddi aşmak şeklindedir. Bunların Yüce Allah’a isyan ve haksızlık olduğu da aşikardır.

Kainattaki ilahi adalet ve ahengin tecellisi için konulmuş kuralları değiştirmeye teşebbüs kimsenin hakkı ve haddi değildir. Kaldı ki İslam için atan yürekler ayetlerdeki yasak ve teşviklerin tamamını istisnasız kabullenmekle mükelleftir.

Bunlara gösterilen sözde merhamet ve hoşgörü topluma verdiği zarardan doğan vebali de omuzlara yükleyecektir.

O halde fuhuş, zina ne denli büyük günah ve haram ise eşcinsellik te aynı derece de büyük vebaldir.

Acıdır ki bazı mezheplerde (?) Rabbimizin emrettiği yerden değil de aksi yönden yapılan ilişkilerin zina gibi sayılamayacağı yanılgısı kulları bu yanlışları yapmaya daha çok teşvik eder haldedir. Oysa Kur’an ile yasaklanan şey eşlere hak yol dışında yanaşmak ve helal olmayana yanaşmanın her türlü halidir.

Buradan hareketle hak birdir ama batıl çoktur. Hak olarak emredilmemiş hiçbir şey hak değil, batıldır.

Tüm bu İslam’ı sulandırma ve ayetleri hükümsüz kılma gayretleri imana vurulan büyük darbelerdir ve o suçları işleyenlerden de belki daha çok günahı o işin yapılmasındaki yasak ve cezaları kaldıranlaradır.

Bunun adı medeniyet, batılılaşma veya özgürlük olamaz. Günümüz İslam’ı tesettüre harcadığı emek ve zamanın yüzde birini zina ve eşcinselliği kaldırmak için harcamış olsaydı bu lanet işlerin hiçbirinden belki bugün eser bile kalmazdı.

Ama Emevi, Abbasi, Osmanlı saraylarında da sıkça görülen bazı oğlancılık ve köçeklik gibi şeyler yüzündendir ki bugün toplum bu ahlaksızlıkları kabullenmiş haldedir.

Rabbimizin rahmet ve merhameti olmasa, ahir zamanda bulunmasak sırf bu yüzden bile helakımız hak olurdu.

Mü’minler aklını başına almalı, İslam’ı yaşarken işe imandan başlamalı, Allah’tan başkasından çekinmeden bu illetleri topluma bela edenleri yargılamalıdır. Yoksa imanın gereği yapılmamış olur.

İmansızlık ise cennetleri haram kılan tek şeydir.

Bu işin alenen yapılıyor olması ve bayrak açmaya kadar gitmesi ise vahimlerin vahimidir!

Eşcinsellik kavramı ve ahlaki yozlaşmaya etkisi

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir