Anasayfa / İMAN ESASLARI / Kadere iman / EVLİLİK KADER MİDİR?
imanilmihali.com
evlilik kader midir

EVLİLİK KADER MİDİR?

EVLİLİK KADER MİDİR?

Evlilik kader midir?

Allah’ın ezeliyetini ve ilminin nihayetsizliğini biliyorsak cevabımız evettir.
Çünkü “Evlilik kader midir?” demek; “Allah bu iki kişinin evleneceğini ezelde biliyor muydu?” demektir. Zira kader, Allah’ın ilminin bir unvanıdır. Evliliğin kader olmaması için, Allah’ın evlenen o iki kişiden -haşa- habersiz olması gerekir. Bu ise ilmi her şeyi, her mekânı ve her zamanı kuşatan Allah hakkında düşünülemez.
Allah, ezeli ilmi ile evlenecek kadın ve erkeğin, kendi cüz’i iradelerini kullanarak birbirleriyle evlenmek isteyeceklerini bilmiş ve zamanı geldiğinde onların bu arzularını külli iradesiyle yaratacak olduğundan dolayı, ezelde kader defterlerine birbirleriyle evleneceklerini yazmıştır. “İlim maluma tabidir.” kaidesiyle, bu yazı onların arzu ve iradelerine tabidir. Yani kader defterinde şunlar birbiriyle evlensin değil, şunlar birbiriyle evlenecek diye yazılmıştır. Elbette böyle bir yazı insanı zorlayıcı değildir.
Allah’ın dilemesi, istisnai şahsiyetlerin hayata gelmesi tabiki bunun dışındadır. Çünkü Allah milyarlarca insanın içinden sözgelimi seçeceği Peygamberlerine ait yazgılarda seçici ve belirleyici olacaktır. Bu hususa dikkat etmek gerekir.
Bu yüzden yapılan bütün evliliklerde, kulların cüz’i iradesinin esas alındığını söylemek yanlış olur. İhtiyâri fiillerden olan evlilik, bazen ıztırâri fiiller gibi kulun müdahalesi ve seçmesi olmaksızın meydana gelir ki bu da sınavın pekâlâ bir parçası olabilir.
Her durumda evlilik gerçekleşirse kader kaza edilmiş olur ve kula düşen hayırlı tepki vermek güzellikte şükretmek, kötü evlilikte sabretmektir. Çünkü bu müessesede erkek kadınla, kadın da erkek ile imtihan edilmektedir. Onlardan dünyaya gelecek emanetler yani çocuklar da sınavın bir parçası ve kaderin bir kazasıdır.
Kader ve irade konusunda şu akıllardan çıkmamalıdır; kul bir şeyin olmasını diler ancak Allah onun olmasını murat etmezse, o fiil vücuda gelmez ve meydana çıkmaz. Eğer vücuda gelmeyen bu arzu, bir hayır ise, kul niyetinin mükâfatını görür. Eğer kul bir şeyin olmasını ister, Allah da onun olmasını murat ederse, Allah güç ve heves verir, o fiil vücuda gelir ve yaratılır. Bu fiilin yaratılmasına kulun cüz’i iradesi sebep olduğundan dolayı, kul bu fiilinden mesuldür. Hayırlı bir iş ise mükâfat, kötü bir iş ise ceza görür.
Kulun hiçbir müdahalesi olmaksızın, sırf Allah’ın dilemesiyle yaratılan fiiller; bu tür fiillerde kulun cüz’i iradesi işe karışmaz. Daha önce ifade ettiğimiz gibi, şükürle veya sabırla imtihan olmaları için Allah onu icat eder.
İşte evlilik bazen birinci bazen de ikinci gruba giren bir fiildir. Kulların cüz’i iradelerini kullanmaları neticesinde Allah istediklerini yaratır. Ancak her iki durumda da evlilik kaderdir. Ve Allah’ın ezeli takdiridir.
Çünkü sonu bilen Allah onların evleneceğini bilmiş ve kader defterlerine evleneceklerini yazmıştır. Biz orada yazılı olanlrı bilemediğimiz için tercihi kendimiz yaptık farz ederiz. Bu çoğu zaman böyledir ama bazen takdir sadece Yüce Allah’ındır.
Evlilik hayatındaki sevgi, sadakat, hayırlı evlat yetiştirmek gibi doğru ve hayırlı gayretler ise kaderin kaza kısmıyla alakalı hususlardır. Nihayetinde evlilik, en çirkin helal olan boşanmayla sonuçlanırsa da bilinmelidir ki Allah bunu (çoğu zaman) emretmemiş ama öyle olacağını sonu gördüğü için bilmiş ve deftere yazdırmıştır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dinen kader ve kadercilik nedir

Dinen kader ve kadercilik nedir

Dinen kader ve kadercilik nedir Kader, ellerimizle işlediğimiz nakıştır. Yaşamın ve dinin önündeki en büyük ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir