Anasayfa / Global siyonizm / Finans siyonizmi
imanilmihali.com

Finans siyonizmi

Finans sektörü

Finans sektörü siyonizmi en acımasız, mahrem ve en etkili usuldür. Birey, kuruluş, devlet ve toplumlar, maddi kıskaçlarla o hale getirilir ki yatırımdan üretime, borsadan bankacılık sektörüne, faiz kurlarından İMF politikalarına kadar her şey siyonizm tekeli altına girer. Üç günde dünya şampiyonu yapılan sistemin adamları, işleri bittiğinde veya sisteme aykırı davrandıklarında yine üç günde alaşağı edilir, hatta hapse mahkum edilirler. Tüm küresel ekonomiye etki edecek tarzda, doğal olmayan, spekülatif finans oyunları şeytancılığın asıl yaslı olduğu alandır ve bu güç siyasi küresel manevralar, terör üretme giderleri, rakip şirket batırmaları, devletlere yapılan şantajlar için kullanılır. Tabi medya gibi sektör yaratma, rüşvet gibi adam satın alma, teknoloji çalma, batık şirketleri kurtarma ve para aklama gibi sayısız da ihtisas alanı mevcuttur.

Dünyanın herhangi bir yerinde her kalkan ve inen uçak, kesilen her uçak bileti siyonizme kaynak olmakta, kılını kıpırdatmadan ve yıllık asgari 4 trilyon dolar (bilinen) gelir elde edilmektedir. Bu parayı da devletler veya yolcular ödemektedir. Bu sektör siyonist ve küresel pehlivanların birlikte sahaya çıktığı alanlardandır. Biri siyasi, dini, coğrafi maksatla, diğeri finans, teknoloji, sağlık vb. maksadıyla servet peşindedir. Bu peşindelik zengin olmak hevesi değil, o sektöre egemen ve tekel olma, rakipleri ekarte etme, fiyat belirleme vb. maksatlarladır. Tabi rakipleri veya söz dinlemeyenleri batırmak da gayelerden birisidir.

Bankaların faiz oranları, borçlandırma, taksitlendirme kuralları, mevduat ve kredi yapılandırmaları, icra ve iflas kaideleri hep dünya bankasınca belirlenir ki FDA ve İMF dahil, merkez bankaları, para ve finans sektörleri tamamen siyonizm kontrolü altındadır. (Amerikan Merkez Bankası Rockefeller ailesinin, İngiliz Merkez Bankası Rothschild ailesi kontrolündedir.) Ülkeler ayakta kalmak için ihtiyat akçelerini dahi harcarken, siyonizm para ile oynar. Dolayısıyla şeytancıların paraya ihtiyacı yoktur, satın alamayacağı bir şey olamaz. Ama onun gayesi kalpleri satın almak ve asi fikirleri öldürmektir.

Her iki küresel tehditte paradan ziyade altına yatırım yapmaktadır. Buna sebep ‘son savaştan sonra hiçbir ülke parasının geçerli olmayacağı’ ve ‘altının tüm çağlarda en geçerli akçe oluşu’ kanısıdır. Altın her devrin geçerli akçesidir. Hiçbir kağıt paranın hükmünün olmayacağı geleceğin dijital parası için teminattır. Bu sebeple vagonlarca altın yığmaktadırlar. Hatta dünya insanlarının evlerinde sakladıkları altınlara bile taliptir ki gayri menkule değil menkule yatırım yapmak alışkanlıkları sebebiyle bu tercihleri de gayet mantıklıdır. Ama onlara göre asıl güç para değil akıldır.

İnsanlık alıştırıldığı lüks ve israf tutkusu ile sürekli para değiş tokuşundadır. Bu sahnede alınan ve verilen her bir işlemin kuralını koyan küreselciler, her işlemden para kazanan yine küreselcilerdir. Borçlandırıp faize mahkum eden, kredi karşılığı şantaj yapan, ekonomilere müdahale eden, zaman zaman spekülasyonlar yaratan, dünyayı yeşil sermayeler etrafında döndürenler siyonist zengin ailelerdir. Dünyanın paraya mecburiyeti ve aşırı borçlanması kaçınılmaz olduğundan, gücü elinde bulunduranlara da bağlı olmayı zorunlu kılar. Bu sebeple bu bazı aileler hükümetleri bir günde devirebilecek güce sahiptir. Bunun birey bazındaki yansımaları ise fakirlik, enflasyon ve yüksek vergilerdir.

İnsanları ve toplumları borçlandırmak ve geleceklerini ipotek altına almak isteği, küresel güçlerin en canlı finans oyunudur. Bu sayede hem tefecilikle para kazanmakta, hem insanları paraya kul etmekte, hem fakirleştirmekte ve hem de alışkanlıklarını değiştirip, toplumları tahakküm altında tutabilmektedir. Bu finansman tehdidi aynı zamanda iktidar ve muhalefetlerin başında da sallanan bir kılıçtır ki emre uymayan yönetimler suni bir ekonomik kriz ile alaşağı edilir ve yerlerine B planlarındaki oyuncular girer.

Osmanlı üç yüz yıl kadar ekonomisini ucuz ama harika ipek üretiminden sağladı. Bunu Ankara’nın meşhur tiftik keçisi diye bildiğimiz hayvanın yününden yaptı, el dokuması tezgahlarda üretti ve sattı. O zamanlar Hindistan’da üretilen ipekten dahi güzeldi ve buna rağmen ucuzdu. İngilizler sömürgeci ve sermayeci açlıklarıyla Hindistan ipeğini yurtlarına götürdü ancak Osmanlı ipeği ile başa çıkamayınca Anadolu’dan keçi ve teknoloji alarak, bunu makinelerle ucuza mal ederek hem para kazanmayı hem de Osmanlı’yı bitirmeyi düşündü. Nitekim köylülerden istedi alamadı, satın almak için çok paralar teklif etti alamadı. Çareyi saraydan fetva getirmekte buldu ve nitekim on çift hayvanı zorla alıp gemiyle Güney Afrika’ya (en uygun yer olarak orayı belirlemişlerdi) yola çıkardılar. Ama yolda gördüler ki akıllı Türk çiftçisi ya kısır ya erkek keçileri vermişti. Geri döndüler. Bu kez zorla, saray askerleri himayesinde tek tek seçerek on çift hayvanı alıp gittiler ve sanayilerini kurup, çok değil üç-beş sene sonra Osmanlı’nın sanayisini bitirdiler. Çünkü hızlı ve ucuz üretiyorlardı. Osmanlı bunlarla baş edemedi ve çöküşü de işte o anda başladı.

Bu misali lütfen unutmayın. Cehalet ve sinsi küresel döngü aynen bu şekilde işler, hain işbirlikçiler her zaman vardır ve kaybeden hep aldatılanlar olur. Buraya kadar anlatılan hile ve tuzaklar bilebildiklerimiz. Ya bilmediklerimiz? Helikopter para tabirini hiç duydunuz mu? Dijital veya kripto para ? Temel gelir? Petrolü silmek için ve alternatif olmaktan çıkarmak için ham petrol varil fiyatlarını sıfırın altına indirenler sizce kimlerdir?

NOT: Olimpiyatlar küreselcilerin sembolizmidir. Londra Olimpiyatlarında (27 temmuz – 12 ağustos 2012) Corona virüsünü detayıyla anlatmış vaziyetteler. 1988 The Economist dergisi kapağında da, 2016 Rio olimpiyatlarının kapanış seremonisinde de dünya parası (Kripto para ) reklamını yapmış haldeler. Bu arada Çin’de banknotlar (kağıt paralar) dezenfekte ediliyor. Yakında kalkabilir. (Dijital denemeler başladı bile) Danimarka’da nakit kabul etmeyen dükkanlara izin çıkarılması gündemde. Hindistan’da (Kara parayla mücadele kapsamında!) 500 ve 1000 rupilik kağıt paralar tedavülden kaldırıldı. 16 Kasım 2016 tarihli ilanda İsveç’in yerli dijital parayı kullanan ilk ülke olabileceği duyuruldu.

Riba yani tefecilik siyonizmin israiloğullarından miras aldığı haram para kazanma yoludur. Yani çalışmadan kazanmak. Küreselciler için de ciddi kaynak teşkil eder. Kara para aklamak da işlerinden birisidir. Spekülasyon veya salgınla fiyatları düşürüp satın almak oyunu da onlarındır. (2020 dünyası gibi) Patent, kullanım hakkı gibi yasal statülerle de zenginleşmektedirler. Tazminat davaları da gelir kapılarındandır. Hisse senedi veya döviz alım satımlarından da para kazanır, komisyon alırlar. Tüm bunları da önce uygun yasalar çıkartarak, sonra patent veya telif alarak, sonra türev üretimler üzerinden hisse kopararak yapmaktadırlar. New York ve Londra borsası dünya para rezervinin yarısına hükmetmektedir ve ikisi de küresel projelerin finansörü, yatırımcısıdır. O halde insanlığın corona ile yaşadıkları tesadüf olabilir mi?

Şeytanın mesaisi işe gidip para biriktirmek değil, kötülük, tuzak, zulüm ve fesat üretmektir. Çünkü yeterince servete sahiptir. Bilakis parayı yeni avlar bulmak ve elde tutmak için kullanırlar. Paranın gücünü akılla stratejiye çevirip emeline uygun proje üretir.

Peki uzayın bile satıldığını (ülkemizin uzay tapusuna sahip yedi ülkeden biri olarak % 2,5’luk bölümüne sahip olduğunu ve bu nedenle uzaya uydu gönderirken bir ülkeye para ödemek zorunda kalmadığımızı) biliyor muydunuz?
Petrol baronlarının ise nispeten küçük olanları ulusalcılar, devasa olanları üst aklın küreselcileridir. Yeni gözdeleri ise artık petrol değil yapay güneş olduğundan kendileri de zarar görecek olsa petrolün ipini çekmişlerdir. Petrol ile gelen buhran ise başta dolar olmak üzere tüm dünya ekonomisini ve bilhassa Ortadoğu’da petrolden başka geliri olmayan Arap alemini darmadağın edecektir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Eğitim ve yargı siyonizmi

Eğitim ve yargı siyonizmi

Eğitim anarşileri Eğitim ve öğretimin toplumların aydınlanmasında ve ilerlemesinde ne denli önemli rol oynadığını çok ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir