Anasayfa / YARATILIŞ / Fıtrat, dünya sınavı ve iman
imanilmihali.com
Fıtrat, dünya sınavı ve iman

Fıtrat, dünya sınavı ve iman

Fıtrat, dünya sınavı ve iman

Yaşam, mahiyetini bilemediğimiz bir an ve şekilde var edilmiş ve bilmediğimiz bir zamanda şekli ve mekanı değişecek süreçtir. Hikmeti ve ilmi bizlerce asla bilindik olamayacak bu sürecin tek sahibi Yüce Allah’tır ve baki olan, Tek Yaratan sadece O’dur. O’nu ‘Bir ve Tek’ muktedir kabul etmek bu sonsuz idrak nedeniyle aklın ve vahyin emridir, tevhidin ta kendisidir.

Fıtrat yaratılıştır, hikmet ve kudrete dayalı, tek Malik’in elinden çıkmış belirli süreye kadar var etmedir. Fıtratın sahibine misak günü söz veren insan, fıtratın en yüce varlıklarındandır, emanetin sahibidir.

İblis cennete varis insanı kıskanan, cahil ve kibirli baş düşmandır. O, insanı Allah ve iman aleyhine kandırmaya, insan itaate ve şeytanlara kanmamaya, Allah imanlı kulların şerre karşı korunacağına ahdetmiştir.

Sınav dünya denen geçici alemdeki kısa serüvendir. Ahiret; bu dünyadaki niyet, teşebbüs ve amellerin sonucunun alınacağı din günü, hesap; sevap ve günah durumuna göre sonsuz akibetlerin belirlenmesidir. Zerrece haksızlık yapılmayacak o din gününde, en önce sorulacak soru ise “iman”dır. Çünkü Allah hayatı ve ölümü, kimin daha iyi iş yapacağını görmek ve iman edecekleri seçmek için yaratan ve hesap soracak olandır.

Din Allah’ın, din günü Allah’ın, şefaat tümden ve sadece Allah’ındır. Yaşamın tek gayesi mülkün ve kudretin tek sahibi Yüce Allah’ın rızasına mazhar olabilmektir. Bu rızaya erdirecek ve Allah’ın sınırlarına riayet demek olan takva, sadece Allah katında üstünlük derecesidir ve imanı veren – bilen sadece Allah’tır.

Niyet; maksat, teşebbüs ve amellerin içsel gayesidir ve niyetlere şahit olan sadece Allah’tır. Lakin hesap ve mizan evvela niyetlerden olacaktır.

Küfür ve şirk, inkar ve ortak koşma şeklinde beliren isyan ve zulümdür, azaba mahkumiyettir. Bu yaşamda en kötü şey “Allah’ın rızasını kaybetmek” ve tövbeden kaçarak şirk içinde imansız bir inkarcı vaziyette ölmektir.

İman; sadece Allah’a, inanmak, teslim olmak ve güvenmektir. Kulluk bilinci ve fıtrat gayesi demek olan imanı elde tutmak ve güçlendirmek, iman vermesi ve nefsimizi temizlemesi için Yüce Allah’a yalvarmak, dünya ve ahiret kurtuluşu için olması gerekendir. Bu nedenle iman kurtuluş reçetesi, Hz. Peygamber adeta yaşayan Allah kelamı, Kur’an yazılı ilahi saadet rehberidir.

İman; takva istikametinde güzel yaşamak, çirkinliğe bulaşmamak için nefsi terbiye etmek ve haksızlık ve zulme karşı çıkarak, Allah dostları ile aynı safta olunduğunu ispat etmenin tamamıdır. Yani sadece iyi bir yaşama sarılmak imanın sadece çeyreğidir.

İmanın mahiyeti Kur’an ışığında anlaşılmadan, kime ve neden iman edileceği bilinemez ve bu gaflet, şirk ve imanı birbirine karıştırarak kulu Allah yolundan çekip nefse ve şeytana tabi kılar. İmansız, putlar ve ilahlarla dolu dünyevi bir yaşam, bizi zengin, güçlü veya nüfuslu yapsa da, sonsuz hayatta azap ateşlerine mahkum eder.

Hakikat ve hak Kur’an’dadır. Kur’an’ı anlayarak okumak her müslümana FARZ’dır. Hz. Peygamber, vahyin seçilmiş muhatabı ve yaşayan en yüce örneğidir. Besmele her işin başı, Fatiha, Allah’a verdiğimiz sözdür. Maneviyattan uzaklaşan, beşerileşen, kişilere ve mişnalara mahkum edilen, tarikatleşen, hurafelere boğulan ve şekilciliğe bürünerek bölünen İslam, Allah’ın dini değildir. Kutsal olan arapça lisanı değil Kur’an’ın mesajıdır. Dini yobazlara, mişnalara, anlamadan Kur’an okuyuşlara teslim etmek ve hiziplere bölmek ise zulümdür ve zulüm Kur’an’ın tek düşmanıdır.

Ecel halinde teslimiyet, kalbe girememişse – haksızlığa haykıramıyorsa İMAN, nasuh değilse tevbe, huşu ve iman yoksa ibadet, vicdan ve merhamet yoksa ahlak, terbiye edilmemişse nefis, Allah rızasını aramak yoksa amel, hayra hizmet, şerle mücadele yoksa servetlerle yaşamak, riya ve gösterişe bulandıysa İslam kula fayda sağlamaz. Fayda Kur’an’da, kurtuluş ve esenlik iman’dadır.

Yüce Allah rahmeti bol ama azabı da çetin olandır, iman edenlerin dostudur ve O’na iman etmeden kimse cennetlere giremeyecektir. Çünkü iman, dinin ve fıtratın abdestidir. Ahir zaman, tevbe ve Kur’an ile yeniden yapılanma (tecdit) için son fırsattır. Vebal büyük, cennetler güzel, azap fenadır.

İman lezzeti yaşamın gayesi ve şirk belası düşülmemesi gereken dişi örümcek ağıdır.

Rabbim bizleri kendi yolundan, Kur’an ve Hz. Peygamber nurundan ayırmasın. Rabbim bizleri sadece ve samimiyetle Allah’a iman edip kul olabilen bahtiyarlardan eylesin. Rabbim inkarcı ve isyankar imansızları, şeytanlara tutsak olduğunun farkında dahi olmayan kafir, münafık ve müşrikleri helak ve rüsva eylesin. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Merhamet zulüm ve cihat

Merhamet, zulüm ve cihat

Merhamet, zulüm ve cihat Merhamet; vicdanın sesi, kalbin yumuşak dokunuşu, acıma ve sağduyu idraki, fıtrat ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir