Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Gençlerin dine ısındırılması
imanilmihali.com
Gençlerin dine ısındırılması

Gençlerin dine ısındırılması

Gençlerin dine ısındırılması

Din ve ibadet ile alakalı tüm hususlar yazık ki toplumun bir kabulü olarak ileriki yaşlara ertelenen bir uğraş durumundadır ve gençlerin dini ciddiye alması için gençlik ateşinin sönmesi, delikanlılık çağının geçmesi, orta yaş sınırlarına erişilmesi ve çoluk çocuğa karışması beklenir ki tümden yanlıştır.

Bir kere dinen mesuliyet dediğimiz mükellefyet ergenlik yaşıyla yani en geç onbeş yaşında başlar ki akli veya bedeni mazereti olmayan herkes ibadete ve imana mecburdur. Dahası dini kabul ettiğini beyan eden, Müslümanım diyen herkes bu kritik 15 yaşından sonra gerekleri yerine getirmekle en azından getiremediğinin burukluğu ile yaşamak zorundadır. Yine gençler dinin emrettiği temizlik, gusül abdesti gibi esaslarda hata yapmamak, dini tanımak, imanı damarlarında hissetmek mecburiyetindedir. Yine namaz, oruç gibi mali ve bedeni ibadetlere fırsat bulunamasa da kazalara, kefaretlere, en azından dua ve istiğfarlara zaman yaratılmalıdır.

Öte yandan ibadet ve akaidin ileriki yaşlara ertelenmesi gençleri başıboş mezralara itmekte ve yazık ki başka din misyonerlerine veya bizzat dinsizliğe mahkum etmektedir. Son zamanlarda bunun adı da felsefe ile neredeyse özdeşleşmiş haldedir. Ve anne-babalar dini eğitimi yazık ki cami imamlarından, okuldaki din dersi öğretmenlerinden beklemekte ve kendilerine kusur bulmamaktadır.

Oysa ki her aile evlatlarına hakikati anlatmak, tehlikeleri göstermek ve dinin en temel hususlarını (ki iman etmek, abdestli olmak, namaz, dua, tevbe, besmele, kurban başta gelir)öğretmek en azından tebliğ etmekle mükelleftir.

Tembellik, bilememek, ertelemek ve sonraki yıllara havale etmek işin kolaya kaçma şeklidir ama mesuliyeti gidermez. Herkesin dini okullara, kurslara gitmesi tabiki mümkün değildir ama gençler Müslüman anne-babadan dünyaya gelme nimetinin hesabını verecekse ki verecektir gereğini yapmak, ibadete gerekli zamanı ayıramasa bile imana sahip olmak zorundadır.

İman genç kalplere yerleşebildiği takdirde zaten pekçok şey peşi sıra gelecek ve yaşanmakta olan kötülükler asgariye inecektir.

Mesele namaz kılmak veya tesettüre bürünmek kadar kolay değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Mesele Kur’an’ın özünü anlamak, Peygamberimizin örnek ahlakını kavramaya çalışmak, niçin ve kime ibadet edilmesi gerektiğini bilmektir ki bu ibadetin nasıl, ne zaman, kaç kere yapılması gerektiği sonra ele alınacak bir husustur. Bu öncelik ise Kur’an’ın emirleri sırasına uygun olarak imanı baş köşeye koyar.

Yabancı hayranlığı, artistlerin hayatına özenmek, satanist akımlara meyletme, diğer dinlere özenme gibi gafletler işte ailelerin bu tembellikleri, gençlerin aciz ve isteksizliği, kurs ve okulların yetersizliği nedeniyledir. Halbuki tek başına Kur’an bile kula arzu ettiği eğitimi vermeye pekala muktedirdir. Bunun da şartı muhakkak anlaşılan dille okunmasıdır.

Tüm cahiliye dönemlerinin, isyan yıllarının, küfür zamanlarının ortak derdi namaz veya tesettür değil imansızlık meselesidir. Yani Yüce Allah’ın yanına birilerini, bir şeyleri yerleştirmek ve medeti, rızkı başkalarından beklemek gafletidir. Bunun adı da maalesef şirktir. İnsanların çoğu peygamberlerce önce ve mutlaka imana davet edilmiş, tek Allah’a ibadet ve kulluk etmeye çağrılmıştır. Kur’an’da adı geçen geçmeyen peygamberlerin ilk mesajı imandır.

İmandan sonradır ki namaz ve zekat gibi ibadetler gelir. Bu aslında iman olmadan İslam olmayacağının da delilidir.
Gençler için de durum aynıdır. İslami farkındalığa erişememiş, dinin temellerine nüfus edememiş, kalbindeki imanı fark edememiş gençleri bekleyen tehlike yazık ki bu şirke bulaşıvermek tehlikesidir. Cahiliye Arapları veya toplumları gibi dinden uzak yaşayan gençlerin aydınlanması en azından imana davet edilmesi her mümine farz iken, başta anne-baba ve öğretmenlerin, sonra diğer Müslüman ve mü’minlerin görevidir.

İman hemen ve tam olarak kalplerde yeşermeyecektir elbet ama gençlerin imanın tadına varması, imanın ne demek olduğunu bilebilmesi ilk etapta yeterlidir. Öte yandan imana temas etmeden verilecek kuru bir dini eğitim veya Arapça kursu çocuğu dinden ziyadesiyle soğutacak ve orta yaş yıllarında dine uzak durur hale getirecektir.

O halde ey gençler! Anne-babanız, öğretmeniniz öğretmese bile siz aklın ve kalbin gereği olarak dini tanımak, imanla tanışmak, Kur’an’ı en az bir kere anladığınız dille okumak mecburiyetindesiniz. Bunu yapmaz iseniz acıdır ki yakın zaman sonra öğrenmek için sormaya bile utanacak, biliyormuş gibi davranacak ve riya ile karışık iki rekat namazla ibadet ettiğinizi farz edeceksiniz. Mecburen ve isteksiz eğitimsizlerin abdestin hakkını vermeyerek kıldığı namazlar herkesin malumudur. İşte ilerki yaşlarda sormaya utanacağınız soruları sormanın şimdilerde tam zamanıdır.

Gençler! Bir bilseniz abdestsiz dolaşmak ne kadar günahtır? Bir bilseniz sınava girerken okunacak birkaç sure ve duanın hikmeti ne yücedir? Bir bilseniz hasta ve akraba ziyaretinin sevabı ne kadar fazladır? Ve bir bilseniz anne-babaya hürmet eden neler kazanır?

Demek ki ufak birkaç teşebbüs ile pekçok karanlığı aydınlığa çevirmek, kazanılacak günahları bilgi ve ilgi ile sevaba çevirmek çok ta zor değildir.

Sakın, Kur’an’ı okumadan dini tartışmayın ve dini felsefeden, örften, ata kabullerinden ibaret sanmayın. Son ve mükemmel din İslam Allah’ın bizler için seçtiği en son, mükemmel ve kalıcı dindir. Başkaca dinlerin tahrif edilmiş, özünü kaybetmiş olması Rabbimizin suçu veya kusuru değil, haddi aşan insanoğlunun bilgisizlik ve utanmazlığıdır.

Şeytan gençleri çok sever. Kanı kaynayan, heves ve arzuları henüz dizginlenmemiş gençler şeytan için elverişli tuzaklardır ve alkol, karşı cins, kumar, isyan, kibir gibi pek çok silah ile onlara saldırarak akıllara mantıksız ama geçerli gibi görünen fikirler sokar. Gençler iman ve nefis terbiyesine henüz başlamadıkları için de kolay kanabilir ve akıbetini karartabilir.

Dizilere, sinemalara, gezmelere, loş karanlık odalardaki içki partilerine, sabahsız akşamlara, bilgisayar oyunlarına ayrılan zamanın çok değil sadece onda biri yukarıda bahsedilen işlere ayrılacak olursa kurtuluş için inşallah yeterli olacaktır.

Söz sadece gençlere değildir elbet. Anne-babalarda birşeyler yapmak ve gidişata tesir etmek zorundadır. Birilerinden beklemek ebeveyni kurtarmaz. Gencin kötü gidişatının vebalinin, iyi gidişatının da sevabının bir kısmı muhakkak aileye aittir. O halde gençlere emreder tarzda değil fakat aydınlatıcı ve sevdirici tarzda önce iman sonra ibadet faslı olmak üzere eğitim vermek yakın halkalardan (anne-babadan) başlayarak en dıştaki yabancı müminlere kadar herkese farzdır.

Bunu yapabilmek te muhakkak önce bilmeyi, sonra örnek olabilmeyi gerektirir ki asıl sorunlardan birisi budur. Müslüman kesimin iman ve ibadet bahsindeki huşu ve içtenliğinin tartışılıyor olması sorunudur ki ihsan ve ihlası da menfi etkilemektedir. Sokaklarda bıçaklanan kadınların, çantası çalınan yaşlı teyzelerin, biber gazlarının, ağaç katliamlarının, sansür ve mafyaların kol gezdiği Müslüman bir ülkede gençlerin önünde çok ta örnek yok gibidir. Bu yüzden aileler en azından iyi örnekleri tespit ve tebliğ etmekle mükelleftir. Kendileri de örnek olmaya gayret etmelidir ki genç kendisine kazandırılmaya çalışılan meziyetin sonucunda geleceği güzel noktayı görebilsin.

Anne-babası cahil, dayısı mafya, amcası eşkıya, yengesi dedikoducu, halası hırsız olan bir gencin din ile terbiyesi de zor olacaktır. Kardeşi abdestsiz gezmeyen, dayısı harama el sürmeyen, amcasının oğlu zinadan fersah fersah kaçan gencin ise kurtuluş için elbet bir şansı olacaktır.

Velhasıl gençler çabuk sıkılan, kısa vadeli çözümler isteyen, telaşlı ve aceleci bir yapıdadır. uzun sohbetler yerine kısa ve öz şeyleri kabullenen bu yaş grubu için sözden ziyade güzel örnekler çok daha etkilidir. Örnek olmak ise herkese görevdir.

Rabbim, gençlerimizi salih kullarından eylesin.
Rabbim geleceğimiz olan bu güzel neslin imanlı, hikmetli, ihlaslı kullarından olmasını nasip eylesin.
Rabbim, gençlerimizi şeytandan, alkol ve uyuşturucudan, fal ve fitneden, sihir ve büyüden, gıybet ve iftiradan, yalan ve dolandan, küfür ve şirkten muhafaza eylesin.
Rabbim, gençlerimize iman ve temiz nefisler nasip eylesin.
Rabbim, bizlere kızıp, gücenip, azabını gençlerimiz üzerine yağdırmasın.
Rabbim, gençlerimizi imanlı, ibadetli, ahlaklı, salih amelli kullarından eylesin.
Rabbim, vatan ve milletimizin geleceğini bu pırıl pırıl gençler eliyle mübarek ve bahtiyar eylesin.
Amin!

Gençlerin dine ısındırılması

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir