Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İSLAM AHLAKI / günah işlemenin üç boyutu
imanilmihali.com
günah işlemenin üç boyutu

günah işlemenin üç boyutu

günah işlemenin üç boyutu

Günah dinen yasak olan bir şeyi yapmak, cezayı gerektiren amel, dine aykırı iş, Cenab-ı Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı olan amel, söz ve davranışlardır.

Günahların muhakkak en büyüğü şirk koşmak, Yüce Rabbimizin tek ve muktedir olması dışında bir ihtimale değer vermek ve başkaca yedek ilahlar edinerek, tevhide karşı şeytan dinine tbi olmaktır ve doğal olarak bu tevbeleri en çok kabul eden Rabbimizin belki de affetmeyeceği tek suçtur.

Günah dinen uygun olmayan/istenmeyen amelleri icra etmektir ki bunlar sadece Kur’an’da yazılı Allah kelamı menşelidir ve hayata geçmesi için irade yani niyet, güç yani eylem gereklidir. Niyetsiz yni istemeden meydana gelen günahlardan umulur ki vebal olmayacaktır. Günahları bildiren sadece Allah olduğu için bir başkasının bu günahtır veya değildir şeklinde izahı, o kişinin kendisini haşa ilah yerine koymasıdır ki bu başlı başına şirk alametidir.

Günah, bedene, insanlığa, kainata, sosyal hayata ve kainata ve özellikle İslam’a kötülüktür ki bu nedenle karşılığı muhakkak olacaktır. Bu bahis günahın ilk boyutudur. Yani kul hatalı ve yanlış bir amel edecek ve cezasını mutlaka ahiret yurdunda görecektir. İsteyerek veya farkında olmadan kul günlük hayatta bunlardan belki onlarcasını işler.

Günahsız kul olmaması bu nedenledir. Özellikle küçük günahlarla alakalı kulun günahsız olması mümkün değildir. Çünkü insan özgür iradesiyle sürekli olarak tercihler yapar, ameller işler. Bu iş, fikir, zan ve tercihlerin hepsinde isabet elde etmesi mümkün olmadığından da günahsız kul olmaz.

Bu bahisle alakalı büyük ve küçük günah bahsi vardır lakin bu hassas konu ilahi iradenin yetki sahasına gireceğinden dikkatli olmak gerekir. Büyük günahlardan kasıt başkalarına ve bedene ve topluma kalıcı, büyük, adil olmayan kötülükler yapmaktır ki çoğunda kulun isteği ve aymazlığı egemendir. Büyük günahlar bu nedenle çoğu zaman kastidir yani isteyerek ve bilerek işlenir. Küçük günahlar ise çoğusu istemeden, bilmeden, ihmal ve unutkanlık eseri ortaya çıkar. Ahiret yurdunda kanaatimizce büyük ve küçük günahların mahkemesi de ayrı olacaktır.

Günah ile ilgili ikinci boyut; günahın vebalinden çekinmemek, fütursuzca işlemeye devam etmektir. Günahın tehlikeli olan yanı aslen budur. Çünkü bu fikrin ucu ahiret yurdundaki hesap ve mizanı inkara, mutlaka birilerinin şefaat edeceği inancına götürür ki imanı teşkil eden altı koldan birisini redde kadar uzanır. Vebal ve azabı yok saymak, hafife almak, küçük veya büyük günahlar için verilecek cezayı umursamamak yapılacak en haksız ve batıl iştir ki bu tabansız cüret kulu ateşlere sokup, cezayı misliyle yaşatabilecek vasıftadır.

Günahın bizce üçüncü boyutu ise tevbe imkanıdır ki küçük olsun büyük olsun günahları tevbe edildiği takdirde affedeceğini bildiren Cenab-ı Allah, kulun sık sık, her olay ve günün ardından tevbe etmesini dileyerek affın mümkün olduğunu ifade etmiş ve gün içinde yapılan salih amellerle ibadetlerin günahların bir kısmına kefaret teşkil edeceği de peygamberimizce müjdelenmiştir. Tevbe bir hak ve kazançtır. Tıpkı günah mekanizmasında olduğu gibi günahlardan tevbe edip kurtulmak yerine tevbe imkanını kullanmamak, tevbenin nimetlerini hafife almak, tevbeye inanmamak ayrıca bir büyük günah konusudur.

Din güzellikler ve çirkinlikler bütünüdür. Mübah şeyler bu nedenle bir hayli azdır. Lakin kötülükten sakınmak nasıl iyilik etmekse, iyiliği tercih etmemek te kötülük demektir.

İyiliğe niyet edilse ve bir sebepten gerçekleşmese bile sevap muhtemeldir ve fakat kötülüklere niyet edilip amel edilmediğinde umulur ki Rabbimiz günah yazmayacaktır.

Yani günahtan korkmak, günahları işlememeye özen göstermek ve sık sık tevbe ve istiğfar ile Rabbimize sığınmak, hayırlı ve salih işler işlemek, ahlaki değerler üretmek, dua ve secde ile sadece Rabbimize sığınmak inşallah vebalimizi azaltacaktır.

Günahlara karşı kuvvetli durabilmenin muhakkak ilk adımı imandır. İmanlı kalpler, ibadetleri ve güzel ahlakları ile tehlikelerden nispeten muhafaza olurlar çünkü şeytanın işi imansızlar ve zayıf imanlılar iledir. İman ise beraberinde ibadeti, ahlakı, salih ameli ve inşallah şefaati getiren ilk ve en büyük adımdır. Has ve ihlaslı iman, sadece Rabbimize karşı hissedildiği anda bizleri hem ateşlerden hem şeytanın kışkırtmalarından koruyacaktır.

Öte yandan insanların en hayırsızı ve iflah olmazı, işlediği günahın sonuçlarından çekinmeyen, defalarca işleyip haddi aşan, günahları çok sayıda insanı etkileyen, tevbe imkanını kullanmadığı gibi tevbenin nimetlerine de inanmayan insanlardır.

Şirk ve küfür konusu ise, büyük günahların vebalinden çekinmemenin bir adım ötesidir.

Rabbim bizlerin günahlarını affeylesin.
Rabbim bizlere iman, ibadet ve ahlak hikmet eylesin.
Rabbim bizlere iman ve temiz bir nefis nasip eylesin.
Rabbim imanlı kalplere salih amel ve hayırlı işler işlemeyi fırsat eylesin.
Rabbim imansız, fütursuz, tevbesiz, günahkar kullarına hidayet versin.
Rabbim, mü’minleri imansızlardan muhafaza eylesin.
Amin!

günah işlemenin üç boyutu

Bu yazıyı okudunuz mu?

vicdan

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir

Vicdan Allah’ın kalplere koyduğu adalet terazisidir Vicdan kalp sesidir. Dinleyene de dinlemek istemeyene de aynı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir