Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Günahlardan sakınmak
imanilmihali.com
Günahlardan sakınmak

Günahlardan sakınmak

Günahlardan sakınmak
İnsan fani yaşamında kötülükleri yaparsa günah, iyilik yaparsa sevap kazanacağını bilir. Sevaplarını çoğaltmaya ve günahlarını azaltmaya çalışır. Bu uğurda sevap kazanmak için farz ibadetlerin yanına vacip ve sünnetleri hatta nafile ibadetleri katar. Gün içinde işlediği kötülüklerden hasıl olan günahların hiç değilse bir kısmından bu sayede temize çıkmak ve genel toplamda amel defterinde iyiliklerinin ağır basmasını diler.
Ancak bu paragrafta kaybolan bir nüans vardır ki aslen çok önemli olsa da genelde göz ardı edilir. O da “kötülükten sakınmakla kazanılacak sevap”tır.
Yüce Allah bu kadar rahmet ve sevgi yüklüdür. O diler ki kulum iyilik yapınca da, kötülükten sakınınca da hem de misliyle sevap kazansın. Sadece kötülüğe tamah ederse ki o da tevbe etmediği takdirde ve ancak suçunun kendisiyle günah kazansın.
Akıllara haklı olarak şu soru gelebilir kötülüklerle meşgul birisi aynı zamanda iyiliklerden sakınıyor mudur? Yani iyiliklere sırt çevirdiği takdirde ayrıca günah kazanıyor mudur? Doğrusunu Allah bilir ama hayır. En azından doğrudan günah kazanmayacağını ummak mümkündür. Dolaylı yoldan ise evet günah kazanır çünkü Allah’ın sevap kazanılacak nimet ve amellerini reddederek haksızlık yapmış, topluma örnek olma ve temsil hakkını kötüye kullanmış ve ilahi sisteme nankörlük etmiştir. Ancak yeterince açık olmayan bu konuda yorumu fıkıh âlimlerine bırakarak asli konumuza dönelim.
Günahlardan sakınmak sevap kazandırır ve önemlidir. Çünkü farzdır. Farz olması nedeniyle de pek çok nafile ibadetten önce gelir. Bu nedenle günahı önemsememek, günahı küçümsemek ve ıslah olmaya çalışmamak günahtır.
Günah işlememek, ibadet etmekten daha kıymetlidir. Bir hadis-i şerifte, (Çok az bir günahtan kaçınmak, bütün cin ve insanların [nâfile] ibadetleri toplamından daha iyidir) buyrulur. Her günah, Allahü teâlâya isyan olduğundan, büyüktür; fakat bazısı, bazısına göre küçük görünür. Bir küçük günahı yapmamak bütün cihanın nafile ibadetlerinden daha sevaptır çünkü nafile ibadet yapmak farz değildir. Günahlardan kaçınmaksa farzdır. (Rıyad-un-nasıhin)
(Az bir haramdan kaçmak, 80 bin nafile hac sevabından efdaldir.) [Deylemi] Konuyu açarsak önem ve hassasiyeti daha iyi anlaşılacaktır.
Yüce Allah Kur’an’ında farz ibadetlerden sorumlu olacağımızı, namaz dâhil vacip, sünnet, nafile gibi ibadetleri yaparsak sevap kazanacağımızı bildirmiştir. Namazda nafile namaz kılmak yerine farzların kaza edilmesi bu anlamda yeğdir.
Günahlardan sakınmanın farz olması, Allah’ın sınırlarını tanımak ve riayet etmek, takva ve iman sahibi olmak demektir. Sakınmak; bunların varlığının delilidir ve yaşamı frenleyen, şehvet ve hırslara gem vuran bir ameldir. Yani hayırlı ve güzel bir iştir. Kulu örnek yapan, imanını göstererek güzel ahlaklı yaşamasına yardım eden bir meziyettir. Günahlardan sakınmak Allah korkusu ve Allah sevgisinin kalplerde yeşermişliğinin delili, iman, ibadet ve ahlak üçgeninde kulun ayaklarını yere sağlam bastığının ve imanını hayata yansıttığının resmidir.
Bu meyanda günahlardan sakınmak iyilik yapmak kadar kıymetlidir.
Nasıl sakınılır konusu ise amele göre değişirse de aslen kötü alışkanlıklardan ve arkadaşlardan uzak durmak, nefse ve şeytana dur demek, günahların alışkanlık haline gelmesine müsaade etmemek, günah ve hatayı tekrarlamamak, tevbe kapısını kapatmamak, pişman olmak şeklinde özetlenebilir.
İçki içmek günahsa, bizi içki içmeye götürecek ortamlardan uzak durmak sakınmaktır. Ahlaksız, karanlık aşk yuvalarında günah yaşamayı oralardan uzak durarak engellemek sakınmaktır. Dedikodu yapmaktan vazgeçmek, gıybet, iftira ve yalanı terk etmek, yanlış insanların peşinden gitmekten vazgeçmek sakınmak ve aydınlanmaktır. Kötülük işlemekten vazgeçmek te sakınmaktır. Kötülüğü işlemekteyken sonuna getirmeden vazgeçmek te buna dahildir.
Sakınmak bataklıklardan hidayete dönmeye niyetli olmaktır ki amelin ilk parçası olan niyetin göstergesidir. Bu nedenle sakınmayı amel ile eş anlamlı tutmak bile mümkündür.
Günahlardan sakınmanın farz olması ve pek çok nafile ibadetten daha kıymetli olması içinde barındırdığı bu manalardan dolayıdır ki Allah kullarını farzlardan sorumlu tutacak sonra vacip, sünnet, nafile ibadetlerine bakacaktır.
Sakının ki meyletmeyesiniz, meyletmeyin ki iştirak etmeyesiniz.
Sevap kazanmak istiyorsanız iyi işler yapmak yanında kötü işlerden de uzak durunuz. Hata ve pişmanlıklardan dönünüz. Tevbe ve istiğfar ederek kötülüklerden sakınır ve dönerseniz, hatadan vazgeçerseniz hem sevap kazanır, hem imanınızı tazeler, hem Allah’ın rahmet ve şefaatine inşallah bolca mazhar olursunuz.
Allah mü’minleri bu kadar sever ve sevap kazansın ister.
Mü’min sıkıntıda sabrederek, bollukta şükrederek sevap kazanır.
Mü’min salih amel işlerse de, kötülükten sakınırsa da sevap kazanır.
Ve Allah iyilikleri 700 kata kadar misliyle ödüllendirirken, kötülükleri ancak kendisiyle cezalandırır.
Allah iyi işe niyet etmiş ama tamamlayamamışsanız aynen sevabını yazarken, kötülüğe niyet etmişken vazgeçer, sakınır veya tamamlamadan bırakırsanız hatta elinizde olmayan nedenlerden dolayı o kötülük gerçekleşmez ise günahını inşallah size yazmaz.
Rahmeti, kudreti, ihsanı bol Rabbe dönmenin, tevbe etmenin, kötü arkadaşlardan uzaklaşmanın, kötüleri takip etmekten vazgeçmenin, günaha ortak olmaktan sakınmanın zamanıdır.

Günahlardan sakınmak

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir