Anasayfa / ALLAH (cc) / Hak birdir ama batıl çoktur
imanilmihali.com
Hak birdir ama batıl çoktur

Hak birdir ama batıl çoktur

Hak birdir ama batıl çoktur

Allah’ın varlığı, Tek’liği ve sınırları dosdoğru olan yoldur, haktır.

“Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).” (Asr Suresi)

Hak, Hakk’ın ilahi ses ve kudretidir ve doğru ve güzel olandır. Hak, eşitlik ve özgürlüğü, hakkaniyet ve adaleti, güzellik ve doğruluğu emreden Allah yolu, Sırat-ı Mustakim üzere olmayı şart koşan Kur’an nuru, örnek Kur’an ahlakıyla ahlaklanıp, örnek Kur’an mü’mini olabilmeyi işaret eden Peygamber sünnetidir.

Hak, vahyi ve beşeri meselelerin tamamında en doğru seçenek, erdirici karar, sağlamlaştırıcı ve kurtarıcı idrak, sahip olunması gereken en yüce değerdir.

Hak, temel ve ihtiyari tüm kabiliyet, hürriyet, meleke, inanç, veraset, malikiyet, istek ve iradelerin hür, serbest, kalıcı, korkusuz müdafası, kullanılması, dokunulmazlığıdır.

Hak, birdir. Allah’ın vaadi haktır.

Yüce Allah iman edenlerin esenliğe ereceğini, şeytanlardan korunacağını buyurmakla doğru ve selim yolu göstermiş, kendisinin ve peygamberlerinin de üzerinde olduğu Sırat-ı mustakim üzere olmayı ve dürüstlükte sebatı emretmiştir.

Allah, kullarına hakkı işaret ederken batıldan sakınmalarını, yalan ve iftiraya kanmamalarını, Allah ile aldatılmamalarını öğütlemiştir.

Çünkü batıl kafir ve şeytanların icadıdır, cehennem akibetine ortak etme, imandan çıkarma, dinden etme, afsızlığa mahkum bırakma, kan emme ve sırtından geçinme şeklidir.

Hak, etrafında toplanılacak kudret halkasıdır, nurlu aydınlık yoludur, esenlik vaadi, kurtuluş anahtarıdır.

Batıl, yanlış ve çirkin olan, hakkaniyete uymayan, Hakk’ın işaret ettiğinin aksi yönü, mazeret ve yalanlar ardına saklanan oyalayıcı, kandırıcı, aldatıcı, karartıcı herşeydir. Batıl, hak olana düşman, hak olanı yok etmeye yeminli ahdin adıdır, iblisin ahdidir.

Batıl, karanlık dehlizlerde ışıksız kalmak, aldanmak, kaybolmak, yitmek, yitirmektir.

Batıl olan çoktur. Yalandan, saklamadan, gizlemeden, saptırmadan, iftiradan, açık aramaktan, aşırı ve kötü zandan sayısız batıl üretmek mümkün ve çok kolaydır.

Batıla saplanıp ayrı din ve yorumlara dalmak, tarikatleşmek, Kur’an yerine mişnalara sarılmak, kişilerin ve kavramların tahakkümüne girmek batıllığı ve kaybetmeyi simgeler.

Aksini ispatlamadan hakka düşman olmak, hakkı alaya almak, hakkın kıymetini bilmemek, hakkı egemen kılmamak, hakkı yerlerde sürüklemek … batıldır, batıl olmak, batıla aske r olmaktır.

Her doğru batıl değil ama her hak doğrudur.

Hakk’a çıkan yollar sadece hak yollardır ve hak’ka riayet etmeyen, Hakk’a riayet edemez.

Hakk, hak’kı, batıldan uzak durmayı emreder.

Şirk ve küfür kökünden batıldır. Temeli yalana, haksızlığa dayanan, saptırma gayretiyle Allah nurunu söndürmeyi hedefleyen bu belalar yazık ki çokça taraftar toplayan aldanışlardır ve bu yüzden cehennemler ağzında dek dolacak, cennetler tehna kalacaktır. Bu Allah’ın vaadidir.

İnsanların çoğu iman etmez, insanların çoğuna uyanlar aldanır ve insanların çoğu imanlarına şirk bulaştırmadan iman edemez. Bunlar da Allah’ın ihbarıdır ve bunlar batılın ne kadar çok ve ahir zamanda belaların ne kadar çetin olduğunun da ispatıdır.

Gerçek, ilahi katta olan, Kur’an’da yazan, İblisin gözleriyle şahit olduğudur. Gerçek, elest günü ruhlarımızın misak verdiği ortam, yaratılışın gayesi, dünya sınavının mahiyetidir.

Yalan ve yanlış olan, Tek Allah’ı çoklamak, gerçeği yalanla yer değiştirmek, ayetlerin mana ve mahiyeti ile oynayıp dini rayından çıkarmak, dine ve peygambere yalan söyletmek, dini hurafe ve rivayetlere mahkum ederken, Allah’ın farz ve haramlarını (nasslarını) unutturmaktır.

Bu yalan ve saptırmaların tamamı batıldır, batıla hizmet eder.

Hak, evveli ve sonrasıyla adil ve haktır. Batıl ise evveli, şimdisi ve sonrasıyla yalan ve kandırmacadan ibarettir. Maske ile dolaşan batıl, gerçek yüzünü saklayarak katil bir örümcek gibi sürekli yeni avlar arar, tuzaklar kurup bekler ve imandan uzak, Kur’an’a mesafeli avlar ağlarına takılınca da onları yavaş yavaş öldürür.

İblis vadedip kandıran ama sonra vaadinden cayandır.

Hak, Kur’an ile emredilen, yasaklanan, sınırlananlardır.

Ayrılık ve aykırılık ise batıldır. Dini bölen, Kur’an’a aykırı olan, gerçekten ayrı olan ne varsa batıldır.

Hak, tevhid dairesinde olan, Allah’ın emrettiği doğru ve güzel olan erdiricilerdir, bireysel ve toplumsal değerlerdir.

Hak’ta ittifak edip birlik olanlar daima güçlüdür, korunur ve ayrı ve karşı olanlara daima üstün gelir. Batılda ittifak ise çoğu zaman yalan ve kandırıcıdır, kısa ömürlüdür.

Hüccet beyyinedir, akli ve Kur’ani delildir. Kudret ise kaba kuvvete dayalı ilimsiz güçtür. Hak, hüccet ile yaşar ve üstün gelir, batıl ise sadece kudrete dayanır. Hüccette kudrette vardır ama kudrette hüccet çoğu zaman yoktur ve batıl akli ve kalbi delilden noksan olmakla baştan kaybeder.

Tüm yollar Allah’a çıkar ve tüm hesaplar O’na aittir. Lakin doğru olan tek yol hak yoludur. Nefisler sayısınca olan diğer yollar hakkın yolu değildir ve egosunu ilahlaştıranlar, varlık ve kişileri putlaştırarak onların adımlarını izleyenler bir yerlere gitseler de bu yer asla selamet yurdu değildir.

Batıl dünyevi rahatlar, makamlar, servetler vadeder, hak ise hem dünyada hem ahirette kurtuluşu. Hak, dünyada servetler, sınırsızlıklar, sorumsuzluklar değil aksine kural ve ilkeler, eşitlik ve hürriyetler, sevgi ve hoşgörüler vadederek haramdan, günah ve yanlıştan, şer ve şirkten uzak durmayı emreder.

Hak Allah’ın ipi Kur’an’a sarılmayı, batıl Kur’an’dan başka ne varsa onlara sarılmayı emreder.

Gerçek Allah yolu, Allah’a ulaştıran ve Allah’ın koyduğu, Allah ve elçileri tarafından davet olunan hak yol, doğru yoldur ki, taraftarlarını toplayan, birleştiren, dağıtmayan, aldatmayan bu yol tevhid yoludur.

Tevhid yolu, hanifliktir, Tek ilaha kul olmanın, Allah’tan başka ilah tanımamanın adıdır.

Hak birdir ama batıl çoktur ve bunu görmek için sokaklarda, ekranlarda, tepelerde servetler içinde yüzenlere bakmak kafidir.

Şekilci değil, manasal ve ilkesel İslam hak yoldur.

Hak, Allah’a verdiğimiz sözü tutmak, ahde vefa etmektir ve ahdine vefası olmayanın imanı da tam olmaz. Bu nedenle batılın terki ve hakkın müdafası mü’min’in şiarıdır ve kafir ve müşrikler tuttukları yanlış batıl yol ile ancak karanlık akibetlere ulaşabilir.

Esenlik ve selamet yurdunun nuru ise Hakk’tır, hak’tır.

Hak, en başta Allah’ın, sonra Kur’an ve Peygamberin, sonra tüm herkesin ve her varlığın hakkıdır. Ölçülü, maksatlı, dengeli, ahenkli olandır. Bu uyuma ters, düşman ve adaletsiz olan ise batıldır, şerdir çünkü şer ve batıl kardeştir.

Eşitliğe, adalete, hak’ka, özgürlüğe, hür iradeye, insani değerlere, güzelliğe düşman olan ne varsa BATIL’dır.

Şirk batıl kardeşlerin en büyüğü ve ıslah olmazıdır.

Rabbim kullarını Hakk ve hak yolundan ayırmasın. Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Tufan ve kıyamet arasındaki fark nedir

Tufan ve kıyamet arasındaki fark nedir

Tufan ve kıyamet arasındaki fark nedir Yüce Allah, kitabı Kur’an ile dinini tamamlamış, kıyamete dek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir