Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Hayatın gayesi kulluktur.
imanilmihali.com
Hayatın gayesi kulluktur

Hayatın gayesi kulluktur.

Hayatın gayesi kulluktur.

Yüce Allah insanın ve cinlerin yaratılmasındaki hikmeti kulluk yapmaları olarak buyurmuştur.

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)

Bu kulluk, dini sadece Allah’a has kılmayı, başkaca eş ve ortaklar barındırmamayı ve şeytandan uzak durup o şeytanla mücadele etmeyi gerekli kılar.

“(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.” (Zümer 39/2)

“Elif Lâm Râ. Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.” (Hud 11/1,2)

“… De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O’nadır.” (Ra’d 13/36)

“Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.” (nahl 16/36)

“Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” (Beyyine 98/5)

“İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.” (E’nam 6/102)

Kulluğun kelime anlamını ibadet olarak daraltmak içerisinde iman ve teslimiyet yer almayacağı için doğru değildir. Aksine kul kavramı alçak gönüllülükle, tam teslimiyetle, sadece Allah’a dayanmayı ve güvenmeyi gerektirir.

“… Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.” (Nisa 4/173)

“Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (Maide 5/72)

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.” (Hac 22/11)

“Ey iman edenler, rükû edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hac 22/77)

“Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler. Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.” (Beyyine 98/4,5)

Şeytana, nefse, varlık ve kişilere kısaca Yüce Allah’tan başka birşeylere kulluk iddiasında olanlar farkında olarak veya olmayarak nasipsizliği seçmiş bedbahtlardır ve onların akibetleri karanlıktır. Çünkü şeytan ve diğer tapılanlar yaratılmışlardır ve kulluk edilmeyi hak etmemektedir. Tek yaratan ve öldüren ise Allah’tır ve kulluğu tek hak eden de O’dur.

“Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?” (Yasin 36/60,61)

“Tâğût’tan , ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!” (Zümer 39/17)

“Rabbiniz şöyle dedi: “Bana dua edin, duânıza cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler aşağılanmış bir hâlde cehenneme gireceklerdir.” (Mü’min 40/60)

“Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.” (Cin 72/18)

Kulluk etmeyi inkar edip inanmamayı seçenlerin ise büyüklenmeleri kendilerine ve ailelerine fayda sağlamayacak, onlar için kurtuluş mümkün olmayacaktır.

O halde kulluk kavramını, imana ve tek Allah inancına dayalı tam teslimiyet, ahlaklı ve ibadetli yaşam, hak ve hukuka tam riayet olarak tanımlamak doğru olacak, alçak gönüllülükle boyun bükmenin, dua ile şükrün, tevbe ile tevekkülün kulluk bilincini yücelttiği anlaşılır hale gelecektir.

Yaratılış maksadımız da kulluk olduğuna göre bu bilince çıkan tüm yollar mübah, diğer yollar pis ve çirkin olacaktır. Şeytan işte tam burada devreye girecek ve kulları Allah’ı inkar ettirip değil fakat Allah ile birlikte kendisine de kulluk eder hale getirmeye çalışacaktır ki bu Allah’ın emrine ters ve şirk bir eylemdir.

Kulluğu hak eden sadece Allah, kulluğa yakışır davranmak insanın erdemidir.

Büyüklenmeden, kibir ve hırsa yenik düşmeden yaratılmışlığı kabul, sınava tabi oluşu idrak kulluğun ilk adımlarıdır. Bu sınavda başarılı olabilmenin şartları ise hayırlarda yarışmak, şerlerle mücadele edip sakınmaktır.

Rabbim bizleri kulluk bilincine erebilen kullarından eylesin.

Amin!

Bu yazıyı okudunuz mu?

Din ve Fıtrat

Allah’ın tek dini ama iki din tarifi, insanın tek doğru ama iki yaşam şekli vardır. ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir