Anasayfa / DAHA FAZLA / Güncel / Hayatın görünmeyen yüzü
imanilmihali.com
hayat

Hayatın görünmeyen yüzü

Hayatın görünmeyen yüzü

YAŞAMIN GERÇEK YÜZÜ

Yaşam; nefes alan ve almayan tüm varlıklar için bir maksada göre var edilmiş, sürelendirilmiş, coğrafi sınırları çizilmiş, kuralları önceden ve sık sık defalarca tebliğ edilmiş defterler açık yapılan bir imtihandır. Dünya bu sınavın yapılacağı salon, yaşadıklarımız birer soru, Kur’an açık defter ve doğru cevap anahtarıdır.

Bu yaşam bize bahşedildiği için şanslıyız çünkü bu sayede Yüce Allah’ın rızası, rahmeti ve şefkatiyle sınavı geçip cennet yaşamına hak kazanacağız. Dünya sınavına giremeseydik daha baştan cennet hakkımızda olmayacaktı.

Sınav belli, sorular belli, süre belliyken, önümüzde Allah kelamı Yüce Kur’an, Allah’ın dosdoğru yolu ve Peygamberimizin örnek ahlakı ve sünnetleri varken bu sınavı ciddiye almamak, yok saymak, hazırlanmamak haksızlığın dik alasıdır ve karşılığı mutlaka olacaktır.

Bu yaşam boşuna yaratılmamıştır.

“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” (Mü’minun 23/115)

“Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık…” (Ahkaf 46/3)

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zariyat 51/56)

Bu mana kaybolmadığı sürece insanın fıtrattan gelen güzel ahlakını ve imanını kaybetmesi de mümkün değildir. Ancak bu imtihanın maksadı kaybolur ve dünya hayatının süslü eğlenceleri nefis ve bedenleri esir alırsa o zaman imtihanın geçilmesi de imkânsız hale gelir.

Sınavı reddetsek te, sonucuna inanmasak ta, zor gelse de, şartlarını ve yasaklarını kabul etmesek te bu sınavın kuralı budur ve imtihan bu şartlarda yapılacaktır. Reddeder ve hakkını vermezsek mükafattan mahrum olur, dahası isyanımızın boyutuna bağlı olarak sonsuza dek acıların en azaplısına muhatap oluruz.

Yaşam bu denli şeffaf ve Allah’ın ayetleri bu kadar göz önündeyken akıllı bir insanın sınavı yok sayması zaten mümkün değildir. Kalpleri mühürlenen, gözleri kör ve kulakları sağır edilenler müstesna.

İman etmiş gönüller bu sınava şevkle ve saygıyla, cennet umuduyla çalışır. Bu gönüller yaşamı severek, şükrederek karşılar. Dünya nimetlerine aşırı giderek kanmayan asıl nimetlerin baki dünyada olacağını bilen gönüller beton yığınları arasına sıkışmış ‘sahte cennet dünya’ manzaraları yerine gerçek cennetin ipuçlarını bu dünyada görür.

İman etmeyen, yetmezmiş gibi dünyevi çıkarlar uğruna iman edenleri yılan gibi zehirleyerek kandırmaya çalışan münafık iblisler sürüsüyse Allah’ın dinini değiştirmeye cüret ederek sınavı ve soruları değiştirmeye kalkar. Bunlar hayatı beton yığınlarından, lüks arabalardan, para, şehvet ve israftan ibaret sanırlar. Sanırlar ki yaşam sadece bu dünyadadır ve ahiret olsa bile orada da onlara mal ve sefanın tümü yeniden bahşedilecektir.

Oysa gerçek hayat; kelebeğin kanadında, çiçeğin kokusunda, direksiz göklerde, can veren su damlasında, gölgelerin uzayıp kısalmasında hep vardır. Görünenin aksine görünmeyen ama hissedilen hayat, beton yığınlarının arkasında ve tenin altında gizlidir.

Yatlar, katlar, pahalı elbiseler, uyuşturucular, yasak ve ayıp tanımamazlıklar, gürültülü reklamlar, telaş, zulüm ve karmaşa dolu kaldırımlar hayat değildir.

Hayat; dünyanın öteki ucunda göğe yükselen bir damla suyun kıtalarca öteye yağmur olarak yağması ve düştüğü yere hayat vermesidir. Hayat ağaçların, kuşların tesbihi, gönül gözlerinin gördükleridir. Hayat; affetmek, şefkat göstermek, sıcacık duygularla muhtaca yardım etmek, tebessüm edip gönül almaktır.

Hayat; çöp dolu kaldırımlardan başını göğe çevirip o muazzam kubbede bir kusur, bir çatlak bulamamaktır.

Yaşamın görünen yüzü imanı zayıf olanlara yeterken, imanlı gönüllere yetmez. Çünkü imanlı gönüller hayatın manasını arar durur ömrü yettiğince. Sevgilisini, Yaratanını, Malikini, Velisini arar durur imanlı gönüller. O’nun ayetlerini okur dört bir yanda.

İmanlı gönüller hayatı bir sınavdan ziyade Yaratan’a kavuşma vesilesi görür.

İmanlı gönüller yaşamı akla, kalbe, hak ve hikmete uygun olarak yaşar.

“Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.” (Hadid 57/20)

Ey Muhammed! De ki: “Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (En’am 6/162)

Hayatın görünmeyen yüzü

Bu yazıyı okudunuz mu?

Gurbette dini yaşamak

Gurbette dini yaşamak

Gurbette dini yaşamak Gurbet, maddi anlamda, kişinin vatanından ayrı yaşaması veya manevi anlamda yanlış işler ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir