Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Hazreti Süleyman’ın emrindeki cinler şimdi nerede
imanilmihali.com
Hazreti Süleyman’ın emrindeki cinler şimdi nerede

Hazreti Süleyman’ın emrindeki cinler şimdi nerede

Hazreti Süleyman’ın emrindeki cinler şimdi nerede

Cinler, tıpkı insan gibi birer varlıktır, yaratılmıştır, insandan farklı olarak daha önce ve dumansız ateşten var edilmiştir.

“Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık. Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.” (Hicr 15/26,27)

İblis, dişidir.

“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. Onlar, Allah’ı bırakıp ancak dişilere tapıyorlar.  Hâlbuki (aslında) azgın bir şeytana tapmaktadırlar.” (Nisa 4/116,117)

Cinler bahsinin elbette en mühim kıssaları dişi cin İblis’in kıskançlık, kibir ve cehaletle Allah’a isyan etmesi, insanın cennetten kovulmasına sebep olması ve bir de Hz. Süleyman (as) kıssasıdır. Evvela İblisin isyanını görelim;

“Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı. Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab’leri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi. Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.” Allah, dedi ki: “Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız.” (A’raf 7/20-25)

“Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker. Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.”” (Ta’ha 20/123,124)

Bu ayetlerde en mühim hususlardan birisi İblise uyan cinlerin, insanlarla birlikte cennetten kovulup yeryüzüne indirilmesidir, hem de birbirine düşman olarak.

Yüce Allah bunu bir ceza ve fakat aynı anda sınav vesilesi kılmakla, iman ordularına cennet müjdeleri (Cennete geri dönme imkanı) verirken, isyancı iblis ve ona uyanlara da hakkaniyet ve adaletle cehennem akıbetini hazırlamıştır. Bu yüzden de Allah şeytanı, askerlerini ve elbette şeytana (İblise) uyanları cehenneme mahkûm edecek, imanlı kullarını, şeytanlara uymayanları ise İnşallah cennetleriyle ödüllendirecektir.

“Andolsun, cehennemi seninle ve onlardan sana uyanların hepsiyle dolduracağım.” (Sad 38/85)

“Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!” (Kehf 18/50)

Ayrıca Cin suresi, cinlerin içerisinde de iman eden ve etmeyenlerin bulunduğunu, iblisin çoğunu yalanlarıyla kandırdığını, ancak Kur’an’ı dinledikten sonra bazılarının hak yola döndüklerini, gaybdan artık bilgi alamadıklarını detayıyla anlatır.

Kur’an’ın diğer ayetleri de cin varlık grubunun tıpkı insanlar gibi sınava tabi olduğunu, cennet ve cehennem akıbetlerinin onlar içinde söz konusu olduğunu anlatır.

Hz. Süleyman kıssası ise çok daha ilginç ve ders vericidir ki anılan cinlerin yığınlar halinde (İblis hariç) Hz. Süleyman(as)’ın emrinde işler yaptığı ayetlerle sabittir. Buradaki en mühim husus onların etten ve kemikten olmasıdır. Yine bir diğer mühim nokta anılan cinlerin çok iyi dalgıç ve inşaat ustası olmalarıdır.

“Süleyman’ın emrine de, sabah esişi bir ay, akşam esişi de bir ay(lık yol) olan rüzgârı verdik. Erimiş bakır ocağını da ona sel gibi akıttık. Cinlerden de Rabbinin izniyle onun önünde çalışanlar vardı. İçlerinden kim bizim emrimizden çıkarsa, ona alevli ateş azabını tattırırız. Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı. Ey Davûd ailesi, şükredin! Kullarımdan şükredenler pek azdır. Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.” (Sebe 34/12-14)

“Süleyman’ın, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan meydana gelen orduları onun önünde toplandı. Hep birlikte düzenli olarak sevk ediliyorlardı.” (Neml 27/17)

“Süleyman, “Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?” Cinlerden bir ifrit , ”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi. Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.” (Neml 27/38-40)

İfrit, “Şeytanî özelliklerde ileri gitmiş, tuttuğunu devirir, güçlü, becerikli, ele avuca sığmaz” demektir. İfade, hem insanlar hem de cinler için kullanılır.

Şeytanın Rahman’ın emirlerine hilafı ve yalanları şirk dini adı altında nihayetsiz bir gaye olarak devam edecek, insanların sınavı şeytanla, şeytanların sınavla olmaya devam edecektir.

“Allah’ın, onları hep birden toplayacağı, sonra da meleklere, “Bunlar mı size ibadet ediyorlardı?” diyeceği günü bir hatırla! (Melekler) derler ki: “Seni eksikliklerden uzak tutarız. Onlar değil, sen bizim dostumuzsun. Hayır, onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Onların çoğu cinlere inanıyordu.” (Sebe 34/40,41)

“Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah’ın huzuruna getirileceklerini bilirler.” (Saffat 37/158)

Cinlerin ve özellikle şeytanın adının şirk ile birlikte anılması da boşuna değildir ki siyonistler asırlardır hep kendi ilah/Rab/Şeytan’larını da İlahlık eder halde kabul ettirmeye çalışmışlar, cahiliye insanları hep putların ardındaki cinlere tapmışlardır. İblis dişi olduğu için de insanlar melekleri hep dişi kabul etmiş, kendi dişilerini (kız çocuklarını) diri diri şeytanlaşmasınlar diye toprağa gömmüşlerdir.

“(Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.” (Fussilet 41/29)

 “Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.” (En’am 6/100)

“Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar.  İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.” (A’raf 7/179)

“ … Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.” (Hud 11/118,119)

 “Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı.” (Cin 72/6)

“Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a  inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.” (Nisa 4/51)

 “Cibt”, put, sihirbaz, kâhin, Allah’ın haram kıldığı her şey ve Allah’tan başka tapılan her şey demektir. “Tâğût” ise sözlük anlamıyla haddi aşan demektir. Kur’an’da kullanıldığı şekliyle kelime, “şeytan”, “nefis”, “putlar”, “sihirbaz” gibi çeşitli şekillerde yorumlanmıştır. Kısaca cibt ve tâğût, insanları azdıran, saptıran şeylerin hepsini ifade eder. (Tâğût için ayrıca bakınız: Bakara sûresi, âyet, 256-257; Nisâ sûresi, âyet, 60,76; Mâide sûresi, âyet, 60; Nahl sûresi, âyet, 36; Zümer sûresi, âyet, 17.)

Yine Rahman suresinde bir diğer hususa temas edilmekle, cinlerin elinin değmediği eşlerden bahsedilir ki bu cinlerin fiziki imkana sahip olduklarına delil sayılabilir.

“Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.” (Rahman 55/56)

Konu detaya girilemeyecek kadar derin olsa da son bir hususu vurgulamak lazım gelir. O da İblisİblis’in soyu ve askerleri, akabinde İsrailoğulları ve nihayet Beniisrail halkı tabirleridir.

Bu tabirlerin maalesef Kur’an ayetleriyle açıklaması yoktur, tefsir alimleri de çoğunlukla korkarak ve İsrailiyat etkisinde kalarak Tevrat veya Kabala ağırlıklı yorum getirmekten öte gidemezler.

Ama şu soru hep ortadadır; Hz. Süleyman emrinde fiilen dalgıçlıkla, inşaatla, savaşmakla, ağır işlerde çalıştırılmakla cezalandırılan cinler şimdi nerededir?

Şimdi düşünelim!

Bunların yere sınav için ve insanlara düşman olarak indirildiği ayetle sabittir. Rahmani ve şeytani olanları vardır. Hz. Süleyman(as)’ın emrinde fiilen çalışmışlardır, insanlar gibi sınava tabidirler, fiziki olarak bedene sahip olabilirler, hızlı hareket edebilirler, konuşur, dinler, akıl yürütebilirler, topraktan değil ateşten yaratılmışlardır, dalgıçlıkta ve inşaat işlerinde ustadırlar, gayba ait bilgileri sanılanın aksine yoktur, insanları kandırırlar, şeytanların insan ve cin olanları vardır, yakın uzayı delip derinlere gidemezler, gaybdan haber almaya kalkarlarsa ateşten bir azaba yakalanırlar…

Şimdi soru şudur?

Kur’an bunların bir başka varlığa çevrildiğini veya görünmez kimliğe büründüğünü söylemediğine göre, Hz. Adem (as) ve eşi İblis’le bizzat görüşüp konuşabildiğine göre, Allah yeryüzünde canlıları değişik ümmetler şeklinde yarattığını bildirdiğine göre, cennet ve cehennem dolayısıyla sınav cinler için de geçerli olduğuna göre bunlar nerdedir?

Kur’an’da mahiyeti açıklanmayan İblis (şeytan) soyu, İsrailoğulları, Beniİsrail halkı olarak tanımlananlar kimlerdir? İsrail adı sanıldığı gibi bir peygamber adı mıdır yoksa İblis dişi cinin adı mıdır?

Golan tepeleri adı nereden gelmekte, mason ve Siyonistler neden Hiram Usta’yı (Hz. Süleyman mabedini inşa ederken katledilen) neden kurucu ve inşaat aletlerinden olup bizzat o cinayette kullanılan aletleri simge kılarlar? Hesap ve inşaat ustası bu cinlerin inşa ettikleri insanlarca taklit edilemiyorsa o katedral türü muazzam ve heybetli yapıları kimler inşa etmiştir? Tapınak şövalyeleri türü yapılanmalar ile aranan ahit sandığı içinde neler vardır? Siyonist Yahudiler neden ısrarla Hz. Süleyman mabedini yeniden inşa etmek derdindedir? Çatalhöyük gibi yerlerde mağaralarda resmedilen şeytan ve cinlerin resimlerinde kuyruk, Topsakal, geniş göbek deliği, dört parmak, toynaklı ayak figürleri kime ve ne zamana aittir?

Akıl, ruh ve şuur cinlere ne zaman verilmiştir? Yahudi literatüründe geçtiği gibi İblis Âdem (as) ile cin ve insan karışımı ama aklı ve ruhu olan bir evlat edinmek için ilişkiye girmiş midir? Girdiyse doğan çocuk ruhsuz ve şuursuz olduğu için mi Golan adını almıştır? Siyonist Yahudilerin bunca kötülük üretmesi cehennemlik akıbetleri kesin olduğu için midir? Bu yüzden mi insanların tamamına ve cin olmayanların tümüne düşmandırlar ve Siyonist Yahudi (Şeytana tapanlar) olmayanların tamamının bu nedenle mi çöp kadar değeri yoktur?

Görüldüğü gibi pek çok soru vardır ve fakat cevapları bizlerce malum değildir. Doğrusunu ve hikmetini sadece Allah bilir diyerek bir hal tarzı olarak kanaatimizce sonlandıralım.

Cennetten kovularak yere indirilen asi cinlerin (Rahmaniler cennette veya Arş katında kalmıştır) insana düşman olarak dişi liderleri iblis önderliğinde kıyamete dek alınan sürede görevi insanları her yönden kışkırtarak kıyamete dek Allah’ın insanlara güvenini ve cennetleri emanet etmesini önlemek ve bu sayede sonsuz cehennem azabından kurtulmak dilekleri vardır. Bu düşüncenin asırlardır gizli tutulması da açıkça şeytana tapıldığının söylenememesi ama yapılan ayinlerin tümünün şeytana dair olması, tüm planlı kötülüklerin ardında Siyonist bir müdahale veya planlamanın olması hep bu tezleri destekler mahiyettedir.

Yere indirilen şeytan soyunun ruhsuz ve akılsız olduğu malumdur. Lakin yarın ahiret hesabında haklı olarak (Doğrusunu Allah bilir) iblis soyunun ‘aklımız ve ruhumuz yoktu o yüzden cahildik’ dememesi için önce akıl verilmesi (isimleri bu nedenle İsrailoğulları olmuştur), takiben yine muhtemelen Nuh tufanından sonra akla ilaveten ruh da verilerek insanla her alanda eşit hale getirilmeleri neticesi isimlerinin Beniisrail olarak değiştirilmesi olasıdır. İsrail adı ise şeytanın yani İblisin adıdır.

Rablık meselesi ayetlerde sıklıkla geçtiği için değinmek gerekirse bizlerce o da şudur; iblisin ağabeyi Bal isimli, cinlerin Rabbi olan erkek cindir. Lakin o kardeşi İsrail’in Yüce mecliste isyanına iştirak etmek yerine sessiz kalmayı dilemiştir ve halen oradadır. İsyana katılım düşünce ve niyetini bilemeyiz ancak bir Rab olarak kendisine öğretilen ilim dahilinde bazı kutsal kabiliyetlerinin olduğunu ve idrarecilik yaptığını söyleyebiliriz. Keza yeryüzündeki kardeşine yardım etmesi de imkânsız değildir.

Hal böyleyse, İblis’in kıyametten önce tüm insanları yok ederek veya ahdi gereği azdırarak Allah ve iman aleyhine kışkırtması daha anlaşılır hale gelir ki arzusu ağabeyi Bal isimli Rab’ı yere ilah olarak atamak, yani insan ve cinlerin tamamının Alemlerin Rabbi Allah yerine o Rab’be tapar hale gelmesini temin etmektir. Siyonistlerin tüm eylem ve söylevlerinin Kur’an hilafına olduğu düşünülürse iblisin yaratmak istediği dünya düzeninin (ki bu düzen illaki dünya gezegeninde olacaktır çünkü bu gezegenden başka bir yerde hayat ve sınav yoktur) tamamen şeytani ve batıl olduğu da açıktır. Sinsilikleri ve gizemleri bu nihai hedef ve maksadı açıklayamamaları nedeniyledir.

Bu saçma düzeni tesis için Tevrat’ı tahrif etmekle kalmamış, Talmud diye sözde bir tefsir kitabı yazarak din içi ve dışı tüm işleri buna yaslamış, yetmemiş bir de sümerler öncesinden olduğu sanılan kabala isimli büyü kitabını da güncel ve etkin tutarak gizemin gücünü büyüye yaslamışlardır. Bunun da mesneti şudur ki Hz. Musa vahiy almaya mağaraya girdiğinde dönüşünde geride kalanları buzağıya tapar halde bulmuştur ki Firavun’dan kaçan İsrailoğullarının (Mısır’da Firavun zamanı buzağıya tapmak gibi bir dini alışkanlık yoktur) Mısır öncesi bir şeytani dini yaşatmakta olduğu söylenebilir.

Uzatmayalım,  iblisin oluşturmayı hayal ettiği ama Rabbimizin alsa müsade etmeyeceği (ama bunun engellenmesi için Rabbimizin imanlı kulların zulümle, şirkle savaşı farz kılması boşuna değildir) evvela mü’minler Allah yolunda ölmeye istekli olduklarını ispat edecek ve Allah’ın yardımı sonra gelecektir.

Onlar da bunu tahmin ettikleri içindir ki sürekli bir son savaş bahsi yaratırlar ve Hristiyanları da Mesih masallarıyla aldatarak ama aslında Mesih’i değil Rab’leri Bal’ı bekleyerek Müslümanların kan ve gözyaşına sebep olurlar.

Dikkat edilirse Siyonistler, Hristiyanları, heykele-puta tapanları çoktan sindirmiş, Ortadoğu’da sözde İslam geçinen Yahudi devletlerini çoktan dizginlemişlerdir. Geriye kalan son iki kale İran ve Türkiye’dir ve bu yüzden hedefte hep bu iki ülke vardır.

Daha fazla detaya girmeyelim ancak şu kadarla yetinelim ki çok yakın bir zamanda Siyonist Yahudiler kendileri gibi cin olanlarla, cinleştirdikleri – şeytanlaştırdıkları insanlarla, İMAN CEPHESİNE KARŞI bir savaşa ortam hazırlayacak ama asla ilk kurşunu onlar atmayacaktır. (Bu ilk kurşun atma görevi İran’ındır. İran’ın ilk füzesi de İsrail’edir. Ama o esnada Siyonist Yahudiler çoktan İsrail’i terk etmiş ve Avustralya’da saklanıyor olacaktır.)

Seçkin ırk iddiasındaki Siyonist yahudilerin anadan doğma Yahudi olmayanları Yahudi kabul etmemesi İblis’in dişi olmasındandır. Yani tüm dünyanın aksine onlar kadın liderlerden yana olmak zorundadır ve yakın zamanda dünya devletlerinin tamamına kadın liderler hakim olacaktır!!!

Siyonistlerin hedefinde Hz. İsa (as) ve Türk ve İslam alemi vardır ki Allah’ın yeryüzündeki orduları olan Türkler İnşallah bu iman ordusunun da sancaktarlığını yapacaktır. Çünkü sudan yaratılmış Türkler, dünya üzerinde Kur’an İslam’ını halen yaşamakta olan tek Millettir. Atatürk’le kazanılan Kurtuluş Savaşı nasıl Allah’ın yardımıyla ise bu son savaşta da Allah Türk ordusu önderliğindeki İman ordusuna yardım edecek ve galip gelen Yüce Allah ve Peygamberi olacaktır. Yani İnşallah Türkler var oldukça ve imanlı kalabildiği sürece şeytana tapanların geleceği olmayacaktır. 

Lakin o ana dek Türklük ve İslam’ın bozulması, gençlerin şehit olma arzusunun engellenmesi, insanların paraya ve kişilere tapar hale getirilmesi, aile bağlarının ve eğitimin zayıflatılması vb. lazımdır ki o son savaş esnasında sıkıntı yaşanmasın.

Tüm bu şeytani planın maddeye çevrilmiş halinin adı ise “YENİ DÜNYA DÜZENİ”dir. Küreselleşme, küresel ısınma türü yalanlar hep bu nedenledir. (Düşünülsün ki İsrail ve siyonistlerin paraya, enerjiye ihtiyacı mı vardır ki tüm zulümleri Müslüman ülkeleri hedef almaktadır?)

Daha fazla detay için lütfen siyonizm ve şirk konulu yazılarımıza göz atın…

Yani şeytan imparatorluğunun maddeye çevrilmiş halinin adı yeni dünyadır. Bu dünyada İslam’ın hatta hiçbir dinin olmayacağı, insan odaklı ve akıl merkezli, gayb ve kutsallıktan uzak bir anayasa türü din kitabı olacağı, dinin şeytani istikamette ama hobiden öte gitmeyen bir ağırlıkta olacağı malumdur. Bu yüzden İslam’ın içinde bu denli çok İsrailiyat ev arabizm vardır ve hurafeler, mişnalar, sünnet ve hadis adı altında on milyonlarca yalan dinleştirilmekte, din sulandırılmakta, siyasal, ılımlı gibi adla verilerek İslam çeşitlendirilmeye, sulandırılmaya çalışılmaktadır.

Oysa…

Allah Bir’dir, Kur’an Bir’dir ve Hz. Peygamber (sav) Son’dur.

Kötülük ve imansızlığın yeryüzüne egemen olması diye bir durum söz konusu değildir. İyilik ve ahlak, iman ve tevhid mutlaka kazanacaktır.

Lakin sınav gereği cehennem ağzına dek dolacak, cennetler tehna kalacaktır. Çünkü Allah’ın ahdi cehennemi insan ve cinlerden dolduracağına dairdir. Oysa O’nun cenneti dolduracağına dair bir ahdi asla yoktur.

Şimdi en başa dönersek bu cinler neredeler?

Yoksa dizi ve reklamlarda oynayan, on beş günde bir din değiştiren, terörü, silahlı çatışmaları, ayrışmaları, açlık ve sefaletleri destekleyenler, Müslümanları katledenler, laboratuvarlarda ürettikleri hastalıkları insanlara şırınga edenler, kanserleştiren ve kısırlaştıranlar, GDO’lu gıdalarla toplumları zehirleyenler, İslam’ı mezheplere bölüp her bir mezhebi ayrı bir din haline sokanlar ve mezhepleri birbirine düşman edenler, sünnet diye İslam’ı manadan uzaklaştırıp şekle mahkûm edenler, Kur’an’ın okunmasına veya anlaşılarak okunmasına mani olanlar, Kur’an kurslarındaki beş yaşındaki kızlara tecavüz edenler, erkek yurtlarında on beş yaşındaki oğlanlara tecavüz edenler, sokak hayvanlarına zulmedenler, hırsızlık, yalan, iftira ile hayat karartanlar, tarikatlaşarak dini merdiven altına indirenler, para ve ekonomilerle oynayıp tefecilik yapanlar, hak ve adaleti yerlerde süründürenler …bunlar olmasın?

Onları göremiyorsunuz çünkü sizler ve bizler gibi akıllı, ruhlu ve bedenliler… Tıpkı insan gibiler ama davranışları onları ele veriyor. Şeytanlaşmış cinler ile şeytanlaşmış insanlar sokaklarda kol geziyor, ekranlarda cirit atıyor ama siz aklınızı kullanmadığınız için, kalbinize danışmadığınız ve kafa yormadığınız için, Kur’an’dan habersiz olduğunuz, okusanız da arapça roman okur gibi okuduğunuz için (doğrusunu Allah bilir) bu mesele dahi hiç umurunuzda değil. Ama lafa gelince fıtrattan, tevhidden, şirkten saatlerce konuşur, ezanla ilgili üç gün muhabbet edersiniz. Asr-ı Saadetlerin afyon kokan hikayeleri ile tütsülenmiş yürekleriniz aklınızla işbirliği yapmaktan uzak olduğu için de şeytanlara böyle yem olursunuz?

O yüzden toplumda bu kadar çok müşrik, münafık ve kafir dolaşıyor ve bu yüzden gerçek iman sahipleri mutsuz ve perişan.

Kısa sürede bunca askeri ve teknolojik bilgiyi dünyaya kan kusturan devletlere kimler verdi?

Neden 1,5 asır hristiyanlar şeytan veya cadı diye kadınları diri diri yaktılar?

Yoksa UFO diye bildikleriniz başka birşey olmasın?

Yoksa bunlar uzayda hayat arıyoruz diye cenneti arıyor yahut gayba dair bilgi arıyor veya başkaca hain emeller besliyor olmasındlar?

Artık aklınızı ve kalbinizi kullanma zamanı, gerçek veya mecazi anlamda bu yazılanları düşünme zamanı gelmedi mi?

Allah hayırlısını ve güzelini nasip etsin İnşallah.

Rabbim imanlı kullarını her türlü fitne, fesat, hile ve tuzaktan muaf eylesin.

Rabbim bizleri kötülerden ve kötülüklerden uzak eylesin.

Rabbim bizleri o iman savaşında doğru tarafta eylesin, yüreklerimize cesaret versin.

Rabbim tüm zalim ve kötüleri yerle bir eylesin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Atatürk’ün Dini Yönü ve Din Eğitimine Bakışı

Atatürkçülüğün dini yönden analizi

Atatürkçülüğün dini yönden analizi İslam dini, ahiret yaşamı dahil kıyamete dek ve kıyamet sonrası tüm ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir