Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Hepimiz gazaba namzet ve müstahakız
imanilmihali.com
Allah’ın, Peygamberlerin, meleklerin ve tüm insanlığın laneti ; terörü yapan, yapılmasına sessiz destek veren ve imkan sağlayan, terör ile menfaat, rant, çıkar elde eden, uman, kazanan zalim, müşrik, hain, kafir, adaletsiz, imansız, Kur’an’sızların üzerine olsun!

Hepimiz gazaba namzet ve müstahakız

Hepimiz gazaba namzet ve müstahakız

Bundan birkaç ay önce, sonra birkaç hafta önce ve sonra dün gözlerimizin önünde, alenen, kanundan ve Allah’tan korkmadan, masum insanlara, tırnaklarla biriktirilen mallara, özgürlüğe yeni bir bomba atıldı. Allah ölenlere rahmet, yaralılara şifa, kalanlara sabır eylesin. Rabbim hayatını ve sağlığını kaybedenlere sevaplar, şehitlikler, rahmetler nasip etsin.

Bu son olay üçüncü olması, cesurane olması, baştan sona gözdağı vermek maksatlı başkaldırı olması ve haddi aşması itibarıyla diğerleri ile birlikte düşünüldüğünde muazzam bir isyandır ve öneme haizdir.

Bu eylemi hayata geçirenlerin kâfirliğinden, müşrikliğinden elbet bahsedeceğiz ama daha önce buna çanak tutan, göz yuman, yeterince tedbir almayan, hatta bir zamanlar onlarla aynı tabaktan yemek yiyen, takiplerini bırakan, takipçileri başkaca şeylerle itham ederek takibin selametini engelleyen, bunlara sözde siyaset ve özgürlük adına sempati besleyen, yörenin, coğrafyanın ve tarihin hakikatlerinden habersiz acıma hissi duyan, korkan, verelim kurtulalım diyen, akil adam pozisyonuna soyunan, görmezden gelen, onlarla bir olan, dini ve Rabbimizi tanımayan, iman nedir bilmeyen, şeref ve haysiyetten yoksun milyonları konuşacağız. Çünkü asıl suç onlarındır. Bu çoğunluğa hepimiz, hepiniz dâhilsiniz. Ve Allah gazabımızı çok yakında bize tattıracaktır.

Neden denecek olursa veya bunu fazla acımasız bulan olursa cevabı ayetler verecek ve Kur’an bize aldanmamanın bir iman gereği olduğunu, aklı kullanmanın şart olduğunu, kalp ile hissetmenin ve vicdanla sorgulamanın gerekli olduğunu haykıracak, kıssalardan ders alınmadığını, helak edilen kavimlerin her birinin helak nedeninin tamamının bugün sözde Müslüman olan bir toplum tarafından fütursuzca işlenegeldiğini söyleyecektir.

Kur’an; haksızlığa karşı direnin, haine ve münafığa, zalim ve saldırgana karşı tatlı dille değil silahla savaşın derken, dinin ancak  zararsız kafirlere tatlı dille ve ihtiyatla yanaşılması emrini unuttuğumuzu, mazlumlar hangi dinden olursa olsun yardım etmek, hain kim olursa kafasını koparmak, adaletsiz ve iki yüzlü her kimse onu erkten uzaklaştırmak gereğini yapmadığımız için, işi ehliyetsiz, liyakatsiz, sorumsuzlara verdiğimiz için, ütopyalar peşinde gaflet ve cehalet ordusunu sürükleyenlere koyun gibi tabi olduğumuz için gafletlerde dolaştığımızı hatırlatacak ve bizden bırakın şefaatçi olmayı şikayetçi olacaktır.

Nüfusun % 92’si Kur’an’dan habersiz yaşarken, anlamadan okurken, kalan % 8’in en az yarısı da bunu ilim öğrenmek veya sevap kazanmak için yaparken, İslam’ın kurtuluşunu temin etmek % 4 için ağır bir yüktür. Ve onlarda, bizler dahil, tebliğ, ikaz ve ikna yerine “bananeciliği” tercih ettiği için ,   cahiller ve ayetlerden habersizler güruhu İslam bayrağını eline almış ve sokaklarda gezdirir haldedir.

Bu cehalet ve riyakarlık, bu beşeri din icadı ve buna tabiyet cezaların en büyüğüne adaydır ve öyle olmakta ve öyle olacaktır da.

Terör gruplarının vebali, cezası, akibeti aşağı yukarı bellidir. Hepimizin kandığı nokta masum sandıklarımızın, rahmete kavuşanların, soruşturan ve tedbir almakla mükellef olanların, ekranlardan seyrederken maç özetlerini tercih edenlerin akibeti ise tarafımızdan anlaşılamamakta veya insanlar tabir yerindeyse salağa yatmaktadır.

Öyle yok! Kurtulamayız, kurtulamazsınız!

Kader olaylardan, olaycıklardan, başkalarının olaylarından, bu olayların tetiklediği diğer olaylardan, beşeri olaylardan, önceki ve sonraki olaylardan, yan evdeki olaylardan, bebeklikten başlayan olaylardan ….. müteşekkildir ki her kişi ve her adım kişisel ve toplumsal kaderi etkiler.

Söz şuraya gelir ki ferdi hidayetten uzak bir toplumun kendisini yönetsin diye insanları seçmesinden tutun da, siyasi hamleleri desteklemesine kadar, hatalı yönde yürüyen merhamet ve vicdan muhasebelerinden tutun da Kur’an’ın kısas emirlerini uygulamama isyanına kadar, ders almamaya, tevbe etmemeye, dua ve şükürleri azaltmaya, paraya köle olmaya, kişileri ilahlaştırıp boğazına kadar b.ka batmaya kadar yaşananlar hepimizin suçu ve ihmalidir. Aydınların kabahati misliyle, idarecei ve yöneticilerin on misliyle, din alimlerinin yüz misliyle, cehalette ve fanatiklikte ısrar edenlerin kabahati bin misliyledir.

Kimse üzerine alınmadığı, kendisini suçlu hissetmediği, liyakatsiz ve ehliyetsiz olduğunu itiraf etmedikçe, vaktiyle yaptığı yanlışları kabullenmedikçe, el altından gizli pazarlıklar ve kafir oyunları sürdükçe, Yahudi rüzgarları İslam’a karabasan gibi çökmeye devam ettikçe daha çok Ankara’lar yaşanır.

Allah dostları ile Allah düşmanlarını seçtirebilmek Kur’an’ın ilk gayesidir ve Kur’an’ın en esaslı emri zulümle cihattır. Çünkü Bakara suresi çok net gösteriştir ki dinin düşmanı zulümdür.

“… düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.” (Bakara 2/193)

Mesele bu kadar ciddi iken bunu hafife almak haddimize değil ve bu meseleyi yok saymak haddimize değildir. Ama anlamadan okuyan, anlayarak okusa bile bunu hayatına yansıtamayan bir balık gibi kısa süreli insanlardan müteşekkil toplumun daha radikal adımlar atması da zaten beklenemez.

Kur’an Allah’ın öfkesinin; 74 kez bahsettiği firavun’a değil, firavuna tabi olanlara, itaat edenlere olduğunu alenen ifade ederken bunu anlamamak cehaletten öte birşeydir. Her mü’min ki, sayıları bir milyonu bulur veya bulmaz, itaat edeceklerine dikkat etmeli, hatadan tevbe ile hemen dönmeli, hayaller yerine Kur’an’i gerçeklere demir atmalı ve hayatını bu hidayete göre kılavuzlamalıdır. Para, makam, hırs adına körlenmiş gözlerle gerçeğin görülmesi, terör arkasındaki hakikatlerin açığa çıkması, Yahudi yılanının saklandığı karanlıklardan kuyruğundan tutularak aydınlığa çıkartılması bu mantık ve ilimle çok zordur.

Canlı bomba olarak cennete gideceğini sana geri zekalıların dinden habersizliği kadar canlı bomba olmak için kuyruk oluşturan geri zekalıları besleyen ve büyüten zihniyettir asıl düşman. Asıl düşman; bu eylemlerle keyiflenen, bundan rant elde eden, her şehit haberi ile sevinç kahkahaları atan, yetim evlatların cenazedeki çığlıklarına kulaklarını kapatan, demokrasi denen illete sığınıp, cahil halkı kandırmaya devam eden, gereğini yapacağız demekle yetinen, suçu üstlenmeyen, gafleti bulunduğunu inkar eden, istifa etmeyi, kendi canına kıymayı asla düşünmeyen, sınırlar ötesine gidersek israilin selameti ve esenliği için tüm ortadoğuyu kana bulamaktan çekinmeyen zihniyettir.

Yılanın başı siyon, kabala, İsrail ve Yahudi zihniyetiyken, tek gaye İslam’ı ve Türklüğü ortadan kaldırmak iken, Kur’an yerine beşeri dinler tesise çalışanların maksadı Allah’ın nurunu engellemektir.

Bu nursuzluğa razı ve sessiz kalanlar ise cehennemlerde ilelebet yanmaya, idarecileri, siyon yılanları, şeytanları, tagutları, putları, ilahları ile birlikte cennetlerden mahrum kalmaya fazlasıyla layıktır.

O yüzden kimse timsah gözyaşları ile kendini de, toplumu da kandırmasın.

İnşallah o mazlumlar şehit mertebesine erecek, yapanlar, destek ve yardımcı olup, imkan sağlayan ve bu kanlarla beslenen yarasalar da cehennemlerde helak olacaktır.

Ama toplumun diğer kesimi en az tetiği çekenler kadar, sessiz kalanlar kadar, sevinenler kadar suçludur.

Kur’an’dan habersiz yaşayan toplumun menzili, şeytanın ağlarına çıkar ve bu ağlar kulları öyle bir sarmalar ki bir daha çıkış mümkün olmaz.

Hepiniz, hepimiz oturup dua, tevbe ve şükredelim ve sonra Kur’ani dine, Kur’ani ahlaka, Kur’ani İslam’a geri dönelim de işe önce okumakla başlayalım.

Tüm kavimlerin bir eceli vardır ve şerefli Türk Milleti tarihte hiçbir zaman bu kadar duyarsız, korkak ve dinden uzak olmamıştır. Camilere gidip gelmekle, tesettürlere bürünmekle, Arapça Kur’an okumayı siyasi bir ispat yapmakla, kişilerin emirlerini helal ve kabul etmekle, paraya, dünyaya, şehvete kanmakla, haramı doyasıya yemekle … değil; sadece Allah’tan korkarak ve sadece Allah’tan umut ederek Müslüman ve mü’min olunur.

Hükmü bitmiş, batıl olmuş dinlerin kıyamete kadar sürecek Allah dini İslam’ı esir alması aslen İSLAM’A TABİ OLANLARIN GÜNAHIDIR! Münafık, kafir, müşriklerin, mü’min toplumu içinde cirit atıyor olması bizlerin günahıdır. Alenen Kur’an karşıtı ne varsa sergileyenlere sesini yükseltemeyen bizler üç kuruş dünya menfaati için başımızı kuma gömerken ne kılınan namazlar, ne kara çarşaflar, ne cüzler bizi kurtaramayacaktır.

İnsanlar da, toplumlar da layığını yaşar. Çünkü ilahi adalet şek ve şüpheden uzak olarak tam adildir. Ve herkes yaşadığından hesaba çekilir. gaflet, delalet, ihanet, cehalet … karşılıksız kalmaz. Çünkü zerrece herşeyin karşılığı din gününde defterlere yazılmış vaziyette bizimle buluşacaktır. İnanıyorsanız bu böyledir. İnanmıyorsanız d Allah müstehakınızı zaten verecektir.

Ey insanlar! Allah’tan korkun. Kafirlerle oturup kalkmayın. Onlarla bir olup hainlikler peşinde koşmayın.

Ey Müslümanlar! Kur’an’sız yaşamayın. Olup biteni ve ilahi emirleri anlayın, hissedin, yaşayın, hayata yansıtın.

Ey iman edenler! İmanınızın gereğini yapın! Kalpte filizlenen imanı dile getirin, sessiz ve çaresiz kalmayın. Allah’tan başkalarından korkmayın.

Rabbim, günahlarımızı, cahilliğimizi, korkaklığımızı üzerimizden atabilmemize yardım etsin. Rabbim hepimizin ellerine bulaşan bu şehit kanları için bizleri affetsin.

Rabbim, aklımızı, kalbimizi, vicdanımızı kullanıp hak yolu göremediğimiz, doğru yoldan ayrıldığımız için bizlere gazap etmesin.

Rabbim, teröre bulaşan, destekleyen, sessiz kalan, terörden rant elde eden, mazlumların çığlıkları ile keyiflenen, menfaat bekleyen herkesin belasını versin.

Allah’ın, Peygamberlerin, meleklerin ve tüm insanlığın laneti ; terörü yapan, yapılmasına sessiz destek veren ve imkan sağlayan, terör ile menfaat, rant, çıkar elde eden, uman,  kazanan zalim, müşrik, hain, kafir, adaletsiz, imansız,  Kur’an’sızların üzerine olsun!

Amin!

Hepimiz gazaba namzet ve müstahakız

Bu yazıyı okudunuz mu?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi?

Kur’an İslam’ına dönüşün hala vakti gelmedi mi? Derin Asr-ı Saadet özlemiyle yanıp tutuşurken, tevhid yolunda ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir