Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / DİNİMİZ / Her nefis ölümü tadacaktır
imanilmihali.com
Her nefis ölümü tadacaktır

Her nefis ölümü tadacaktır

Her nefis ölümü tadacaktır

Kalpleri burkan ecel ile birlikte anılan başlıca üç ayet vardır ve üçünün de öznesi nefis, can ve canlı olmak üzere farklıdır. İlk bakışta ecel bu nedenle sadece bedensel ölüm anlaşılır ve fakat burad akast edilen ölüm sadece et ve kemiğin ölümü müdür tartışmalıdır.

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya 21/35)

“Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut 29/57)

“Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” (Al-i İmran 3/185)

Canın ve canlıların öleceği muhakkaktır ve baki kalan sadece Allah olacaktır. Ama öte yandan nefsin bedenden önce ölmesi istenendir, kulun kendisini hesaba çekmesi ve nefsin terbiyesi ile ilgilidir ve olması gerekendir.

Nefsin ölmesi, yaşlılıkla gelen sıradan bir hal olabilirken daha güzeli elbette rıza ve haya ile kazanılandır, haram açlık ve namahrem şehvet dolu yanlışlara karşı koyandır.

Peygamberimizin ifadesiyle, altmış yaşından sonra kimsenin iman etmemek için mazereti kalmayacak ise burada kast edilen de bu olabilir. Yani nefisler bedenlerden önce öldürülemez ise imanın kalbe ve dinin hayata yerleşmesi olası değildir.

Bedenin ne zaman öleceğini bilen Allah’tır. Ama nefsi öldürmenin zamanı daha ziyade kula bağlıdır ve bedeni öldürmek büyük günah iken, nefsi öldürmek sayısız sevaba mazhardır.

Nefsi öldürme işi kulun kendi rızası ile olursa elbette kazandıracakları da fazladır ve fakat nefis kendisi doğal vaziyette ölürse de kazandıracakları sınırlı olacaktır.

Yetmiş yaş civarındakilerin yaşamları ile özellikle gençlerin hayata bakışları bu nedenle farklıdır ve aradaki fark heves duyulan şeyler, fren mekanizmaları ve manasızlıkların anlaşılır olmasında saklıdır.

Gençken uğrunda dağlar delinebilecek bazı hal ve hevalar, ilerki yaşlarda boş gelir, gençken çekinilmeyen günahlar ilerki yaşlarda korku duyulan günahlar listesine girer, gençken şehvete, makama, servete dalan bakış ve arayışlar ilerki yaşlarda huzur, sukunet, barış gibi daha erdemli şeylere kayar.

Gençlerin tabiat itibarıyla daha enerjik, telaşlı, tecrübesiz olması gayet doğaldır ama mesele kalıcı hasar alma noktasından evvel yaşlanabilmektedir ve nefisler rızayla veya yaş ile öldüğünde geride ciddi bir ziyan olmamalıdır.

Bedeni ecel çok yakın dahi olabilir ve bir anda gerçekleşir. Nefsin eceli ise zaman alır ve her daim ilgiye muhtaçtır. En terbiye edilmiş nefis bile bir anda eski acımasız ve kontrolsüz haline dönebilr.

Nefsin ölmesi ile kast edilen elbette şehvet ve heves kapılarının kapatılarak, kilit altına alınması değildir. Böyle bir hayat ruhbaniyettir, inzivadır ve bu dinde yasaktır. İfade edilen şey kontrollü ve helal isteklerle yetinmek, hevesleri daha az zararlı ve güzel gayretlere yöneltebilmektir. Yani sabahsız gecelerde, alkol ve mum kokuları arasında sabahlamak yerine, ilim öğrenmekle sabahlamak veya haram servetler biriktirmek yerine, mevcut servetleri helalleştirmeye ve paylaşmaya gayret etmek veya küslük ve kırgınlıkları sürdürmek yerine af ve bağışlmaya zaman ayırmak veyahut makam ve nüfus hırsları yerine tevazu ile yardımlaşmaya çalışmaktır.

Velhasıl, Kur’an ve sünnetin bizlere işaret etiği nokta istek ve arzuların elbet günün birinde hakikate, helale ve ahirete döneceğidir. Bunun kendi rızamızla olması daha güzeldir ve bedenler ölmeden evvvel nefsielr mutlaka ölmeli ve vicdanlar hesaba çekilmelidir ki ahiret hesabında sorgumuz kolaylaşsın ve mahçubiyetimiz azalsın.

Nefislerin terbiyesi kulun gayretidir ve bu Rabbin müsadesi kadardır. Ancak nefsin temizlenmesi sadece Yüce Allah’ın kudretindedir ve mü’minlerin duası buna dair olmalıdır. Hz. Yususf (as) bu anlamda tüm kullara örnektir.

Nefislerin ölmesinden bahseden Enbiya suresinin ayeti dikkatli okunursa devamında dünya sınavı ve ahiret hesabı vurgulanmaktadır ki nefislerin öldürülmesi dünyada mümkün olamaz ise bu ahirette elbet gerçekleşecektir.

Ölmeden önce ölmekle kast edilen de tam olarak budur.

Rabbim kullarına, bedenleri ölmeden, nefislerini öldürebilmeyi nasip etsin. Amin.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük

Mutlak iyilik ve kötülük “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir