Anasayfa / İMAN ESASLARI / Ahirete iman / Herşey boş değil dolu ama herşey fani
imanilmihali.com
Herşey boş değil dolu ama herşey fani

Herşey boş değil dolu ama herşey fani

Herşey boş değil dolu ama herşey fani

Merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinden alınan bu sözde nice hikmetler saklıdır ki adeta dinin özeti gibidir. Bu dünyayı sıradan, tesadüfi, mecburi görenler için ilahi hikmeti anlamak elbette zordur ve onlar için hayat boş, yaşananlar boş, geçen ömürler yorucu bir eziyetten ibarettir, sıkıcıdır, manasızdır.

Oysa herşey boş değil doludur yani her yaşanan saniyenin, her başa gelenin, her dinlenen ve düşünülen şeyin, her amel ve niyetin, bize ulaşan her nimetin bir manası, gereği, hikmeti ve sebebi vardır ki bunları bilemesek de bunlar ilahi iradenin izni ve iradesi ile gerçekleşen şeylerdir. O kadar ki Yüce Allah’ın izni ve bilgisi olmadan nasıl bir yaprak yere düşemez ve bir anne doğuramaz ise bize ulaşan en ufak şey dahi ilahi kattan izin ve onay almadan gerçekleşemez ve bu da demektir ki o şeyin bir hikmeti, gereği vardır.

Herşey doludur, gerektir, hikmetlidir ve boşuna değildir ama bu şeylere saplanıp kalmak da doğru değildir çünkü nihayet bize ulaşan bu şeyler geçicidir, sınav içindir, sonlanmaya mahkumdur, sahtedir, baki değildir, en derin acı ve en muazzam sevinçler bile mutlak olanın yanında küçüktür.

Hayat boş değil dolu ama fanidir. Bu sözün asli manası ise şudur ki bu hayat genel toplamda kısa süreli insanlık sınavı için var edilmiş bir sahneden ibarettir ve asli yaşam bu gezegende değil Allah katındadır ve oradaki yaşam sonsuz olandır.

O halde yaşanan, bilinen ve sahip olunanları buna göre kullanmak, hak yolda hizmet verecek şekilde değerlendirmek, akıl ve kabiliyet nimetleri dahil salih maksatlara yönlendirmek esas ve lazım olandır.

Hayatı boş farz etmek, gayesiz yaşamak, iyilikten sakınmak, gaflete düşmekten korkmamak nasıl yanlış ise, bu hayat sonrasını da var ve gerçek kabul etmemek o denli yanlıştır ve bu yanlış olmakla kalmayan muazzam bir inkar ve gaflettir.

AHireti ve sonraki yaşamı yok farz edenler, ahiretin vebaline ve hesabına aldırış etmeyenler için elbette bu hayat sıkıcı ve boş olacaktır ama ahiret yurdunun nimet ve esasına iman etmiş kullar için ebedi saadetin sevindiriciliği kadar orada verilecek hesabın korkutuculuğu da bu hayata bir anlam katar.

Bu sayede bu yaşam şekillenir, değerlenir, çeşitlenir ve anlam kazanır. İman sahipleri için bu nedenle bu yaşam asla boş değildir, bu yaratılan evren, yıldızlar, bedenler, çiçekler asla boşuna yaratılmamıştır. Bu idrake varabilenler için artık saadet kapıları açılmak üzeredir ve doğrulukta ve imanda sebat edildikçe de berzah aleminin manevi kapıları açılmaya devam edecektir.

Ahiret yurdunun hak ve hakikatliğine inanan kullar elbette bu hayata gereğinden fazla kuymet vermeyenlerdir ama bu nimet ve kabiliyetleri boş saymak demek değildir. Aksine yarınların teminatı, ahiretin azığı bu dünyada yapılan ve edilenlerdir. O halde mü’minler için bu dünyada imkan kabiliyetinde olan güç ve nimetleri, makam ve nüfusları salih ameller uğruna, hak ve hayırlarda kullanmak esas ve şart olandır ki onların tek arzusu servet yığmak değil Allah rızasına mazhar olabilmektir.

Yaşam sonrası yeniden dirilmeyi ve hesabı inkar edenler veya tereddüt yaşayanlar içinse bu dünya geçici bir heves olarak kalmaya ve sıkıcılığa mahkumdur. Sonraki yaşam için amel ve niyet biriktirmeyen bu kesimin maalesef yarınlara ait ruhsat ve tasarrufu da olmayacağından ahiret umutları sönük kalacaktır.

O halde toparlarsak teni, cinsi, rengi, yaşı ne olursa olsun dünyada hayat bulan tüm yaratılmışlar için ecel haktır, hesap haktır, ahiret haktır. yeniden dirilme hak olunca da bu yaşam oradaki esenlik için düzgün yaşanılması gereken bir hayattır. Düzgünlük ise sadece Kur’an iledir ve Kur’an anlaşılarak okunmayı ister ve bu bir farzdır.

Bu farzı inkar eden ise tevbe etmeli, diretirse dinden çıkacağını bilmelidir.

Ahiret yurdunun müjdeleri, bu dünyada imanla ve salih amelle, ahireti ve hesabı unutmadan yaşayanların olacaktır. Bu Allah’ın vaadidir ve Allah vaadinden caymayandır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Sünnetullah yaratışın ve dünya sınavının değişmezleridir

Sünnetullah yaratışın ve dünya sınavının değişmezleridir

Sünnetullah yaratışın ve dünya sınavının değişmezleridir Yüce Allah kainatı bir ölçü, kader, nizam, ahenk ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir