imanilmihali.com
Huzur

Huzur

Huzur

İçten gelen saadet, kalbin sükûnet bulması, ihlasın bedene sahip olması, endişe, korku ve çelişkilerden uzak olma hali, ruhun tatmini, bedenin terbiyesi şeklinde tanımlayabileceğimiz huzur, bu dünyada bize en çok lazım olan şeylerin başındadır.

Ayaklarımızı uzatıp, bir deniz kıyısında, gürültüden uzak, kalabalık ve tozdan arınmış, gölgelik ve serin bir yerde geçireceğimiz kısa da olsa bir an bize huzur verir. İşimiz, sağlığımız, aile düzenimiz, rızkımız yerindeyse ve vakit bulup cuma namazına selametle gidebildiysek bize huzur verir.

Kışın üşüyüp ıslandığımızda sıcak ve sakin bir yerde nefeslenebilirsek huzur buluruz. Keza orada kendimizi emniyette hissediyorsak huzurluyuz demektir.

Çoğu zaman iç huzur diye tanımladığımız huzur hayatın vazgeçilmez taşlarındandır ve biz maaşımızla, amellerimizle, samimiyetimizle, gücümüzle, nikâhımızla, ibadetlerimizle onu temin etmeye çalışırız.

Huzuru yakalamak öncelikli olarak bu dünyaya has ise de ahiret yurdunda da aradığımız şeydir. Yani korkulardan uzak, serin, bol nimetli, gölgelik, sessiz ve kötülüklerden arınmış bir ortam huzurun tasviridir ki bu aynı zamanda cennetin tasviridir.

Huzurun kardeşleri esenlik ve selamettir. İster bu dünyada ister ahiret yurdunda olsun huzur iyilik yapıldıkça, sevap kazanıldıkça, yardım edildikçe artar, beraberinde emin olma halini, emniyeti, refah ve ferahı getirir.

Aksi yani huzursuzluk kalp ağrısı, vicdan hesaplaşması, kalp katılaşması anlamınadır ve o insan emniyetten, sulh ve esenlikten uzaktır.

Huzur iyiliğin sonucu, kötülüğün kaybıdır.

İnsan imanı tam, ibadet ve ahlakı yerinde olursa, Allah’ın sınırlarına riayet ederse, insan olmanın erdemine yakışır vaziyette ahlaklı ve örnek yaşamaya gayret ederse, kötülük ve günahlardan sakınıp yardımlara ve hayır işlerine yönelirse bulacağı şey huzur ve tatmindir. Bu mutluluk ve esenliği de beraberinde getirir. Huzurlu insanların beklentisi daha ziyade ahiret yurduna ait olup kendisinden beklenilen ise Allah’tır. Ve Allah sözüne sadık Malik’imizdir.

İmanı zayıf ve kırılgan, amelleri kötü, kalbi fesat, karakteri şaibeli, ahlak ve ibadeti noksan insanların ise bulacağı şey korku, şüphe ve tatminsizliktir ki bu insanların beklentisi geçici menfaatler ve birilerinin sağlayacağı geçici teminat ve yardımdır. Dünyevi sınırlar içinde kalan umut ve varlıkları ahirete yönelik kayıplarını garantilerken beklentilerini karşılayacak fani kulların verecekleri de ancak beşeri imkanları nispetindedir. Velhasıl bu insanlar asla gerçek huzuru bulamaz ve sahte gecelerde sabahlayıp, gerçek olmayan kahkahalar ile avunurlar.

Huzur temin edilemezse sahip olunan para da, mevki de insanı tatmin etmez ve tatmin olmazsa hayat manasızlaşır ve kul hep başkaca şeylerin arayışına girer. Her arayış ta o insanı farklı ve daha tehlikeli sulara götürür. Çünkü hakikate temas edilemedikçe sahte dünyaların vereceği keyif, mutluluk ve huzur ancak geçicidir.

Gerçek huzur ise Yüce Allah’a teslim ve kul olmanın verdiği sevinç ve esenliktir.

Huzurlu olmak için yol Allah yolu, Kur’an yolu, Hz. Peygamber yoludur.

Allah’ın sınırlarına içtenlikle riayet etmek, emir ve yasaklara gönülden uymak huzuru temin için yeterlidir. Aksi karanlıktır, derindir, uçurumdur.

Huzur, sadece Allah’a teslim olmaktır. 

Allah herkese gerek fani dünyada gerekse ahiret yurdunda gerçek huzuru bulmayı nasip etsin inşallah.

Huzur

Bu yazıyı okudunuz mu?

Dünyada kaç milyon Müslüman vardır

Dünyada kaç milyon Müslüman vardır

Dünyada kaç milyon Müslüman vardır Başlık bu olunca akıllara hemen Müslüman devletlerdeki milyarlarca insan gelir ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir