Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İBADET / İbadet salih amelden değildir
imanilmihali.com
İbadet salih amelden değildir

İbadet salih amelden değildir

İbadet salih amelden değildir

İbadetin din adına yapılan kulluk göstergesidir. Tüm yeryüzünü mabet, tüm yönler Kıble ve din adına kulun yaptığı her amel ibadettir. Ancak ibadet ile salih amel arasında bir fark vardır ki o da salih amelin aslen Allah’a yardım adına veya başkalarına Allah rızası niyet ve muradıyla yapılması gerektiğidir.

Yani salih amelin şartı kulun kendisinden başkalarına ve Allah rızasını niyet ederek yaptığı iyiliklerdir.

İbadet, kulun küçük günahlarını inşallah affettiren, büyük günahlarının affına ortam hazırlayan, imanı kuvvetlendiren, borçları azaltan, kişisel bir kurtuluş yalvarmasıdır, sadakat ve teslimiyetin asıl sahibine arzıdır. İbadet her halukarda kişiseldir ve günahların affı için vesiledir.

İbadet kulun mükellefiyet durumuna, kaldırabileceği ve eda edebileceği yüke bağlı olarak kendisine verilen görevi yerine getirmesidir, borç ödemesidir. Sonuçta kul ibadet esnasında huşu ile sahibine yönelerek yakarır ve ibadet adına tüm olanlar Allah ile kul arasındadır.

Riya ve gösteriş ibadette yeri olmayanlardır. Bir başkasının hatta meleklerin şehadetine bile gerek yoktur ve kul tüm kalbi ve vicdanıyla Allah’a halini arz eder, teslimiyetini gösterir ve ibadetle çoğu zaman kendisine iyilik eder.

Oysa salih amelde söz konusu yardım kulun kendisinden başkalarınadır. Başta Allah’a dininde yardım etmek demek olan iyiye ve güzele gayret demek olan salih amel aslen diğer kullara ve varlıklara, gelecek zaman ve nesillere yardımdır, kötülüğün ortadan kaldırılmasına ve iyiliğin egemen kılınmasına yani kısaca kendisi hariç tüm kainata iyiliktir.

Yüce Allah iman edip salih amel işleyenlere cennetlerini vadederken inanmanın ve yardım eli uzatmanın kıymetine vurgu yapmıştır ki kalkınma ve kurtuluş tüm iman kardeşlerini kapsamalıdır.

Salih amelde boş ve faydasız iş yoktur, tembellik yoktur, kişisel çıkar veya menfaat yoktur. Kişisel sevap elbet vardır lakin asıl gaye başkalarının yardımına koşmak, bir yanlışı düzeltmek, bir yaraya merhem olmak veyahut bir değer üretmek, bu sayede genele hizmet etmektir.

Maddi yardıma dayalı zekat ibadeti, başkalarına yardımı içerdiği için salih ameldir lakin bu ibadetin dışa açılan sadece küçük bir bölümüdür.

Salih amel bu nedenle bir veya birkaç kişiyle de yapılabilir, işten hasıl olacak sevap emeği geçen herkesedir, iyilik niyet safhasında kalsa dahi sevaba adaydır.

İbadette ise kul Yaratan’ı ile baş başadır ve niyetle başlayan ibadet tamama ermek durumundadır, birden fazla kişiyle değil tek başına yapılır. Cemaat ile namaz kılmak ayrı bir şeydir ve burada kast edilen ibadetin kişiselliğidir. Kimse kimsenin yerine ibadet edemez, kimse başkasının ibadet sevaplarından nasiplenemez, kimse ibadet noksanından kaynaklanan günahları üstlenemez veya başkasına atamaz.

Salih amelde iyilik varlıklara, diğer canlılara, tabiata yapılabilir ve bir sefere mahsus da olabilir. Oysa ibadette devamlılık esastır ve ibadet sadece Allah’a yapılır.

Kısaca kul ibadet etmekle hatta zekat vermekle cennetleri garantilemekten uzaktır. Çünkü Allah’ın muradı kulun kendisini ibadetle kurtarmasından ziyade tüm muhtaçlara Allah adına yardım etmesi, iyiliği yüceltmesi ve kötülüğün yok edilmesi için uğraşmasıdır. Yani tüm iman kardeşliğinin selameti için mü’minler ibadetin yanı sıra salih amelde yarışmalı ve imkanlar, sevgiler paylaşılmalı, şeytanlara karşı siperler saflaştırılmalıdır.

Özetle;

Salih amel, iyi, güzel, faydalı iş ve davranış demektir. Allah’ın rızasına, kişinin ve toplumun menfaatine uygun, iyi bir niyet ile yapılan her güzel iş, söz ve davranış salih ameldir. Salih amel için kulun imanlı ve şirkten uzak bulunması şarttır.

Amel nasıl imandan değilse (tek istisnası zulme karşı durmak amelidir), ibadet de salih amelden değildir. İbadet kişisel olarak tapınmak ve kendisine iyilik yapmak, salih amel ise daha ziyade başkalarına ve Yüce Allah’a yardım etmektir.

İyilik yakından uzağa (ana babadan komşuya, mahalleye, semte yayılır vaziyette) doğru ve kulun gücü nispetindedir. İbadet ise kulun kendisinde başlar ve kendisinde biter. İbadette bedeni ve mali mükellefiyet aranırken salih amelde sadece niyet şarttır. İbadet belli mekanlara ihtiyaç gösterirken salih amel için koşul değildir.

Salih amel kişinin kendisi için de yapılabilir lakin asıl istenen ve beklenen yardım elinin başkalarına uzanmasıdır. İyiliğin kıymetlisi de budur.

Salih amel de ibadet gibi bedenen, maddi olarak veya bir tek tatlı sözle bile yapılabilir. Yardımı alan ise daima başkalarıdır.

Yani ibadetle yücelmiş, imanla yoğrulmuş kalplerin salih amel ile gönülden fışkıran sevdaları, muhtaçlara yardıma koşan divaneler gibidir. Yürekte fırtınalar koparan iman, ibadetle Rabbine, salih amelle Yaratılanlara koşar.

İbadet salih amelden değildir çünkü ibadet mecburi bir borç, salih amel ihtiyari bir güzelliktir.

Tüm salih ameller ibadettir ama tüm ibadetler salih amel değildir.

Kul, cennetleri seçme veya cehenneme gitme özgürlüğüne sahip olandır.

Sadece ibadet edip salih amelden yoksun kalmayı seçenler, Allah’a yardım etmemekle, şeytanlara karşı durmamakla dinin ve imanın ancak yarısını yaşarlar ve nasipleri de ancak o kadar olur.

Allah’ın Kur’an ile emrettiği ve yasakladığı sayısız şey vardır ve ibadet bunların sadece minik bir bölümüdür. İbadetle yetinmek ise bu lezzetten mahrum kalmaktır.

İbadetler borçların ödenmesi ve günahların azaltılması, salih ameller güzellik ile ilave sevaplar kazanılmasıdır.

Kul, ibadetle yetinip salih amelden mahrum kalmamalı, barış, huzur ve esenliğin tesisi için gayret etmöeli, cihat etmelidir. Salih amelin zirvesi olan cihat bir ibadet değildir lakin ibadetlerden de yücedir.

İlim, irfan, icat, keşif gibi akla ve bilime dayalı, toplumsal fayda içeren salih ameller ibadet değildir lakin en az o kadar kıymetlidir.

Kur’an ahlakının tesisine fayda sağlayan salih ameller ibadet değildir lakin İslam’ın gayesine uygunlukla sevaplar üzeredir.

Bu ibadetler üstü salih amellerin sevabı, namaz ve oruç ile kazanılamaz. Mü’min bu nedenle kendi ibadetini yapmak yanında diğerlerine ve İslam’a yardım adına değer üretmek zorundadır.

Davranışa yani amele yönelik ibadetler salih amel kavramına yaklaşsa da salih’lik yani güzellik ile İslam’ın kast ettiği zaten güzel olması gereken kendisi değil, güzelleştirilmeye muhtaç civar, çevre, kötülükler ve ezilenlerdir. Kul ibadeti daha ziyade ruhani boyutta yaparken salih amel emek, azim, ter ve mücadele gerektirir.

Yüce Allah, yeryüzüne ve cennetlerine varis (emanetçi) kıldığı insandan ibadetin yanı sıra tüm yeryüzüne etki edecek Kur’ani ahlak ve salih ameli beklemek hakkına daima sahiptir. Bunların tamamının temeli ise muhakkak imandır. İçerisinde iman olmayan ibadet, salih amel ve ahlak ise boş bir çuval gibidir ve asla dik duramaz.

Testinin ağzından dökülen içinde olandır. kalplerde iman filizlenemediyse ibadet, ahlak ve amel ruhsuz kalacak, kalpler iman ile çırpınıyorsa ibadetlerin yanı sıra salih ameller kuldan dünyaya doğru yayılacaktır.

İbadet kulu daha fazla salih amele yönlendiremiyorsa da iman veya ibadette bir noksan vardır. 

İmanlı kalpler ibadeti kurtuluş için yeterli görmeyenler, iman ve insanlık için faydalı değer ve mana yaratmaya çalışan ulvi şahsiyetlerdir.

Salih ameli iki rekat namaz saymak ise dini tanımamak ve aldanmaktır. 

Bu yazıyı okudunuz mu?

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi İbadet ve kulluk, fıtrati gayedir ve insan sadece Allah’a ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir