Anasayfa / Global siyonizm / İblis neden secde etmedi?
imanilmihali.com
İblis neden secde etmedi?

İblis neden secde etmedi?

Şunu hemen reddederek başlayalım ki, İblis’in en yüce iman sahibi olmak iddiasıyla, melekler dahi secde ederken itaat emrini ‘Allah’tan başkasına secde etmem’ beyanı ile reddettiğini düşünenlerin ve bunu tevhitten sayanların iddiası asla doğru değildir. Çünkü emri verene itiraz, hüküm sahibine isyan manasından başka bir anlam taşımaz. Kaldı ki o emirde saklı nice hikmetler ve nimetler vardır.

İnsanoğlu şunu çok iyi idrak etmelidir ki Yüce Allah insana o denli sevgi ve hürmet beslemekte, o kadar güvenmekte ve yüceltmektedir ki meleklerin ve cinlerin (Yüce Konseydekiler dahil) insana secde etmesini emretmiştir. Bu yüce sevgi ve güvene layık olmak için insanın içindeki Öz’ü tanıması, büyük bir minnet ve şükran duyması kaçınılmazdır.

İblisin önceki mevki ve safahatı göz önünde bulundurulursa bu secde emri nefsine dokunan, kibrine ters düşen bir emirdir. Gerek bilgi noksanlığı sebebiyle bunun bir sınav olduğunu anlayamamasından, gerek bilgiyi Hakk’tan değil nefsinden almak davasında bulunduğundan dolayı ateş ve toprak mukayesesi yaparak ve makamına güvenerek isyanına manevi bir mana katmak isteğiyle de insandan hayırlı olduğu iddiasında bulunmuştur. Oysa anlamamıştır ki ateş ve toprağın farkı yoktur, Yaratan’ı Tek, hükmü Tek’tir.

Hak katını bilen ve yaşayan İblis’in, secde emrine uymamakla işlediği küfrü, Allah’ı ve ahireti inkâr şeklinde değil, verilen emir ve yükümlülüğü ve amelin gereğini inkâr ile tartışma şeklindedir.

Yüce Allah ise o konseydeki haddini bilen taat ve tevazu sahibi kimselere yakışmayacak bu isyanı derhal azarlayıp kovarak cezalandırmıştır. İblis, cezasına karşılık derhal yok edilmesinden korkarak, zillet ve hakaretle olsun hayatı ölüme tercih ederek yine aklınca başka bir kurnazlıkla (aslında yaratılışındaki hikmete mecbur olarak) insanların yeniden diriltileceği güne kadar süre istemiştir. Bundan anlaşılır ki, İblis aslında Yüce Yaratıcı’yı inkâr etmediği gibi, öldükten sonra dirilmeyi de inkâr ediyor değildir.

İblis isyanına ortak etmek için cinlerin bir kısmını da kandırmıştır. Bunun nasıl gerçekleştiği ise cin suresinde izah edilmektedir. Ayetler dikkate alınınca da İblis’in oynadığı oyunun cinler ve insanlar için aynı olduğu hemen anlaşılır. Yani Allah ile aldatmak oyunu.

“… Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.” (Cin 72/1,2)

“Demek bizim beyinsiz olanımız, Allah hakkında doğruluktan uzak sözler söylüyormuş. Şüphesiz biz, insanların ve cinlerin Allah hakkında asla yalan söylemeyeceklerini sanıyorduk.” (Cin 72/4,5)

“Muhakkak biz Allah’ı yeryüzünde âciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu âciz bırakamayacağımızı anladık.” (Cin 72/12)

Son ayetteki Allah’ı yeryüzünde aciz bırakmak ifadesine özel önem vermek gerekir ki günümüzün siyonist küreselcileri hala bu gaflettedir ve insanlığı kandırarak Allah’ı haşa müşküle düşürmek sevdasındadır. Lakin gayretleri nafiledir.

İblisin secde etmeyişine ilk sebep Ademi küçük görmesi ve kibre saplanmış olmasıdır. Dikkat edilirse Adem’e secdenin emredilmesi insana ‘Tanrısal nefhanın üflenmesinden’ yani ruh verilmesinden sonradır. Adem iğreti unsurlar içinde sonsuzun ve ölümsüzün tohumunu, ölümsüzlük emanetini taşıma liyakatini elde ettikten sonra meleklerin üstüne yükselmiştir. İblis buna bilerek isyan ettiyse kompleks ve yetersizliği vardır. Bilmeden isyan ettiyse de bilgisiz ve kör demektir. Bu nedenle iblisin ‘bilgisinin çokluğu nedeniyle sapmış’ olması iddiası Kur’an’a uygun değildir. Kur’an’a göre iblis cehaletinin kurbanıdır. Çünkü bilgi insanı yanlışa değil doğruya götürür. Bilgisizlik ise şirk dahil sapmaya götüren cehalettir.

İblisin bir diğer gafleti de tanrısal iradenin geleceğe dair planını fark edememek, nefsinin hevesini tanrısal iradenin üstünde görmektir. İblis bu yanıyla Allah’a iman adı altında nefse tapmanın sembolüdür. Eğer böyle olmasaydı, Adem denen bir avuç toprağa saklanmış sonsuzluğu görür, böyle bir oluşa vücut veren Allah’ın sergilediği sırrın önünde zevkle eğilirdi. Bu iblisin tanrısal iradeye akıl planında ters düşmesidir. Peki etrafınızda nefsine tapan kaç kişi vardır?

İblis sevgi planında da Allah’a ters düşmüştür. Çünkü seven, sevdiğinin sevdiğini de sever. İblis sevgiyi nefrete çevirmenin ilk temsilcisidir. Saygı planında da tanrısal iradeye ters düşmüştür. Yaratıcı huzurundaki kıyas bunu gösterir. Bu kıyas Allah’ı küçümsemek küstahlığıdır. İblis yaratıcı tarafından edildiği ilk imtihanda isyan etmiş, nefsine-gururuna ters düşen bir isteği, Tanrı’dan geldiğine bakmadan reddederek o güne kadar Allah’a bağlılık perdesi altında öz nefsine taptığını göstermiştir. İblis aynı zamanda ‘kendi ellerimle yarattığım varlık’ diyerek Allah’ın Adem’i özel ilgiyle yarattığını da gözden kaçırmıştır. İblis gurur ve egoizminin gözüne çektiği perde yüzünden bundaki varlık ve oluş sırrını görememiş, insandaki oluş ve aşk cevherine ulaşamamıştır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Onurlu yaşam, insan olabilmek

İnsan olmak, kurtulmayı düşünmek için kafidir. Hürriyetler, haklar, temel ihtiyaçlar noktasında her insan bir evrendir, ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

26 − = 20