Anasayfa / Global siyonizm / İblisin insanlık aleyhine yemini
imanilmihali.com
İblisin insanlık aleyhine yemini

İblisin insanlık aleyhine yemini

“(Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün! Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi? Andolsun, o sizden pek çok nesli saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz? İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir. İnkâr ettiğinizden dolayı bugün girin oraya!” (Yasin 36/59-64)

Kur’an anlaşılarak okunursa bugün dünya üzerinde yaşanmakta olan tüm kötülüklerin ardında şeytanın olduğu ve şeytanın kıyamete dek insanı perişanlığa sürüklemek için seferber olduğu görülecektir. Bu yüzden Kur’an “Oku” emriyle başlar ve maksadı kulun ilahi yardımdan haberdar olması, izleyeceği doğru yolu, kanmadan ilk elden duymasıdır.

Kur’an evvela imanı ve tevhidi şart koşar, kendisini anlayarak okumayı emreder, sonra ibadet faslına geçer, ardından şeytan ve şeytanlıklardan söz eder ki tevhid ve şirk birlikte ele alınmaz ise hakikat anlaşılamaz. Çünkü tevhid inanca dair her şeyin kalesi, şirk şeytanın kendisince tasarlanmış dininin adıdır. Şeytanlaşmanın siyasi kanadı Siyonizm, sermaye düzenciliği boyutu kapitalizm, global telaffuzu küreselcilik, aklındaki sürüleştirme hevesi faşizmdir.

Bu hayatta insanlığın acı kader diye yaşadıkları, yeryüzüne inmeden evvel iblisin yaratılış esnasında ettiği ezeli ahdi ve şeytana kanan zalim insanın gafleti sebebiyledir. Bu yemin ve hatta şeytanın kendisi asırlardır önemsenmediği içindir ki iman gemileri limandan bir türlü ayrılamamış, insanlık olması gereken yere bir türlü gelememiştir.

İblis lanetlenmesine sebep olarak gördüğü insanın nankörlüğünü ispatlamak gayesiyle ettiği ahdinde tüm işlevleriyle ve alt başlıklarıyla birlikte, “Allah’ın insana duyduğu güven ve sevgiyi boşa çıkartacağına, fısıldamaları ile aldatacağına, huşu ve imandan soğutacağına, yaratılanı değiştirteceğine, şirke tabi kılacağına, azdıracağına, dünya zevklerini süslü göstereceğine, şekle mahkum edeceğine, Allah’tan vazgeçireceğine dair…” yemin etmiştir.

Ahdi en kapsamlı veren ayetler A’raf suresinin 11-25’nci ayetleridir. Ahdin yer aldığı diğer ayetler ise; (A’raf 7/27), (Nisa 4/116-121), (Hicr 15/26-42), (Sa’d 38/71-85), (Ta’ha 20/116-124), (Bakara 2/30-38) ve (Kehf 18/50)’dir.

İblis, ahdinde ayrıca insanlara görünmeyen yerden, sağdan, soldan, önden ve arkadan (mazideki hataları, gelecekten beklentileri, dini ve dine karşı olmayı, dünyayı ve ahireti kullanarak) yanaşacağına, yaya ve atlılarıyla saldıracağına yemin etmiştir.

İblis’in tek bir stratejik hedefi vardır ve o da insanların Allah’a duydukları sonsuz sevgi, sadakat ve güveni yani imanı yok ederek yaratılanı toptan değiştirmektir. Diğer tüm alt hedefler sunidir, göstermeliktir, geçici ve caridir. Milliyetler, ırklar O’nun için bir şey ifade etmez. Çünkü onun derdi devlet veya medeniyetlerden değil insandan intikam almak ve canını kurtarmaktır ki hakkında kesinleşmiş müebbet cehennem cezası vardır. Görevi de zaten budur. Bu akıbetten tek bir kurtuluş umudu vardır o da insanların tümünü Allah’tan döndürmek, bu sayede Allah’ın insana olan güveninin boş olduğunu ispat etmek! Bu sınavda insanlık, şeytanların şerrinden gönderilen kitap ve peygamberlere itaat ettiği müddetçe korunacak, imana sadık kaldığı miktarda emin olacaktır. İblis ise yaratılanı batılla değiştirecek ve kulları imandan uzaklaştırmaya çalışacaktır. Lakin ilahi kader cehennemlerin İblis ve soyuyla, iblise kananlarla dolacağını duyurmaktadır. Bu Allah’ın ahdidir.

“Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yarattı. Rabbinin, “Andolsun ki cehennemi hem cinlerden, hem insanlardan (suçlularla) dolduracağım” sözü kesinleşti.” (Hud 11/118,119)

Dünya tarihinde yaşanan hiçbir şey tesadüf değildir, öncesinde planlanmıştır. Maalesef bu planların çoğu şeytan güdümündeki insan eseridir. Yeryüzündeki yaşam, ilk andan itibaren kandırmaya çalışan iblis ve soyu ile, kanmamak zorunda olan insan arasında geçmiştir. İblisin ahdi, insan yaşamına doğrudan etki edecek kadar güçlü, hafife alınmayacak kadar mühim, kahredici ve aldatıcı bir intikam ve aşağılama yeminidir. Bu ahit, zamanın tüm beter hallerinin nirengisini teşkil eden kötülüğü egemen kılma andıdır ve uzantılarına hayatın her alanında rastlamak mümkündür. Bu yüzden ahdin mahiyetini anlamak, korunmak için elzemdir, iyi anlaşılmayı hak eden bir yemindir. Denilebilir ki İblis isyan etmeseydi yaşam cennetlerde sürecekti, kandıran ve kötülük hiç olmayacaktı, yasak meyveyle hükmedilen sınav olmasaydı insanlar yeryüzüne hiç indirilmeyecek ve hatta belki yeryüzü yaratılmayacaktı. Bu bile insanın şeytana düşman olması için kafi sebeptir. Bu azdırıcıya tabi olmak ise akıl almaz bir enayilik ve isyandır.

Yüce Allah, dilemektedir ki yaratacağı bu yeni canlı (insan), akıl ve kalp ile doğruda sabit kalsın, evrene hükmetsin, örnek olsun, ruh ve şuurun kıymetini vererek güzel bir yaşam sergilerken, Allah’ın dinini yeryüzüne egemen kılsın. İnsan, dünyayı yok edecek güçte olsun ama sevgi ve inançla kendisine bağlı kalmayı dilesin. Yüce Allah daha fıtrat öncesinden insanın yaşayacağı yeryüzü serüvenini bilen ve gören olarak bu sınavdaki heyecanı ve çekişmeyi görmüş, sağ kalabilen az sayıda da olsa imanlı insanların mevcudiyetine güvenerek İblis’in ahdine (haşa restine) süre vermiştir. Kur’an’da imana sadık kalabilen bu sağ kalmışların övülmesi bu yüzdendir ki mü’minler sadece kendini değil, toplumlarını, dünyayı hatta sınavın selametini kurtaracaklardır.

Türklüğün aziz görevi de buradadır. Sağ kalanların liderlik mesuliyetini taşıyan Türkler, Allah’ın yeryüzündeki orduları olarak, tevhid erleri ve iman kardeşlerinin sancaktarı ve doğal olarak Allah’ın vaadinin gerçekleşmesi için vebal üstlenen en şerefli topluluktur. Şeytanın bu nedenle öncelikli manevi hedefi İslam, beşeri hedefi Türklerdir. Küresel hedefi ise tüm insanlıktır.

Şeytanlığın sınırlarını, sadece secde emrini takip eden ayetlerde değil tüm sureler içerisinde aramak lazım gelir. Hedef önceliği ise yaratılanı değiştirmek andındadır. Çünkü asli gaye budur ve tevhidi tersine çevirmek demektir. Bunun daha açık ifadesi Kur’an ile bildirilenin tam tersini dinleştirmek’tir. İblisin Allah karşısında dillendirdiği bu iddiası, maalesef büyük ölçüde gerçekleşmiş, iblisin ilk gün tahmin veya zan olarak ifade ettiği şeyler, insanın gafleti ve ihmali yüzünden ne yazık ki gerçek olmuştur. Bu da demektir ki iblis insanların nesillerinde, mallarında pay sahibi olmuştur. Böylece insanın arınması da zorlaşmış, Rabbine bakacak yüzü kalmamıştır. (Sebe 34/20,21)

Bu arada önemli bir not geçmekte fayda vardır ki iblisin hedefinde sadece İslam yoktur, ilahilik vasfı olan tüm semavi dinler vardır. Hedefine o zaman ve coğrafyadaki muteber dini alan şeytan, tüm kutsal kurumlara saldırarak ama aynı gayesi istikametinde çalışır. Keza hedefte tek bir millet de yoktur, kendisine tabi olmayan her milleti anmak gerekir. Türklük ve İslam öncelikli olsa da şeytanın ahdinde saklı yemini tüm insanlık, zaman ve inançlar için diye okumak lazımdır.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Globalizm

Global veya küresel demek tüm yeryüzünü, içindekilerle, altındakilerle, üstündekilerle bütün olarak kaplayan demektir. Siyasi ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir