Anasayfa / DİNİMİZ İSLAM / İBADET / İhsan, Allahı görürcesine ibadet etmek makamı
imanilmihali.com
İhsan Allahı görürcesine ibadet etmek makamı

İhsan, Allahı görürcesine ibadet etmek makamı

İhsan, Allahı görürcesine ibadet etmek makamı

İhsan, Allahı görürcesine ibadet etmek makamı İslam dininin en yüce mertebesidir ki zühd ile yanan yüreklerin, imanı kalple besleyenlerin, İslam ile huzur bulan bedenlerin değerlisi, kıymetlisi bu makamdır.

İyi davranma, iyilik etme, bağışta bulunma, bağışlama anlamları da bulunan ihsan ayetlerde, faydalı ve güzel olana hizmet, huşu ve kalp ile Allah’a yönelme tanımları da taşır.

“Eğer onlar Allah ve Resûlünün kendilerine verdiğine razı olup, “Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resûlü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah’a rağbet eder (O’nun ihsanını ister)iz” deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.” (Tevbe 9/59)

Bu yazının konusu olan ihsan ise bir diğer mana yani Allah’ı görür gibi ibadet etmeyi esas alır.

İslam dini, İslam, iman ve ihsan üzere üç mertebeden ibarettir ki ihsan, İslam derecelerinin en üstünüdür. Çünkü, Yüce Allah’ı görür gibi yaşamak, Allah’ın sınırlarına tam uymayı, hakikate boyun eğmeyi, acizliği kabulü, nefsi zincirlemeyi, ilahi aşkı gerekli kılar ve kulu berzah aleminin de ötesine taşır.

Yüce Allah’a yakın olmak ve O’nun katında bir sevgi elde etmek, öncelikle kulun Allah’a duyduğu sevgi ve saygı ile Yüce Allah’a verdiği (haşa) kıymet kadardır. Yani kulun göreceği muamele onun yaşarken Rabbine verdiği değer ve kıymet kadardır. (Haşa Yüce Allah kıymetler ötesidir ancak kulun O’na karşı titizliği, kendisine layık görülecek muameleyi de belirler.)

Bu gaflet ihsandan yoksun bedenlerin mahkumiyetidir. İhsana erebilenler ise nefse ve diğer insanlar bu ihsan ile yaklaşabilen, yaratılış ve maneviyatı hazmedebilenlerdir. Yaratılanı Yaratan’dan dolayı seven ihsanlı kalpler yaratılanları sevdikçe gerçeği, gerçeği gördükçe Rabbini bulur. Bu aşk damarlarında yanar tutuşur ve başka hiçbir sevgi bu aşka yakınlaşamaz.

İhsan kula; bütün ibadet ve hayırlarda riyadan uzak, has ve arı niyetle imana sarılmayı, Rabbin sürekli gözlediğini unutmamayı, haram ve çirkinliklerden sıyrılarak güzele yönelmeyi, kendisine, dine ve insanlara faydalı olabilmeyi nasip eder.

İhsan ibadetin de en yücesidir

İhsan, ibadet derecelerinin de en yücesidir. Çünkü Allah’ı görürcesine yaşanan hayatta secdeye varan başlar göz yaşları ve mahçubiyetler içinde Allah rızasına mazhar olabilmenin yollarını arar, cehennem azabından hesaba çekilmemeyi diler, günah ve kabahatlerden dolayı utanır, Yüce Rab’bi üzecek ve kızdıracak gaflet ve delaletlerden yine Allah’a sığınır ve nihayet nefsin ve şeytanın hilelerine karşı imana sarılır. Huşu ile birleşen gözyaşları ile beden ve ruh adeta miraca çıkar ve Yüce Allah’a yakınlaşır.

İhsan, Allah’ın salih kullarının zirve halidir. Yüce Allah kelamı Kur’an’da şöyle buyurur;

“Hayır, öyle değil! Kim “ihsan” derecesine yükselerek özünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.” (Bakara 2/112)

Yüce Allah ihsan mertebesine erebilenlere dünya ve ahirette sonsuz nimetler vadetmiş, ihsan sahiplerini korumuş, rahmetiyle kuşatmış, bol hayır ve bereketler vermiştir. Allah, ihsanlı kullara, yardım, destek, himaye, zafer, ıslah nasip eder.

İmanın yüce bir mertebesi olan ihsan kulun Yüce Allah nezdinde kıymetini de artırır ve Allah rızasına mazhar olabilen kul için artık korku ve endişe yok, refah, esenlik ve bereket vardır. Yine Yüce Allah, ihsanlı kullarına deva, şifa, ferahlık ve afiyet nasip eder. Fitne ve fesattan muhafaza eder, nimetlerle rızıklandırır, hayırlarla kıymetlendirir, güzel akibetler yazar.

Allah Teâlâ, ihsan sahibine ilim nasip eder ki bu ilimle kul hak ve haksızı, helal ve haramı, hayır ve şerri ayırt edebilir. İhsan bu manada bir nurdur ki karanlıklar onunla aydınlanır, şüpheler dağılır, gizli ve yasak şehvetler son bulur.

İhsanın kıymeti

İhsanın kıymeti, Yüce Allah’ın rızasına mazhariyette ve övgüsündedir. Yüce Allah’ın selam kelimesiyle buyurduğu saygı ve itibar öncelikle peygamberlere ve sonra ihsanlı kullara aittir.

İhsan bir diğer manada da sahibine hayırlarda yarışmayı nasip eder, kötülük ve kötülerden uzaklaştırır. Takva sahibi ihsanlı kullar imanı doğru ve hakiki yaşar, ibadeti huşuya teslim eder, tevbeyi nasuhlaştırır, duaları gerçek sahibine ta gönülden yöneltir.

Yüce Allah’ı görür gibi ibadet etmek demek olan ihsan bu manada, Yüce Allah’a kalpten yönelmenin adıdır.

İmanın yücesi ve makbulü olan ihsan elbette kolay ve hafife alınır bir şey değildir. Dini, Kur’an’ı, imanı tanımak ve amel ve niyetlere huşu katmakla başlanan bu yol dikenli ve uzundur. Ancak şerre kilit olabilen ve hayırlarda yarışanların erebileceği bu mertebe kulu, dünya eğlencelerini terke, tüm varlıkları olduğu gibi kabul etmeye, acizliği kabullenmeye zorlar. Fani hayatın aldatmacalarından öte geçen ihsanlı kul yaratılışın hikmetine ermeye çalışır ve misak andına sadık yaşamaya gayretle günahlardan uzaklaşmayı, sevaplarda yarışmayı hedefler.

Mü’min kamil imana sahip olmakla ihsana yaklaşan, tahkiki ve tafsili iman sahipleri gerçek imana yakınlaşanlardır.

İhsan kulun dine ve Allah’ın kula iyiliğidir.

İhsan, hayrın zaferine, şerrin mahvolmasına yardımdır.
İhsan, Allah için yaşamak ve Allah için ölmektir.

Bu yazıyı okudunuz mu?

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi

Gurur veya gözyaşı getiren ibadet mukayesesi İbadet ve kulluk, fıtrati gayedir ve insan sadece Allah’a ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir